• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
14 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    27-11-2005
    Mesajlar
    9,261
    Karizma Gücü
    8

    Mutsuzluk bulaşıcıdır!!!

    Yorgunluk hissi bir süre sonra devamlılaşır ve yerini mutsuzluğa bırakır. Bundan kurtulmak için Dr. Nihat Kaya'nın bazı önerileri var. Özellikle büyük şehirlerde yaşayanlar vasıtalara yapışık bir hayat sürdürmektedir. Aracınızı 2-3 durak geriye ya da ileriye park ederek yürüyün. Toplu taşıma araçları ile işinize gidiyorsanız aynı şeyi siz de yapabilirsiniz. İşyeriniz, eviniz asansörlü ise kullanmayın, merdivenleri tercih edin.
    Eğer 4-5 kattan yüksek binalarda yaşıyor veya çalışıyorsanız yarısını yürüyerek yarısını asansörle inip çıkın. İşyerinizde hep oturarak çalışıyorsanız, her saat başı yerinizden kalkın ve odanızda dolaşın. Dizlerinizi kırarak çömelip kalkın. Kendi çayınızı, yemeğinizi, kendiniz alın. Odanızda yemek yerine, mutfağa ya da başka bir odaya gidin.

    Haftada 3 gün mutlaka 45 dakikalık yürüyüş yapın. İmkanınız varsa bunu deniz kenarında yapın. Çünkü oksijenin en yoğun olduğu ozon deniz kıyılarında bulunmaktadır. Eğer yeşil alanları tercih ediyorsanız birazcık yüksek yerleri seçin. Çünkü orada da ozon yoğundur. Ozon kandaki zararlı atıkları yok eden, kanı oksijenle temizleyen, hücreleri yenileyen antioksidan bir oksijen molekülüdür. İmkanı olanlar ve zamanı olmayanlar evlerine spor aletleri alabilirler. Unutmayalım ki, ezgersiz kas ve eklemlerimizi, sinir sistemimizi güçlendirir. Fazla yağlarımızın atılmasını ve kan damarlarının temizlenmesini sağlar. Beynimizdeki mutluluk hormonlarını salgılar. Her gün mutlaka duş alın. Önce sıcak, sonra soğuk geçişlerle vücudunuza jimnastik yaptırın. Suyun terapi yapıcı etkisini unutmayın. 15 günde bir masaj yaptırın. Yoga yapın.
    Mutlu olmak için sosyal anlamda neler yapmalıyız?
    Yaşamınızda yen sayfalar açmanız gerektiği fikri için fırsatlar yaratın. Arkadaşlık edeceğiniz kişileri iyi seçin. Unutmayın ki, mutluluk gibi mutsuzluk da bulaşıcıdır. Değerli vaktinizi mutlu, sevgi dolu, pozitif, enerjik, yaratıcı, gülebilen insanlarla geçirin. Mizahla ilgilenin, ciddi takılmayı bırakın, içinizdeki doğal sese, içinizdeki çocuğa kulak verin. Komedi dizilerini izleyin. Fıkra ve mizah kitapları okuyun. Gülmenin kaslarınızı gevşettiğini ve pozitif bir elektrik oluşturduğunu unutmayın. Rahat, gülen, pozitif insanların hem kalp ritmleri hem de beyin dalgaları daha düzenlidir. Sıkıntılı, gergin, karamsar insanların beyin ve kalp dalgaları da düzensiz ve hızlıdır. Kalp ve beyin çabuk yorulmakta ve yaşlanmakadır ve kanser riski artmaktadır. Sevgi, güven ve paylaşıma dayalı bir aile modeli insan ömrünü uzatmaktadır. Hastalıklara karşı vücut direncini artırmaktadır. İnsana verdiği güvenle, kişilikli ve sağlıklı davranışların oluşmasını sağlamaktadır.
    İş yaşamının önemi nedir?
    Eğer epey zamandır işinizden memnun değilseniz; parasına bakmadan zevkle yapacağınız, çalışacağınız işe geçin. Ekonomik nedenlerle devam etmek zorundaysanız işkencenizi azaltmak için bakış açınızı değiştirin. Bu gün bu işteyim, paraya ihtiyacım var, bunu bana sağladığı için işi iyi yapmalıyım şeklinde düşünün. Planınızı yapın, hedef koyun. Bu sürede işinizi sevseniz de, sevmeseniz de iyi, güzel, ciddi şekilde yapın. İşin önemsenmesi, aynı zamanda kendinizin önemsenmesidir. Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz lafını unutmayalım. Her iş başvurusunda, eski işinizle ilgili sorular sorulacaktır. Arkanızda güzel hatıralar ve başarılar bırakmalısınız. Bunlar size her zaman referans oalcaktır.
    İnsani özelliklerin mutluluğumuzdaki rolü nedir?
    Dürüst, güvenilir, yürekli insan olun. Özünüz ve sözünüz bir olsun. Unutmayın ki yalan söylemek sizin için çok daha zordur. Çünkü yalan söylerken hep o yalanı hatırlamak ve dikkatli konuşmak zorunda kalırsınız. Kendiniz için istemediğiniz şeyleri başkası için de istemeyin. Duygu ve düşüncelerinizi yeri geldiğinde açığa vurun. İyi niyetli, sempatik, gülümseyen, yardımsever insan olun. Fakat sürekli 'verici' olmayın yoksa 'vazifeniz' olur. Her söylediğiniz doğru olsun. Fakat Her doğruyu her zaman söylemek doğru değildir ilkesini unutmayın. Öfkenize hakim olun, kendinize zaman tanıyın, ondan sonra harekete geçin. Aklınızla duygunuzu beraber kullanın. İyi bir sırdaş ve dost olun. Dostlarınızı, arkdaşlarınızı, akrabalarınızı arayın, hal hatır sorun. Sevdiklerinize küçük de olsa zaman zaman hediyeler alın. Zor günlerinde dostlarınızı yalnız bırakmayın.
    Kaynak : Dr. Nihat Kaya
    ....

  2. #2
    Emekli TF Yöneticisi
    Kayıt Tarihi
    16-02-2004
    Mesajlar
    14,309
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    11
    Mutluluktan anladığı tek şeyin sırıtan aile fertleri ile yazlık villasında sabah yürüyüşü yapıp,çay içmek olduğunu bildiğim bu tip insanlarada kitaplarına da küfrediyorum ben hocam.

    Benim mutsuzluğum beynimde...Herkes kalp krizi geçirir,ben tıp tarihine geçicem..Beyin krizi geçircem...

    Ne anlar bu adam benden..Bu adam kalori saymaktan anlar...Ve çıplak ayakla bastığı toprağın aldığını sanır o içinde asla varolmamış,negatif enerjiyi...Negatif Enerji düzenli insanların halüsülasyonudur..Bir an görürsün ve biter...O gördüğü şeyi ciddiye alan böyle bodos akıllılarda oturup kitap yazar..Ve saat 8 de birşeyleri yapmak zorunda olan metropol esirleride bu adamı okuyup "vay bee" doğru yazmış der...

    En azından bu insan kadar nefret etsemde adından etkilenip aldığım; daha nüktedan yazan bir kitap önereyim sana sevgili kitaplığımdan:

    Gil Friedman- Huzurlu bir dünyada mutsuz olmak.. En azından daha samimi...

    Kimi insanlar bir uzvu olmadan doğar..kimileride mutsuz doğar...

    Felsefecilerin hatası her insanın bir dünyası olduğunu kabul etmemektir ve insanları -davranışları sınıflandırıp akım yarattığını sanmaktır..Bu akımlar benim gibi bir adama çarpınca tuz buz olur.

    Hatta abartıyorum ilk felsefeci dünyanın düşünmeye başlayan ilk aptalıdır yukardaki cümleme mukabil...

    ps: Konuyu açan arkadaşım,çok pis polemik çıkarasım vardı sana patlamış gibi oldum alakası yok kusura bakmayasın..Konu için sağol.

  3. #3
    Yeliz yLz` adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-06-2005
    Mesajlar
    2,326
    Karizma Gücü
    0
    Mutsuzluk istemdışı olan birşey değildir ki bulaşıcı olsun İnsanlar isteyerek mutsuz olurlar ( mutsuz olduklarını düşünürler daha doğrusu ) Çünkü insanoğlu nankördür, yetinmeyi bilmez, hep daha fazlasını ister .. İnsanoğlu olarak sadist bir yapımız var Kendimize acı çektirmek, acıların çocuğu modunda olmak bize ZEVK veriyor .. Yoksa dünyada o kadar çok ibret almamız gereken olay var ki, insan onları düşününce istesede mutsuz olamaz.

    Neymiş efenim; sevgilimden ayrıldım ( Vah Vah çok büyük olay, iki gün sonra yenisi bulursun esamesi bile gelmez o ağladığın kişinin )

    Neymiş efenim; istediği kazağı alamıyormuş, mutsuzmuş ( Dünya açlıktan kırılan insalarla dolu )

    Neymiş efenim; niye güzel değilmiş .. ( Tüühh çok yazık, ya bedensel engelli olsaydın intihar mı edecektin o zaman )

    Neymiş efenim; annesi ile babası ayrıymış ( Olabilir, hayatta olduklarına şükret .. )

    Ben bu neymişleri daha fazla uzatmak istemiyorum, bakın etrafınıza mutlaka sizden kötü durumda olanlar vardır ..

    sinirlendim yine ..
    Kendini sürekli tekrar eden, yumurta gibi tokuşmaktan da zevk alan halkıma seslenmek geldi içimden: "Gelin bir On Kasım'da şunu anlayın; hayatı bir dakikalığına durdurabiliyorsanız, bir gün topyekün değiştirebilirsiniz de"


    Büyük lidere saygılarımla...

    Zamanın ötesinde sevinç duymalıyım...,
    insanlar sevincimden tiksinse bile,
    söylemek istediğimi anlamalarına
    kabalıkları elvermese bile.

    Rusbrock L’ Admirable

  4. #4

    Kayıt Tarihi
    27-11-2005
    Mesajlar
    9,261
    Karizma Gücü
    8
    Hop dedik arakdaşlar noluyo:ty45: Amma mutsuz varmış aramızda be yahu:ty4: Yok yok ben üzerime alınmadımda benim bu konuyu açmamdaki amaç birazcık olsun daha pozitif düşünebilmekti......

    Tavsiye kitap için saol en kısa zamnda okumaya çalışıcam söyledikleriniz doğru evet haklsınız.Yorumlarınız için teşekkür ediyorum...
    ....

  5. #5
    title=
    Kayıt Tarihi
    22-07-2004
    Mesajlar
    7,476
    Karizma Gücü
    0
    Bu doktor diplomayı bakkladan almış galba..
    Şaka bir yana mutluluk için tarif ettikler o kadar anlamsız ve saçmaki..

    Mesela demiş asansör yerine merdivenle çıkın.
    Valla ben asıl merdivenleri kullandığımda kendimi hem mutsuz hemde yorgun hissediyorum..

    Yada kalkıp yürüyün, yok toplu taşıma aracınıtercih edin.
    Bu yazıyı yazan doktorun hayat standartını merak ettim.
    Büyük ihtimal 200metrekare evde lüks içinde yaşıyordur.

    İNsan heran mutlu olamazki.Mutlaka mutsuzluğu yaşayacakki deneyim kazansın yada ne bileyim mutlu olduğu zamanların değerini bilsin.

    Ayrıca insana şu yap mutlu ol demek biraz saçma..
    Hereksin yaşam biçimi yada algısı farkldır..
    Kimisi İÇER mutlu olur..
    Kimisi sigara içerek mutlu olur..
    KAPALI

  6. #6
    Ertu adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-11-2005
    Mesajlar
    7,002
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    tim iyi bi yaklaşım. mutluluk veya mutsuzkuk herkesde aynı tepkimeyi wermeski. mesela ben çok samimi söylüyorum. çok mutlu olsam bile hiçbir zaman bir olaya kahkaha atarak gülemem. yada dışarıyı pek sevmem. 45 dk. yürürsem sinirlerim bozulur. yada kitap okumak felan bunlar basit zihinli kişiliklerin yaparak kendi zihinlerini kandırma tepkimesinden başka bişi değildir bana göre.
    Melüsünün kuzusuu

    "Beklemekte olduğun şey, ancak onu beklemeyi unuttuğunda gerçekleşir.. Bu, evrenin 'Sen bakarken soyunamıyorum' deme şeklidir.."




  7. #7
    Yeliz yLz` adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-06-2005
    Mesajlar
    2,326
    Karizma Gücü
    0
    Katılmıyorum, ne demek kitap okumak felan basit zihinli insanların işi ? Kişinin mutsuzluğu ne şekilde ekarte ettiği önemli değildir. Önemli olan onu atlatmasıdır. Ayrıca üzülmek hiçbir zaman mutsuzluk belirtisi değildir. İnsanlar hayatlarında kaybettikleri bir çok şeye üzülebilir, ama bu mutsuzluğa dönüşmemelidir.

    Ayrıca kitap okumak hakkındaki sözlerini kınım kınım kınıyorum ..
    Kendini sürekli tekrar eden, yumurta gibi tokuşmaktan da zevk alan halkıma seslenmek geldi içimden: "Gelin bir On Kasım'da şunu anlayın; hayatı bir dakikalığına durdurabiliyorsanız, bir gün topyekün değiştirebilirsiniz de"


    Büyük lidere saygılarımla...

    Zamanın ötesinde sevinç duymalıyım...,
    insanlar sevincimden tiksinse bile,
    söylemek istediğimi anlamalarına
    kabalıkları elvermese bile.

    Rusbrock L’ Admirable

  8. #8
    tekila_idil adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-01-2006
    Mesajlar
    802
    Karizma Gücü
    0
    İnsan en büyük savaşı kendi içinde veriyor. kendi özlerinden kopup ona
    yabancılaşıyorlar. kimsenin görmediği bir savaş alanı gibi içimiz.bizi mutlu eden birşeyin başkalarını çok üzebileceğini. bizi güneşin açması sevindirirken birileri kar yağmasını bekliyor olabilir. Üstelik insanın neye sevinip neye üzeleceği tam anlayamayız. Bir anda sevinip biranda üzülebilir insanoğlu. Komedyenlik buyüzden dünyanın en zor mesleklerinden biridir. İnsanoğlu kolay kolay beğenmez.kanımızda biraz nankörlük taşıyoruz. neden bu kadar ısrar ediyoruz mutsuzluk konusunda neden kabullenmiyoruz. yani herşey güzel olduğunda ne ala çok iyi ana biraz bodoslama daldık mı hayata her şey çok kötü öyle mi? peki neden mutsuzluklarımızdan da küçük mutluluklar çıkartmasını bimiyoruz sürekli birilerinin bizi mutlu etmesini bekliyoruz. neden herşey kötüye gittimi diğer bir kişiyi kendimize örnek gösteriyoruz. yada neden o kişiyi bizim o anki mutsuzluğumuz için sucluyoruz. bunları hiç düşünmüyoruz.bi kitap okumuştum kitapta şöyle diyor. ''mutluluğum kendimde sizde değil, sadece gelgeç olduğunuz için değil. olmamı istediğiniz kişi olmadığım için. bence önce kendimiz olması öğrenmemiz gerekiyor ondan sonra neden mutsuzus soruna cevap aramalıyız. dünyanın en zor işi her halde kendin olabilmek diye düşünüyorum. nasıl mutlulukları hoş karşılıyorsak mutsuzluklarında bizim için zaman zaman gerekli olduğunu öğrenmemiz gerekiyor.
    Tutucu değilim,piyasada değilim, prensiplerim yoktur ama seviyesiz değilim...Kuralları sevmem ama yersiz yere çiğnediğim görülmemistir. İçe kapanık değilim ama gerekmezse konusmam, kinci degilim ama unutmam... Şefkat gösteririm ama şımartmam... Şüpheciyim ama kuruntu yapmam... Kendimle çelisebilirim ama kafama takmam... Dalga geçerim ama kırmam... Ciddiye alırım ama kapılmam...Huzur veririm ama söz vermem... Sahip olurum ama ait olmam...Cesaretsizligi ’gurur’la
    örtmem

  9. #9
    endonezya adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-11-2005
    Mesajlar
    4,485
    Karizma Gücü
    7

    Mutsuz Olmak İÇİn Neler Yapilabİlİr?

    Bugün, hayata tersinden bakalım ve mutlu olmak için değil de mutsuz olabilmek için neler yapabileceğimize bir göz atalım.... :ty4:

    Birkaç gün önce elime Hakan Büyükdere'nin derlediği 'Hayatınızı Değiştirecek Öyküler' isimli bir kitap geçti. 'Neden Kitap' tarafından yayınlanan eser gerçekten de hayat değiştirecek öykülerle dolu... Kitaba şöyle bir göz attığımda, mutsuzlukla ilgili öneriler dikkatimi çekti ve sizlerle paylaşmak istedim... Mutlu olmanın aslında elimizde olduğunu hep birlikte görelim...

    * Hayatınızda eksiklikleriniz, sahip olamadıklarınız üzerinde düşünün.

    * Her zaman stresli olun.

    * Kendinizi sürekli başkalarıyla karşılaştırın (Özellikle onların üstünlükleriyle).

    * Daha fazlasını isteyin, elinizdekilerle yetinmeyin.

    * Her şeyi üstünüze alının, her fırsatta insanlara kırılın.

    * İşyerinizde, okulunuzda insanların size hiç saygı duymadıklarını varsayın ve bir önlem olarak siz de onlara hiç saygı duymayın.

    * Olabildiğince az arkadaşa sahip olun.

    * Olabildiğince az gülün, iyi bir neden olmadıkça asla...


    KİMSEYİ AFFETMEYİN! :ty31:
    * Her zaman ve her yerde olabildiğince her şeyden yakının.

    * Yaşamınızda olabildiğince kararsızlık yaşayın.

    * Ne kadar çirkin olduğunuzu düşünün.

    * Kimseyi bağışlamayın, kendinizi bile.

    * Olabildiğince az spor yapın, mümkünse hiç yapmayın.

    * Doğadan mümkün olduğunca kaçıp, kendinizi kentin kalabalık sokaklarına atmaktan vazgeçmeyin.

    * Yaşamınızda kesinlikle hiç acı ve keder olmaması gerektiğine inanın.

    * Ayrıca bütün bu yukarıdaki maddeler yine de sizi mutsuz edemiyorsa; insanın acılarını ve çaresizliğini yansıtan müzikler dinleyin, filmler izleyin.

    * Bebekler ve çocuklardan uzak durun, onlarla muhatap olmayın.

    * Kimseye sarılmayın ve kimsenin size sarılmasına müsaade etmeyin.

    * Aşık olmaktan vebadan sakınır gibi sakının.

    * Dua ve ibadetten uzak durun.

    * Dünün pişmanlığını ve yarının kaygısını aklınızdan çıkarmayın.

    * Unutmayın! Geçmiş size nasıl hiçbir umut ve sevinç vermediyse, gelecek de aynı olacaktır. :ty39:

  10. #10
    Ertu adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-11-2005
    Mesajlar
    7,002
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Alıntı yLz` tarafından gönderildi.
    Katılmıyorum, ne demek kitap okumak felan basit zihinli insanların işi ? Kişinin mutsuzluğu ne şekilde ekarte ettiği önemli değildir. Önemli olan onu atlatmasıdır. Ayrıca üzülmek hiçbir zaman mutsuzluk belirtisi değildir. İnsanlar hayatlarında kaybettikleri bir çok şeye üzülebilir, ama bu mutsuzluğa dönüşmemelidir.

    Ayrıca kitap okumak hakkındaki sözlerini kınım kınım kınıyorum ..
    her insan için mutsuzluk olumsuz bir sabit değildir. ayrıca kitap okumaya karşı değilim. sanırım bi önceki mesajda eksik kelime kullandım. kitap elbette okunmalı kendisini geliştirmeli. bu kişi. yani bu çık iki dakka kordonda dolaş gel kendini iyi hissetceksin diye bir kavram yok. denizden nefret eden insanlar var. bu kuram bunlar için geçersiz. yada dışarıdan haz almayan kişiler.. yani tekrar tekrar söylemek zorunda kalıyorum. bu ve bunun gibi kavramlar her kişilikte farklı tepkiler gösterir.
    Melüsünün kuzusuu

    "Beklemekte olduğun şey, ancak onu beklemeyi unuttuğunda gerçekleşir.. Bu, evrenin 'Sen bakarken soyunamıyorum' deme şeklidir.."




 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •