GİTTİKTEN SONRA
Sözlüğünüzde ki tüm kelimelerin anlamsızlaştığı an her şey duman griliğinde ki belirsizliğe gömülür. Bildiğiniz her şeyin yalan yanlış, saçma sapan olduğunu öğrendiğinizde ilaçların fayda etmediği baş ağrıları başlar...
Gel-git saatler yoruyordu beni. Akreple yelkovan birbirini kovalarken saat hep aynı şeyi gösteriyordu : Ölümü yalnızlık geçiyordu...
Sevgilim; ölüyorum, saflığına katık karışmış beyaz bulutlarda. Beyaz bulutlar kan olup yağıyor üzerime. Kanıyorum sevgilim. Pıhtısı gibiydin kanımın. Yarası olurdun kanamamın, merhemi olurdun yaramın...
Zaman geçiyor sevgilim. Ama ben sürekli geriye gidiyorum. Sen varmışsın gibi davranıyorum, olmadığını anlayınca sen gelmeden önceki yasa boğuluyorum. Yaşıyor taklidi yapıyorum sevgilim. Nefes alıyorum, yemek falan yiyorum. Sanki tabutta değilmiş gibi yapıyorum. Sen gittikten sonra hiç dışarı çıkmadım. Belki dönersin ve beni evde bulamazsın diye. Dönmezsin ya! Belki bir şey unutmuşsundur, onu almaya gelirsin diye. Evet sevgilim...Beni, unutmuşsun...
Çaresizim sevgilim. Her şeyin çaresini bulan ben sensizlik karşısında böyle mide krampları geçiriyorum. Kafamı küvete sokuyorum, bağırıyorum suyun içinde sesimi kimse duymasın diye. Çaresizliğimi kimse duymasın diye. Gittiğini daha kimseye söylemedim de... aslında söyleyemedim. Tıpkı ‘Seni Seviyorum’ u söyleyemediğim gibi. Hataların ikimizin olduğunu ve sensiz bir hiç olduğumu söyleyemediğim gibi, gittiğini de söyleyemedim...
Hava karardı sevgilim ve saat hala ölümü yalnızlık geçiyor. Bataklıklar kurumuyor sevgilim. Sürekli batıyorum. Bir türlü boğulmuyorum ama çıkamıyorum da. Boşlukta gibiyim sevgilim. Öyle ya hayatımda ki en büyük parça sendin ve gidince bomboş kaldı yüreğim...
Sevgilim; bir sorgu odası, bir nezarethane bile göstermeden tutukladın sevdamı. Bilir misin yargısız infazın acısını? Söndükçe ışıkları odaların, daha iyi görüyorum gölgelerini içimdeki karanlığın.
Sevgilim, unutulmanın soğuk ayazı çarptı bugün yüzüme,yüreğime,ellerime. Bir batık gemi gibi bekleyen yüreğim gözlerinin dalgasıyla parçalandı. Bütün güneşlerin battığı o yerde bir gözlerin vardı onlar da bana bakmadı... Bak yine midem tuttu. Zaten ne zaman aklıma gelsen böyle oluyor. Yani hep böyleyim sen gittiğinden beri...
Sevgilim anlatılır gibi değil yokluğun. Bir gözlük ki ne uzağı gösteriyor ne de yakını. İşte bu yüzden olduğum yerde kalışım,kavgalarım,hırçınlığım...
Sevgilim, artık günleri saymıyorum. Duvara çeltik atmayı da bıraktım. Sensiz geçen her günü yüreğime kazıyorum. Çünkü ne akıl kaldı günleri sayacak ne de duvar kaldı çeltik atacak. Kaldırsa kaldırsa yüreğim kaldırır. Ama o da çökmek üzere...
Sevgilim; sensiz hiçbir tartışma konusu yok. Kimin daha çok sevdiğini tartışacağım kimse yok...
Sevgilim; hani gelmediğin o gün var ya. O gün sana bir gül almıştım. Sen gelmedin ben bittim. Gülü hemen öldürmedim belki gelirsin diye. Ama eve dönünce hemen yapraklarını gövdesinden ayırdım. Acı çekiyordu çünkü...
Sevgilim senden bir şey istiyorum... Ben de acı çekiyorum...
By Gazoz_Kapagi


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla

