• Reklam
6 sonuçtan 1 --- 6 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    01-03-2006
    Mesajlar
    1,003
    Karizma Gücü
    0

    Bir ogretmenden OKUL GERCEKLERİ

    BUNLARIN HEPSI GERÇEK...
    Asagidaki mektubun yazari bir öğretmen... Ancak adını ve nerede çalıştığını devlet memuru olması nedeniyle gizlemek zorunda kalmiş... Mektup, aşağıdaki haliyle bir üniversitemizin "Öğretmenler Günü" oplantısında da gözyaşlarıyla okunmus... BUNLARIN HEPSI GERÇEK... *Biliyor musunuz, bu yil lise1. sinifta okuma yazma bilmeyen bir orenci var *Biliyor musunuz, bir ögrenci okula "satir" getirmekten uzaklastirma cezasi aldi. *Biliyor musunuz, iki hafta önce okulun önünde çikan bir kavgada bir ögrencimin boynu döner biçagi ile kesildi; 28 dikis atildi. (Çok sükür sah damarina gelmedi) *Biliyor musunuz, bu çevrede kimse kisin aksam besten sonra sokakta yalniz yürümüyor. *Biliyor musunuz, geçtigimiz hafta, bebek bekleyen müdür yardimcimiz bir ögrenci tarafindan karni tekmelenmekle tehdit edildi. *Biliyor musunuz, disaridan elini kolunu sallaya sallaya giren bir adam, kendisini disari çikarmaya çalisan kat nöbetçisi bayan ögretmeni biçakla tehdit etti. *Biliyor musunuz, derste sikinti yarattigi için ögretmeni tarafindan cezalandirilan ögrencinin asiret olan ailesi okulu basti. *Biliyor musunuz, bir ögretmenimiz sinifta biraktigi ögrenciden tehdit telefonlari aldi. *Biliyor musunuz, ögrencilerimizin %86'si sigara içiyor. *Biliyor musunuz, ögrencilerimizin %42'si hap kullaniyor. *Biliyor musunuz, okulun etrafinda hap satanlari, okulun içinde hap kullananlari polis biliyor. *Biliyor musunuz, ögrencilerimizin %23'ü ensest iliski magduru. *Biliyor musunuz, geçtigimiz yil bir kiz ögrencimizin babasi çocugundan(ögrencimizden) dayak yedigi için okula sigindi. *Biliyor musunuz, yalnizca koridorda birbirlerine çarptiklari için kavgaya tutusan iki kiz ögrencinin aileleri okulun önünde birbirlerine yumruk yumruga saldirdilar. *Biliyor musunuz, bazi kiz ögrenciler 100 kontör karsiliginda minibüs soförlerine, hali saha sahiplerine kendilerini kullandirtiyorlar (cinsel anlamda) *Biliyor musunuz, bu yil bir erkek ögrenci, bir kiz ögrencinin kendisine cinsel tacizde bulundugunu söyleyerek sikayette bulundu. *Biliyor musunuz, geçtigimiz yil bir anne, kizinin saçinin boyali olmasi üzerine okula çagirildiginda, kizini okula koca bulmak için gönderdigini bu nedenle de süslenmesi gerektigini söyledi. *Biliyor musunuz, velilerin %42'si kayittan sonra bir daha okula ugramiyor. *Biliyor musunuz, maddi yetersizlikten dolayi üç, dört aile bir oda-bir salon bir evi paylasiyorlar.(Sayilari azimsanamayacak ölçüde.) *Biliyor musunuz, her ay ögretmenler aramizda para toplayip bir ögrenciye bot, palto veya okul araç gereçleri aliyoruz. *Biliyor musunuz, geçtigimiz yil cuma okul kapanisi töreninde bayginlik geçiren bir ögrencinin iki gündür hiçbir sey yemedigini ögreniyoruz. *Biliyor musunuz, ögrencilerin çogunun hayatinda kan davasi, intihar, bosanma, dayak, kaçma, kaçirilma, hapis gibi hikayeler var. (Ailelerinde yasanmis) *Biliyor musunuz, geçtigimiz yil iki gün boyunca evine gitmeyen bir ögrenciyi velisi gelip okulda ariyor. (Kizin biriyle kaçtigi anlasiliyor daha sonra.) *Biliyor musunuz, annesi babasi ayri veya bosanmis olan ögrencilerin çogu uzak akrabalarin yaninda kaliyor. Anne ya da baba almak istemiyorlar veya üvey anne babalar istemiyor. *Biliyor musunuz, geçtigimiz yil sorun çikardigi için müdür tarafindan tartaklanan bir ögrenci mahalleden topladigi tanidiklariyla müdürün odasini basip tehditler savurdu. *Biliyor musunuz, veliler toplantilara "ocakta yemeklerini birakarak", ayakkabilarinin topuguna basarak, mantolarini omuzlarina atarak geliyorlar. *Biliyor musunuz, velilerin büyük bir çogunlugu ögretmene nasil hitap edilecegini bilmiyor. (Güzelim, hanim kizim, sen, hocaaaaa, ablasi!?) *Biliyor musunuz, sakalli, salvarli, cüppeli bir veli toplantilara gelip yalnizca erkek ögretmenlerle görüsüyor! *Biliyor musunuz, geçtigimiz yil 1000 ögrenci kapasitesi olan okulda kütüphaneye üye olanlarin sayisi 7(yedi)'ydi. *Biliyor musunuz, ögrenci tanima formlarindaki "Çaldiginiz müzik alet(ler)i" bölümüne radyo, teyp, walkmen yazan azimsanamayacak sayida ögrenci var. *Biliyor musunuz, ögrencilerin azimsanamayacak bir bölümü dogum tarihlerinin gün ve ay kisimlarini dogru yaziyorlar ancak yil bölümüne 2004 yaziyorlar! *Biliyor musunuz, lise birinci sinif ögrencilerim "Soru isareti nerede kullanilir?" soruma yanit veremediler. *Biliyor musunuz, *10 lisesine kayit yaptiran bu ögrenciler çarpim tablosunu bilmiyorlar; 10 ve katlari ile çarpma ya da bölme islemi yaparken bile hesap makinesi kullaniyorlar. (Geçtigimiz ay sinirden gözlerine kan oturmus bir halde siniftan çikan matematik ögretmenimiz koltuga çökerken ögrencilere bir ders boyunca 300'ü 2'ye böldüremedigini anlatti.) *Biliyor musunuz, maddi durumu iyi olan sayili ögrencilerden birinin velisi, geçtigimiz yil akan damimizi onardi. (Notlarinin hemen hepsi zayif olan ögrencinin sinif geçmesi sartiyla!) *Biliyor musunuz, ögrencilerimizin %60'i sagliksiz beslenmeden dolayi hasta (aralarinda dispanserlik olanlar var) ancak ögrencilerimizin %90'inda cep telefonu var. (Cep telefonlari son model, bazilari kamerali) Ben bu okulda 3 yildir ögretmenlik yapmaya çalisiyorum. Bu olaylara alismamak için, artik alisip bunlari neredeyse dogal karsilayan yillarin ögretmenleri gibi olmamak için ugrasiyorum. Biliyorum ki eger alisirsam gelecege dair hiçbir umudum kalmayacak. Her gün büyük bir çaresizlik ve endiseyle "Acaba bugün ne olacak?" diye basliyorum isime. Olaysiz geçen günler Allah'in nimeti! Biliyor musunuz, sinifta gezinerek ders anlatirken Atatürk'ün gözleriyle karsilasmamaya çalisiyorum, kafami kaldirip resmine bakamiyorum. Basimin üzerinden "Ey Türk Gençligi!" diye bagirdikça utancimdan omuzlarima gömülüyorum. Biliyor musunuz, 10 Kasim'larda, 29 Ekim'lerde siirler okunurken, marsimizi dinlerken agladigimda herkes günün anlamina agladigimi saniyor; oysa çaresizlige agliyorum. Muhtaç oldugu kudretin dolastigi asil kani uyusturucuyla zehirleyen ögrencilerimi kurtaramiyorum. Ögrenmeye direnen, kendini kapatan ögrencilerime Istiklal Marsi'nin anlamini bile ögretemiyorum. Daha da yazacaktim ancak yazdikça yüregim agirlasiyor. Sevgi ve saygilarimla. Bir Öğretmen ©
    .

  2. #2
    sagopa_qi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-11-2005
    Mesajlar
    1,319
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı tokatli tarafından gönderildi.
    BUNLARIN HEPSI GERÇEK...
    Asagidaki mektubun yazari bir öğretmen... Ancak adını ve nerede çalıştığını devlet memuru olması nedeniyle gizlemek zorunda kalmiş... Mektup, aşağıdaki haliyle bir üniversitemizin "Öğretmenler Günü" oplantısında da gözyaşlarıyla okunmus... BUNLARIN HEPSI GERÇEK... *Biliyor musunuz, bu yil lise1. sinifta okuma yazma bilmeyen bir orenci var *Biliyor musunuz, bir ögrenci okula "satir" getirmekten uzaklastirma cezasi aldi. *Biliyor musunuz, iki hafta önce okulun önünde çikan bir kavgada bir ögrencimin boynu döner biçagi ile kesildi; 28 dikis atildi. (Çok sükür sah damarina gelmedi) *Biliyor musunuz, bu çevrede kimse kisin aksam besten sonra sokakta yalniz yürümüyor. *Biliyor musunuz, geçtigimiz hafta, bebek bekleyen müdür yardimcimiz bir ögrenci tarafindan karni tekmelenmekle tehdit edildi. *Biliyor musunuz, disaridan elini kolunu sallaya sallaya giren bir adam, kendisini disari çikarmaya çalisan kat nöbetçisi bayan ögretmeni biçakla tehdit etti. *Biliyor musunuz, derste sikinti yarattigi için ögretmeni tarafindan cezalandirilan ögrencinin asiret olan ailesi okulu basti. *Biliyor musunuz, bir ögretmenimiz sinifta biraktigi ögrenciden tehdit telefonlari aldi. *Biliyor musunuz, ögrencilerimizin %86'si sigara içiyor. *Biliyor musunuz, ögrencilerimizin %42'si hap kullaniyor. *Biliyor musunuz, okulun etrafinda hap satanlari, okulun içinde hap kullananlari polis biliyor. *Biliyor musunuz, ögrencilerimizin %23'ü ensest iliski magduru. *Biliyor musunuz, geçtigimiz yil bir kiz ögrencimizin babasi çocugundan(ögrencimizden) dayak yedigi için okula sigindi. *Biliyor musunuz, yalnizca koridorda birbirlerine çarptiklari için kavgaya tutusan iki kiz ögrencinin aileleri okulun önünde birbirlerine yumruk yumruga saldirdilar. *Biliyor musunuz, bazi kiz ögrenciler 100 kontör karsiliginda minibüs soförlerine, hali saha sahiplerine kendilerini kullandirtiyorlar (cinsel anlamda) *Biliyor musunuz, bu yil bir erkek ögrenci, bir kiz ögrencinin kendisine cinsel tacizde bulundugunu söyleyerek sikayette bulundu. *Biliyor musunuz, geçtigimiz yil bir anne, kizinin saçinin boyali olmasi üzerine okula çagirildiginda, kizini okula koca bulmak için gönderdigini bu nedenle de süslenmesi gerektigini söyledi. *Biliyor musunuz, velilerin %42'si kayittan sonra bir daha okula ugramiyor. *Biliyor musunuz, maddi yetersizlikten dolayi üç, dört aile bir oda-bir salon bir evi paylasiyorlar.(Sayilari azimsanamayacak ölçüde.) *Biliyor musunuz, her ay ögretmenler aramizda para toplayip bir ögrenciye bot, palto veya okul araç gereçleri aliyoruz. *Biliyor musunuz, geçtigimiz yil cuma okul kapanisi töreninde bayginlik geçiren bir ögrencinin iki gündür hiçbir sey yemedigini ögreniyoruz. *Biliyor musunuz, ögrencilerin çogunun hayatinda kan davasi, intihar, bosanma, dayak, kaçma, kaçirilma, hapis gibi hikayeler var. (Ailelerinde yasanmis) *Biliyor musunuz, geçtigimiz yil iki gün boyunca evine gitmeyen bir ögrenciyi velisi gelip okulda ariyor. (Kizin biriyle kaçtigi anlasiliyor daha sonra.) *Biliyor musunuz, annesi babasi ayri veya bosanmis olan ögrencilerin çogu uzak akrabalarin yaninda kaliyor. Anne ya da baba almak istemiyorlar veya üvey anne babalar istemiyor. *Biliyor musunuz, geçtigimiz yil sorun çikardigi için müdür tarafindan tartaklanan bir ögrenci mahalleden topladigi tanidiklariyla müdürün odasini basip tehditler savurdu. *Biliyor musunuz, veliler toplantilara "ocakta yemeklerini birakarak", ayakkabilarinin topuguna basarak, mantolarini omuzlarina atarak geliyorlar. *Biliyor musunuz, velilerin büyük bir çogunlugu ögretmene nasil hitap edilecegini bilmiyor. (Güzelim, hanim kizim, sen, hocaaaaa, ablasi!?) *Biliyor musunuz, sakalli, salvarli, cüppeli bir veli toplantilara gelip yalnizca erkek ögretmenlerle görüsüyor! *Biliyor musunuz, geçtigimiz yil 1000 ögrenci kapasitesi olan okulda kütüphaneye üye olanlarin sayisi 7(yedi)'ydi. *Biliyor musunuz, ögrenci tanima formlarindaki "Çaldiginiz müzik alet(ler)i" bölümüne radyo, teyp, walkmen yazan azimsanamayacak sayida ögrenci var. *Biliyor musunuz, ögrencilerin azimsanamayacak bir bölümü dogum tarihlerinin gün ve ay kisimlarini dogru yaziyorlar ancak yil bölümüne 2004 yaziyorlar! *Biliyor musunuz, lise birinci sinif ögrencilerim "Soru isareti nerede kullanilir?" soruma yanit veremediler. *Biliyor musunuz, *10 lisesine kayit yaptiran bu ögrenciler çarpim tablosunu bilmiyorlar; 10 ve katlari ile çarpma ya da bölme islemi yaparken bile hesap makinesi kullaniyorlar. (Geçtigimiz ay sinirden gözlerine kan oturmus bir halde siniftan çikan matematik ögretmenimiz koltuga çökerken ögrencilere bir ders boyunca 300'ü 2'ye böldüremedigini anlatti.) *Biliyor musunuz, maddi durumu iyi olan sayili ögrencilerden birinin velisi, geçtigimiz yil akan damimizi onardi. (Notlarinin hemen hepsi zayif olan ögrencinin sinif geçmesi sartiyla!) *Biliyor musunuz, ögrencilerimizin %60'i sagliksiz beslenmeden dolayi hasta (aralarinda dispanserlik olanlar var) ancak ögrencilerimizin %90'inda cep telefonu var. (Cep telefonlari son model, bazilari kamerali) Ben bu okulda 3 yildir ögretmenlik yapmaya çalisiyorum. Bu olaylara alismamak için, artik alisip bunlari neredeyse dogal karsilayan yillarin ögretmenleri gibi olmamak için ugrasiyorum. Biliyorum ki eger alisirsam gelecege dair hiçbir umudum kalmayacak. Her gün büyük bir çaresizlik ve endiseyle "Acaba bugün ne olacak?" diye basliyorum isime. Olaysiz geçen günler Allah'in nimeti! Biliyor musunuz, sinifta gezinerek ders anlatirken Atatürk'ün gözleriyle karsilasmamaya çalisiyorum, kafami kaldirip resmine bakamiyorum. Basimin üzerinden "Ey Türk Gençligi!" diye bagirdikça utancimdan omuzlarima gömülüyorum. Biliyor musunuz, 10 Kasim'larda, 29 Ekim'lerde siirler okunurken, marsimizi dinlerken agladigimda herkes günün anlamina agladigimi saniyor; oysa çaresizlige agliyorum. Muhtaç oldugu kudretin dolastigi asil kani uyusturucuyla zehirleyen ögrencilerimi kurtaramiyorum. Ögrenmeye direnen, kendini kapatan ögrencilerime Istiklal Marsi'nin anlamini bile ögretemiyorum. Daha da yazacaktim ancak yazdikça yüregim agirlasiyor. Sevgi ve saygilarimla. Bir Öğretmen ©

    tamamını okumadım ama eminim haklısındır:A
    öğretmensen
    ama sanki abartmışsın biraz belki de doğrudur ama hiç okdrını görmedim :: istiklal marşıyla ilgili olan bölüm..
    nse saolsın öğrenmiş olduk

    cnm kankam cnm kankm bnm !!!
    offf cnm ya
    bak teksin bnm için değerini bil:!




    Tü®K_¥@$@м_L!$eL!Lé®_ß!®Liq!

    Asosyaller Birliği



    :ty17ürkyaşam Arkadaşım :ty17:

    ?drunk Hepimiz Birimiz , Birimiz Hepimiz İçin..! ?drunk



    şerefle bitirilmesi gereken en ağır görev hayattır,bir anlık zevk için namusunu lekelemeye,bir anlık mevki için ayak öpmeye,günlük menfaatlerin için faziletini karartmaya değmez dostum!


    kimdir neyin nesidir bu sagopa_qi---bAtuhAn

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    01-03-2006
    Mesajlar
    1,003
    Karizma Gücü
    0
    bunu ben degil isminin acıklanmasını istemeyen bir ogrt. yazmıs.
    .

  4. #4

    Kayıt Tarihi
    03-10-2005
    Mesajlar
    35
    Karizma Gücü
    0
    maalesef içler acısı bir durum.maalesef istesekte istemesekte ülkemizin gerçekleri bunlar ... içimize sindirsekte sindirmesekte, isyan etsekte etmesekte...yaklaşık altı aydan bu yana yazmış olduğum tüm yazılarımda ( bir bölümü eğitim sorunları köşesinde bir bölümü siyasi serbest kürsüde olmak üzere)genel anlamda sistemin çöktüğü yönünde aktarımlarım ,eleştirilerim olmuştu. her geçen gün önü alınamayacak bir biçimde yozlaşıyor, değerlerimizi hızla yitiriyoruz.bazı öyle hastalıklar vardır ki dışarıdan sapasağlam görünür,ve kişi hiç acı çekmez. günün birinde ya ne olduğunu bile anlamadan göçüp gider yada çok geç kalınmış hastalığının son aşamasında durum farkedildiğinden yapacak birşey kalmadığından ''ümit Allahtan kesilmez'' diye kaderine terkedilir!...işte ülkemizin geleceğini buna benzetiyorum.felaket tellallığı yapmıyorum.durup bir düşünürsek, kafamızı kuma gömmezsek ülke gerçeklerini görürüz.tabiiki bu durumlara gelmemizde sadece şu yada bu suçlu diyemeyiz.herkesin bir ölçüde yaptığı yanlışlar var. ancak gelmiş geçmiş tüm hükümetlerin bir payı var.günü kurtarmak sevdası ile millete pembe tablolar çizdiler. bir çok gerçek görmezden gelindi yada üstü kapatıldı.gerçeği karla örtemezsin gün gelip eriyecek ve ortaya çıkacaktır.esasında hep kendimizi kandırdık.ve kandırmayada devam ediyoruz.devlet anayasamızda belirtilen görevleri laiki ile yerine getiremiyor.hep para denildi başkada bir şey denilmedi.eğitimde ,sağlıkta ve hatta sosyal görevlerini bile yerine getiremedi.o kadar çok aksaklıklar varki bunları saymakla bitmez.bana göre tüm bu sorunları halletmenin çözümü para ise o zaman yapacağımız tek bir şey var.o da ÜRETMEK evet yanlış duymadınız üretmek.ben uzun bir zamandır ''discovery'' kanalını izliyorum o kanalı uzunca bir süre izlediğinizde vardığınız kanı şu oluyor:çağın ne kadar gerisinde olduğumuz!...bunu herkesle tartışabilirim.Amerikanın fizik ile ilgili üniversitede ARGE dediğimiz araştırmaya bütçeden ayırdığı pay türkiye bütçesinin iki katı. bunun dışında diğer kimya ,tıp asttroloji, yer bilimleri , uzay vb gibi daha bir çok şey hariç!...bizim bu ülkelerle aşık atmamız boy ölçüşmemiz düşünebilinirmi?hiç kimse atıp tutmasın herkes kendi haddini ve ölçülerini bilsin.ben asla amerikancı değilim ve onlarıda savunmuyorum.ancak yiğidi öldür hakkını ver demişler.adamlar çalışıyor üretiyor ama nasıl üretiyor teknolojinin tüm imkanlarını kullanaraken ucuza en verimli nasıl üretebilirim diyor dolayısı ile rekabet gücüde oluşuyor ve para kazanıyorlar.güç sahibi oluyorlar ve ülkelerinin refah düzeylerini artırmakla birlikte ,refahı tabana yayıyorlar bundan hoştnut olan halkta vergisini kaçırmak yerine seve seve veriyor ve kendi geleceklerini kurtarıyorlar.konunun bu bölümü biraz siyasete kaçsada şayet herşeyin başı para ise gelişmiş ülkeleri baz alırken nasıl bu seviyere geldiklerine de bir bakmak lazım geldiğini düşündüm.yukarıda bahsi geçen yazı için o kadar yazılacak çok şey varki anlatamam.her bir cümlesi bir başlık teşkil eder.ama görünen gerçek şu ki bu gidişle (yani birtakım önlemler alınmaz,her kesim kendi üzerine düşeni laiki ile yerine getirmezse) değerlerimizi hızla yitirip ne avrupalı nede Türkiye'li olmayacak ikisinin ortasında kalıp bocalayacağımız ve sonunda güçlü(!) olanın çekim alanına girip gerçek benliğimizden kopacağımızdır.inşalah ben yanılırım...
    Allah'ın olduğu kulun olmadığı yerde bekliyorum!!!

    Turkiye Soykırım Yapmıştır Diyenleri Kınıyorum!
    Ben de! Kınıyorum Diyorsan TIKLA!!!

  5. #5
    qadro adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-06-2005
    Mesajlar
    454
    Karizma Gücü
    0
    Saygıdeğer hocamın ve tanırsat'ın yazılarına bir şey eklemek istiyorum;

    Atom bombasından en gelişmiş teknolojiden daha tehlikeli olan nedir? Eğitilmiş İnsan Eğitilmiş insan sorgular, hakkını arar, Eğitilmiş İnsan işini yapmayanların yalaklarına taş koyar, eğitilmiş insan her zaman en iyisini ister. Eğitilmiş insan ülkesini onurlandırır. Bunların tam tersi de eğitilmemiş insan içindir. Sanırım siyaset erablarını istediği okul profili de bu mektupta yazan okul!! Yarının oy potansiyelleri ve bir cep telefonuna oyunu vercek cinsten insanlar. Yazık!!!
    119. "Vücutta bir kalp, ağır bir yüktür.Hauru No Ugoku Shiro (2004) ."
    " Kong'u uçaklar değil, güzellik öldürdü. Carl Denham . King Kong (2005).




    EĞİTİM & ÖĞRETİM
    Üniversiteler-Liseler-Meslekler

  6. #6
    1asen adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-10-2005
    Mesajlar
    362
    Karizma Gücü
    0
    Sanırım bu öğretmen içinde,tüm öğretmenler içinde(benim içinde ),tek çıkış yolu şu;deniz yıldızı öyküsünde olduğu gibi bir taneyi bile kurtarabilirsem,birine bile yardım edebilirsem kardır diyerek çalışmak..Yoksa olumsuzluklardan yılarsak ve umutsuzluğa kapılırsak kim kalacak geriye.Biz güçlü ve kararlı olacağızki birşeyler değişebilsin,iyiye gidebilsin..Haydi biraz daha umut dolu yüreklerle yolumuza devam edelim,bakın nasılda farkedecek birileri için...
    :hz kadimdostlar :hz




 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. -BİLİYORMUYDUNUZ- YURDUMUZUN GERÇEKLERİ (okumanızı tavsiye ederim dostlar)
    2005 Konuları bölümünde Mustafa tarafından açılmış
    Yanıt: 10
    Son Mesaj: 22.04.06, 20:28

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •