100 katlı bir gökdelenin temelinde iki küçük kum tanesi vardır.Bir tanesi hergün diğerine çektiği sıkıntıları anlatmaktadır.
- Üzerimde binlerce ton yük var. Bütün gökdeleni içindekilerle beraber benim üzerime yüklemişler. O kadar bunalıyorum ki nefes bile alamıyorum..Sanki başka birisi yokmuş gibi....Birde şu yanımdaki kum taneleri başlarını eğip dizlerini bükmüyorlar mı...daha fazla yük biniyor üzerime...
Neden ben? Bu sıkıntıyı hakedecek ne yaptım...?
Diğeri ise bu şikayetleri sessizce dinler ve hiç bir şey söylemeden yükünü taşımaya devam edermiş... Bir gün "şikayetçi kum tanesine" arkadaşı:
- "Ben seni bu yükten kurtarabilirim.. İstermisin? " demiş...
Diğeri merakla:
- "Nasıl yani! ! ? ? , Nasıl olacak bu... Ayrıca bunu niye yapacaksın? " diye sormuş...O 'da
- Sen bana hergün yardım ediyorsun bende sana yardım etmek istiyorum..
Diyerek anlatmaya başlamış...
- Şimdi sen her gün "Üzerimde binlerce ton yük var. Bütün gökdeleni içindekilerle beraber benim üzerime yüklemişler. O kadar bunalıyorum ki nefes bile alamıyorum.." diyorsun ya.
İşte bende o zaman "Ben ne kadar şanslı ve bahtiyar bir kum tanesiyim ki; yüzbinlerce tonluk gökdeleni benim sırtıma yüklemişler, ve içindekilerle beraber onu taşıyorum..Bu onurlu ve şerefli görevi bana verdikleri için ne kadar şükretsem azdır." Diyorum.
Diğeri istihza ile karışık gülerek;
- Peki madem bu kadar onurlu ve şerefli bir görev yapıyosunda... Sana madalyamı takıyorlar..Ayrıca burada trilyonlarca kum tanesi var.. Senin farkın ne..
- Benim farkım............: FARKINDAYIM.
Ayrıca aman yavaş ol kimse duymasın bunları...Çünkü:
1) Her yiğidin gönlünde bir aslan yatar.. Benim gibi milyonlarca kum tanesi bu şekilde düşünüyor.. Eğer biri çıkıp gökdeleni ben taşıyorum derse..herkesin hayalleri yıkılır..Hayallerin yıkılması, tam bir felaket olur. Çünkü o zaman başlar öne eğilir. Dizler bükülür... Senin yanındaki arkadaşların yaptığını biliyorsun.. Bereket hayalleri olanlar var da gökdelen içindekilerle beraber hala ayakta.....
2) Hem bana madalya verseler ne olur? Belki sırtımdaki yükü kaldırıp beni bu gökdelenin tepesine koyarlar bir elim yağda, bir elim balda rahat bir hayat verirler... Düşünebiliyormusun o zaman bu şerefli görevi yapamamış olurdum. Bu sence büyük bir CEZA değilmidir.? Ayrıca orada şiddetli rüzgarlar ve yağmurlarda varmış?
Benim aldığım karşılık burada olmaktır zaten...
Işıkçı
Çanakkalede Şehit olan 250.000 'den fazla MEÇHUL ASKER 'in anısına..........


LinkBack URL
About LinkBacks


Alıntı Yaparak Cevapla


