• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
11 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    ÖÑĐΣŔ ÖnDeR adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-10-2005
    Mesajlar
    7,215
    Karizma Gücü
    8

    Öğretmenler memur mu entellektüel mi?

    Öğretmenlerin entelektüel seviyeleri sürekli tartışılagelen bir konu. Sabah gazetesi yazarı Mehmet Altan, "memuröğretmen ve entelektüelöğretmen" üzerine çarpıcı bir analiz yaptı.


    Zaman zaman aklıma takılan sorulardan biri meslek gruplarının bizdeki temsilcileriyle yeryüzündeki temsilcileri arasındaki farktır.
    Örneğin, bizdeki hukukçular evrensel hukuku savunmak için mücadele etse, hukuksuzluğa dirense, durum böyle perişan olur muydu? Aynı şeyi öğretmenler için de düşünürüm. Öğrenimin içeriği yeryüzünde "yaratıcılığı geliştirme" noktasına geldi, bizde ise hala "devlete memur yetiştirme" anlayışına sabitlenmiş, erimeye devam ediyor.


    Denk düştüğünde Anadolu'daki öğretmenlerle sohbet imkanı buluyorum. En son bu fırsatı Balıkesir'de yakaladım.


    Bu gezi, gelişmiş ülkelerin öğretmenleriyle bizimkiler arasındaki farkları biraz daha netleştirmeme yardımcı oldu.


    Öğretmenlik zihinsel uğraştır. Öğretmen de bir bilgi teknisyenidir. Öğrenimi, mezun olduğu yüksek okul yıllarıyla sınırlı değildir. Alanındaki gelişmeleri izleyen, irdeleyen, yargılayan bir beyin işçisidir. Kısacası ömür boyu sürecek entelektüel bir yaşamın sahibidir. Öğretmenler bu özellikleriyle, Batı'da her türlü yeniliğin öncüsü olmuş, ülkelerin zihinsel gücünü temsil etmiştir. Bir meslek grubu olarak değil, toplumsal bir zihinsel egzersiz merkezi olarak görülmüşlerdir.


    Entelektüel bir uğraş olan öğretmenlik, bizde ise uzun zamandır eprimiş memurluk haline gelmiş. Öğretmen, bırakın ilgi alanının çağa paralel gelişmelerini izlemeyi, eskilerde öğrendiğini bile unutur olmuş. Yeryüzünde entelektüel kadroları oluşturan eğitimciler, bizde az maaşa yaşam çilesi çeken sıradan devlet memuru rolüne indirgenmiş; daha da vahimi bu rol öğretmenlerce de neredeyse benimsenmiş.
    Yabancı dil bilmeyen, alanındaki yenilikleri ve yerli, yabancı basını izlemeyen, enerjisi alınmış günlük bir yaşamı tekrarlayarak paslanan, kamunun maaş bordrosunda da sürekli hırpalanan, hırpalandıkça yaşam kalitesi düşen ve bunu da bir mazeret olarak kullanan koca bir topluluk.


    Yabancı dil bilen, mesleğine ilgisini taze tutan, yerli, yabancı basını izleyen, dünya vatandaşı öğretmenlerin ise bu dar açıda bunalıp, layık olduğu yaşamı kotardıkları da bir gerçek. Ama onlar çok azınlık.


    Dünyada entelektüel bir iş olan öğretmelik, Türkiye'de aynı işi kalıplaşmış bir şekilde tekrarlayan rutin bir yeknesaklığa inmişse, bunu nasıl aşabiliriz? Koca bir memur yığınından yeniden entelektüel bir ordu nasıl yaratabiliriz? Değişimi hızlandırmak ve yaygınlaştırmak istiyorsa, Türkiye'nin temel sorularından ve sorunlarından biri bu.


    Cumhuriyet tarihinin neredeyse en uzun müsteşarlıklarından birini yapmış eski bir eğitimcinin dediği gibi, bizde lise eğitiminin bilgisi öğrenciye aslında altı ayda öğretilebilir. Ancak lise eğitiminin amacı eğitim değil, demokrasiden mahrum edilmiş cumhuriyete militan yetiştirmektir.
    Demokratik değerlere inanmış bir dünya vatandaşlığı bu amacın dışında ve uzaklarında seyreder.


    Seyrettiği için de, öğrenci ve öğretmen neyin, niçin, nasıl öğretildiğini bilemez. Başta kendiniz olmak üzere etrafınızdaki herkese sorun bakalım, "integral hesabı" neye yarar, niye öğreniriz, bize niye öğretilir? İnsan, ölçüp biçtikçe doğayı yönetir hale gelir. Bilimin amacı bilinmeyeni bilinir hale getirmektir. Bu nedenle evrenin yasalarını bulan fizik, bilimlerin babasıdır. Ölçüp biçmenin nirvanası fizikte gerçekleşir. Newton'un bulduğu integral hesabı da, eğri büğrü alanlar da dahil yerküreyi ve evreni ölçmemize yarar. Siz bunu sadece bir matematik formül olarak algılayıp doğal gerçeğinden koparınca, integral hesabı, insanoğlunun sanayi dönemindeki en parlak keşfi olmaktan çıkıp kezzaplı bir işkenceye dönüşür.

    Memur öğretmen yaratıcılıktan uzak, bürokratik zihniyeti sürdürür.
    "Büyüklerine" karşı hal ve tavrı önemser ama patent sayısını artıracak çocuklar yetiştirmeyi amaçlamaz. Çocuk oyunlarına bile yenilerini ekleyemez.
    Türkiye hızla silkinecekse, memuröğretmen kitlemizi nasıl entelektüel öğretmene dönüştüreceğimizin formülünü bulmalı. Yoksa insan kalitesini yükseltmemiz mümkün olmaz.


    Türkiye gerilerde kaldıysa, bunun önemli nedenlerinden biri öğretmenini entelektüellikten koparıp, zor durumdaki bir memura dönüştürmesiydi.

  2. #2
    *daphne* adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-01-2006
    Mesajlar
    1,491
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı delininbiri tarafından gönderildi.
    Dünyada entelektüel bir iş olan öğretmelik, Türkiye'de aynı işi kalıplaşmış bir şekilde tekrarlayan rutin bir yeknesaklığa inmişse, bunu nasıl aşabiliriz? Koca bir memur yığınından yeniden entelektüel bir ordu nasıl yaratabiliriz? Değişimi hızlandırmak ve yaygınlaştırmak istiyorsa, Türkiye'nin temel sorularından ve sorunlarından biri bu.
    Seyrettiği için de, öğrenci ve öğretmen neyin, niçin, nasıl öğretildiğini bilemez. Başta kendiniz olmak üzere etrafınızdaki herkese sorun bakalım, "integral hesabı" neye yarar, niye öğreniriz, bize niye öğretilir? İnsan, ölçüp biçtikçe doğayı yönetir hale gelir. Bilimin amacı bilinmeyeni bilinir hale getirmektir. Bu nedenle evrenin yasalarını bulan fizik, bilimlerin babasıdır. Ölçüp biçmenin nirvanası fizikte gerçekleşir. Newton'un bulduğu integral hesabı da, eğri büğrü alanlar da dahil yerküreyi ve evreni ölçmemize yarar. Siz bunu sadece bir matematik formül olarak algılayıp doğal gerçeğinden koparınca, integral hesabı, insanoğlunun sanayi dönemindeki en parlak keşfi olmaktan çıkıp kezzaplı bir işkenceye dönüşür.

    Memur öğretmen yaratıcılıktan uzak, bürokratik zihniyeti sürdürür.
    "Büyüklerine" karşı hal ve tavrı önemser ama patent sayısını artıracak çocuklar yetiştirmeyi amaçlamaz. Çocuk oyunlarına bile yenilerini ekleyemez.
    Türkiye hızla silkinecekse, memuröğretmen kitlemizi nasıl entelektüel öğretmene dönüştüreceğimizin formülünü bulmalı. Yoksa insan kalitesini yükseltmemiz mümkün olmaz.


    Türkiye gerilerde kaldıysa, bunun önemli nedenlerinden biri öğretmenini entelektüellikten koparıp, zor durumdaki bir memura dönüştürmesiydi.

    sosyal ve ekonomik şartların etkisi önemsenmeyecek kadar fazla fakat öğretmenlerin de bunu değiştirmek gibi bir çabası yok. çoğunluğu ilk yıllarda idealist olup zamanla sistem çarkının bir dişlisi oluyorlar. entellektüelliği bırakın çoğunun kendi alanında bile yeterli olmadığı bir gerçek.
    öğretmenlik aynı zamanda bir süreç mesleğidirde bence ve zaman için de gelişip yenilenmelidir, ama mezun olduğu bilgilerin üsütüne bir çivi dahi çakamamıs bir sürü öğretmen var.
    bu sistem bugün herkesi ilköğretim, lise mezunu yapıyorsa demekki amacına ulasamamıs demektir bu da olayın farklı bir boyutu tabi.
    değişime bi yerden baslamak gerekiyorsa önce öğretmen sonra sistem ve en son da öğrenci geliyor bana göre.

  3. #3
    ÖÑĐΣŔ ÖnDeR adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-10-2005
    Mesajlar
    7,215
    Karizma Gücü
    8
    Alıntı daphne* tarafından gönderildi.
    sosyal ve ekonomik şartların etkisi önemsenmeyecek kadar fazla fakat öğretmenlerin de bunu değiştirmek gibi bir çabası yok. çoğunluğu ilk yıllarda idealist olup zamanla sistem çarkının bir dişlisi oluyorlar. entellektüelliği bırakın çoğunun kendi alanında bile yeterli olmadığı bir gerçek.
    öğretmenlik aynı zamanda bir süreç mesleğidirde bence ve zaman için de gelişip yenilenmelidir, ama mezun olduğu bilgilerin üsütüne bir çivi dahi çakamamıs bir sürü öğretmen var.
    bu sistem bugün herkesi ilköğretim, lise mezunu yapıyorsa demekki amacına ulasamamıs demektir bu da olayın farklı bir boyutu tabi.
    değişime bi yerden baslamak gerekiyorsa önce öğretmen sonra sistem ve en son da öğrenci geliyor bana göre.
    ilk yıllarda idealist olan öğretmenler, genellikle ilerleyen yıllarda, aldıkların ücretlerin tatmin etmemesi nedeni ile, idealizmi bir yana bırakıp, kendilerini, düzenin çarkına bırakıyorlar.
    bir de değişim konusunda, hepsi aynı anda değişmeli, yoksa bu durum, tavuk, yumurtsa hikayesi gibi uzar gider.

  4. #4
    *daphne* adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-01-2006
    Mesajlar
    1,491
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı delininbiri tarafından gönderildi.
    ilk yıllarda idealist olan öğretmenler, genellikle ilerleyen yıllarda, aldıkların ücretlerin tatmin etmemesi nedeni ile, idealizmi bir yana bırakıp, kendilerini, düzenin çarkına bırakıyorlar.
    bir de değişim konusunda, hepsi aynı anda değişmeli, yoksa bu durum, tavuk, yumurtsa hikayesi gibi uzar gider.
    hepsini aynı anda değiştirmek hayalden öteye gitmez. önce bi yerden baslamak gerekir, ayrıca mesleğini severek yaparak her insan idealist olur, paranın çok seyi değiştirebileceğini sanmıyorum böyle insanlar için, en fazla işi cazip hale getirir ama verdiği önem ve emek değişmez...

  5. #5
    ÖÑĐΣŔ ÖnDeR adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-10-2005
    Mesajlar
    7,215
    Karizma Gücü
    8
    Alıntı daphne* tarafından gönderildi.
    hepsini aynı anda değiştirmek hayalden öteye gitmez. önce bi yerden baslamak gerekir, ayrıca mesleğini severek yaparak her insan idealist olur, paranın çok seyi değiştirebileceğini sanmıyorum böyle insanlar için, en fazla işi cazip hale getirir ama verdiği önem ve emek değişmez...
    haklısın, ama öğretmelik çok yorucu ve özveri isteyen bir meslek, eğer işin içinde olmasami, herkesin dediği gibi, yan gel yat derdim ama öyle değil, hani klasik bir laf var ya, eve iş götüren tek meslek öğretmenlik,
    bence, maddi imkanları iyileştirmedikleri sürece, bu iş kolay kolay düzelmez.

  6. #6
    *daphne* adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-01-2006
    Mesajlar
    1,491
    Karizma Gücü
    7
    aslında surda da bi sorun var, öss gibi bir sistemle öğretmenlik için öğrenci seçiliyo bir sekilde, bu insanlar bu mesleği sevdikleri için değilde puanları yettiği için şeçiyorlar belki, ve sonra ortaya bugün baktığımız tablo çıkıyor. Maddi olanaklardan öte böyle de bir sorun var herkes istediği mesleği yapamıyor ve insanları sevmeyen kişiler bu sistemle öğretmen oluyorlar.

  7. #7
    kazuo adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-02-2005
    Mesajlar
    215
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı delininbiri tarafından gönderildi.
    bence, maddi imkanları iyileştirmedikleri sürece, bu iş kolay kolay düzelmez.
    Tamamen katılıyorum.

    Maddi imkanı bırakın, ülkemizde öğretmenler üniversitelerin kütüphanelerinden bile yararlanamıyorlar.
    Alıntı daphne* tarafından gönderildi.
    değişime bi yerden baslamak gerekiyorsa önce öğretmen sonra sistem ve en son da öğrenci geliyor bana göre.
    Ben eğitim sistemimizi bir mutfağa benzetiyorum. Öğretmenler aşçı, öğrenciler malzeme. Sadece bir tavanın olduğu bir mutfakta nasıl ziyafet sofrası hazırlanmazsa, sistem düzgün olmadan eğtimin kalitesi artmaz. En iyi aşçıyı(öğretmeni) getirseniz bile, malzeme(öğrenci) kaliteli olmazsa ortaya gene kaliteli bir yemek çıkamaz. Size katılmıyorum. Önce sistem, sonra öğrenciler, daha sonra da öğretmenler değişmeli.
    Körler çarşısında ayna satma , sağırlar çarşısında gazel atma...


  8. #8
    mcelik18 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-10-2005
    Mesajlar
    680
    Karizma Gücü
    0
    konuyu açan arkadaşıma katılıyorum bende bu meslek grubundanım ilk atandığım yıl kendi alanımdaki bilgileri öğrencilerle zenginleştirerek daha güzel projeler yapmayı hedefliyordum fakat bir proje yapmaya kalkarsın sana öyle bi iş verirlerki akşamları bile bu işle uğraşırsın tabi senin projende rafa kaldırıveriliraçıkçası kendimi bu çarkın arasında görmüyorum vakit buldukca kendi alanımla ilgili bi şeyler yapmaya çalışıp araştırıyorum ama bilmem nereye kadar maaş mevzusuna gelince bu ülkede ilköğretim ve lise mezunu olan insanlar 1500 ytl ye yakın maaş almaktalar öğretmen ise bunun yarısı ben bir öğretmen olarak 1500 ytl maaş da istemiyorum yaşamamıza yetecek kadar bir ücret ve kendimizi geliştirmemizde ve araştırmalarımızda maddi ve manevi destek istiyorum bu kadar unutulmamalıdırki bir doktorun hatası bir cana maal olur ama bir öğretmenin hatası bir toplumun yok olmasına maal olur günümüzde ileri medeniyete sahip ülkelerin ve ecdadımızın eğitime ve eğitimciye verdikleri önemi unutmamak gerekir saygılar...

  9. #9
    ÖÑĐΣŔ ÖnDeR adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-10-2005
    Mesajlar
    7,215
    Karizma Gücü
    8
    Alıntı mcelik18 tarafından gönderildi.
    konuyu açan arkadaşıma katılıyorum bende bu meslek grubundanım ilk atandığım yıl kendi alanımdaki bilgileri öğrencilerle zenginleştirerek daha güzel projeler yapmayı hedefliyordum fakat bir proje yapmaya kalkarsın sana öyle bi iş verirlerki akşamları bile bu işle uğraşırsın tabi senin projende rafa kaldırıverilir açıkçası kendimi bu çarkın arasında görmüyorum vakit buldukca kendi alanımla ilgili bi şeyler yapmaya çalışıp araştırıyorum ama bilmem nereye kadar maaş mevzusuna gelince bu ülkede ilköğretim ve lise mezunu olan insanlar 1500 ytl ye yakın maaş almaktalar öğretmen ise bunun yarısı ben bir öğretmen olarak 1500 ytl maaş da istemiyorum yaşamamıza yetecek kadar bir ücret ve kendimizi geliştirmemizde ve araştırmalarımızda maddi ve manevi destek istiyorum bu kadar unutulmamalıdırki bir doktorun hatası bir cana maal olur ama bir öğretmenin hatası bir toplumun yok olmasına maal olur günümüzde ileri medeniyete sahip ülkelerin ve ecdadımızın eğitime ve eğitimciye verdikleri önemi unutmamak gerekir saygılar...
    ben de bunları anlatmak istemiştim, hocam, sakıncası yoksa, nerede görev yaptığınızı, ve kaç yıldır bu işin içnde olduğunuzu da bizimle paylaşırmısınız acaba?
    her zaman için fikirlerinizle, deneyilerinizle katkılarınızı bekliyoruz hocam, sağolun:A
    ama tartışma konumuz, biraz farklı idi, konunun dışına çıkmayalım,

  10. #10

    Kayıt Tarihi
    16-09-2005
    Mesajlar
    30
    Karizma Gücü
    0
    Ben Sizlerden Biraz daha karamsarım. Artık öğretmenlerimizin maddi durumlarını yükseltmemizin de pek işe yarayamayacağını düşünüyorum. Çünki Sosyal yaşamımızdaki dejenerasyon 1980 den bu yana malesef çok arttı.

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuya benzer diğer konular

  1. En entellektüel 100 adayın 2'si Türk
    2005 Konuları bölümünde dundik tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 05.10.05, 02:01
  2. En entellektüel 100 adayın 2'si Türk(!)
    2005 Konuları bölümünde syhgndlf tarafından açılmış
    Yanıt: 21
    Son Mesaj: 04.10.05, 00:31

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •