• Reklam
7 sonuçtan 1 --- 7 arası gösteriliyor
  1. #1
    tekila_idil adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-01-2006
    Mesajlar
    802
    Karizma Gücü
    0

    Güçlü Olmak

    İnsanlar ve olaylar üzerinde kontrolümüz olmadığını hissetmek hoş bir durum değildir.

    Çünkü güçsüzlük çaresizlik hissini doğurur ve çaresizlik mutsuz olmamıza yol açar. Hiç kimse gücünü azaltmak istemez, herkes daha fazlasını ister. Fakat içinde yaşadığımız dünyada güç delisi olmak, yada en azından bu arzumuzu açık açık göstermek oldukça tehlikelidir. Dolayısıyla politik olmak, dolaylı olmak gereklidir.

    Günümüzde herşey kurallara uygun, demokratik ve ahlaklı görünmelidir. Fakat bu kurallara harfi harfine uymaya kalkarsak çevremizdeki bazı iyi olmayan insanlar tarafından yok ediliriz. Dünya görüntüde ideal olmasına rağmen içine girince aç gözlülük, kıskançlık, nefret ve zevk düşkünlüğü ile doludur. Bu bir Güç Oyunudur.

    Bazı kişiler için bilinçli olarak güç oyununu oynamak ne kadar dolaylı olursa olsun şeytani, kötü niyetli bir davranış olarak görünür. Bu kişiler oyundan kaçınmak için değişik stratejiler uygulamaya çalışırlar. Mesela hayatın her aşamasında eşitliği savunmak gibi. Fakat gücün önemini göz ardı edip herkese eşit olarak davranmaya başladığınızda bazı insanların gerçekten bazı işleri daha iyi yaptığını görecek ve önemli bir problemle karşılaşacaksınız. Herkese eşit davranmak insanların farklılıklarını göz ardı etmek demektir, daha az başarılı ile daha başarılı kişileri aynı seviyeye koymak ve başarılı kişileri bastırmak demektir.

    Bir başka güç oyunundan kaçınma yöntemi ise gerçekten dürüst ve açık sözlü olmaktır. Nihayetinde güç kavgasının temelinde gizlilik ve politik oyunlar yatttığı için dürüst olmak oyundan kaçınmanın en etkili yolu gibi görünebilir fakat işin gerçeği dürüstlük ister istemez bazı kişilerin hatta iyi insanların bile canını yakmak ve muhtemelen bir çoğunun sizden intikam alması için geri gelmesine yol açmak demektir. Dahası kimse sizin dürüst yaklaşımlarınızı objektif olarak ve çıkarlarından bağımsız olarak göremeyecektir.

    Sonuç olarak eğer dünya büyük bir oyun ise ve bizde bu oyunun içine sıkışıp kalmış isek direnmenin faydası yoktur. Bu sadece sizi güçsüz kılmaktan başka bir işe yaramayacaktır, ve güçsüz olmak sadece sizi mutsuz edecektir. Akıntıya karşı kürek çekmek, tartışmak, şikayet etmek ve suçluluk duyguları içinde kendinizi yıpratmak yerine gücünüzü arttırmanız her zaman daha iyidir. İşin ilginç tarafı güç konusunda uzmanlaştıkça, daha iyi bir arkadaş, daha iyi bir eş, daha iyi bir insan olmaya başlayacaksınız.

    Oyunun kurallarına göre oynamak dünyaya belli bir bakış açısı ile bakmanızı gerektirir. Yıllarca çalışmak ve üzerinde pratik yapmak demektir çünkü çoğunlukla hiç kimse güç oyununu bilerek dünyaya gelmez. Bazı temel beceriler gerekir ve bir kere bu becerileri geliştirdiğinizde güç edinmenin kurallarını uygulamaya başlayabilirsiniz demektir.

    Bu uğurda geliştireceğiniz en önemli beceri duygularınızı kontrol edebilmektir. Bir olaya duygusal yaklaşmak güç kazanmanın önündeki en büyük engeldir. Öyle bir hata ki duygularınızı ifade ederek edineceğiniz kısa süreli bir tatmin duygusundan çok daha fazlasını yitirmenize yol açar. Duygular mantığın çalışmasını engeller ve durumu yeterince açık ve objektif olarak göremezseniz, sorunlara gereken şekilde hazırlanamaz ve olaylara kontrolsüzce müdahale etmeye çalışırsınız.

    Öfke görüşünüzü en çok engelleyen ve yıkıcı etkileri en fazla olan duygusal tepkidir. Bu şekilde dalga dalga olayın kontrolünü yitirir ve nihayetinde yenilirsiniz. Sizin duygularınızı inciten bir düşmandan intikam almak istiyorsanız, dostluğunu kazanarak savunma kalkanlarını indirmeniz öfke ile yaklaşmanızdan çok daha etkilidir.

    Aşırı sevgi ve ilgi göstermekte aynı derecede tehlikeli duygulardır. Öyle ki güç oyunu oynayan ve kendi çıkarına çalışan kişilerin gerçek niyetini görmenizi ve onlardan şüphelenmenizi engeller. Gerçekte sevgi ve nefret duygularını bastıramazsınız, zaten bunu denemek yanlış olur. Fakat bu duyguları nasıl açığa çıkardığınız konusunda dikkat etmeniz gerek. Daha önemlisi planlarınızı ve stratejilerinizi engel olmamalarını sağlamanız gerekir.

    Duygularınızın kontrolünü ele almanın en etkili yolu şimdiki zamandan kendinizi soyutlayabilmek, geçmiş ve gelecek hakkında objektif olarak düşünebilmeyi başarabilmektir. Bir seferde tüm açılara bakabilmelisiniz ve tehlike nereden gelirse gelsin başedebilmeniz önemli bir yetenektir. Bu öyle bir yetenek ki bir taraftan sürekli geleceğe bakarken bir taraftan sürekli geçmişi bilmelisiniz.

    Hiç bir şey size sürpriz olmamalı, çünkü sürekli olabilecek problemleri önceden düşünüyor olmalısınız. Mutlu sonu olan güzel hayaller kurarak zaman harcamak yerine karşınıza çıkabilecek her sorunu önceden hesaplıyor olmalısınız. Bu konuda yeteneklerinizi geliştirdikçe göreceksiniz ki: Ne kadar ileriyi görebiliyorsanız o kadar güçlü olacaksınız.

    Diğer tarafta her zaman geçmişe bakmalısınız demiştik. Bunun anlamı geçmiş acıları ve kırgınlıkları hatırlamak değildir. Bu sizin güç oyununda geri kalmanızdan başka hiç bir işe yaramayacaktır. Oyunun yarısını size geçmişte yanlış yapan kişileri ve olayları unutabilmek ve mantıklı düşünebilmek oluşturur. Geçmişe sürekli bakmanın esas amacı kendinizi sürekli eğitebilmenizdir. Geçmişteki hatalara bakarak, başkalarının oyundaki başarılarına bakarak ve kendi başarılarınızın nerede yattığını anlayarak kendinizi geliştirmeniz gerekir. Bu en büyük okuldur çünkü sizin kendi tecrübelerinizden öğrenmeniz demektir.

    Öncelikle geçmişte yaptığınız önemli hatalarınızı gözden geçirmekle başlamalısınız. Her bir hatayı analiz edip sonra kendi kendiniz söz vermelisiniz: “Bir daha asla böyle bir hata yapmayacağım, böyle bir tuzağa asla düşmeyeceğim!” Bu şekilde kendinizi gözlemleyebilir ve değerlendirebilirseniz. Geçmişten bu güne kadar gelen ve sürekli kendini tekrar eden düzeneği kırabilir ve daha başarılı adımlar atmaya başlayabilirsiniz.

    Diğer önemli bir yetenek sabırdır, sizin yanlış adımlar atmanızı engelleyen önemli bir beceridir. Duygularınızı kontrol etmeyi öğrenmek gibi sabırlı olmayıda sürekli pratik yaparak öğrenmeniz gerekir, çünkü doğal olarak insanlara gelmez. Her şey eninde sonunda düzelir yeterince zaman verirseniz ama sabırsızlık sizi sadece zayıf karakterli olarak gösterir.

    Güç kazanmanın bir diğer önemli gereği olaylara iyi-kötü yargılaması yapmadan bakabilmektir. Güç kazanmak bir oyundur ve bu oyunda karşınızdaki kişinin iyi yada kötü amaçla bir şeyleri yapıyor olmasının hiç bir anlamı yoktur, bakmanız gereken tek olay davranışlarının sonuçlarıdır. Arkadaşınızın, düşmanınızın yada iş arkadaşınızın iyi niyetle ve dürüst duygular ile bir işi yapması neyi değiştirir eğer işin sonucunda çok fazla kayıp ve yıkıma yol açmış ise? Bütün insanlar davranışlarına haklı sebep bulmak için türlü bahaneler yaratmaya ve iyi niyet ile hareket ettiklerini iddia etmeye meyillidirler. Dolayısıyla insanları duygusal ve ahlak kurallarına göre değerlendirmek, iyi-kötü yargılaması yapmak yada duygularınıza göre insanları elemek yerine her zaman davranışlarının sonuçlarını değerlendirerek hareket etmeyi öğrenmek güç kazanmak için önemli bir adımdır.

    Bir başka konuda güç kazanmak için ne YAPMAMANIZ gerektiği üzerinde yoğunlaşmanızdır. Bunu başarabilmek için olaylara ödeyeceğiniz bedeli ölçerek bakmayı öğrenmelisiniz. Muhtemelen oldukça değerli bir hedefiniz var, ama bedeli ne olacak? Bu standart soruyu hayatınızın her aşamasına uygulayın. Hatta başkalarına yardım ederken ve iş birliği yapacağınız zamanlarda bile bu soruyu kendinize mutlaka sorun. Sonuçta hayat kısa, imkanlar ve fırsatlar kısıtlı ve sizin harcayabileceğiniz sadece belli bir miktar enerjiniz var. Bu açıdan bakınca Zaman her şeyden önemli bir kavram. Dolayısıyla asla çok değerli zamanınızı, yada zihninizin huzurunu başkaları için boşa harcamayın: Zaman ve huzur ödenecek bedeli çok büyük fedakarlıklardır.

    Güç sosyal bir oyundur. Öğrenebilmek için insanları anlamayı öğrenmeniz ve yeteneklerinizi sürekli geliştirmeniz gerekir. İnsanların her bir hareketinin arkasında yatan gerçek motivasyonu görebilmeyi başarmalısınız. Bu şekilde hem insanların sizi manipule etmelerine önceden engel olabilir, hemde insanları kontrol etmeyi başarabilirsiniz. Çevrenizdeki insanların neye ihtiyacı olduğunu bilmek bu oyunda en çok kullanacağınız araçtır. Fakat insanlar limitsiz karmaşaya sahip yaratıklardır. Dolayısıyla herkese eşit davranmayı unutmayın, görüntüye aldanmayın. Herkesin incelenmeye değer olduğunu aklınızda tutun. Hatta arkadaşlarınız ve sevdikleriniz bile...

    Aşağıda oyunun kurallarında uzmanlaşmış kişiler tarafından önerilen bazı kurallar verilmiştir. Bu kurallar uzun yıllar içinde edinilen tecrübeler sonucunda ortaya konmuştur.

    1. Asla patrondan daha başarılı görünmeyin:
    Her zaman sizden daha yukarda olan kişileri güvende hissettirin. Fakat onları mutlu etme çabanızda çok aşırıya kaçmayın çünkü çabanız geri tepebilir ve kişinin ürkmesine ve kendini güvensiz hissetmesine yol açabilirsiniz. Üst düzey yetkililerin sizden daha akıllı gibi gösterin. Yıldızları düşünün, gökyüzünde bir seferde sadece bir güneş olabilir. Asla güneşi engellemeyin yada güneşin parlaklığına karşı savaşmayın, aksine gökyüzünde kaybolun ve en parlak yıldız olmak için çabalayın. Unutmayın yıldızlar asla güneş ile birlikte görünmezler.. Fakat herkesi üzmekten çekinerek yaşamı geçiremezsiniz, dolayısıyla seçici olmalısınız.

    2. Asla arkadaşlarınıza çok fazla güvenmeyin, düşmanlarınızı nasıl kullanacağınızı öğrenin:
    Arkadaşlarınıza dikkat edin: Arkadaşlar çoğunlukla tartışmaktan kaçınmak için sizinle aynı fikirde görünürler. Sizi üzmemek için bazı özelliklerini gizlerler. Fakat sorunlar uzun zamanda yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlar. Dürüstlük yavaş yavaş baş gösterir, kırgınlıklar ve direnmeler başlar, en sonunda kıskançlık duyguları ortaya çıkar. Ayrıca şımarabilirler ve patronluk taslamaya kalkabilirler. Bunun çözümü bir düşman ile dost olmanızdır, ıspatlayacak daha çok şeyi olduğu için size daha dürüst olacaktır. İşin gerçeği düşmanınızdan daha çok arkadaşlarınızdan korkmalısınız çünkü dostlarınıza karşı savunma duvarınızı indirirsiniz ve beklemediğiniz zamanlarda sürpriz bir ihanet yaşayabilirsiniz. Eğer bir düşmanınız yoksa, hemen bir tane yaratmanın yolunu bulun. Akıllı insan düşmanlarını nasıl kullanacağını bilen kişidir. İş ile arkadaşlığı karıştırmayın!

    3. Amacınızı gizli tutun:
    Davranışlarınızdaki nedeni asla açığa çıkarmayarak insanları karanlıkta bırakın. Ne yaptığınızı bilmezlerse size karşı savunma geliştiremezler.

    4. Her zaman sadece gerektiği kadarını söyleyin:
    İnsanları kelimeleriniz ile etkilemeye çalışırken, ne kadar çok konuşursanız o kadar çok sıradan ve kontrolsüz görünürsünüz. Eğer konuşmalarınızda belirsiz, açık kapı bırakan bir yapıda ve değişken olmayı başarırsanız, en basit cümleler bile orjinal ve anlamlı görünür. Güçlü insanlar az konuşarak karşılarındakileri etkilerler. Ne kadar çok konuşursanız o kadar zayıf görünürsünüz.

    5. Duygular bulaşıcıdır, şanssız ve mutsuz insanlardan uzak durun:
    Bir başkasının mutsuzluğundan etkilenebilirsiniz, en az hastalık kadar bulaşıcıdır. Boğulmakta olan birisine yardım ettiğinizi düşünebilirsiniz ama aslında sadece kendinizi onunla birlikte batırmaktan başka bir sonuç doğurmaz. Şanssız insanlar bazen bu durumu yaratırlar ve sizi de bu yaşamın içine çekerler. Dolayısıyla mutlu ve başarılı insanlar ile birlikte olmaya özen gösterin, onların enerjilerinin size bulaşmasını sağlayın.

    6. Yardım istediğinizi zaman insanların ilgilerini çekmeye çalışın, asla acıma duygularına hitap etmeyin:
    Birisinden yardım isteyeceğiniz zaman asla geçmişte yaptığınız iyilikleri hatırlatmaya kalkmayın, bu sizi zavallı göstereceği gibi karşınızdakinin sizden kurtulması için yollar aramaya başlamasından başka bir işe yaramaz. Bunun yerine talebinizdeki bir nedeni açığa çıkarın, öyle ki ona faydası olabilecek bir kısmını vurgulayın. Kendisine bir faydası olabileceğini düşünürse büyük bir ihtimalle size istekle yanıt verecektir.

    7. Kendinizi korumak için çevrenize bir kale örmeyin – izolasyon tehlikelidir:
    Dünya tehlikeli bir yer ve düşmanlar her yerde, dolayısıyla herkes kendisini korumak zorundadır. Bir kale güvenli gibi görünebilir fakat kendinizi başkalarından soyutlamak sizi korumaktan ziyade daha fazla tehlikeye maruz bırakacaktır. Öncelikle sizi çok değerli bilgi alışverişinden uzak tutar ve kolay bir hedef olmanıza yol açar. İnsanlar arasında olmak, taraftarlar bulmak ve karışmak her zaman daha güçlü bir koruma yöntemidir. Çünkü kendinizi savunmanız için gerekecek bilgileri, insanları ve durumları ancak başkaları ile iletişime geçerseniz elde edebilirsiniz.

    8. Kimle uğraştığınızı bilin, yanlış insanı incitmeyin:
    Dünyada pek çok farklı insan var ve herkesin size aynı şekilde tepki göstermesini bekleyemezsiniz. Bazı kişilere yanlış yaparsanız bütün hayatları boyunca sizden intikam almak isteyebilirler. Bunlar kuzu kılığı içindeki kurtlardır. Düşmanlarınızı dikkatle seçin ve asla yanlış kişiye yanlış yapmayın.

    9. Kendinizi yeniden yaratın:
    Sosyal yapının size yüklediği rolleri kabul etmeyin. İnsanları sıkmayan ve dikkat çekmeyi başarabilen yeni bir kimlik yaratın. Kendi imajınızın patronu olun, başkalarının size kim olduğunuzu söylemelerine izin vermeyin. Başkaları sizi zayıf, yeteneksiz hatta başarısız görebilir, önemli olan bu fikirlerin etkisi altında kalarak o karaktere bürünmemektir. Kim olduğunuzu siz belirleyin.

    10. Zamanı iyi kullanmayı öğrenin:
    Asla aceleniz var gibi görünmeyin. Acele etmek kendiniz ve zamanınız konusunda kontrolsüz olduğunuz izlenimi yaratır. Her zaman sabırlı görünün, sanki her şey eninde sonunda gerçekleşecek gibi. Doğru zamanlamanın uzmanı olun, doğru zaman gelmediğinde geri çekilmeyi öğrenin.

    11. Elde edemediklerinizi göz ardı edin:
    Bir sorunu kabul ettiğiniz zaman önemli olduğunu göstermiş olursunuz. Bir düşmana ne kadar çok ilgi gösterirseniz o kadar güçlü kılarsınız. Küçük hatalar onları tamir etmeye çalıştığınızda daha büyük ve önemli gözükürler. Bazen olayları olduğu gibi bırakmak daha iyidir. Eğer sahip olmak istediğiniz bir şeyler varsa ve elde edemiyorsanız bunu kabul edin ve bırakın. Daha az ilgi gösterdikçe daha üstün görünürsünüz.

    12. İstediğiniz gibi düşünün ama başkaları gibi davranın:
    Eğer alışılmadık fikirler, bildik olmayan çözümler ile ortaya çıkarsanız insanlar sizin sadece dikkat çekmeye çalıştığınızı ve onları küçük gördüğünüzü düşüneceklerdir. Eninde sonunda kendilerini küçük hissettirdiğiniz için sizi cezalandırmanın bir yolunu bulacaklardır. İçlerine karışmak ve genel yapıyı desteklemek her zaman daha faydalıdır. Orjinal fikirlerinizi sadece çok güvendiğiniz arkadaşlarınız ve ünik özelliklerinize değer verebilecek kişiler ile paylaşın.

    13. Bedavadan kaçının:
    Bedava verilen her şey tehlikelidir. Çoğunlukla ya gizli bir amaç yada tuzak içerir. Bedel ödenen şeyler değerlidir. Bu şekilde suçluluk duygusundan, utançtan, minnet etmekten ve kandırılmaktan kendinizi koruyabilirsiniz. Ayrıca her zaman tam karşılığını ödemek akıllıcadır. Mükemmeliği daha ucuza almanız mümkün değildir. Cimri olmayın, eli açıklık her zaman gücün işaretidir. Para parayı çeker, verdikçe almaya başlarsınız.

    14. Büyük insanların rolüne soyunmaktan kaçının:
    Mükemmel ve orijinal bir insanın yerine geçen kişilere ne olur? Bu durumda iseniz başarılı olmak için onların iki katı daha fazla çaba sarfetmeniz gerekecek. Başarılı insanların gölgelerinde kaybolmaktan kaçının. Kendi yolunuzu takip ederek isminizi ve kimliğinizi geliştirin.

    15. Asla mükemmel görünmeyin:
    Başkalarından daha iyi görünmek her zaman tehlikelidir. Ama daha tehlikelisi hatasız ve hiç zayıflığı olmayan biri gibi görünmektir. Kıskançlık sessiz düşmanlar yaratır. Daha insansı görünmek ve kıskançlıkların oluşmasını engellemek için arada bir önerileri dinlemek ve bazı küçük hatalarınız göstermek akıllıca olur.
    Tutucu değilim,piyasada değilim, prensiplerim yoktur ama seviyesiz değilim...Kuralları sevmem ama yersiz yere çiğnediğim görülmemistir. İçe kapanık değilim ama gerekmezse konusmam, kinci degilim ama unutmam... Şefkat gösteririm ama şımartmam... Şüpheciyim ama kuruntu yapmam... Kendimle çelisebilirim ama kafama takmam... Dalga geçerim ama kırmam... Ciddiye alırım ama kapılmam...Huzur veririm ama söz vermem... Sahip olurum ama ait olmam...Cesaretsizligi ’gurur’la
    örtmem

  2. #2
    viaypi dalyan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-10-2004
    Mesajlar
    6,095
    Karizma Gücü
    9
    herkes güçlü olmak ister bunları yapıyoruz genelde ama çok eksiğimiz var
    tesekkürler paylaşım için

  3. #3
    hazan_ng adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-12-2005
    Mesajlar
    11,282
    Karizma Gücü
    9
    saol paylaşımın içinnn
    "-Bir gün, başımı omzuna dayayıp, uyumak isterdim" dedi kadın
    "-Ya bir daha uyanamazsan?" dedi adam
    "-İşte mutluluk bu olsa gerek" dedi kadın...


    ...
    ..
    .
    ÖzgüRuh (H.N.G)

  4. #4

    Kayıt Tarihi
    11-12-2005
    Mesajlar
    19
    Karizma Gücü
    0
    ellerine saglık güzel paylaşım. ama birde ben uygulayabilsem bunları hiç fena olmuyacak.

  5. #5
    *´Kuroi Tenshi...´* <span style='color: #EE82EE'>DeadLy Whisper</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-01-2006
    Mesajlar
    6,447
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    tşklr paylaşımın için!

    lüzumsuz sevgi yığınlarının ciğerlerine,
    ihanet botlarının izleri bulaşmış.
    güneşe inat, kızgın çölde sürüklenirken,
    yalnızca siyahı istiyorum...


  6. #6
    _A_X_İ_K_A_N_ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-05-2006
    Mesajlar
    71
    Karizma Gücü
    0
    Evet herkes güçlü olmak ister ama şöyle düşünün siz ayağa kalkmaya çalışıyrken birileri sürekli omuzlarınızda geziyor siz direndikçe sırtınızabinen yük artıyor ..nereyekadar dayanabilirsin...nereye kadar dayanabilirsen o kadar güçlüsün düştüğün anda.acizmi oluyorsun yani...o zaman insinler orası konak değil..manzarasımı güzelde hep üstümüze çıkıyorlar...

    ev sahibiyiz diye indirmiyoruz ama bizimde bir sabrmız ve dayanma gücümüz var...
    AŞK'A KAPALI
    ღღღღღღღღღღღ
    _A_X_İ_K_A_N_

    ben bir kişiyi seviyorum kimseye mavi boncukda vermedim...eğer öyle düşünen olduysa yanlış düşünmüş..artık kimseyle konuşmuyorum..

  7. #7
    kortan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-11-2005
    Mesajlar
    120
    Karizma Gücü
    0
    tek güç akıldı insanın en büyük gücü aklını kullanabilen insan hayatta hep başarılı olur ve güçlü olur kimse yıkamaz insanı zekanla herkesi oynatabilirsin o kadar yüce bi varlığızki istersen bizi kimse durduramaz...
    bana gelişine sert vurur diyolar ama ben gelmişe geçmişinede sert vururum.hemde noktaya vururum kenara taşırmam.
    kadınlar beni çok karizmatik bulurlar ama ben bankamatiği bile zor bulurum.kadınlar bankamatiği bulur önce gösterirler bana sonrada hazır bamkamatiği bulduk bide seni karizmatik bulalım derler ama bence ilk beni karizmatik buluyolar geçen bankamatiği ararken omomatik buldum kirli çoraplarımı yıkadım arınmadı o kadarda çitiledim.üstüne çamaşır suyu döktüm rengi gaçtı slm.pardon sana deil merhaba valla şizofreni deilim dadı dadı dadıcığım mamafi taktiri şayen doğrusu.

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •