• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 3 123 SonSon
25 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    b_simsek81 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-07-2005
    Mesajlar
    280
    Karizma Gücü
    0

    Din Konusunda Çatlak Sesler

    TÜRKİYE’de dinî ve fıkhî bakımdan iki sünnî mezheb hâkimdir. Hanefîlik ve Şafiîlik. Camilerimizde namazlar çoğunlukla Hanefî mezhebine göre kılınır. Şafiî vatandaşlarımızın çoğunlukta olduğu yerlerde Şafiî mezhebine göre. Şiî-Caferî vatandaşlarımızın ayrı camileri vardır. Onlar Sünnîlerin imamlarının ardında namaz kılmazlar, Sünnîler de onların imamları ardında kılmaz.

    • Son yıllarda Diyanet’e bağlı camilerde bazen Hanefî ve Şafiî fıkhına aykırı lâflar edilmektedir.

    • Aklı başında vaiz efendileri tenzih ederim. Sayıları az da olsa birtakım reformcuların, mezhepsizlerin cami kürsülerini kullanarak fıkha aykırı konuşmalar yapmaları, hükümler vermeleri son derece yersizdir.

    • Son otuz-kırk yıl içinde birtakım mezhebsiz, telfik-i mezâhibçi, Mason Cemalüddin Afganî hayranı, ehliyeti olmadığı halde ictihad yapan, fetva ve ruhsat veren birtakım naylon ilahiyatçılar ve sözde hocalar türemiştir. Diyanet’in, bu gibi kişilerin cami kürsülerine çıkıp halkın kafasını karıştırmalarına izin vermemesi gerekir.

    • Arap İslâm dünyasında son elli yıl içinde çok acayip cereyanlar çıkmış bulunuyor.

    Meselâ birtakım din kardeşlerimiz ince naylon çorap üzerine mesh ediyorlar. (Bu fetvayı mevudi vermiştir ) Yani ayaklarını yıkamıyorlar. Hanefî mezhebinde böyle bir şey câiz olamaz. Bu şekilde abdest alan bir kimsenin abdesti biz Hanefîlere göre sahih değildir. Maalesef bizde de bazıları böyle yapıyor.

    • Hanefîlikte kan çıkması abdesti bozar. Telfik-i mezahibe taraftar birinin vücudundan kan çıksa ve Şafiî mezhebini takliden abdestini tazelemese Hanefîler o zatın arkasında namaz kılamazlar.

    Azılı Farmason Cemalüddin Afganî’yi büyük İslâm önderi, Ümmet-i Muhammed’i kurtaracak ulu rehber olarak kabul edenler var. Böylelerinin ne verdikleri fetvalara itibar edilir, ne de arkalarında namaz kılınır.

    • Bir ara bazı radikal Müslüman gençler arasında, Sünnîlerin kabul etmediği mut’a nikahıyla evlenmek yaygınlaşmıştı. Mut’a nikahının caiz ve helâl olduğuna itikad eden ve nikahı uygulayan bir kimse Sünnîlikten çıkmış olur.

    • Arabistan’daki zengin Arap dünyasındaki zengin bir ülke yıllardan beri kendi mezhebini yaymak için propaganda yapıyor, para dağıtıyor. Sünnî İslâm uleması bu mezheb aleyhinde yüzlerce reddiye kaleme almışlardır. Onların aşırı ve bozuk fikirlerinin tesiri altında kalan birtakım sözde selefî kimselerin telkinlerine aldanmamak gerekir.

    • Yine Pakistan’da meşhur bir hoca, Müslümanların 3’üncü hicrî asırdan sonra gerçek İslâm’ı yitirdiklerini ve sapıttıklarını iddia eden bir kitap yazdı. Bu kitap Türkçeye çevrildi, defalarca basıldı. Okuyanların fikirleri karıştı, itikadları sarsıldı. Bu gibi bozuk, yanlış, aşırı fikirlere kapılan kimselerin ardında namaz kılınmaz. (Hindistan’ın büyük Sünnî din âlimi merhum Ebu’l-Hasen Nedvî bu bozuk kitaba cevap vermiştir. Bu da Türkçeye çevrilmiş, ancak bir kere basılmıştır. Niçin yeni baskıları yapılmıyor?)

    • Mısırlı meşhur bir Müslüman fikir ve aksiyon adamı da tartışılabilir görüşlerle dolu bir kitabında Sünnîlerin kabul edemeyeceği aşırı ve uç fikirler ileri sürmüştür. Bu kitabın da dilimize çeşitli tercümeleri yapılmıştır. Bu tercümelerden birinde “Namazların ve duaların tembellik çağının ürünleri olduğu” iddia edilmekteydi. (Bahsedilen kişi Seyit Kutup tur.)İkinci baskıda bu cümle “Salavatlar ve zikirler tembellik çağının ürünleri” olarak değiştirildi. İki tercüme de son derece yanlıştır. Namazların, duaların, salavatların, zikirlerin tembellik çağlarının ürünü olduğunu iddia etmek, küfre kadar gidecek bir sapıklık değil midir? Namazlar, dualar, Peygambere salavat getirmek, Allah’ı zikr etmek farz değil midir? Bu farzlar hafife alınabilir mi, aşağılanır mı?

    • Vaktiyle Şah’ın adamları tarafından öldürülen İranlı bir sosyolog da “İslâm’ı Tanımak” adlı kitabında “Allah gerçek bir Janus” diye yazmıştır. Janus, eski Romalıların iki çehresi olan bir putunun adıdır. Yüce Allah bir puta benzetilebilir mi? Ehl-i Sünnet Müslümanları Allah’ı hiçbir şeye benzetmezler. Yüce Allah’ın sıfatlarından biri de “Muhalefetü’n li’l-havadis”tir. Allah’ı bir puta benzetmek küfür sözü değil midir? Bu küfür sözünü sarf eden İranlı sosyoloğu büyük İslâm düşünürü, büyük mücahid, büyük şehid olarak kabul edenler nasıl Müslümanlardır? Böyle kişilerin din hakkındaki görüşlerine, verdikleri hükümlere, ettikleri nasihatlara itibar edilir mi?

    • Bir ilâhiyatçı çıkmış, “İftarda oruç cinsel münasebet yapılarak da açılabilir” diye fetva vermiş. Bu gibi fetvalar, konuşmalar dinle alay etmek mânâsına gelmez mi? Zaten Sabataycı gazeteciler bu gibi lâfları, beyanları dillerine dolayıp Müslümanları hafife almaktadır.

    • Evvel yoğ idi, yeni çıktı, birtakım nev-zuhur hocalar hayızlı ve nifaslı kadınların da ibadet edebileceklerini, Kur’ân okuyabileceklerini iddia ediyorlar. Sünnî Müslümanlar böyle bir şeyi kabul edemez. Diyanet’in bu gibi saçma sapan, uyduruk fetva ve ruhsatlara cevap vermesi gerekmez mi?

    • Kendine alimlerin alimi, çok büyük hoca dedirten bir ilâhiyatçı işkembeden fetvalar ve ruhsatlar veriyor. Erkekler altın ziynet eşyası kullanabilirmiş. Din, Şeriat, fıkıh böyle bir şeye izin vermiyor. Bu “Alimlerin Alimi” zat ilhamını nereden alıyor?

    • Yine bazı hoca geçinenler Yahudileri, Hıristiyanları da cennete sokuyor, onların dini de hak dindir diyor. Hatta bu iğfal edicilerin propagandalarına kanan İzmirli tesettürlü bir kız, Hıristiyan oldu, tesettürü bıraktı. Bu kişiler kesinlikle İslâm’ı temsil edemezler. Böylelerini camilerde konuşturmamak lazımdır. Konuşurlarsa dinlenilmemelidir. Dinleyenlere büyük vebal vardır.

    • Müslümanlar bağlı oldukları mezhebten zerre kadar ayrılmamalıdır. Klasik ve geleneksel fıkıh kitapları ne diyor, ne yazıyorsa aynen kabul edilmeli ve asla tartışılmamalıdır. Aksi takdirde din, iman tehlikeye girer.

    • Ticaret, alış-veriş, riba gibi konularda İslâm Şeriatına ve fıkhına aykırı uyduruk ictihadlar yapılıyor, fetva ve ruhsatlar veriliyor. Bunlara da aldanılmamalıdır.

    • Mezhebsiz Müslümanlar arasında birtakım hafiflikler, laubalilikler görülmeye başlandı. Bakıyorsunuz, birkaç Müslüman bir araya gelmişler, içlerinden birini imam yapmışlar, namaz kılıyorlar. Ne güzel... Ancak, ne imamın başında bir imame var, ne de cemaatin. Namaz kılarken başın örtülü olması namazın âdâbındandır, sünnettir. Bunu hafife almamak gerekir. Bundan iki-üç yıl önce Özbekistan’a gitmiştim. Oradaki camilerde cemaatin başlarında hep takke vardı. Camiye giren iki rekat tahiyye namazı kılıyordu. Onlar, yetmiş küsur yıllık komünizm baskısı altında bizim kadar bozulmamışlar.

    • Din işlerinin şakası yoktur. Reformcu ilâhiyatçıların ictihad, fetva ve ruhsatlarına kapılanların bir kısmı farkında olmadan dinden çıkabilir, ebedî mutluluklarını yitirebilirler.

    • Diyanet İşleri Başkanlığı’nın halkı bu gibi konularda uyarması gerekir.

    Aşağıda madde madde yazacağım konularda Müslüman kardeşlerimi uyarıyorum:

    (1) Mezhebsizlerin, telfik-i mezahibçilerin fikir, görüş, fetva ve ruhsatlarına kulak asmayınız, onlara itibar etmeyiniz, onları dinlemeyiniz.
    (2) Bu devirde Türkiye’de mutlak müctehid seviyesinde hiçbir din âlimi yoktur. “Alimlerin alimi... En yüksek hocaların en yükseği” gibi işkembeden atma unvanlara sahip kimselerin tuzaklarına düşmeyiniz.
    (3) Türkiye’de şu anda Ömer Nasuhî Bilmen ve Ezherî Ahmed Davudoğlu merhumlar ayarında müftü bile yoktur. Müftülük ehliyetine sahip olmayanların fetvalarını kabul etmeyin.
    (4) Gerçek müfessir olmayanların yazdıkları derleme Kur’ân tefsirlerini okumayın. Men fesserel-Kur’âne bi re’yihi fekad kefer (Kur’ân’ı kendi re’y ve kafasıyla tefsir eden kâfir olur) hükmünü unutmayın.
    (5) Reformcu ilâhiyatçılara inanmayın, kanmayın. (Reformcu olmayanlara selâm ve hürmetlerimi arz ederim)
    Muteber, güvenilir bir ilmihal kitabı alın ve onu başucu kitabınız yapın, dininizi ondan öğrenin.
    (7) İsmi cazip, kapağı cafcaflı diye her din kitabını alıp okumayın.
    (8) Arap dünyasındaki bozuk mezhebe kapılarak “Şöyle yapmak şirktir, böyle yapmak küfürdür...” gibi aşırılıklara kapılmayın. Dinimiz ölülerin mezarlarını belli etmeye, kabir ziyareti yapmaya izin vermiştir.
    (9) Tergib ve terhib konusunda zayıf hadîslere uyulur. Mesela namazı teşvik eden, terkinden dolayı korkutan zayıf bir hadîsi zikr etmenin hiçbir sakıncası yoktur. Çünkü namaz zaten Kur’ân’la, Sünnetle, icmâ-i ümmetle sâbit bir farzdır.
    (10) İslâm’ı ilâhî bir din olmaktan çıkartıp, beşerî bir ideoloji ve hümanizma haline getirmeye çalışan müfsidlerin tuzaklarına düşmeyin.
    (11) Dinlerarası diyalog ve hoşgörü çukuruna düşerseniz bir daha çıkamazsınız. Bu gibi tuzaklara karşı çok dikkatli ve uyanık olunuz. Tek hak din İslâm’dır. Hz. Muhammed’in risaletini ve dâvetini duyup da reddedenler için selâmet ve kurtuluş yoktur.

    Mehmet Şevket Eygi
    Milli Gazete, 15 Ekim 2005

    Not ( Bu makaleye parantez içinde küçük bikaç ilave yaptık)

    Slm ve dua ile...
    Her fikir, her inanış, tek mevsimlik wesselam;
    Zaman ve mekan üstü, biricik rejim "İSLAM"!..

  2. #2
    burakyesilcay adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-09-2005
    Mesajlar
    1,153
    Karizma Gücü
    0
    Arkadaş bu yazından dolayı tebrik ediyorum seni..
    Ellerine sağlık
    TürkYaşam Tavsiyesi: Görüşlerinden Dolayı Karşı Tarafı Damgalayan Öküzlerden İnsanlık Namına Uzak Durun...

    Alıntı M. Fetullah Gülen tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Yeryüzünde Müslümanın Saçı-Sakalı ile Uğraşıyorlar, Benim Şerefimle Uğraşmışlar Çok mu?..
    Zamanında Yöremize Halkı İrşad İçin Gelen Ancak Dilediğini Yapamayan Alimin Sözleri: "Ben Körler Çarşısında Ayna Satmışım, Keller Pazarında Tarak Satmışım" Nice Körler Varda, Bakar Kör


    Yüzyılın Sorusu Karga Hristiyan mı Müslüman mı? Cevabı 2 Ay Sonra

  3. #3
    BlackPanther adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-03-2006
    Mesajlar
    193
    Karizma Gücü
    0
    Bu güzel bilgiler icin Allah senden razi olsun

  4. #4

    Kayıt Tarihi
    02-03-2006
    Mesajlar
    1,614
    Karizma Gücü
    0
    "Güvenilir bir ilmihal kitabı alın ve onu başucu kitabı yapın, dininizi ondan öğrenin.." Şimdi "güvenilir"lik insan takdirinde izafi bir değerlendirme..Tabii asıl söylenmek istenen "bizimki" de..Ben Müslümanların "başucu kitabı" olarak Kuran'ı tanımaları gerektiğini sanıyordum.Keza "mezhepsiz"liğin aşağılanan birşey olduğunu da yeni öğreniyoruz.(Dinin dolaysız Peygamberi mezhepsiz idi zira.Yoksa yanlış mı biliyor muşuz.?) "Tek başına Kuran'ın yetmeyeceği" kuramının ardındaki niyet anlaşılıyor.Bilinçli sistematik bir yeniden tanımlayış var. Kuran ve Peygamberi şatafatlı laflarla rafa kaldırılacak.İlmihallerden,mahalle arası kurslardan,İmamhatip Kantinlerinden yeni bir anlayış yükselecek..yükseliyor..Hoşgeldin "yeni" İslam..Veya güle güle herneyse..

  5. #5
    b_simsek81 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-07-2005
    Mesajlar
    280
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı northest tarafından gönderildi.
    (Dinin dolaysız Peygamberi mezhepsiz idi zira.Yoksa yanlış mı biliyor muşuz.?)
    Esselamun aleyküm kardeş

    Asr-ı Saadette mezhep varmıydı , Peygamberimizin mezhebi neydi ? Gibi sorular ve cevapları forumda uzun uzadıya yazıldı. Aynı şeyleri tekrar buraya yazmak yerine size link ini vereyim, oradan okuyon. Faydalı olması dileğiyle...

    Buraya tıklayın lütfen!

    Slm ve dua ile...
    Bu mesaj en son " 12.04.06 " tarihinde saat 17:12 itibariyle b_simsek81 tarafından düzenlenmiştir...
    Her fikir, her inanış, tek mevsimlik wesselam;
    Zaman ve mekan üstü, biricik rejim "İSLAM"!..

  6. #6
    NO_ESCAPE+
    Ziyaretçi
    Alıntı northest tarafından gönderildi.
    "Güvenilir bir ilmihal kitabı alın ve onu başucu kitabı yapın, dininizi ondan öğrenin.." Şimdi "güvenilir"lik insan takdirinde izafi bir değerlendirme..Tabii asıl söylenmek istenen "bizimki" de..Ben Müslümanların "başucu kitabı" olarak Kuran'ı tanımaları gerektiğini sanıyordum.Keza "mezhepsiz"liğin aşağılanan birşey olduğunu da yeni öğreniyoruz.(Dinin dolaysız Peygamberi mezhepsiz idi zira.Yoksa yanlış mı biliyor muşuz.?) "Tek başına Kuran'ın yetmeyeceği" kuramının ardındaki niyet anlaşılıyor.Bilinçli sistematik bir yeniden tanımlayış var. Kuran ve Peygamberi şatafatlı laflarla rafa kaldırılacak.İlmihallerden,mahalle arası kurslardan,İmamhatip Kantinlerinden yeni bir anlayış yükselecek..yükseliyor..Hoşgeldin "yeni" İslam..Veya güle güle herneyse..
    Sevgili northest,
    Yorumunun virgülüne kadar katılıyorum..
    ne yazık ki bu şekilde yazanları ve kendileri gibi düşünmeyenleri bazi nickler(sizcede malum)burada; din düşmanı, sünnetsiz, mezhepsiz, dinsiz, islamı yıpratan cahil, günahkar ve birçok gerçekdışı suçlamalarla yererler.
    Bunu ben çok yaşadım ve hatta şu an bile bu yorumun altına hemen eklemeler yapılacaktır.

    Güncel yaşamla ilgili dini olguları tartışmak nedense onlar için sakıncalı.. Din özeleştirisi yapmak, araştırmak, yorumlamak veya irdelemek günahmış havası yaratarak, günümüzde eleştiri yapmanın günah olduğunu varsayarak, karşılaştığımız dinsel olguları binlerce yıl öncesinden verilen içtihadlarla cevaplamaya çalışacaklardır.

  7. #7
    b_simsek81 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-07-2005
    Mesajlar
    280
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı NO_ESCAPE+ tarafından gönderildi.
    Sevgili northest,
    Bunu ben çok yaşadım ve hatta şu an bile bu yorumun altına hemen eklemeler yapılacaktır.
    Forumda insanlar katılmadıkları bir düşüncenin altına yorum yapacaklardır tabiki. Başka bir ihtimal olabilir mi ?

    Madem birilerinin senin yazının altına olumsuz eleştiri mahiyetinde yorum yazmasına karşıysan yada bundan rahatsız oluyorsun sen bu yazının altına neden yorum yazdın ki ?

    Böyle yaparak tezatların en gülünçlerinden birisinede düşmüş oldun!!!

    Alıntı NO_ESCAPE+ tarafından gönderildi.
    Güncel yaşamla ilgili dini olguları tartışmak nedense onlar için sakıncalı...
    Güncel yaşamda hergün yeni bir hastalık yeni bir sağlık problemi de çıkıyor. Neden sağlıkla ilgili yeni çıkan problemler hakkında tartışmıyorsunuz ?

    Bu soruya vereceğiniz en rasyonel cevap şu olsa gerek : Çünkü biz sağlık ve hastalıklar hakkında ihtisas ve ehliyet sahibi değiliz.

    Peki size yine soruyorum : İhtisas ve ehliyet sahibi olmadığınız bir alanda tartışmayı uygun bulmuyorsanız din hakkında tartışmayı neden meşru sayıyorsunuz ?

    Halbuki din konusu diğer konulara göre daha hassastır : Sizin doğru kabul etiğiniz bir şekilde Ümmet-i Muhammed den birisi amel etse ve o amel yanlış olsa bundan dolayı Allah tan korkmazmısınız ? Ki ben bir kardeşimin yanlış amel etmesine sebep oldum diye ?

    Slm hidayete tabi olanların üzerine olsun!
    Her fikir, her inanış, tek mevsimlik wesselam;
    Zaman ve mekan üstü, biricik rejim "İSLAM"!..

  8. #8

    Kayıt Tarihi
    26-04-2006
    Mesajlar
    26
    Karizma Gücü
    0
    doğru tabi..

  9. #9
    termit adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-03-2005
    Mesajlar
    475
    Karizma Gücü
    0
    Bu konularla ilgili bir E- book daha önce vermiştim.Bir çok konu detaylı bir şekilde anlatılıyor
    http://www.turkyasam.com/showthread.php?t=385753


    İÇİNDEKİLER
    Sahtfe no:
    BİRİNCİ KISM
    Fideli Bilgiler 3
    Ma’lümt-i nfi’a (Fideli Bilgiler) 8
    İKİNCİ KISM
    Muhtelif Bilgiler 25
    1- Bölücüler ve bozuk mezhebler 25
    2- Ehl-i sünnet i’tikadı 37
    3- İslam bilgileri ikiye ayrılır 40
    4- Fıkh limleri yedi tabakadır 44
    5- İmam-ı a’zam ebü Hanife 46
    6-Vehhabilik 57
    Din Adamı Bölücü Olmaz 87
    1- [Mısrlı Reşid Rızanın (İslamda birlik ve mezheblerin telfikı)nı savunan (Muhaveri) kitabına ve Ali-yül Kariye islam limlerinin cevabı].. 91, 139
    2- Dört mezheb imamı 159
    3- Muhammed Ma’süm-i Farüki hazretlerinin, ikinci cildin
    110. cu mektübu (Din adamı nasıl olmalıdır?) kermet 169
    4- Bid’at ne demekdir (İ’tikadda ve amelde bid’at) 175, 436
    5- Ehl-i sünnet kasidesi 192
    Doğruya İnan, BölücüyeAldanma [Birkaç dinde reformcunun
    islamiyyete karşı yazdıkları bozuk düşünceler, altmışbeş
    madde halinde aşağıda yazılmış, her birine gerekli
    cevablarverilmişdir] 197, 201
    1- Cebriyye, mu’tezile ve Ehl-i sünnetin; insanın yapdığı
    iş hakkında, kaza ve kader konusundaki inanışları 230, 231
    2- iman yalnız inanmak mıdır 243
    3- Kur’an-ı kerim tefsiri ve tercemeleri 253
    4- Allah korkusu ve Allah sevgisi. Fıkh ilimleri geçici imiş.
    İslmiyyet ve kadın, kadınlara hürriyyet verilmesi.
    İbni Teymiyye, Vehhabiler, Mevdudi 258
    5- İctihad nedir. Abduh ve Seyyid Kutbun, Selef-i Salihine
    hücümları. Zekat nedir. Teganni haramdır. Teblig-ı
    cem’at denilen reformcular 351
    6- Ahmed Rıza han Berilevinin (Fetvel Haremeyn) fetva
    kitabından bid’at ehline cevablar. Hadis-i şerifler. Bid’at
    nedir? Mürşid kimdir? Osmanlıların islamiyyete hizmetleri.
    Muhammed Kutbun ve Hamidullahın küstahlığı 420
    Ho-parlör, internet 440
    7- 3.cü cild 23.cü, 1.ci cild 213 ve 96.cı mektüb 454
    ELVAN YÖRÜĞÜ

  10. #10
    NO_ESCAPE+
    Ziyaretçi
    Sevgili b_simsek81, Bırakın masonları, dinlerarası diyalok vs. suçlamaları..

    Dindeki ilk çatlak seslerin, ne zaman nereden geldiğini iyi bildiğini sanıyorum..
    Yoksa o çatlak sesler olmasaydı bu gün; mezhepler, tarikatlar ve farklı yollar olmazdı.. ve din farklı farklı yorumlanmaz, mezhep yüzünden iki müslüman toplum birbirini katletmezdi..
    Oysa din belli ve iki kesin yolu var; Kur'an ve sünnet bunların dışına çıkmak çatlak ses çıkarmak demektir.

    öyle değilmi?

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Son günlerde basında muhalefetin "çatlak seslerin" artması hakkında.
    2003 - 2004 Konuları bölümünde Digital Planet tarafından açılmış
    Yanıt: 6
    Son Mesaj: 31.12.04, 14:52

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •