Aşağıdaki web sitelerinde sık sık yinelenen güncel bilgilere sürekli olarak ulaşabilirsiniz. Bu sitelerin bazılarında soru sorabileceğiniz, akıl danışabileceğiniz kişilere de ulaşma olanağını bulabilirsiniz.
www.socialpsychology.org - Bu sitede özellikle sosyal/kişilik psikolojisi alanına başvuracaklar (ya da bu alanla ilgilenenler) için yararlı bilgiler bulunmaktadır. Sitede sosyal psikoloji programı olup da programa ait bir internet sayfası bulunan Amerikan üniversitelerinin listesi, sosyal/kişilik alanında çalışan akademisyenlerin kişisel sayfaları, sosyal ve klinik programlarının sıralaması gibi yararlı bölümler bulunmaktadır. Örneğin www.socialpsychology.org/psych.htm adresinde çeşitli psikoloji dernek ve örgütlerinin bir listesi vardır. Bu tür kuruluşlardan kendi ilgi alanlarınıza uyanlara internetten ulaşmanız yararlı olacaktır. Örneğin politik psikoloji üzerine çalışmak isteyen bir öğrenci Uluslararası Politik Psikoloji Derneği'nin sitesine girdiğinde politik psikoloji doktora programlarının bir listesini bulacaktır.
www.psywww.com - Bu sitede psikologlar için birçok kaynak bulunmakla birlikte başvuru sürecinde işinize en çok yarayacak bölümlerinden birisi dünya çapında toplam 1109 psikoloji bölümünün internet sayfasına bağlantı verdiği "departments" bölümüdür. Bu bölüme www.psywww.com/resource/deptlist.htm adresinden ulaşabilirsiniz. Ayrıca bu sitenin www.psywww.com/careers/applicat.htm bölümünde başvuru sürecinin bir çok yönüyle ilgili önemli bilgiler vardır.
www.psychgrad.org - Bu site özel olarak psikolojide lisansüstü eğitime başvuranlar için hazırlanmıştır. Sitede internetteki bir çok önemli kaynağa bağlantı var. Özellikle www.psychgrad.org/apply.html adresinde başvuru sürecinin hemen hemen her yönüyle ilgili bağlantı bulabilirsiniz.
www.petersons.com - Bu sitede ABD'deki üniversiteleri ve psikoloji bölümleri hakkında çok detaylı bilgilere "search for schools" bölümünden ulaşabilirsiniz.
www.gradschools.com - Bu siteden de psikoloji lisansüstü programlarını aratarak, hangi alanlarda hangi dereceleri verdiklerini ve nasıl iletişim kurabileceğinizi öğrenebilirsiniz. Ancak bu sitenin bütün programları değil sadece anlaşmalı olduklarını listelediğini aklınızda bulundurun.
www.usnews.com - Burada Amerikan üniversitelerinin hem genel hem de bölümler için sıralamalarını bulabilirsiniz. Sıralamalar her sene güncellenmekte ve oluşturulma yöntemleri açıklanmaktadır. Bu sıralamaların yapılış şekli birçok araştırmacıyı memnun etmese de bu sıralamalar önemli bir gösterge olarak alınmalıdır.
www.mezun.com - Bu sitenin en büyük avantajı Türkçe olması. Başvuru sürecinin her yönü üzerine bir şeyler bulabilirsiniz. Özellikle Amerika'ya başvurmak isteyen öğrenciler için önemli bir kaynak.
Akreditasyon
Akreditasyon, Amerikan Psikologlar Birliğinin öğrencilerin, psikolojik hizmetlerden yararlananların ve psikoloji biliminin yararını gözetmek amacıyla uyguladığı bir sistemdir. Amacı öğrencilerine, saf bilimsel ve uygulamalı psikolojide verdiği öğretici ve tecrübi eğitimle psikolojik hizmetleri en iyi şekilde verebilmelerini sağlayacak temel becerileri kazandırabilen doktora programlarını belirlemektir. Bu uygulama şimdilik profesyonel psikoloji (psikoloji eğitimi almış bir bireyin topluma psikolojik hizmet götürdüğü alanlar) diye tanımlanan klinik, rehberlik/danışmanlık, ve okul psikolojisi alanlarında yapılmaktadır. Akreditasyon almış bir programa kabul edilmeniz oradaki eğtiminiz için devletten veya başka kaynaklardan burs almanız ve eğitiminiz sonrasındaki iş olanakları açısından yararlı olabilir. Akreditasyonla ilgili genel bilgileri Amerikan Psikologlar Birliği web sitesinde (www.apa.org/ed/g&p.html) bulabilirsiniz. Aynı web sitesinde akreditasyonu bulunan programların listesi (www.apa.org/ed/doctoral.html) de bulunmaktadır.
Psy.D ve Ph.D.'nin ne farkı var?
Doktora eğitimi almak istiyorsanız Psy.D. ve Ph.D. şeklinde iki farklı dereceyle karşılaşabilirsiniz. Psy.D. yani Doctor of Psychology programları Ph.D. yani Doctor of Philosophy programlarına oranla daha çok uygulamaya ve klinik çalışmaya dönük olur, araştırmaya daha az önem verirler. Psy.D. derecesine sahip olan insanlar genellikle kliniklerde, hastanelerde veya serbest çalışırlar. Psy.D. programlarının daha zayıf ve daha düşük prestijli olduğu izlenimi son yıllarda Psy.D. derecesi alanların artmasıyla birlikte değişmeye başlamıştır. Psy.D. derecesi alan bir insanın üniversitede öğretim üyesi olarak çalışabilmesi mümkün değildir ancak klinik çalışma düşünenler için Psy.D. derecesi Ph.D.'den daha uygun, veren programa girmesi ve mezun olması daha kolay olabilir.
Türkiye Dışında Psikoloji ve Yakın Alanlardaki Lisansüstü Programlara Başvuru Süreci
Bu bölümde lisansüstü programlara yapılacak başvuruların hangi aşamalardan geçtiğine ve dikkat edilmesi gereken noktalara değinilecektir. Bu bölümde verilen bilgilerin büyük çoğunluğu genel geçer bilgiler olmasına karşın, Avrupa'daki programların bazı koşullarını yansıtmaması söz konusu olabilir.
Yurtdışındaki Programlara Başvuru Süreci
1. Graduate Record Examination (GRE)
Graduate Record Examination (GRE) yurtdışına - özellikle Kuzey Amerika'daki lisansüstü programlara - başvuruyorsanız mutlaka girmeniz gereken bir sınavdır. Bu sınav Türkiye'deki LES benzeri bir işlev görmektedir. GRE General (Genel), Verbal (Sözel Bölüm), Quantitative (Sayısal Bölüm) ve Analytical (Analitik Bölüm) olmak üzere üç bölümden oluşan 3½ saatlik bir sınavdır. Sınava bilgisayar ortamında girilir.
GRE'nin ayrıca isteğe bağlı olarak alınabilen ve kişinin belli bir alandaki bilgisini ölçen Subject (Alan yani Bilim Sınavı) veya Advanced denen bir sınavı vardır. GRE advanced sınavını her okul istemediği için bu sınavı almadan önce başvurmak istediğiniz okulları belirleyip bu sınavı isteyip istemediklerini öğrenmeniz size zaman ve paradan tasarruf sağlayabilir. Sınavın başvuru için zorunlu olmadığını söyleyen okullar bile GRE advanced puanı göndermenizin tercih edildiğini söyleyeceklerdir. Bu yüzden bu sınav da GRE genel sınavı kadar hayati olmasa da büyük ihtimalle gireceğiniz bir sınavdır. Sınavı almanız gerektiğine karar verirseniz iyi ve güncel bir psikolojiye giriş kitabından çalışarak bilgilerinizi tazeleyebilirsiniz. GRE alan sınavı ile ilgili önemli bir nokta da bu sınavın GRE genel sınavı veya TOEFL gibi bilgisayarda haftanın 6 günü değil, bildik kağıt-kalem üzerinde Kasım, Aralık ve Nisan aylarında olmak üzere yılda sadece üç kere verilmesidir. O yüzden bu sınava girip girmemeye çok önceden karar verip kaydınızı zamanında yaptırmanız önemlidir. Sınav kaydı için son başvuru tarihi genelde sınav tarihinden bir buçuk ay öncesine denk gelmektedir.
GRE ile ilgili olarak yapabileceğiniz en iyi şey bu sınavlara mümkün olduğu kadar erken hazırlanmaya başlamak ve sınavları mümkün olduğu kadar erken almak. Eğer Ocaktaki bir başvuru tarihine yetişmek istiyorsanız hem GRE puanlarının gönderilen okula ulaşma süresinin 6 haftaya kadar uzayabileceğini hem de sınavınızın kötü geçmesi ihtimalini göz önünde bulundurmanız lazım. GRE genel sınavına bir ay içinde sadece bir kez girebilirsiniz. Bunun dışında son beş yılda girdiğiniz tüm GRE puanlarının en son puanınızla birlikte belirttiğiniz okullara ulaşacağını bilmeniz lazım. Bazı okullar sadece son sınavınıza bakarken bazıları hepsine bakar, bazıları da sadece en yüksek puanınızı dikkate alır. Sınav puanlarınız gerçekten çok düşük değilse veya sınav sırasında büyük bir aksilik yaşamadıysanız GRE sınavını ikinci kere almadan önce çok iyi düşünmelisiniz.
GRE genel sınavını alacak bir öğrenci için en zor bölüm sözel bölüm olacaktır. Bu bölümde TOEFL Sınavının aksine bu sınava anadili İngilizce olan kişiler de girmektedir ve sınav ile yeterlik değil yetkinlik ölçülmektedir. Yani İngilizceyi yıllardır kullanıyor olmak, özellikle de okuyor olmak bu sınav için en önemli etkendir. Anadili İngilizce olan kişiler ile aynı sınava girmenin haksızlık olduğuna ilişkin iddialar, bu sınava girmeniz gerektiği gerçeğini değiştirmeyecektir.
GRE ile ilgili daha fazla bilgi edinmek ve sınava nasıl başvuracağınızı öğrenmek için www.gre.org sitesine başvurabilirsiniz.
GRE'ye hazırlanmak için hangi kitaplardan yararlanabileceğinizi www.kaplan.com ve www.petersons.com sitelerinden öğrenebilirsiniz. Bu sitelerden kendinizi denemek için çözebileceğiniz sınavları para vermeden edinebilirsiniz.
2. Test of English as a Foreign Language (TOEFL)
Test of English as a Foreign Language (TOEFL) anadili İngilizce olmayan kişilerin Kuzey Amerikan İngilizcesi yazma, okuma ve anlama yeteneklerini ölçen bir sınavdır. Sınavı Türkiye'de bilgisayarda almak mümkündür. Sınavı bilgisayarda alanlar için sınavın sonunda kendilerine verilen bir konu üzerine kompozisyon yazmaları istenmektedir. Sınavı kağıt üzerinde alanların ise ayrıca TWE (Test of Written English) sınavına girmeleri gerekmektedir.
TOEFL ile ilgili daha fazla bilgi için www.toefl.org sitesine girebilirsiniz. TOEFL'a hazırlanmak için hangi kitaplardan yararlanabileceğinizi www.kaplan.com ve www.petersons.com sitelerinden öğrenebilirsiniz. Bu sitelerden kendinizi denemek için çözebileceğiniz sınavları para vermeden edinebilirsiniz.
3. Test of Spoken English (TSE)
Test of Spoken English (TSE) anadili İngilizce olmayan kişilerin İngilizce konuşma becerilerini ölçen 20 dakikalık bir sınavdır. Sınav boyunca daha önceden kaydedilmiş konuşmalara belirli bir zamanı içinde karşılık vermeniz istenmektedir. Konuşmalarınız teybe kaydedilir. Yapacağınız konuşmalar Kuzey Amerikan akademi ortamlarında İngilizce konuşarak ne kadar iyi anlaşabileceğinizin göstergesi olarak değerlendirilir. Başvuracağınız okulda öğretim asistanlığı almak istiyorsanız bu sınava girmeniz gerecektir.
TSE sınavına, diğer sınavlardan farklı olarak sadece posta yoluyla kayıt yaptırabilmekte olduğunuz için istediğiniz sınav tarihi için geçerli olan son kayıt gününden çok önceden Türkiye'deki sınav merkezlerinden veya sınavı yapan şirkete posta yollayarak bir bülten edinmeniz gerekmektedir.
TSE ile ilgili daha fazla bilgi www.toefl.org sitesinde bulunmaktadır.
4. Referans Mektupları
Referans mektupları başvurunuzun önemli bir parçasıdır. Kuzey Amerikan üniversiteleri başvuranlardan genelde üç, nadiren iki referans mektubu ister. Dördüncü sınıfa geldikten sonra alacağınız referans mektuplarının içeriğini etkilemek için hiç şansınız kalmayacaktır. O yüzden birinci sınıftan başlayarak tüm hocalarınızla olan ilişkilerinizi olumlu yönde geliştirmeye çalışın. Size referans mektubu yazacak bir hocanın söyleyeceği en önemli şey, sizin motivasyonunuz ve kapasitenizle ilgilidir. Bu yönlerden ne kadar güçlü olursanız olun, hocanıza bu durumu görme fırsatı vermedikten sonra çok iyi bir referans mektubu bekleyemezsiniz. Bu durumda da haksızlığa uğradığınız hissine kapılmanız da pek gerçekçi olmaz. Bu yüzden, hocalarınızla, onların aynı zamanda ilerideki meslektaşları olabileceğinizi düşünerek, uzun vadeli, olumlu ilişkiler geliştirmeye gayret edin. Referans mektuplarının çoğunda başvurduğunuz üniversite size, hocanızın doldurması için ek bir form sağlayacaktır. Bu tür formlarda genellikle hocanıza "Bu öğrenci sözel becerileri itibariyle tanıdığınız öğrenciler arasında yüzde kaça girer?" tarzı sorular sorulacaktır. Hocanızın hiç tereddüt etmeden sizin lehinize bir yanıt vermesi için hakkında soru sorulan becerilerinizi daha önceden defalarca görmüş olması lazımdır. Bunun için derslerde aktif olmayı, soru sormayı, cevap vermeyi, yazılı ödevlerinize özen göstermeyi bir alışkanlık haline getirin. Bunlar, tabii ki referans mektubu almanın değil, parlak bir öğrenci ve aday olmanın doğal temelleridir. Ancak sizin bu davranışlarınızı başvurunuzda en çok referans mektuplarınızın içeriğinde etkisini gösterecektir.
Daha önce de söylediğimiz gibi, referans mektubu yazmak hocalarınız için de zaman alan bir iştir. Hocanıza içeriğini iyice düşünerek, dikkat ederek yazabileceği bir referans mektubu hazırlaması için bol bol zaman verin. Hocanızdan referans mektubu isterken ona yukarıda bahsedilen ek formları vermeyi unutmayın ve hangi programa gönderilmek üzere kaç mektup istediğinizi mutlaka belirtin. Hocanızın yapabileceği bir yanlışı engellemenin iyi bir yolu, okulunun antetli zarflarından gerektiği kadar alıp, herbirinin üzerine gönderileceği programın adını yazmanız ve içlerine gerekli formları koymanızdır. Bunların yanında hocanıza CV'nizi ve niyet mektubunuzu vermeniz de ona mektubu yazarken yardımcı olabilir.
Son olarak, söylemeye gerek olmasa bile, referans mektuplarını mutlaka sizi en iyi tanıyan hocalardan isteyin.
5. Niyet Mektubu
Niyet mektubu sizin lisansüstü eğitimi neden istediğinizi anlatacağınız, bu eğitim ile neyi hedeflediğinizi ve başvurduğunuz programın size neden uygun olduğunu aktaracağınız bir metindir. Bu metni vermek zorunluğu hemen her programda bulunmaktadır. Niyet mektubunu okuyan kişi sizden bu konular hakkında yaklaşık iki, üç sayfalık, çok açık yazılmış, az ve öz bir yazı bekleyecektir. Niyet mektubunuzu gereksiz yere uzatmamaya ve bu mektubun aynı zamanda sizin yazma becerilerinizle ilgili bir gösterge olduğuna dikkat edin. Niyet mektubunuzu yazmak tahmin ettiğinizden de çok zamanınızı alacaktır. Öncelikle kendi kafanızdakileri kağıda dökün. Daha sonra bunları mutlaka size yardımcı olabilecek bir hocanıza gösterin. O size bazı değişiklikler önerecek ve size mektubunuzun içeriğiyle ilgili başka türlü edinemeyeceğiniz bir bakış açısı kazandıracaktır. Niyet mektubu konusundaki altın kural, kesinlikle başkasına, mümkünse hocanıza, hatta birden fazla insana okutmadan göndermemenizdir.
Bu şekilde mektup üzerinde üç, dört defa düzeltme yaptıktan sonra bu genel şablonu başvuracağınız okullara ayrı ayrı uygulayın. Her okula aynı niyet mektubunu göndermek zorunda değilsiniz. Her okul için o mektupta söylemek isteyeceğiniz farklı şeyler olabilir. Örneğin çalışmak istediğiniz hocayla, okuduğunuz çalışmalarıyla ilgili bir yorum koyabilirsiniz. Hatta her mektupta ilgi alanlarınızdan farklı yönleri ön plana çıkarabilirsiniz. Bazı öğrenciler birden fazla disiplinde başvuru yapmak isteyebilir. Mektuplarınızı buna göre ayarlamanız gerekir. Öğrenci birbirinden çok farklı başvurular yapıyorsa bunun açık fikirlilik ve bilgi açlığından mı yoksa ne istediğini bilememekten mi kaynaklandığını ancak kendisi bilebilir. Önemli olan her ayrı başvurunun niyet mektubunda başvurusunu haklı çıkartabilmesidir.
6. Özgeçmiş
Bazı okullar başvurunuzla birlikte sizden bir özgeçmişinizi (CV, resume) isteyecektir. Özgeçmişiniz için önce bir şablon bulun. Örneğin hocalarınızdan birisinden özgeçmişini rica edin. İnternette de örnek alabileceğiniz bir çok özgeçmiş bulunmaktadır. Daha sonra bu şablondaki başlıkların altına kendi bilgilerinizi dikkatli bir şekilde girin. Özgeçmiş yazarken, büyük ihtimalle hiç cümle kurmanıza gerek kalmayacaktır. Bunun yerine hayatınızla, eğitiminizle ilgili bilgileri madde madde, kısa ama anlaşılır bir şekilde sıralayacaksınız.
Aşağıda bir özgeçmiş yazabilmek için gerekli temel birkaç başlığı sıraladık:
Education (Buraya mezun olduğunuz/olmayı beklediğiniz okulları, ve aldığınız/alacağınız dereceleri (örn. B.A.) ve tarihini girin)
Professional Experience (Buraya kariyerinizle ilgili deneyimlerinizi (örn. iş, staj) girin)
Teaching/Research Experience (Eğer öğretim/araştırma asistanlığı yaptıysanız, veya asistanlık dışında bu tür deneyiminiz varsa böyle bir başlık açabilirsiniz)
Honors, Awards, Scholarship (Bu maddenin altına kazandığınız bursları, dereceleri koyun)
Presentations (Kongrelerdeki sunuşlarınız, posterleriniz)
Publications (Basılan yazılarınız)
Özgeçmişinize kendinizle ilgili, başarılı bir öğrenci olduğunuzu gösteren bilgiler dışında eğitim aldığınız alan dışındaki tecrübelerinizi de eklemekten çekinmeyin. Her zamanki gibi, bu bilgileri derledikten sonra mutlaka bir hocanıza gösterin. İlk elden bir tecrübeyi de sizlerle paylaşmak istiyoruz: Başvurmak istediğiniz hocalarla yazışmaya başladığınızda, kendinizi tanıtırken onlara bir de özgeçmişinizi yollamanızın, özellikle etkileyici bir özgeçmişe sahipseniz, hocanın sizle daha yakından ilgilenmesini sağlayabilir.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla