• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
8 sonuçtan 1 --- 8 arası gösteriliyor
  1. #1
    finito adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-06-2005
    Mesajlar
    15,172
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10

    şizofreni nedir ne değildir?

    evet arkadaşlar şizofreni hani akıl oyunlardaki john nashin hastalığı sizlere internetten aldığım bir yazıyı iletmek istiyorum. hastalıkla ilgili düşüncelerinizi ve bildiklerinizi buraya aktarabilirsiniz.




    Şizofreni Nedir Ne Değildir?



    Şizofreni Nedir ?
    - Şizofreni epilepsi, Multipl Skleroz gibi bir beyin hastalığıdır.
    - Bütün kronik hastalıklar (Şeker hastalığı, astım, romatizma..) gibi alevlenme ve yatışma dönemleri gösterir.
    - Tedavi edilebilir bir hastalık olmakla beraber zaman zaman alevlenme dönemleri olabilir, hastaların önemli bir kısmında hastalık tamamen ortadan kalkmayabilir. Bu durum da kişinin çalışmasını, çevresindekilerle iletişim kurmasını, bağımsız bir yaşam sürmesini çok güçleştirir.
    - Bu ciddi hastalık yeryüzündeki her yüz kişiden birini etkilemektedir. Dünyada 60 milyon, Türkiye'de de 600.000 şizofreni hastası yaşamaktadır.
    - Hastalık genellikle 15-25 yaş aralarında başlamakla beraber orta yaşlarda başlaması da mümkündür. Hastalık ne kadar erken başlarsa kişilik üzerindeki harabiyet o kadar fazla olmakta, normal bir yaşam sürme şansı azalmaktadır.

    Şizofreni Ne Değildir ?

    - Şizofreni kişilik bölünmesi demek değildir. Maalesef pek çok kişi şizofreni hastalarını bazı zamanlar normal yaşam sürdüren bazen de birden tehlikeli bir caniye dönüşen kişiler olarak hayal etmektedir. Bunun gerçekle alakası yoktur!
    - Şizofreni hastaları nadiren çevreye zarar verebilir.
    - Şizofreni kelimesi sıklıkla iki şekilde hatalı kullanılmaktadır: Ya bir konuda farklı ya da zıt duygular taşımak kastedilir (bir şeyi hem sevmek hem de nefret etmek gibi) ki bu insan doğasında bulunan bir özelliktir. Ya da değişik zamanlarda değişik davranmak anlamında kullanılır ki bu durum da hemen hepimizin doğasında bulunan bir özelliktir.
    - Şizofreni erken bunama değildir.
    - Aşı vb. yollarla korunması mümkün olan bir hastalık değildir.


    Şizofren Hakkında Yanlış İnanışlar

    - Şizofrenler tehlikeli ve saldırgandır.
    - Şizofreninin tedavisi yoktur.
    - Şizofrenler çalışamazlar.
    - Şizofreni anne babanın hatalı tutumu nedeniyle ortaya çıkar.
    - Şizofrenler tembeldir.
    - Şizofrenlerin ne zaman ne yapacakları belli olmaz.
    - Şizofreni karakter zayıflığından ve iradesizlikten dolayı ortaya çıkar. ( Hastalar yeterince çaba gösterseydi bu durumun üstesinden gelebilirdi.)
    - Şizofrenlerin her söylediği şey saçma olacaktır.
    - Mahalledeki şizofrenler çocuklarımıza zarar verebilir.
    - Şizofrenler sanıldığından daha da tehlikelidir.
    - Şizofreninin sebebi fazla mastürbasyon yapmaktır.
    - Şizofrenlerin çocukları da şizofren olur.
    - Şizofreni ömür boyunca giderek ağırlaşır.

    Şizofreninin Nedenleri

    Son yirmi yılda yapılan araştırmalarda şizofreninin nedenleri hakkında önemli bulgular elde edilmiştir. Tüm hastalar için geçerli olan tek bir neden bulunmamakla beraber şizofrenin ortaya çıkmasında rol oynayan başlıca etkenleri üç başlık altında toplayabiliriz:
    1. Kalıtımsal nedenler
    2. Beyindeki yapısal değişikliklerin rolü
    3. Beyindeki kimyasal maddelerin rolü

    Şizofrenide kalıtımın rolü
    Şizofrenisi olan her 10 kişiden birinin yakın akrabaları arasında bu hastalık görülür.
    Şizofreni hastalarının ailelerinde bu hastalığın toplum ortalamasına göre daha sık görülmesi şizofrenide ailesel geçişin rolüne işaret eder. Örneğin, anne ya da babasından biri şizofreni hastası olan çocukta hastalığın görülme olasılığı % 12�dir. Kardeşlerden biri şizofreni hastası ise diğer kardeşlerde hastalık görülme olasılığı %8 dir. Toplumda her 100 kişiden birinde şizofreni görülme riski bulunduğu düşünülürse bu oranların yüksekliği hakkında bir fikir edinilebilir.
    Ailesel yatkınlığın nedeni anne babanın yetiştirme tarzı değildir.
    Hastalığın geni tam olarak bilinmiyor. Bir başka deyişle, elde edilen veriler şizofreniden tek bir geni sorumlu tutmak yerine birden fazla genin rolü olduğuna işaret ediyor.

    Beyin yapısındaki değişikliklerin rolü
    Tomografi gibi görüntüleme yöntemlerinde şizofreni hastalarının beyinlerinde normalde görülmeyen bazı değişiklikler olduğu saptanmaktadır.
    Örneğin beyinde normalde de bulunun boşlukların hasta kişilerde daha geniş olduğu ve bazı beyin bölümlerinin normalden daha küçük olduğu görülüyor. Özellikle, beynin plan yapmak ,sorun çözmek gibi işlevleri de yüklenen ön bölümü ve önceki deneyimleri hatırlayarak o anki duruma uygun bir davranış geliştirmekte rol oynayan hipokampus bölümünün normalden küçük olduğu saptanmıştır. Bu bölgelerin işlevlerindeki aksama sonucunda hastalar günlük hayatta her an karşılaştığımız basit ya da karmaşık sorunları çözmekte zorlanabiliyor. Bu « sorun »lar örneğin yeni tanıştığımız bir kişiyle neleri konuşabileceğimiz, şehir içinde bir yerden bir yere giderken karşılaştığımız aksaklıkların üstesinden nasıl geleceğimiz gibi bize basit gelen şeyler de olabilir.
    Beyin yapısındaki değişiklikler hasta kişilerin beyinlerinin normal gelişimden farklı bir yol izlediği şeklinde yorumlanır.
    Bu değişiklikler doğumdan önce ya da doğum sırasında etkili olan nedenlere bağlanır.
    Örneğin gebeliğin erken dönemlerinde virüs enfeksiyonları ya da doğum sırasındaki bazı sorunlar gibi.

    Beyindeki kimyasal maddelerin rolü
    Beyinde milyarlarca sinir hücresi bulunur.
    Bu hücreler bir telefon şebekesi gibi birbiriyle bağlantılıdır
    Her hücrenin ucundan salınan bazı kimyasal maddeler komşu hücreye ulaşarak hücreler arası haberleşmeyi sağlar. Haberleşmeyi sağlayan kimyasal maddelere nörotransmitter denir.Adrenalin, dopamin, serotonin gibi�
    Şizofrenisi olan kişilerde dopaminin aracılık ettiği haberleşmede bir bozukluk olduğu bilinmektedir
    Dopamin hastaların beyninde bazı bölgelerde fazla miktarda bulunmaktadır. Dopamin aracılığıyla haberleşmedeki bozukluk ;hezeyan ve halüsinasyonlar, dağınık davranış ve konuşma gibi hastalık bozukluklarından sorumlu tutulmaktadır.



    Prof Dr. Alp Üçok

    kaynak site: sizofreni.web.tr
    EFELER BiRLiĞi
    Paylaşım Ve Dostluk Platformu
    ©º° SKYMOON EFE toprağın bol mekanın Cennet olsun °º©


    Türkforum'a bugüne kadar gönderilen her 58 mesajdan birinin Efeler Birliği başlığına gönderildiğini biliyor muydunuz?

  2. #2
    TY Bölüm Sorumlusu kaiserx adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-09-2005
    Mesajlar
    3,505
    Karizma Gücü
    7
    Bu yararlı bilgiler için teşekkür ederim

    Konu dışı olacak belki ama birçok filme konu olan bu rahatsızlık

    İnsanların oldukça dikkatini çekmekte...
    http://www.internethaber.com/images/other/6.20071022164733.jpg

    Rabbime inanıyorum; öyleyse umutsuzluğa gerek yok!

  3. #3
    finito adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-06-2005
    Mesajlar
    15,172
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10
    bir de bunlara ek olarak.
    şizofren hastası bir bireyin böyle bir hastalığı olduğunun farkına varmadığını duymuştum.
    o nedenle bunu ancak hastadan başka biri farkettiğinde tedaci süreci başlayabiliyor sanırım.


    bu konuda daha geniş bilgisi olan arkadaşlar varsa bilgilendirebilirler.
    EFELER BiRLiĞi
    Paylaşım Ve Dostluk Platformu
    ©º° SKYMOON EFE toprağın bol mekanın Cennet olsun °º©


    Türkforum'a bugüne kadar gönderilen her 58 mesajdan birinin Efeler Birliği başlığına gönderildiğini biliyor muydunuz?

  4. #4

    Kayıt Tarihi
    11-03-2006
    Mesajlar
    721
    Karizma Gücü
    0
    valla pek bi bilgim yok ama ilginç bi hatalıktır birde cezmi ersözün 'şizofreni aşka mektuplar' die saçmada bi kitabı vardır:ty4: isimden çağrışım yaptı söliyim dedimm

  5. #5
    TY Bölüm Sorumlusu kaiserx adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-09-2005
    Mesajlar
    3,505
    Karizma Gücü
    7
    Ya aslında çok garip bir hastalık düşünsenize
    Bir insan var bu kişi aslında gerçek olmayan hayal mahsülü bir sürü kişi ya da olay!

    Aslında bu bireylerin hayal güçleri başka alanlara kanalize edilebilse çok faydalı işler ortaya çıkabilir
    http://www.internethaber.com/images/other/6.20071022164733.jpg

    Rabbime inanıyorum; öyleyse umutsuzluğa gerek yok!

  6. #6

    Kayıt Tarihi
    11-03-2006
    Mesajlar
    721
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı nympha87 tarafından gönderildi.
    valla pek bi bilgim yok ama ilginç bi hatalıktır birde cezmi ersözün 'şizofreni aşka mektuplar' die saçmada bi kitabı vardır:ty4: isimden çağrışım yaptı söliyim dedimm










    hastalıklı bir beyinden ne kadar doğru yönde yaratıcılık bekliyebiliris buda olayın farklı bir yüzü bence

  7. #7
    promeas adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-02-2006
    Mesajlar
    573
    Karizma Gücü
    0
    arkadaslar şizofreni hastaları için asıl hastalar bizleriz.şöyle düşünün onların dünyasındayız aslında asıl akıllı onlar biz ise delileriz .farklı boyut hikayesi bir anlamda .kimisi kral kimisi peygamber kimisi ise zafallı bir köylü oluverip çıkıyor karşınıza.
    öyle bir hastam olmuştu. 2 hafta satranç oynmadıktan sonra konuşturdum ancak. beni kendi dümnyasına aldı, ancak kabul edilebildim onun özgür ve hür dünyasına...
    bir gün bu hikayeyi anlatacagım bütün ayrıntısıyla o zaman nasıl bir hasytalık oldugunu daha iyi anmlarsınız. çok tipi var şizofreninin, John nash inki yani filmde gördüğümüz kişilik o masum tiplerden biriydi sadece...
    herkes birgün yeniden çıkıp gelecektir...
    Seni seviyorum lafında biraz kutsallık vardır,
    aşktan doğar biraz seni seviyorum demek...
    ve sen ;onu söyleyene inanamazsın
    onu hissettirene inanırsın

    PROMEAS
    ๘۩ TürkYaşamAslanları ๘۩
    Senin Sevginle Yaşıyoruz Galatasaray...

  8. #8
    abdullahbirisi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-10-2005
    Mesajlar
    1,775
    Karizma Gücü
    7
    ŞİZOFRENİ NEDİR?


    Şizofreni İçe kapanma, gerçeklere kayıtsızlık ve şahsiyet ikileşmesi, zihin bölünmesi, İçe yönelik düşünce yapısının yerleşmesi şeklinde beliren bir psikozdur. Şizofren kendine Özgü bir Dünya da yaşamakta, ilksel ve benmergezci (egosantrik) bir düşünce yapısına sahip bulunmaktadır. Kendi iç dünyasına yerleşmiş olan Şizofren Bir düşler aleminde yaşamaktadır. Bu hastalığa yakalanma yaşı genellikle 15-35 yaşları arasındadır. Vakaların büyük bir kısmında kalıtsal anıklık söz konusudur.
    ŞİZOFRENİ TANISI NASIL KONUR ?


    Şizofrenide görülen belirtiler başka psikiyatrik hastalıklarda da görülebilir.
    Hiçbir belirti tek başına tanı koydurucu değildir. Tanı psikiyatri uzmanı tarafından hastanın ruhsal muayenesi, hasta yakınları ile görüşme ve çoğu zaman hastanın klinik izlenmesi sonucu konur.
    Şizotipal kişilik bozukluğu, şizoaffektif bozukluk, bipolar duygulanım bozukluğu şizofreni ile sıklıkla karışan bozukluklardır.
    Bazı bedensel hastalıkların seyri sırasında da benzer belirtiler görülebilir, bu nedenle ayırıcı tanıyı yapabilmek için fizik muayene ve kan tahlillerinin yapılması gerekir.
    Alkol ve madde bağımlılığı olan veya bazı ilaçları kullanan kişilerde de benzer belirtiler olabilir. Hastanın öyküsünün alınması sırasında buna dikkat edilmeli ve öyküde bu durumlardan bahsediliyorsa buna yönelik tetkiklerin yapılması gerekmektedir.


    ŞİZOFRENİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR




    Şizofreni hastaları dünyayı değişik algılar. Normalde çevrede varolan uyaranlar dışında olmayan sesler, hayaller, garip kokularla dış dünya karışık ve anlaşılmazdır.
    Bu ortamda hastalarda anksiyete artışı, heyecan ve korku sıktır. Bu duygular genelde normal olmayan davranışlar sergilerler.
    Şizofreninin ortaya çıkışı değişik şekillerde olabilir. Bazı hastalarda aniden ortaya çıkabileceği gibi çoğu hastada sinsice yavaş yavaş gelişir. Yavaş seyir gösteren şizofrenide başlangıçta dikkat toplama güçlüğü, toplumsal ilgiyi kaybetme, içine kapanma, kendine bakımda azalma, dini uğraşılarda artma veya kara sevdaya tutulma gibi belirgin olmayan ve ilk bakışta şizofreniyi düşündürmeyen belirtiler görülebilir ve sıklıkla başka psikiyatrik hastalıklarla karıştırılır. Bu başlangıç belirtilerinin ardından birkaç ay veya yıl içinde de tüm belirtileri ile hastalık
    ortaya çıkar. Hastalar sıklıkla garip davranışlar ve konuşmalar sergilerler.Gerçekte olmayan sesler işitmeye ve hayaller görmeye başlarlar. Bazı hastalarda garip pozisyonlarda uzun süre durma, bazılarında hiç hareket etmeksizin uzun süre sessiz kalma veya aşırı hareketlilik görülebilir. Yavaş seyir gösteren şizofreninin yanında hızlı seyir gösteren şizofreni de olabilir. Bu hastalarda ise belirtilerin çoğu bir arada aniden ortaya çıkar.Bazı hastalarda belirtiler hafif seyrederken bazılarında şiddetli semptomlar olabilir ve bu durumda hastaları kontrol etmek güçleşebilir. Şizofrenide görülen belirtiler iki başlık altında toplanır: pozitif belirtiler ve negatif belirtiler. Her hastada bu belirtilerin tümü bir arada görülmez.
    Şizofreninin tipine göre belirti kümeleri de değişir. Örneğin paranoid şizofrenide şüphecilikle ilgili belirtiler baskındır. Paranoid şizofrenlerde sık görülen temalardan bazıları şunlardır: kendisine kötülük yapmak isteyen kişiler veya güçler vardır, bununla ilgili sesler işitmektedir, bu nedenle evde perdeleri kapatıp oturmakta, yemek yerken zehirlenme riski olduğunu düşünerek yemeği kendi
    önünde hazırlatmakta veya kendi yaptığı yemeği yemektedir. Odasına dinleme cihazları yerleştirilmiştir, bu nedenle odasında temkinli konuşmaktadır, eşi kendisini aldatmaktadır, v.b. Basit şizofrenide ise toplumsal çekilme, içine kapanma, sosyal aktivitelerde azalma, kendine bakımın düşmesi gibi belirtiler dışında fazla bulgu olmayabilir. Pozitif belirtilerde; şüphecilik, işitme varsanılar ve garip davranışlar sıktır.Hastalarda düşünce ve konuşmada kopukluk görülebilir. Konuşurken konudan konuya atlama, içerik olarak bir anlam ifade etmeyen sözcükleri birbiri ardına sıralama sonucu dinleyenler tarafından bir anlam ifade etmeyen sözcük salatası dediğimiz içeriği boş, anlamsız ve karmaşık konuşma biçimi görülebilir. Bazen de hastalar kendileri kelime uydururlar, bu kelimeler kendilerince bir anlam ifade etmektedir.Aslında anlamsız gibi görülen konuşmaya dikkat edilirse çokta anlamsız olmadığı içeriğinin olduğu görülebilir. Bu konuşma biçimi kişinin çağrışımlarının hızlanması ile ilgilidir. Düşüncede bu hızlanmanın yanında duraklamalar da görülebilir.
    Hastalar konuşurken ani duraklamalar, bloklar genelde buna bağlıdır. Düşünceler genelde çocuksu ve büyüseldir. Hastalarda gerçekle bağlantısı olmayan inanışlar görülebilir. Bu hastalarda görülen bazı düşüncelere şu örnekler verilebilir; telefonları dinlemekte, insanlar kendisini takip etmekte, herkes düşüncelerini bilmektedir, kötülük yapmak isteyen kişiler vardır, hatta ev içindeki yakınları bile kötülüğünü istemekte ve kendisine zarar vermek için planlar yapmaktadır,televizyondan mesajlar almakta, herkes kendisine manalı manalı bakmaktadır, iç organları parçalanmış ve yok olmuştur, telepatik güçleri vardır, uzaylılar kendisi ile bağlantı kurmaktadır v.b.
    Gerçekle bağlantısı olmayan sesler işitilebilir. Bazen bu sesler bazı komutlar vermekte, alay etmekte veya kötü sözler söylemektedir. Yine gerçekte olmayan hayaller görülür.

    Garip şekiller, korkunç yaratıklar olabilir. Hastalar bu ses ve görüntülerin gerçekte olup olmadığını ayırt edemez. Çoğu zaman bunlardan rahatsız olurlar ve korkarlar. Bunları kendi beyinlerinin bir ürünü olarak kabul etmez ve genelde dışarıdan birileri tarafından yapıldığını düşünürler. Bazen bu seslere yanıt verir, konuşmaya başlarlar veya görüntüleri takip ederler.Hastaların bu hareketleri dışarıdan gözlendiğinde kendi kendine konuşuyormuş veya sabit bir noktaya bakıyormuş gibi gelir.
    Negatif belirtilerde; toplumsal çekilme, içine kapanma, ilgi ve istek azlığı,kendine bakımda azalma, konuşma ve hareketlerde azalma gibi belirtiler görülür.

    Duygulanımda azalma görülür. Hastaların jest ve mimiklerinin azaldığı görülür.Olaylara uygun tepkiler veremezler. Çoğu zaman yüzlerine maske giymiş gibi tepkisiz bir görünüm sergilerler. Bazen de uygunsuz tepkiler verdikleri görülür, ağlanacak
    yerde güler veya gülünecek yerde ağlayabilirler. Genelde hareketler azalmıştır.
    Harekete başlama güçlüğü görülür. İleri evrelerde hareketsiz uzun süre durdukları görülebilir. Bu hareketsizliğin nedeni sıklıkla ileri derecede kararsız kalmakla ilgilidir. Bazen bu uzun süreli hareketsizliğin ardından ani beklenmeyen bir hareketlilik olabilir, hasta yaydan fırlamış ok gibi eyleme geçebilir. Hastalar
    toplumsal olaylara ilgi ve isteklerini genelde kaybederler. Toplumsal çekilme, okul ve işe devam edememe, arkadaşlardan uzaklaşma, yalnız kalmayı tercih etme sık görülür. Dikkat toplama güçlüğü vardır, hastalar bir konuya odaklanamazlar.

    Şizofreni hastalarında saldırganlık sık görülen belirti değildir. Ancak şizofreni belirtileri ortaya çıkmadan önce saldırgan kişiliği olanlarda hastalık ortaya çıktıktan sonra saldırganlık görülebilmektedir. Bunun dışındaki hastalar genelde içine kapanıktır. Şüpheciliği olan hastalar ilaç kullanmıyorlarsa saldırgan olabilirler. Genelde aile içinde veya arkadaş ortamında saldırgan davranışlar gösterirler. Yine alkol ve madde bağımlılığı olan şizofrenlerde saldırganlık görülebilir. Şizofrenide intihar riski normal topluma göre fazladır. Hastaların %10’unda intihar girişimi görülebilmektedir. Hangi hastanın intihar edeceğini önceden kestirmek genelde güçtür.
    kaynak
    1970’li yıllardan itibaren yükselen bir trend izleyen dünya altın madenciliğinde,
    epitermal, porfiri ve listvenit tipi yataklardan yapılan üretim çok büyük önem
    kazanmıştır. Batı Anadolu’nun epitermal cevherleşmeler açısından önem taşıyan
    jeotermal sistemler bakımından zengin olması, ayrıca, epitermal altın yataklarının iz
    elementi olarak önem taşıyan Sb-As-Hg cevherleşmelerinin yaygın olması; Doğu
    Karadeniz
    bölgesindeyse, altın yatakları açısından önemli olan masif sülfit ve porfiri
    yataklarının bulunması; Orta ve Doğu Anadolu’da listvenitlerle yakından ilgili
    ofiyolitlerin geniş alanlar kaplaması, topraklarımızın, altın oluşumlarının yerleşmesi
    için jeolojik açıdan çok elverişli olduğunu göstermektedir.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Laiklik nedir? Ne değildir?
    2005 Konuları bölümünde ESHQUIA tarafından açılmış
    Yanıt: 191
    Son Mesaj: 31.03.08, 10:35
  2. 'NATO' nedir, ne değildir?
    2005 Konuları bölümünde tutsak tarafından açılmış
    Yanıt: 8
    Son Mesaj: 20.07.05, 13:17
  3. Anarşizm Nedir Ne Değildir.
    2005 Konuları bölümünde Digital Planet tarafından açılmış
    Yanıt: 29
    Son Mesaj: 05.02.05, 15:22

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •