• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
5 sonuçtan 1 --- 5 arası gösteriliyor
  1. #1
    ESHQUIA adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-06-2005
    Mesajlar
    2,184
    Karizma Gücü
    0

    Deja Vu'nun sırrı çözülüyor

    Sizde sık sık ben bu anı daha önce yaşamıştım hissine kapılıyor musunuz? Uzmanlara göre, insanların yüzde 50'sinden fazlası, hayatları boyunca en az bir kez Deja-vu anını yaşamış. Peki Deja-vu nedir? Bir halüsinasyon mu? Yoksa bir hastalık mıdır? Uzmanlar Dejavu'nun peşine düştü; bu bilinmeyenin sırrını çözmeye çalışıyorlar! İşte Deja- vu ile ilgili yapılan çalışmalarda gelinen son nokta;

    Diyelim ki daha önce hiç gitmediğiniz, küçük kentin kalabalık ana caddesinde arabanızla ilerliyorsunuz. Aniden sol tarafınızda beliriveren yaşlı bir kadının karşıdan karşıya geçmek için kırmızı ışığın yanmasını beklediğini gördünüz. İçinizi bu kente daha önce geldiğiniz hissi kaplıyor. Bir arabadaydınız, aynı kavşakta bulunuyordunuz ve aynı yaşlı kadın kaldırımdan iniyordu. Ancak kadın arabanızın ön tamponuna kadar geldiği anda, hatırladıklarınızla o onda yaşadıklarınızın uyuşmadığını fark ediyorsunuz. Tanıdıklık, önceden yaşanmışlık hissi bir anda yok oluyor...

    Çeşitli araştırmaların ortaya koyduğuna göre, insanların yüzde 50 'sinden fazlası, hayatları boyunca en az bir kez böyle bir deja-vu anını yaşamış. İçinizde uyanan belli belirsiz bir his o anı her ayrıntısyla yaşadığınızı söylüyor ama kimse tam olarak hangisinin daha önce olduğunu bilmiyor. Önceden yaşanmışlık hissi genelde bir kaç saniye sürüyor. Yaşlılara oranla gençler ve genç yetişkinler daha sık bu rüyamsı hayata düşselerde, her yaştan insan deja-vu yaşıyor. Deja-vu özellikle stress nedeniyle çok bitkin ya da aşırı uyarılma hallerinde görülüyor. Buna karşıklık, çok az insanda da rastlansa, bunun tersi de yaşanabiliyor. 'Jamais-vu '( jemavü okunuyor.) Bu durumdaki kişiler tanıdıkları, bildiklerindeki bir yere gittiklerinde ya da tanıdık birisi ile karşılaştıklarında o yeri ya da o kişiyi hiç görmediklerini söylüyorlar. Deja- vu Fransızca'da 'daha önce görüldü' anlamını taşıyor. İlk kez 1876'de Fransız Fizikçi Emile Boiraç tarafından kullanılmış. 20.yy boyunca psikiyatırlar, DEJA-vu yu Freud'çu açıklamalarla bastırılmış duyguların geri çağrılmaya çalışılması olarak anlamlandırdılar. Bu 'Paramnezi' teorisine (ÇARPIK ANIMSAMA) o an yaşanan olayla, bir bunalımla ilintilidir. Ve biliçaltına atıldığından artık belleğimizde ulaşılmaz durumdadır. Bu nedenle, benzer olay bir hatırlama yaratmasa da anlaşılması zor bir tanıdıklık hissiyle egoya esas olayı hatırlatır..Dejavu yaşayan birçok insan, bunun mistik bir güç ya da geçmiş yaşamlar, reenkarnasayon sonucu ortaya çıktığı kanısını taşıyor. Böyle düşünmelerinin nedenine gelince insanlar; olayın hemen önce ve hemen sonrasında zihin ve algılamalarının açık olduğunu, buna göre de durumun tek açıklamasının paranormal - telepatik- mistik bir güç olabileceğini söylüyorlar. Bu çıkarımla tatmin olmayan bilim insanları, uzun zamandır DEJA-VU'nun ardında yatan fiziksel nedenleri araştırıyorlar. Ancak sis perdesi henüz aralanmış bile değil.

    Çünkü Deja-vu'nun gerçekleşmeden önce herhangi bir belirtisi yok. Bu durumda da araştırmacılar deneklerin hatıralarına ya da belleklerine dayanmak zorundalar. Ne var ki durum o kadarda ümitsiz değil. Çünkü bilim insanlarının elinde De-javu'nun tanımını ve çıkış nedenlerini belirleyebilecek yeteri kadar veri bulunuyor.

    Halüsinasyon değil?

    İlk önce dejavu'yu diğer alışılagelmişin dışındaki algısal deneyimlerden ayırt etmek gerekiyor. Örneğin bu durum bir halüsünisyon değil ...Halüsinasyon ruhsal hastalıkların ya da LSD gibi uyuşturucu maddelerin etkisiyle beyin içi dengesizliklerin tetiklediği, ileri düzeyde görsel , işitsel ya da diğer duyuların aşırı hassasiyeti ile ortaya çıkıyor.


    'Şakak lobu epilepsisi' hastalarında da deja vu benzeri belirtiler görülüyor. Örneğin genç bir erkek Japon hasta sürekli olarak hayatının ve evliliğinin bir çok yılını yeniden yaşadığından yakınıyordu. Bu kısır döngüden kurtulmak içinde umutsuzca intihar girişiminde bulunuyordu. Ancak genç Japon'un durumunu DEJAVU'den belirgin vir şekilde ayıran bir yön var. Şaşak lobu epilepsisi hastaları da yaşadıklarının tıpatıp geçmişteki ile aynı olduğuna inanıyorlar .Oysa ki Dejavu yaşayan biri daha o sırada hemen bunun bir yanılsama ve mantıksızlık olduğunu fark ediyor. Almanya'da Martin Luther Üniversitesi'nde okuyan 220'den fazla öğrenci üzerinde yapılan bir araştırmada Dejavu'yu yaşadığını söyleyen deneklerden yüzde 80'i bunun geçmişte yaşadıkları bir olaya benzediğini söyledi.
    Bu çalışmanın ışığında bilişsel psikologlar belirtisiz, bildirimsiz , anılardan sorunlu olan bir başka bilinç dışı sürece yöneldiler. Onlara göre bunlar uzun zamandır unutulan bilinçli olarak geri çağrılamayan ama henüz sinir ağından silinemeyen yaşanmışlıklardır.

    1989 yılında bugün Washington Üniversitesi'nde görevli psikolog Larry Jakobi önderliğinde bir deney yapıldı. Deneklerin toplandığı sınıfın duvarına onların bilinçli olarak algılayamayacakları kadar kısa bir süre tek bir kelime yansıtıldı. Doğru dürüst algılanamayan bu görüntü beynin görsel merkezlerinde bir yerlerde kaydediliyor. Psikolog Jakobi daha sonra kelimeyi uzun süre duvara yansıttığında denekler bunu daha önce gördüklerini iddia ettiler.

    Bilinçaltında algılanan uyarıcının bilinç dışı işlenişi daha sonra benzer uyarıcının çok daha yüksek bir hızda işlenmiş gibi algılanmasına yol açıyor. İşlemeye hazırlama olarak tanımlanan bu olgu bilim insanlarınca o tarihten beri ciddi biçimde inceleniyor. İşlemeye hazırlama ve diğer dikkat nitelikleri Deja vu içeren durumlarla oldukça uyuşuyor.

    1900'li yıllarında başında Hollan'da psikolojinin kurucusu Gerhard Heyman 42 öğreciyi 6 ay boyunca izledi. Bu öğrencilerden Dejavu yaşadıktan hemen sonra kısa bir anket doldurmaları istendi. Heyman 'ın belirlediğine göre ruh durumu değişken olan ya da apati (kayıtsızlık) dönemi yaşayanarla düzensiz çalışma alışkanlıkları olan öğrenciler daha sık deja vu yaşıyordu. Diğer araştırmacılara göre ise bu öğrenciler çok yorgun ve aşırı stresli oldukları dönemlerde Dejavu yaşamaya daha yatkınlardı .

    Bilim insanları Dejavu'nun nörolojik kökenini çözebilseler onu tetikleyenenin ne olduğunu da ortaya çıkarabilirler. Ama bugün için sinirsel bağlantıların yalnızca bir bölümüne ulaşılmış bulunuluyor. Bu arada uzun süre gecikmeli sinirsel aktarımın sorumlusunun DEJAVU olduğu varsayılıyor. Algılama sürecinde bilgi parçacıkları farklı sinirsel yolları izleyerek beynin işlem merkezlerine ulaşıyor. Ve beyin bunları biraraya getirerek anlamlı bir bütün oluşturmaya çalışıyor. İşte bu süreçte aktarımın herhangi bir aşamasındaki gecikmenin karışıklığa ve dejavu oluşumuna yol açacağı düşünülüyor.

    1963 yılında Efron araştırmalarının sonunda beynin sol yarımküresindeki şaşak lobunun gelen verileri bire bir düzenlemekten sorumlu olduğunu ortaya koydu. Anı zamanda bu yerin görsel yollardan saliseler içinde iki kere mesaj aldığını (birini doğrudan diğerini normal dolaylı yollar aracılığıyla sağ yarımkürden aldığı sanılıyordu) buldu. Eğer herhangi bir neden ötürü dolaylı aktarımda bir gecikme olursa sol şaşak lobu ikinci mesajda bir zamanlama hatası kaydediyor. Ve görsel sahneyi sanki daha önce yaşanmış gibi yorumluyor.

    Hatıraları olmayan bellek

    Yapay olarak sağlanan bu dejavuların gerçekte yaşanan ile benzerliği tartışıla dursun yapılan araştırmalardan elde edilen sonuçlar önemli bilgiler sağlıyor. Nörologlar orta şakak lobunun bildirimsel ve bilinçli belleğimizde doğrudan rol oynadığını kanıtlamış durumda . Algısal olayların sanki gerçek olaylarmış gibi kaydedilmesini sonrasında da sanki gerçekten yaşanmışlar gibi gözlerimizin önünden bir film şeridi gibi geçmesini sağlayan hipokankus beynin orta şakak lobunda yer alıyor. Ayrıca orta şakak lobunda parahipokampalgirus, rinalkorteks ve Amigdal'da bellek konusunda önemli bir role sahip. 1997 yılında Stanfoord Üniversitesi'nden meslaktaşlarının yürüttüğü bir çalışma hipokankus'un bilinçli hatırlamayı sağladığını parahipokampalgirus'un ise bellekten herhangi bir olayı geri çağırmaksızın tanıdik uyarıcı ile yabancı uyarıcıyı birbirinden ayırdığını gösteriyor.

    Beynin bir çok bölgesi dejavu üretiminde etkili olabilir. Bireye kendinden ve çevresinden yabancılaştığını , zaman duygusunu kaybettiğini hissettiren bu duygu tarafından tetiklenen dejavu çok karmaşık bir sürecin işlemekte olduğunu ortaya koyuyor. Nörologlar bu küçük yanılsamaların zihin işleyeişine ilişkin önemli bir içgörü sağladığını düşünüyorlar. Dejavu'nun olgusu konusunda gelecekte yapılacak çalışmaların yalnızca belleğimizi nasıl yanılttığımızı değil aynı zamanda beynimizin hangi yolla tutarlı bir gerçeklik hissi yarattığını da yardımcı olmadığı bekleniyor....


    i-medya
    "Kötü adamı sevdim hep,kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinekkaydı tıraşlı, kıravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık,yolları kırık adamları. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardanda hoşlanırım;çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü bende serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam...."
    Pis moruk

  2. #2
    haha... chesss adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-10-2005
    Mesajlar
    5,466
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8

    Başarılı katılıyorum

    abartısız söylüyorum bende 1 defa değil 10 larca kez oldu yaptığım bir şeyi daha önce yaptığımı hisediyorum ve neden bir daha yapıyorum acaba diye soruyorum kendime aynı şey dün akşam oldu
    &

    Hamlet: Yaptığı işin farkında değil mi bu adam ? Türkü söulüyor mezar kazarken.
    Horatio: Alışmış, umursamıyor artık!


    Shakespeare

  3. #3
    VAK VAK Özlem adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-04-2006
    Mesajlar
    5,251
    Karizma Gücü
    8
    ruhlarımız,biz dünyaya gelmeden evvel ruhlar aleminde yaşamışlardır.

    bu nedendendir ki bazı şeyleri önceden yaşamış gibi hissederiz..mesela yni tanıştığımız birini uzun zamandır tanıyor gibi hissetmemiz de bundandır,demek ruhlar aleminde onunla yanyana bulunduk,zaman geçirdik belki de..

    dejavu denilen şeyin sanırsam bizim dinimize göre nedeni budur..ama diğer dinlere göre inanış bu şekilde olmadığından belki de onlar uzuun uzuun aramaya devam edecekler...



    -kaç yıldır bu sokaktan geçiyorsun, başka yol bulamadın mı ?
    -demek sen de kaç yıldır bu sokaktasın. hala çıkamadın mı ?...

  4. #4
    ysfaky adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-04-2005
    Mesajlar
    1,362
    Karizma Gücü
    8
    Alıntı osslem tarafından gönderildi.
    ruhlarımız,biz dünyaya gelmeden evvel ruhlar aleminde yaşamışlardır.

    bu nedendendir ki bazı şeyleri önceden yaşamış gibi hissederiz..mesela yni tanıştığımız birini uzun zamandır tanıyor gibi hissetmemiz de bundandır,demek ruhlar aleminde onunla yanyana bulunduk,zaman geçirdik belki de..

    dejavu denilen şeyin sanırsam bizim dinimize göre nedeni budur..ama diğer dinlere göre inanış bu şekilde olmadığından belki de onlar uzuun uzuun aramaya devam edecekler...
    Öncelikle seni kınıyorum...

    Böyle bir konuda verdiğin yanıttan ötürü...
    Ciddi ciddi.....

    Tinler konusu ilginç ama bir o kadar da zevkli...
    Deja vu neredeyse yaşamımım tümüne yayılmış şekilde ve inanıyorum ki tinlerden öte bir açıklaması olmalı

    eğer öyleyse neden yalnızca o anları anımsayabiliyoruz....


    Sevdiklerimizin ruhlarında oluşan anlık değişimleri, duygu sıçramalarını, her zaman çok da belirli nedenlere bağlı olmayan yakınlaşmalarını ve uzaklaşmalarını, bilinçlerinin alt kısımlarındaki ulaşılmaz bölgelere saklanmış arzularının değişik biçimlerde ve beklenilmeyen zamanlarda ortaya çıkışını izleyebilseydik, herhalde sakin bir denizde suların arasından aniden yükselen bir canavarı gördüğünde zavallı bir balıkçının hissedeceği korkuyu ve şaşkınlığı hissederdik.
    Ürkütürlerdi bizi.

    Ahmet Altan - Aldatmak

  5. #5
    VAK VAK Özlem adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-04-2006
    Mesajlar
    5,251
    Karizma Gücü
    8
    yaşamın tümüne yayılmış olan şey; zaten o olmadan yaşamının da anlamının olmadığı (sahip olduğun)ruhun olduğunu neden düşünmüyorsun da dejavuyu (ruhtan öte) yaşamının her anına yayılmış birşey olarak kabul ediyorsun?

    al bende kınadım şimdi seni

    şunu da eklemek isterim ben de merak ettiğimden ötürü biraz araştırma yaptım ve şu ayete rastladım bu hususta:



    "Sana ruh hakkında soru sorarlar. De ki: Ruh, Rabbimin emrindendir. Size ancak az bir bilgi verilmiştir." (Isra Suresi 85)


    güzel kitabımız sanırım bu hususta güzel bir kaynak teşkil etmekte.ancak merakım hala devam etmekte olduğundan araştırmaya devam edeceğim..bilimsel yada dinsel açıdan..



    -kaç yıldır bu sokaktan geçiyorsun, başka yol bulamadın mı ?
    -demek sen de kaç yıldır bu sokaktasın. hala çıkamadın mı ?...

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Ölümsüzlüğün sırrı çözülüyor !
    2005 Konuları bölümünde basari tarafından açılmış
    Yanıt: 14
    Son Mesaj: 10.11.06, 19:05
  2. Pkk, ÇÖzÜlÜyor! Ayrilanlar MafyalaŞiyor
    2005 Konuları bölümünde tuncakaya tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 02.08.05, 00:52
  3. Kaçak füzelerin sırrı çözülüyor
    2003 - 2004 Konuları bölümünde WhyNot tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 05.06.04, 02:55

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •