Mutezile taifelerinin bir kısmı ve Hâricilerin hepsi, bu meselede lâhik olan İbnu Teymiye ve tâ'bileri, umumen El-Ğâfir sûresi 18 ve El-Müddessir suresinin 48. ayetleri kafirler hakkında nazil olduğu halde, mezkur ayetlere istinaden mutlak şefaati kökünden inkar ederler. kendi mezheplerine de ehli tevhid ismini koymuşlardır.
M.1703 ile 1787 tarihleri arasında Abdulvahhab oğlu Muhammed'in talebeleri İslam beldelerine galib olmuşlar. Bunların bir kısmı fıkıhta İmam Ahmed bin Hanbel'in mezhebine mensub olan İbnu Teymiye'nin ictihadlarını kendilerine alet ederek, ehli tevhidden Muhammediyye tarîkindeniz, demekle meydana çıkmışlardır. Ve Vahabîlik mezhebini tesis etmişlerdir. Aslında bunlar, Teymiyeci de değiller. Ümmetin baş belalarıdırlar. Mezhebleri, tarîkatleri şirk saydıkları gibi, günahkarları da müşrik görürler.
Feyz-ul-Kadîr'in müellifi, İmam-ı Subkî'den naklen şöyle demiştir: " Allah Teala'ya yaklaşmak için Peygamberleri vesile kılmayı = teşeffu' ve istiâneyi, selef ve haleften, İbnu Teymiye'ye gelinceye kadar hiçbir kimse inkar etmemiştir. o ise hak yoldan ayrılıp, şefaat ve vasıtayı, meded beklemeyi inkar etmiştir.
Şihabeddîn Seyyid Mahmud Âlûsî tefsirinde, İbnu Teymiye ve arkasında gidenlerin haksız olduklarını belirtmiştir. Oğlu veya torunu = Cilâu-l-Ayneyn kitabının sahibi ve mezkur tefsirin musahhihi, tefsir sahibinin, İbnu Teymiye'nin kitaplarına vakıf olmadığını iddia etmiştir. Seyyid mahmud Şükrü de son zamanlarda Vahabilerin fikirlerini takviye etmiştir.
Tefsirin sahibi Şihabeddin Hazretleri, aynı tefsirde İmam Subkî'nin İbnu Teymiye'ye karşı fazla hakaret yaptığını kaydettikten sonra 128. sayfasında tevessülde hiçbir beis olmadığını kaydetmektedir. Âlûsî c.6 s.126, 128
Tefsirin sahibi, mutlak vesileyi inkar etmemiştir. Mevlânâ Hâlid Bağdâdî kuddise sırruhu'nun halifesi nasıl vesileyi inkar eder? El-hak Seyyid Mahmud Şükrü, Şeyh Yûsuf Nebehânî'nin dediği gibi, Vahabîlere yardımcı olduğu gibi bir de bu mübarek tefsirin sahibine leke getirmiştir. Ve Teymiyeci olarak göstermiştir.
Et-Tâc-ul-Câmiu-l-Usûl'de : " Mutezile olanların bazıları ve Hâricilerin hepsi, El-Mü'min sûresinin 18, El-Müddessir sûresinin 48. ayetlerini, " kafirler hakkında şefaat kabul değildir " diye nazil olduğu halde, hata ederek Müslümanlar hakkında icra etmişlerdir. " denilmektedir. Halbuki İbnu Mes'ud rivayetinde; " Melekler, peygamberler, şehidler ve Salihler, bütün kamil Müminler, ehli şefaattirler ". İbnu Abidin: " Haricilere tabi' olanlar Abdulvahhab taraftarları, Necid tarafından çıkıp Mekke ve Medine’ye galib oldular. Onlar güya Hanbelî mezhebini tahlil ve tahrir ederler. Onların itikadınca yalnız kendileri Müslüman’dır. Hâşâ haleflerini müşrik diye tabir ederler ve Ehli Sünnet VelCemaat alimlerinin katlini mubah kılarlar. Hem de Müslüman alimlerinin pek çoğunu öldürmüşlerdir. Hakk Teâlâ onların hepsini kırıp beldelerini harab eyledi. Nihayet Müslüman askerleri, onları mağlub etmekle refaha kavuştular. " demektedir.
Celâli şerhinde : " İbnu teymiye, şüphesiz Mücessime mezhebine çok meyledicidir. " diye kaydedilirken, muhaşşîlerden Fâdıl Gelenbevî, Mercânî Halhâlî'de onun fikrine iştirak edip İbnu Teymiye'nin müdafaasını etmemiştir ve İbnu Rüşd'ü tenkid etmişlerdir. Arabca bilenler için Gelenbevî haşiyesini tavsiye ederiz.
Hafız Zebîdî İthaf adlı eserinde : " Ebû Hanîfe ve arkadaşları, adamın: Filanın hakkı için, enbiyanın hakkı için, beyt-i haram hakkı için, meş'ir-ul-haram hakkı için şunu sen'den dilerim" demesini kerih görmüşlerdir. " Eğer Ebû Hanife tevessülü kerih görseydi, ulema ondan nakledecekti. -
Zevatlarla tevessül caiz olunca, ölüye tevessül ile diriye tevessül arasında fark yoktur. Allâme Şehâb-ur-Remeliyy-uş-Şafiî rahimehullah, " Avamın, belaya giriftar olduklarında ' ya şeyh filan' demelerine ne buyurursunuz? ' sorusuna : " Enbiya ve rusulle aleyhimussalatu vesselam, evliya, ulema ve Salihlerle istiğase caizdir. " cevabını vermiştir. Şeyh Abdulğânî En-Nablûsî Cem'u-l-Esrar fî Men'i Eşrâr an-it-Ta'ni fisSofîyet-il-Ahyar adlı eserinde, Şehab-ur-Remlî'nin sözünü naklettikten sonra şöyle devam eder : " Şehab-ur-Remlî, Ey İman edenler Allah'tan korkun ve vesileyi taleb edin. " mealindeki ayete mebni, tevessül ve istiğasenin caiz olduğunu kastetmektedir. Nitekim Şehab remlî demiştir ki: Enbiya ve evliyaya, ölümlerinden sonda da sığınmak caizdir. Çünkü enbiyanın mu'cizeleri, evliyanın kerametleri, ölümleriyle kesilmez.
Rasulullah'ın hayatından sonra da, Ona tevessül etmenin cevazına delâlet eden bir hususta şudur: Tehiyyattaki " Esselâmu aleyke eyyühennebiyyü ve rahmetullahi ve berakâtuhu" Selam ve selametler, rahmetim ve bereketlerim senin üzerimdedir ey Nebim.. " sözüyle her mü'min Onu selamlar. Bu tevessülün ifadesidir.
Şimdiki fikir cereyanı, kabir azabını, şefaati, sırâtı, mi'râcı inkar eden nice melek kılığında şeytanlar vardır ki Vahabiyye fikrini neşrederler. Pek çok Müslümanlar da onlara aldanıyorlar. Hatta Merdâvî, İbnu Teymiye, İbnu Müflih ve İbnu Dûyan diyorlar ki: " Her kim kendisiyle Allah Teala arasında vasıtayı kabul ederse o kimse kafirdir = müşriktir. " El-insaf ( Merdâvî) c.1 s.327, İhtiyarat ' Teymiye) s.404, Furû7 ( İbnu Müflih) c.2 s.159 Menar-us-Sebîl c.2 s.404, Mukdis-ul-İkna' c.4 s.297 Yani demek istiyorlar ki, herhangi bir kuldan meded beklenilmez, ona rabıta kurulmaz, vasıta, şefaat, rabıta yoktur; bunlara inanan kimse mürteddir....
Halbuki milyarlarca, körü körüne değil naklî ve aklî delillerle din alimleri, nice Gazâlî ve Rabbânî gibi zatların arkasından giden zatlar, vasıtayı kabul etmişler ve inanmışlardır. Bu zatları tekfir etmek demek, ümmetin en büyüklerini tekfir etmek demektir. Binaenaleyh şimdiki profesörlerin ekserisi hatta neşriyatçıların çoğu bu hataya düşmektedirler. Halbuki İslamiyet’i sahih olan Müslümanlara kafir demek yahud onları kafir görmek küfrün ta kendisidir.
Müşahede ediyoruz ki, şimdiki müellifler, yukarda ismi geçen alimlerden naklediyorlar. Kendilerini Ehli sünnetten zannedip Ehli sünnet velCemaat'in inancı dışında pek çok fikirleri ileri sürmektedirler. Allah Teala bütün Müslümanları sapık fikirlerden muhafaza etsin ( Âmîn). Eski âlimlerin tabirinde kullanılan küfür kelimesi, küfrân-ı nimet (nimete karşı nankörlük) manasındadır, yoksa küfr-i hakîkî değildir. Buna dikkat edelim. Korkarım ve dilerim ki Mısır'a gelen darbe diğer İslam ülkelerine sirayet etmesin... Allah Teala bizleri muhafaza eylesin (Âmîn)
Vahhabiler ecdadları hariciler gibi, halen Salihlerin türbelerine, mürşid ve ehli beyte ve dört mezhebin tabi lerine, tarikatlerine kin bağlarlar. Her birisi de ictihad davası peşindedir. " Görüşüm " diye, sapık fikirlerini koskocaman müctehidlerin fikirlerine mukayese ederler. İşte mühim mevzulardan birisi de budur. Onun için tashih-i itikad her şeyden önce farz olduğundan, Ehli sünnet velCemaat’in fikirlerini ölçü tutarak eserleri okumak lazımdır. Şunu da bilelim ki eser okumakla insan kamil olmaz. Ancak eserleri kamil bir insandan öğrenip kemal-i edeble onunla amel etmek gerekir.
Bu mevzuda vahabilerin isimlerini teşhir etmekten utanıyorum. Fakat eski zamanda ve şimdiki zamanda İslam müctehidleri onları ismen belletmiştir. Kin tutmak ve intikam almaktan korkmamış olsaydım, her zümre içindeki vahabiyyul meşreb olan alimleri ve cahil sofuları ismen yazacaktım. Tuzaklarına düşmemek için istikameti düzgün, ilmiyle amil alimleri arayalım.
Enbiya ve evliyaya verilen izin sebebiyle mucize ve keramet olarak zuhura çıkan bütün olayların fâili Allah Azze ve celle'dir; bulut yağmurun yağmasına vesile olduğu gibi bunlar da mucize ve kerametin zuhuruna sebebdirler. binaenaleyh enbiya ve Salihlerin ruhânîlerinin, Mü'minlerin imdadlarına koşmaları, belaların kaldırılması için yalvarışları vakidir, müşahede edilmektedir. Şüphesiz bunlar hepsi şefaat kelimesine dahildir.
ŞEFAAT HAKKINDA BİRKAÇ HADİSİ ŞERİF
"Kıyamet gününde şefaatimle insanların en mutlusu, hulûs-i kalb üzere " Lâ ilâhe İllallah" diyen kimsedir." Mirkât-ul-Mefâtih c.9 s.525 h.n.5574 Câmiu-l-Usûl c.9 s.369 h.n.7011
"Rabb'imin indinde bana bir gelen (Cebrâil) geldi. Gelen melek, ümmetimden yarısının cennete girmesiyle şefaat arasında beni serbest kıldı; ben şefaati seçtim. O da , ölüp de Allah'a şirk koşmayan kimseler içindir." et_tâc-ul-Câmiu-l-Usûl c.5 s.384 Tirmîzî h.n.2441, Kenz-ul-Ummâl h.n.31892
" Ben cennete girmek için şefaat eden insanların en ilkiyim = layığıyım. Ve Ben, nebîlere nisbetle tâbi'leri en çok olanım. " et_tâc-ul-Câmiu-l-Usûl c.5 s.384, Câmiu-l-Usûl c.10 s.475 h.n.8009, Kenz-ul-Ummâl h.n.31878,32045
"Benim şefaatim ümmetimden büyük günah işleyenler içindir."x Keşf-ul-Hâfâ c.2 s.10-11, Feyz-ul-Kadîr c.4 s.162 h.n.4892, Levâmiu-l-Ukûl c.3 s.392,393, Firdevs-i Deylemî c.2 s.351 h.n 3578, Tirmizî h.n.2436, İbnu Mâce h.n.4310 Hâkim c.1 s.69, Şuab-ul-İman c.1 s.287 h.n.310,311, Kenz-ul-Ummâl h.n.39751,39055
"Şefaatim, ümmetimden, her türlü günah işleyenler içindir" Hazreti Ebû Derdâ radıyallahu anhu'nun 'Ya Rasûlallah, zina etseler ve hırsızlık yapsalar da mı?' demesi üzerine "Gerçi zina ve hırsızlık işleseler de. Ebû Derdâ (radıyallahu anhu) kahrından burnunu uzatıp kabul etmese de." diye buyurdu. Mutezile bu hadisi inkar ettiler Keşf-ul-Hâfâ c.2 s.11, Feyz-ul-Kadîr c.4 s.163 h.n.4893, Levâmiu-l-Ukûl c.3 s.393, Kenz-ul-Ummâl h.n.39056
"Benim şefaatim ümmetimden ehli beytimi seven kimseler içindir." Feyz-ul-Kadîr c.4 s.163 h.n.4894, Levâmiu-l-Ukûl c.3 s.393, Kenz-ul-Ummâl h.n.39057,34179
" Benim şefaatim (bütün ümmete) mubahtır. Ancak ashabıma söven kimseler müstesnadır " Feyz-ul-Kadîr c.4 s.163 h.n.4895, Levâmiu-l-Ukûl c.3 s.393,Firdevs-i Deylemî c.2 s.352 h.n 3580, Kenz-ul-Ummâl h.n.39058
" Şefaatim kıyamet gününde haktır. Kim ki ona iman etmez ise şefaatim ehlinden olmaz. " Feyz-ul-Kadîr c.4 s.163 h.n.4896, Kenz-ul-Ummâl h.n.39059
" Ben, Rabb’imden şirk koşmayıp da yirmi yaşında ölmüş olana şefaat etmek için izin taleb eyledim; Rabb'im onları bana bağışladı. " Kenz-ul-Ummâl h.n.32007,39065
" Ben, eş koşmayıp da ümmetimden kırk yaşında olanlar için Rabb'imden şefaat istedim. Rabb'im dedi ki:
"Yâ muhammed, Ben onları mağfiret ettim." Dedim ki:
Yâ Rabb'i ya elli yaşında olanlar?
Rabb'im Bana dedi ki:
" Gerçekte Ben onları da mağfiret ettim." Dedim ki:
Ya Rabb'i ya altmış yaşında olanlar?
Rabb'im : " Ya Muhammed, Ben bir kuluma yetmiş yaş bağışlarsam, Ban'a bir şey eş koşmaksızın ibadet ettiği halde onu ateşle azablandırmamdan hayâ ederim. Amma seksen ve doksan yaşındakilere sıra gelince, onları kıyamette haşir meydanında bırakırım; onlara denilecek ki: Siz kimi sevmiş iseniz, kendinizle beraber cennete sokun." Firdevs-i Deylemî c.2 s.312 h.n 3408, Kenz-ul-Ummâl h.n.39066
" Ben Allah Teâlâ'dan diledim ki, ümmetimin hesabı elimde olsun, tâ ki diğer ümmetlere karşı ( yaptığı günahlardan dolayı ümmetim ) mahcub olmasınlar. Allah Teâlâ bana vahiy gönderdi ki : Ey Muhammed, hayır, Ben onları hesaba çekerim; şayed hataları olursa, Senden bile örtbas ederim, tâ ki Senin nezdinde de kabahatleri görülmesin. " Firdevs-i Deylemî c.2 s.312 h.n 3409, Kenz-ul-Ummâl h.n.38972
" Kıyamet gününde şefaat edenler de üçtür:
(1) Peygamberler,
(2) Alimler,
(3) Şehidlerdir. " Ğavs-ul-İbâd bi Beyân-ir-Reşad s.260, Firdevs-i Deylemî c.2 s.519 h.n 8946
Şefaat ediciler beştir: Kur'ân-ı kerîm, sıla-i rahim, eminlik, sizin Peygamberiniz ve ehli beyti " Feyz-ul-Kadîr c.4 s.176 h.n.4942, Kenz-ul-Ummâl h.n.39041
BİR KISSA
Konya'nın mutasavvıflarından Merhum Dişçi Mehmet Efendi'ye bir genç gelir: "... Allah'ın izni olmadıkça Nezdi'nde şefaat edecek kimmiş?.. " El-Bakara 255. ayet mealini okur ve şefaat yoktur, bunu nereden çıkarıyorsunuz? der.
Merhum Dişçi Mehmet Efendi der ki: A be evladım Kur'an ilk kime indi? Genç der ki: Tabi ki Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'e.. Mehmet Efendi: Annaah!! a benim güzel evladım, ben sana şefaatin varlığı ile ilgilixbirçok sahih hadis söyleyebilirim. Peygamber aleyhisselam ( haşa) bu ayeti görmedi mi de bunca şefaatle alakalı hadis söyledi!!????.... "
Kimin ne kadar şefaate ihtiyacı varsa o miktarda çeksin deriz efendim....
Allahumme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed. Kad dâkat hîletunâ edriknâ yâ Rasûlallah.....
******************************************************
Rabbim Teala cümlemize Efendimiz Hz. Muhammed in (s.a.v) şefeatine nail olmayı nasip ve müesser eylesin.
Slm ve dua ile...


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla

