Klasik iktisatçılar ekonominin tam rekabet koşulları altında otomatik olarak tam istihdam düzeyinde dengeye geleceğini savunmuşlardır. Bu görüşe göre, denge reel milli gelir düzeyini tam istihdam sınırındaki üretim hacmi belirlemektedir. Birinci Dünya Savaşı'nı izleyen dönemde, özellikle 1929'da başlayan Büyük Dünya Bunalı mı sırasında, gelişmiş Batı ülkelerinde işsizliğin sürekli ve yaygın bir hal alması klasik tam istihdam dengesi görüşüne karşı fikirlerin belirmesine yol açtı. Bu arada tanınmış İngiliz iktisatçısı J.M. Keynes (1883-1946), ekonominin eksik istihdamda da dengede olabileceğini ileri sürdü.

Keynes'e göre ekonominin eksik istihdamda dengede bulunmasının nedeni talep yetersizliğidir. Ekonomiyi bu noktadan çekip çıkarmak için, kamu harcamalarını artırarak efektif talebi genişletmek gerekebilir. Şimdi Keynes'in karşı çıktığı klasik analizin dayandığı noktaları gözden geçirelim:

Klasik iktisatçılara göre, emek, arz ve talebi reel ücrete bağlı olarak değişir. Emek talebi reel ücretin azalan, emek arzı ise artan bir fonksiyonudur.


Şekil 1 Klasik Tam İstihdam Dengesi

Şekil 1'de yatay eksende istihdam, dik eksende reel ücretler gösterilmektedir. Reel ücret, nominal ücreti (W) fiyatlar genel düzeyine (P) bölme yoluyla (W/P) elde edilir. Emek arz eğrisi SL, reel ücretle emek arzı arasında doğrusuna ilişkiyi belirtmek için, sol aşağıdan sağ yukarıya doğru çizilmiştir. Emek talebi eğrisi DL ise, reel ücretle emek talebi arasındaki tersine ilişkiyi gösterir şekilde sol yukarıdan sağ aşağıya doğru inmektedir. İki eğrinin kesiştiği noktada, denge reel ücret haddi ile denge istihdam düzeyi belirlenmektedir. Denge istihdam düzeyi No aynı zamanda tam istihdam düzeyidir. Çünkü klasik istihdam tanımına göre, cari ücret haddinde (yani denge reel ücret düzeyinde) çalışmak isteyen herkes iş bulmuştur. Bu ücret düzeyinin üstünde ücret isteyerek iş arayıp bulamayanlar ise işsiz değildir.

Denge istihdam düzeyinde üretim hacminin ne olacağını üretim fonksiyonu belirler. Kısa dönemde sermaye miktarı ve üretim tekniği değişmez varsayıldığında, üretim fonksiyonu istihdam edilen emeğin fonksiyonu olacaktır. İstihdam genişledikçe -"azalan verim kanunu"na göre- emeğin marjinal fizik verimliliği gitgide azalacağından, üretim fonksiyonu hızı azalarak yükselen bir eğri ile gösterilebilir (Şekil 2):


Şekil 2 Klasik Sistemde Üretim Fonksiyonu

Ekonominin tam istihdam denge hali yukarıdaki iki şekil kombine edilerek Şekil 3'te gösterilmiştir.


Şekil 3 Klasik Sistemde Makro-Ekonomik Denge

Şekil 3'te emek piyasası ve üretim fonksiyonu alt alta çizilmiştir. Emek arz ve talep eğrilerinin kesiştiği noktada, (No) tam istihdam denge düzeyi belirir. Bu (No) istihdam düzeyi de, üretim fonksiyonuna göre (yo) denge reel gelir düzeyini verecektir.


-maximumbilgi-