• Reklam
4 sonuçtan 1 --- 4 arası gösteriliyor
  1. #1
    TY Bölüm Sorumlusu kaiserx adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-09-2005
    Mesajlar
    3,505
    Karizma Gücü
    7

    Türbanı yüzünden atılan öğretmene bir ret de BM’den

    Türban taktığı için okuldan atılan öğretmen Rahime Kayhan ’Kadınlara karşı ayrımcılık var’ diyerek Birleşmiş Milletler Kadına Karşı Ayrımcılık Komitesi’ne başvurdu. Komite, Kayhan’ın başvurusunu Türkiye’de kaybettiği davaları "kadına ayrımcılık yapıldığı" gerekçesiyle açmadığı için kabul edilebilir bulmadı.

    AVRUPA İnsan Hakları Mahkemesi’nin ardından Birleşmiş Milletler (BM) Kadına Karşı Ayrımcılık Komitesi de türban başvurusunu reddetti.

    Ayrımcılık Komitesi, türbanı yüzünden okuldan atılan Rahime Kayhan adlı öğretmenin başvurusunu kabul etmedi. Böylece, Leyla Şahin’in başvurusuna AİHM’in verdiği "insan hakları ihlali yok" kararının sonrasında Avrupa’dan umudunu kesen "türban lobisi", BM’de de başarılı olamadı. Komiteye yapılan başvurular, karar alınıncaya kadar kesinlikle açıklanmadığı için şimdiye kadar duyurulmadı.

    KAVGA NASIL BAŞLADI?

    Türban kavgasını BM’ye taşıyan, Rahime Kayhan adlı türbanlı bir öğretmen oldu.

    Türban taktığı için okuldan atılan Kayhan, Türkiye’de bütün davaları kaybettikten sonra 20 Ağustos 2004’te komiteye başvurdu.

    Kayhan, okuldan atılmasının "kadına karşı bir ayrımcılık" olduğunu savunarak Türkiye’nin sözleşmeyi ihlal ettiğini öne sürdü.

    Başvurunun Şahin davasından iki farkı vardı.

    İlki, Şahin AİHM’ye giden ilk öğrenciydi, eğitim ve insan hakkının ihlal edildiğini öne sürüyordu. Öğretmen olan Kayhan ise başvurusunu insan haklarına değil "ayrımcılığa" dayandırdı.

    BAKANLIK SAVUNMASI

    Dışişleri Bakanlığı, komiteye gönderdiği gizli savunmasını iki noktaya odakladı. Öncelikle Leyla Şahin’in türban yasağının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olmadığı yolundaki mahkeme kararına dayandı. İkincisi ise kamu görevlilerinin kıyafet yönetmeliğini gerekçe gösterdi. Savunmada, erkeklerin de yönetmeliği ihlal etmeleri halinde disiplin cezası verildiği, bu nedenle kadın ya da erkek ayrımı yapılmadığı vurgulandı.

    İNCELEMEYE ALMADI

    Komite, bir buçuk yıl süren yazışmalardan sonra 27 Ocak 2006’da kararını aldı ve Kayhan’ın başvurusunu "kabul edilebilir" bulmadı. Yani baştan geri çevirip incelemeye bile almadı. Gerekçe olarak da Kayhan’ın Türkiye’de kaybettiği davaları "kadına ayrımcılık yapıldığı" gerekçesiyle açmadığını gösterdi.

    BM Kadına Karşı Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesi, uluslararası sözleşmenin denetimini yapıyor. 2000’de sözleşmeye eklenen bir protokolden bu yana taraf olan ülkelerin vatandaşlarına da kişisel başvuru hakkını tanınıyor.

    Komite, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne benziyor.

    Önce başvuruyu "kabul edip etmeyeceğine" karar veriyor. Eğer kabul ederse aynı AİHM gibi sözleşmenin ihlal edilip edilmediğini inceliyor. İhlal edildiğine karar verirse de sözleşmeyi imzalayan ülkeden yasalarını ya da uygulamasını düzeltmesini istiyor; ama AİHM gibi tazminat ödeme cezası veremiyor. Ancak yine de komitede alınan karar bağlayıcı nitelik taşıyor.

    KAPILAR KAPANDI

    Başvuruyu yakından izleyen komitenin eski başkanı Prof. Feride Acar’la konuştum.

    Acar, komitenin gösterdiği gerekçeyle bu tür türban başvurularına kapılarını kapattığını açıkladı. Prof. Acar yeni bir türban başvurusu için Türkiye’de "kadına ayrımcılık yapıldığına" ilişkin bir davanın açılıp kaybedilmesi gerektiğini, bunun ise en az 3-4 yıl sürebileceğine dikkat çekti.

    BM Kadına Karşı Ayrımcılık Komitesi, Kayhan’ın başvurusunu kabul etmiş bile olsaydı, türban lobisi büyük bir başarı elde edip sorunu BM’ye taşımış olacaktı. Böylece, AİHM’den sonra BM’deki en önemli komitenin de kapıları şimdilik kapanmış oluyor.
    hürriyet
    http://www.internethaber.com/images/other/6.20071022164733.jpg

    Rabbime inanıyorum; öyleyse umutsuzluğa gerek yok!

  2. #2
    hazan_ng adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-12-2005
    Mesajlar
    11,282
    Karizma Gücü
    9
    işte bu kadar yaaaa........ bide insanların özgür olması için uğraşırlar....
    insanarın yaşayış tarzlarına inanışlarına neden karışırlar anlamıyorum ya....
    "-Bir gün, başımı omzuna dayayıp, uyumak isterdim" dedi kadın
    "-Ya bir daha uyanamazsan?" dedi adam
    "-İşte mutluluk bu olsa gerek" dedi kadın...


    ...
    ..
    .
    ÖzgüRuh (H.N.G)

  3. #3
    Çalıkuşu adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-04-2006
    Mesajlar
    97
    Karizma Gücü
    0
    ben bu ülkede nasıl okuyorsam, annem, teyzem, yengem nasıl kamu dairelerine özgürce girip cikabiliosa, bu türbanlıların da en dogal hakkı...
    ne kadar yanlış tutumlar içerisindeyiz
    go|st Sad|st Narsh|st Mazosh|st Denges|zt Terbiyes|zt..!

    öylece bu gece içmişim ?drunk
    bir masadan bir masaya geçmişim :S
    anlamsızca her gülüşten sonra
    senden bahsetmişim

    şöyle durup baktım tadı ekşi ışıklar
    yanımda tanımadığım o boş insanlar
    söyleyebileceğim tek kelimeyse;
    " sakladım sana yalnızca dudaklarımı... " {Super**75


    Nobody Dies Virgin...
    Cuz Luv F*cks Everyone!!!


    ☆. •°° •. ☆ Karadenizliler Birliği ☆.•°°•.☆


    DiShy KarTaL

  4. #4
    _tamer_ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-03-2006
    Mesajlar
    388
    Karizma Gücü
    0

    Hürriyetin yalan haberi neden şaşırmadık...

    BM Kadına Karşı Ayrımcılıkla Mücadele Komitesi’nin Rahime Kayhan isimli öğretmenle ilgili verdiği kararın, başvuruda yapılan usul hatasından kaynaklandığı bildirildi. Hürriyet gazetesinde dün yer alan ‘Türbana bir darbe de BM’den’ başlıklı haberde, başörtüsü yasağıyla ilgili başvurulara BM yolunun kapandığı iddia edildi. Kadına Karşı Ayrımcılıkla Mücadele Komitesi (CEDAW) eski Başkanı ve ODTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Feride Acar, bu iddianın doğru olmadığını söyledi. Başörtüsü başvuruları için BM yolunun kapandığını söylemenin doğru olmadığını söyleyen Acar, Rahime Kayhan aleyhindeki kararının “iç hukuk yolları tüketilmediği gerekçesiyle” alındığını hatırlattı. Acar şunları söyledi: “Rahime Kayhan, Komite’ye Türkiye’deki iç hukuk yollarını tükettiğini iddia ediyor. Ancak Türk mahkemelerine kadına ayrımcılık yapıldığı iddiasıyla başvurmamış. Komite, Türk iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle bu başvuruyu kabul edilebilir bulmadı.” dedi. Acar, “Davacı başörtüsü yasağının ‘kadına ayrımcılık’ içerdiği teziyle Türk mahkemelerine başvurur ve sonuç alamazsa, Komite’nin Kayhan kararından farklı bir karar alma ihtimali bulunuyor.” dedi.

    Erzurum’da ortaokul öğretmenliği yaparken başörtüsü yasağı dolayısıyla görevinden uzaklaştırılan Rahime Kayhan, Erzurum İdare Mahkemesi ve Danıştay’a yaptığı başvurulardan sonuç alamadı. Bunun üzerine Kayhan 2004 yılında CEDAW’a başvurdu. Komite 27 Ocak tarihli kararında Kayhan’ın Türk mahkemelerine yaptığı başvuruda, ‘kadına ayrımcılık’ tezini hiç dile getirmediğini belirterek müracaatının kabul edilemeyeceğini duyurdu. Başvuruları insan hakları açısından değil kadına ayrımcılık yönünden inceleyen CEDAW’ın karar metninde kamu kurumlarında ve üniversitelerde uygulanan başörtüsü yasağının insan haklarına aykırı olup olmadığına dair bir değerlendirme yapılmıyor.

    Özbek öğrencinin şikâyetini haklı buldu

    Rahime Kayhan’ın başvurusunda ‘usul hatası’ nedeniyle aleyhte karar veren BM‘nin 2004 yılında Raihon Hudoyberganova isimli Özbek öğrencinin açtığı davada, başörtüsü yasağı aleyhine karar verdiği bildirildi. Özbek öğrenci Hudoyberganova, başörtüsü yasağı nedeniyle ülkesinde eğitim hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle 2000 yılında temel insan hakları alanında faaliyet gösteren Cenevre merkezli Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi’ne başvurdu. İnsan Hakları Komitesi, 2004’te verdiği kararda, ‘başörtüsü yasağının BM Siyasi ve Medeni Haklar Sözleşmesi’ne aykırı olduğuna’ karar verdi. BM İnsan Hakları Komitesi’nin kararı, AİHM’nin başörtüsü yasağını onayladığı Leyla Şahin kararıyla çelişiyor. AİHM, ‘nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan Türkiye’de, başı kapalı üniversite öğrencilerinin, başı açık olanlar üzerinde baskı oluşturacağı’ tezini savunmuştu.

    Birleşmiş Milletler çözüm için Türkiye’ye 2009’a kadar süre tanıdı

    Birleşmiş Milletler (BM) Kadınlara Karşı Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesi’nin (CEDAW) Türkiye’ye ilişkin hazırladığı tavsiye raporunda kız öğrencilerin başörtülü olarak okullara alınmaması ‘kadınlara yönelik ayrımcılık’ olarak nitelendirilmişti. 2005 Kasım ayı içerisinde hazırlanan raporda hükümetin son yıllarda yaptığı yasal düzenlemelerle kadın ayrımcılığı yönünde önemli adımlar attığı belirtilirken, ancak kızların eğitim sırasında ayrımcılığa tabi tutulduğu vurgulanmıştı. Raporda, “Komite, okullarda ve üniversitelerde türban yasağının kızlar ve kadınlar üzerindeki etkisinden endişe duymaktadır.” ifadeleri yer alıyor. Raporda devletin kızların okur yazarlık oranının artırılması için aktif önlemler alması, eğitimin her seviyesine kadınların erişmesinin kuvvetlendirilmesi ve meslek tercihlerinin çeşitlendirilmesini sağlaması gerektiği belirtilirken, başörtüsü yasağının bu faktörlere etkisinin araştırılması isteniyor. Raporda, “Komite, taraf devletin türban yasağının etkisini denetlemesini ve değerlendirmesini, yasak yüzünden okullar ve üniversitelerden dışlanan kadın sayısı hakkında bilgi derlemesini rica eder.” denildi. Komite, Türkiye’nin raporda sıralanan sorunları en geç 2009 yılının Ocak ayına kadar çözmesini istedi.

    http://www.sonsayfa.com/news_detail.php?id=4540

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. AİHM türbanı reddetti!
    2005 Konuları bölümünde babaya tarafından açılmış
    Yanıt: 66
    Son Mesaj: 17.11.05, 21:21
  2. Avrupa Birliği, kuş gribi yüzünden Türkiye’den ithalatını yasakladı.
    2005 Konuları bölümünde Pasali TJ tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 14.10.05, 16:44
  3. Fuhuş yaptığı için TRT’den atılan spiker mahkemede Savcı Yüksel’i emsal gösterdi
    2005 Konuları bölümünde selcuktr61 tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 18.08.05, 21:21

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •