24/04/2006
Cola Turka ve Pepsi’ye haksızlık DAHA önce de yazdım, örnekler de verdim. Basit düşünmeyi de düşündürtmeyi de seviyorum. Aslında karşı karşıya olduğumuz sorunlar hiç de karmaşık sorunlar değil. Yeter ki sorunları sadeleştirmeyi bilelim, bir de onlara çözecek temel ilkelerimiz olsun.
Dün yazdığım ve
Ülker’e
(Cola Turka’yı üreten Della A.Ş’ye) 25 milyon dolar cezayla sonuçlanan
"şeker kotası" olayına bakalım.
Cola üretiminde üç büyük oyuncu var.
Coca-Cola, Pepsi ve Cola-Turka.
Türkiye’de Cola tüketiminde
"ideal" ürün tadını belirleyen
Coca-Cola, Coca-Cola’nın tadını belirleyen ise mısırdan yapılan nişasta bazlı şeker.
Şekerpancarından üretilen şeker karıştırılarak yapılan Cola ile Coca Cola’nın tadını yakalamak mümkün değil. Nişasta bazlı şeker lazım. Bu şeker hem daha ucuz, hem de mısırın depolanma kolaylıkları nedeniyle daha üretime dost.
"İyi, Pepsi ve Cola Turka da nişasta bazlı şeker kullansınlar o zaman" diyorsunuz değil mi? Ama kullanamıyorlar. Türkiye’de şeker pancarı üretimini korumak için şeker kotası var. Üretilen tüm şekerin % 85’i şekerpancarı bazlı, %15’i ise mısır bazlı olmak zorunda.
(Bu sayede Türk tüketici ve sanayici dünya fiyatlarından daha yüksek fiyatlı şeker tüketiyor ama olsun, hangi üründe kazık yemiyoruz ki şekerde de yemeyelim.)
Bu hesaba göre
Şeker Kurulu’nun yaklaşık 350 bin tonluk şekeri, nişasta bazlı şeker üreticileri arasında dağıtması gerekiyor. Belirlenen dağıtım hesabı kapasiteye ve son üç yılın satışlarına göre yapılınca da aslan payını hep Cargill alıyor.
Cargill Coca-Cola’nın dünyada çalıştığı bir dev. Coca-Cola
Cargill’le dünya çağında işbirliği yapıyor. Sonuçta da nişasta bazlı şekerden aslan payını hep Coca-Cola alıyor.
Bu durumda ne Pepsi’nin ne de Cola-Turka’nın pazarda Coca-Cola ile aynı şartlarda yarışması mümkün değil. Cargil Türkiye’nin yönetim kurulu üyesi
Muzaffer Sayınataç da
Şeker Kurulu’nun üyesi olunca ister istemez "
Cargill kayırılıyor mu?" tartışmaları bitmek bilmiyor.
Gelin tartışmayı ben bitireyim. Kotanın ortaya çıkardığı piyasa modeli gösteriyor ki
"Evet Cargill kayırılıyor". Şimdi Ülker’in Della A.Ş’sine verilen 25 milyon dolar cezayı, bu sonuca göre düşünün.
Ülker yasada
"üretemez" denmediği için kendi tesisinde nişasta bazlı şeker üretiyor, Cola Turka üretiminde kullanıyor. Şeker kurulu hemen bir karar çıkarıp (
89 nolu karar), Della A.Ş’nin üretimini ilgili kanunun ruhuna aykırı buluyor. Pepsi ve Coca-Cola’nın başvurularını da geri çeviriyor. Ülker mahkemeye gidiyor. Şeker Kurulu da, karar arefesinde, yargıya mesaj gönderircesine (!) basıyor cezayı Ülker’e.
Sonuca bakalım. Sonuç haksız rekabet değil mi? Şu anda kimin eli güçlü Cargill’in, dolaylı olarak da Coca-Cola’nın. Cola Turka ve Pepsi’nin ise eli kolu bağlı. Bu ne demek?
"Lider" devlet eliyle sağlanan üretim avantajı nedeniyle ömür boyu lider kalacak demek! Böyle serbest piyasa olur mu?
"Bush rica etti Cargill’e sahip çıkalım" derken ev sahibini dövdürmemek şart! AKP, parti ismindeki ilk sözcüğünün anlamını unutmaya başlayalı çok oldu ama bir anımsatayım dedim.