• Reklam

Anket: Kitabın Değerlendirmesi

+ Konuyu Yanıtla
5 sonuçtan 1 --- 5 arası gösteriliyor
  1. #1
    KeLebeK adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-09-2004
    Mesajlar
    4,927
    Karizma Gücü
    0

    Kristal Denizaltı (Ahmet Altan) Özeti, Konusu, Karakterleri, Yorumları

    Yazarın Adı: Ahmet Altan

    Kitabın Adı: KRİSTAL DENİZALTI

    Türü: Deneme

    Baskı Tarihi: Ocak 2002



    Benim de o kristal denizaltıya binmişliğim var. Süt buğusu gibi solgun maviliğin yayıldığı ıssız bir sabah vakti, dönüp dönmeyeceğini bilmediğin bir yolculuğa çıkmak için ürpertilerle binip kapaklarını kapatırsın. Eğer dönersen, başka biri olarak döneceksindir yolculuğundan. O denizaltı bir yere gitmez. Giden sensindir.
    Kimsenin birbirine bakmadığı,yalan,ihanet,
    şiddet ve acımasızlıkla yoğrulmuş
    yalnızca hayallerin göz göze geldiği
    bir hayattan intikam almanın en iyi yolu
    YAŞAMAKTIR.
    Anlam aramak boşunadır ve her şeyin ''HİÇ''e dönüşmesi gerekir..

  2. #2
    challenge18 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-11-2005
    Mesajlar
    2,792
    Karizma Gücü
    7
    Tşk bilgi için...

  3. #3
    promeas adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-02-2006
    Mesajlar
    573
    Karizma Gücü
    0
    ahmet altanın en iyi denemeleri bu kitaptadır. bence değeri henüz farkedilşmeyen bir kitap...
    herkes birgün yeniden çıkıp gelecektir...
    Seni seviyorum lafında biraz kutsallık vardır,
    aşktan doğar biraz seni seviyorum demek...
    ve sen ;onu söyleyene inanamazsın
    onu hissettirene inanırsın

    PROMEAS
    ๘۩ TürkYaşamAslanları ๘۩
    Senin Sevginle Yaşıyoruz Galatasaray...

  4. #4
    ysfaky adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-04-2005
    Mesajlar
    1,362
    Karizma Gücü
    8
    Keşke yalnızca bu kitabının değeri anlaşılmamış olsa...Tüm kitapları bir hazine aslında...Ama ölmesi bekleniyor değereni anlayabilmek için...


    Sevdiklerimizin ruhlarında oluşan anlık değişimleri, duygu sıçramalarını, her zaman çok da belirli nedenlere bağlı olmayan yakınlaşmalarını ve uzaklaşmalarını, bilinçlerinin alt kısımlarındaki ulaşılmaz bölgelere saklanmış arzularının değişik biçimlerde ve beklenilmeyen zamanlarda ortaya çıkışını izleyebilseydik, herhalde sakin bir denizde suların arasından aniden yükselen bir canavarı gördüğünde zavallı bir balıkçının hissedeceği korkuyu ve şaşkınlığı hissederdik.
    Ürkütürlerdi bizi.

    Ahmet Altan - Aldatmak

  5. #5
    Ebruli adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-01-2005
    Mesajlar
    6,886
    Karizma Gücü
    0
    Kitabın İncileri

    “Hem çok sevdiği hem çok beğendiği biriyle ‘onun hiçbir şeyi olmamak’ üzere yola çıkıp onun her şeyi olmaya varmak, kabul etmeli ki, insanın ilgisini çeken bir macera. 9

    Hiçbir şeyi olmamaktan başlarsan, o geniş özgürlük meralarından ‘her şeyi olmaya’ ulaşabiliyorsun.

    Her şeyi olmaktan başlarsan, kısa zamanda gideceğin yer ‘hiçbir şeyi’ olmamak oluyor. 10

    Bütün kadınlar aynı zamanda ‘öteki kadın’dır. 15

    ‘Öteki kadın’ her kadının içindedir ve belki de bu yüzden onu o kadar iyi tanıyıp ondan o kadar nefret eder. 15

    Bıçağı saplayan çıkarsın isteriz.

    Kuşkunun ya da kaybetme endişesinin hançerini kim içimize sapladıysa, onu oradan çıkarma ve yaramızı iyi etme kudreti de yalnızca ondadır çünkü. 16

    Shakespeare, bir insanın içinde, sevdiğinden kuşkulanmak için ekilecek kötü tohum bekleyen uğursuz bir toprak olduğunu anlatır bu piyesinde; o tohumun nasıl büyüdüğünü, kıskançlığın her duygudan daha büyük ve daha geniş bir ağaç haline gelip bütün öbür duyguları gölgesiyle örtebildiğini gösterir.16

    Ve bir insanın birini hem sevip hem de ona düşmanlık duyması kadar taşınması zor bir duygu ikiliği, inanın az bulunur. 18

    - İnsan sevdiğini görmediğinde aşk biter mi?

    - Düşünsene, Tanrı’yı bir kez bile görmedik ama onu seviyoruz.

    Aşk, bir insanı Tanrı’yı sever gibi sevmek mi, onu görmeden ama onu hissederek onun varlığına bağlı kalmak mı? 27

    İnsanlar Tanrı’yı görmeden seviyorlar.

    Ama Tanrı’ya inananların çoğu, bir insanın bir başka insanı hiç görmeden sevmeyi sürdürebileceğine inanmıyor. 30

    -Bir kadınla üç şey yapabilirsin: Ya onu seversin, ya onun için acı çekersin ya da onu yazarsın. 36

    Bu cümleyi yazarın yazdığı gibi ‘ya seversin ya acı çekersin ya yazarsın’ diye mi kurmalıydık, yoksa ‘bir kadını seversin ve onun için acı çekersin ve onu yazarsın’ diye mi? 37

    Kaderimiz bazen bir başka yüzün ardında saklıdır.

    Belki de daha önce hiç görmediğimiz bir yüzün ardında.

    Hepimiz, farkında olmasak da, o yüzü ararız.

    Kaderimizi değiştirecek, ölümü bile bize sevinçli bir buluşma gibi gösterebilecek o yüzü. 44

    Birlikte olduğunuz kadın değiştiğinde, değişen yalnızca kadın değildir, hayatın neredeyse bütünü değişir; bir başka kata, bir başka bahçeye geçersiniz, orada her şey farklıdır. 52

    Bir kadından bir kadına geçmek, bir hayattan bir başka hayata geçmektir. 52

    Geleceğimizin rotasını kararlarımız mı, yoksa kararsızlıklarımız mı çizer? 75

    Aşk, maskesi insin diye en çok beklenendir, indirecekmiş gibi yapar, onu gördüğünü, onu bildiğini sananlar çoktur, ama o kendisini çok az insana çırılçıplak gösterir ve onun maskesinin indiğini görmek aynı anda birçok maskenin de indiğini görmektir.
    95

    ..Kusursuz bir güzelliğin bunaltıcı olabildiğine inandığımı söylerdim; kusursuzluğun bir tekdüzeliğe dönüşmesi çok kolaydır çünkü. 104

    Kötülüğü olmayan bir iyilik sıkıcıdır bence.

    İyiliği olmayan bir kötülüğün sıkıcı olması gibi.

    Sanırım, Tanrı’yı muhteşem kılan, onun iyilik ve kötülük arasında tarafsız kalması, iyiliği yarattığı gibi kötülüğü de, kusursuzluğu yaratabildiği gibi kusuru da yaratabilmesidir. 106


    Ve ne garip, insanların ne kadar sevildiği hep onlar öldükten sonra fark edilir.

    Bir gün söylenecek diye bir kenarda bekletilen, ama hiç söylenmeyen bir cümle kalır kaybedenlerin aklında. 109

    Bir insanı bir başka insana kuvvetle bağlayan nedir?

    En değerli pulların yanlış basılmış hatalı pullar olması gibi en sevilen insanlar da aslında hatalı olanlar mı? 113

    Kaybetmeyeceğimiz tek şey geçmişimizdir bence.

    Kimsenin bizden alamayacağı, değiştiremeyeceği, dokunamayacağı tek şey. (S:129)

    Bütün insanların ulaşmayı amaçladığı mutluluk da, sanırım, duygulardan oluşmuş bir dağın zirvesi, en keskin, en sivri yeridir. 152

    Aşk bizi hep zirveye taşıyan, ama tırmanırken hep bir uçuruma düşme ihtimalini de hayatımızın içinde tutan yollardan biridir.
    154

    Zirveye hiç ulaşmamış olanlar ise görmedikleri bir yerin efsanesini dinler, oraya ulaşmayı düşlerler.
    154

    Kendimi yalnız hissediyorum ki, bu yalnızlıktan da kötü.
    Gözlerime bakınca ağlıyorum, insan gözlerine bakınca ağlar mı?..

    Herkes her an herşeyi yapabilir...

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •