• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1
    endonezya adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-11-2005
    Mesajlar
    4,485
    Karizma Gücü
    7

    Fikir KÜresel BakiŞla Nazar Nedİr?

    Dünyada bir çok üniversitede kürsüsü bulunan bu bilim dalı ciddi bir biçimde ele alınmadığı gibi, ne yazık ki, çoğu kez de istismar edilerek konuyu bilmeyenlere malzeme oldu. Nazar konusu da bunlardan bir tanesi.
    Birkaç kitap okuyarak ya da kulaktan dolma bilgi kırıntılarıyla bu konulara açıklık getirmek, sözde bilirimcilik, istemeyerek de olsa gerçeği saptırmaktan öteye gitmez ve sorumluluğu çok büyüktür.
    Bu yazı dizimizde, her olayın temelinde enerji olduğunu dikkate alarak, "Küresel bir bakışla nazar nedir?", açıklamaya çalışacağım.
    Yazı başlığını da "küresel bakışla" xolarak seçtim. İzninizle "küresel" sözcüğünü hangi anlamda kullandığımı açıklamak isterim:
    Şeklen küreyi hepimiz biliriz de, küresel bakmayı pek beceremeyiz. Böyle bir bakışla konuya yaklaşmak, olayları bu açıdan görebilmek oldukça zor, hatta çoğu kez olanaksızdır. Çünkü egomuz, benliklerimiz vardır. "Global bakış" da diyebileceğimiz bu üç yüz altmış derecelik görüş, konuyu tüm içeriğiyle kapsayarak bakmak anlamına gelir.
    Bir kişi olayın özüne, derinliğine inmeye çalışıyor, o olayı somut ve tarafsız görebiliyorsa, "küresel" bakıyor diyebiliriz. Çok yönlü, çıkarsız, tarafsız ve hiçbir etki altında kalmadan bakmak, “küresel” bakmaktır. İşte “Nazar” konusunu bu bakış açısıyla irdelemeye çalışacağız.
    Çağdaş bilimin, son yıllardaki gelişiminin yanı sıra "Metapsişik" (fizikötesi) olaylara olan ilgisi de hızla artmakta. Sonyıllarda bilim adamlarının gözleri, bilinmeyene doğru çevrildi.
    Özetle, canlı madde ile cansız madde arasındaki duvar yıkılmaya başladı. Ancak, Metapsişik anlayış, maddenin de canlı olduğunu kabul ediyor. Tabii bu görüşe katılmamak olası değil.
    Bu duvarlar yıkılırken, belli bir çoğunluk da, araştırmak biryana, inkar etmeyi sürdürüyor. Eğer günümüz bilimcileri; gerçeği, alışılmışa değişirlerse, yani olayların "Metapsişik" yanını görmezlikten gelir, Fizikötesi enerjinin varlığının ne olduğunu anlamak istemezlerse; sanırım insanlık, daha uzun yıllar bu konuda yerinde sayacaktır.
    Bundan böyle tüm insanlık olarak atmamız gereken ilk adım, insanın bilinmeyen yanının incelenmesi olmalıdır. İşte bugünkü konumuz, yeterince bilinmeyen bir yanımızı daha incelemek olacaktır.

    Nazar nedir?


    "Nazar" bilerek ya da bilmeyerek, düşünce yoluyla gönderilen enerjilerin uyum sağladıkları her şeyin üzerine sinmesi ve etki etmesidir. Bu enerjiler, "Negatif" (olumsuz) olduğu gibi, "Pozitif" (olumlu) de olabilir. Örneğin, çok sevdiğiniz bir kimseye yönelttiğiniz sevgi dolu düşünce enerjisi, onun "AURA" sında (insan, hayvan ve bitkilerin çevxresinde oluşan ışın duvarı, ışıklı haleler) koruyucu bir form oluşturur. Ancak, şu gerçeğin üzerinde özenle durmak istiyorum; İyi de kötü de olsa, belli kişilere yansıtılan düşüncelerin, o kişinin aurasında, onun vibrasyonlarına (titreşimlerine) tepki / yanıt verecek düzeyde malzeme bulması şarttır. Çünkü, hiçbir madde bileşimi belli limitler dışında titreşemez. Hedefteki enerjiyle senkronize (uyum sağlama) olamıyorsa, kişiyi hiç bir şekilde etkileyemez, geri döner. Beddualar, dualar da kendiliklerinden yuvalarına dönen kuşlara benzerler. Sahibine, çıkış yerine geri dönerler. O zaman insan, kendi negatif yayınlarının sonuçlarını yaşamak durumunda kalır.
    Demek ki nazar; bir kişinin diğer bir kişiye iyi veya kötü yönde etkide bulunması demektir. Düşünce yoluyla beynimizden, şuuraltımızdan çevreye çeşitli güçte tesirler yayarız.Bu enerjiler bizim istek ve niyetimize göre türlü şekilde etkiler yaratırlar. Kıskançlık, kin, nefret ve intikam gibi arzularla dolu bir insanın yaydığı düşünce dalgaları, bunları alan kişiler üzerinde o şahsın ihtiyacına göre etkiler oluştururlar. Negatif düşünceli bir kişinin, oluşmasını istediği konular üzerinde şiddetli bir arzu duyması, psişik ya da fizyolojik olayların oluşmasına neden olabilir. Burada, bu tür olumsuz tesirlere ekran olacak şahsın da rolü vardır.

    Kimlere Nazar Değmez?


    Kendisinden daima pozitif tesirler yayılan bir kişiye, negatif tesirler etki edemez, yani nazar değmez. Sempatizasyon yasası bunu gerektirir.

    Nazarın Etkisi


    Nazar oldukça güçlü bir enerjidir. Bu enerji hiçbir fiziki etki olmadan bir vazoyu kırabilecek kadar güçlü olabilir.
    Eğer bu enerjileri alan kişi negatif düşüncelere açıksa, nazar, etkisini olumsuz yönde gösterir. Ancak pozitif düşünceye sahip olan bir kişiyi bu negatif enerji etkilemez.
    İnsanın beyninde potansiyel bir enerji vardır. Çok güçlü olan bu enerji, kinetik enerjiye dönüştüğünde dışa yansıtılan gücün etkisi de oldukça yoğun oluyor. Bunlar psişik ya da fizyolojik olayların oluşmasına neden olabixlir. Burada bu tür negatif tesirlere ekran olacak şahsın da rolü vardır.
    Bugün bilim de kabul etmiştir ki, düşünce konsantrasyonu ile yoxğunlaşan, güçlenen şuurun etkisi dışa taşmakta ve karşıdaki eşyaların atomxlarını, moleküllerini etkileyerek biçimxlerini dahi değiştirmektedir. Bu yoğunxlaştırılmış bir enerjidir.
    Nazar, düşünce enerjisinin. harekete geçerek, konsantrasyon yoluyla karşı tarafı etkilemesidir. Fakat bu çoğu kez farkında olmadan yapılır. Bazı kişiler, çocukları kucaklarına alıp sevmezler. Nazarlarının değeceğini bilirler. İşte bu da o kişinin manyetik tesir gücünün fazla olması ve elinde olmadan dışarılaşması sonucudur. Eğer bu tür kişilerde kıskançlık ve ihtiras gibi özellikler de varsa, o zaman karşı tarafı çok çabuk etkilerler.
    Bir de dönüş şoku vardır. Geri dönüş şoku da bunların tersidir. Konxsantrasyonla harekete geçirilen astral form (form panse - düşünce formu) hedexfini etkilemeyip bir de geri dönerse, kaynağına çok büyük zararlar verir. Pozitif düşünce formları ise, gönderilen yere ulaşamasalar bile topladıkları enerjiler pozitif olacağından zararlı olmazlar. Ama negatif amaçlı düşünce vibrasyonlarının geri dönüşleri felaketxtir. Evrende herşey büyük bir uyum içerisinde oluş; sibernetik sistem, sebep-xsonuç yasası hiç şaşmadan işlemektedir. Bu demektir ki, her etki çıkış yerine geri döner.

    Nazar Olumlu Yönlendirilebilir


    Nazarın insan yaşamını sadece olumsuz etkilediğini mi düşünüxyorsunuz?
    Son yıllarda bu görüş geçerliliğini yitirdi. Çünkü bu enerji negatif, yani olumsuz olabileceği gibi, pozitif, yani olumlu da olabiliyor. Çok sevdiğiniz birisine, bu hayvan ya da bitki de olabilir, yönelttiğiniz sevgi dolu düşünce enerjisi, onun çevresinde koruyucu bir ışın duvarı oluşturabiliyor. Askerdeki oğlu için dua eden bir annenin farkında olmadan onun çevresinde koruyucu bir enerji halkası oluşturabileceğini hiç düşündünüz mü?

    Nazarın Kader ile ilişkisi


    Nazar, kader kapsamındadır. Şöyle bir söz vardır; "Herkese gelmez bela, erbabı istidat arar." Her etki çıkış yerine döner, acaba suçlu yalnız bu yayını yapan mıdır? Kuşkusuz, hayır. Evrende hiç kimse hak etmediği bir sonuçla karşılaşmaz. Bir enerjinin, yerine ulaşması demek, dolayısıyla bir ihtiyacın, bir icabın yerine gelmesi demektir. Eğer kişinin kaderinde böyle bir olay yaşamak yoksa, ona hiçbir şey etki edemez, çünkü ihtiyacı yoktur. Eğer gelen enerji (pozitif veya negatif olsun), o kişideki enerji ile senkronize olamıyorsa, uyum sağlayaxmıyorsa geri döner. O halde nazardan korunmanın en güzel yolu, negatif enerji üretmeden yaşamaktır.

    Kadınların Yarısından çoğu Nazara inanıyor


    Soyut bir kavram olmasına karşın; nazar, birçok toplumun kültüründe yer alıyor. Bizim kültürümüzdeki yeri ise yadsınamaz. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı’nda görevli Doç. Dr. Osman Hayran ve Doç. Dr. Seçil Aksayan' ın bir grup ev kadını üzerinde yaptığı anket, kadınların yarısından çoğunun nazara inandığını gösteriyor. Öğrenim düzeyi düştükçe; nazara inanma oranının artması ise, anketin bir başka ilginç sonucu. Ankete katılanlar, nazarın belirtileri olarak ise hastalık hali, baş ağrısı, çocuklarda ağlama, kırgınlık, sinirlilik, iştahsızlık ve uykusuzluğu gösteriyor. Nazardan korunmak için en çok kullanılan yöntemler ise; nazar duası, mavi boncuk, muska, başın üzerinde tuz çevirerek ateşe atma, kurşun döktürme ve benzerleridir. Asxlında bunlar, halk arasında kullanılan nazardan korunma yöntemlerinden yalnızca birkaçı. Örneğin bizim kültürümüzde, otuza yakın nazardan korunma yöntemi var. Bu yöntemler aslında kişiyi doğrudan doğruya korumaz. Sadece kişinin ruhsal savunma mekanizmalarını harekete geçirir. Bu objeler birer aracıdır. Kişi bunları kullandığında, kendinde varolan koruyucu enerjileri kendiliğinden devreye sokar.

    Mavi Boncuk ve Mavi Rengin Özelliği


    Mavi boncuğun özelliği renginxdedir. Mavi, polarize olmayan bir renktir, odaklanmıştır. Mavi emer ve dağıtmaz; toplar, kollektör görevi yapar. Kendisini polarize etmeden, polarize olmadan enerjiyi bir noktada toplar. Koruyuculuk özelliği vardır.
    Mavi gözlü kişilerin de enerjileri toplama özellikleri olduğu için, etki kabiliyetleri yüksektir.

    Oluşturduğumuz Enerjiler


    Zaman zaman yakınır dururuz, “Falanca çok zengin ben fakirim, komşum çok güzel ben çirkinim, nedir bu adaletsizlik…" deriz! Önce Tanrı' dan hesap soracağımıza, kendimize soralım. Acaba biz adil miyiz? Benim iç düzenim, iç terazim doğru tartıyor mu? İnsanlara dürüst davranıyor muyum? Acaba sevgimizde, dostluklarımızda bir adalet var mı? Eğer düşünce yayınlarınız pozitifse, oluşturduğunuz olumlu güçler, pozitif enerjiler, size koruyucu bir şemsiye oluşturduğu gibi, başkalarına da olumlu yayınlar yapar.
    Kendimizden kaçmayalım, iyisiyle, kötüsüyle biz biziz. "Aynaya sırt çevirmekle ne biz değişiriz, ne de ayna."

    “İman odur ki, hem ‘ben’, hem ‘sen’ kalkarda hep ‘biz’ olur.
    Hep biz oluş, Yukarı'nın eli ayağı oluştur. El ve ayak, ancak "baş" a itaat eder. Ama el ve ayak olmak, her şeyden önce el ve ayağı bilmekle başlar. Gene, iman odur ki, bastığınız yerde, baktığınız yerde, işittiğiniz her seste, İlahi bir koku, İlahi bir ses, İlahi bir iz bulasınız. Ve bunların sizlere vermiş olduğu aşkı, aşk ile yaşamalısınız. Ve gene Tanrı'nın İlahi bir Gölgesi olan Müteal Zaman içinde, zamanlar yaşayasınız.” (Sadıklar Planı Tebliğleri)








    bursa parapsikoloji derneği
    CAVİT UTKU

  2. #2
    abdullahbirisi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-10-2005
    Mesajlar
    1,775
    Karizma Gücü
    7
    bu nazar değmesi fazla anlatılamaz yaşanır.Adama öldürebilecek bir şekilde nazarı değenler var.Şahsen bizimkilere epey bir nazar değer.
    1970’li yıllardan itibaren yükselen bir trend izleyen dünya altın madenciliğinde,
    epitermal, porfiri ve listvenit tipi yataklardan yapılan üretim çok büyük önem
    kazanmıştır. Batı Anadolu’nun epitermal cevherleşmeler açısından önem taşıyan
    jeotermal sistemler bakımından zengin olması, ayrıca, epitermal altın yataklarının iz
    elementi olarak önem taşıyan Sb-As-Hg cevherleşmelerinin yaygın olması; Doğu
    Karadeniz
    bölgesindeyse, altın yatakları açısından önemli olan masif sülfit ve porfiri
    yataklarının bulunması; Orta ve Doğu Anadolu’da listvenitlerle yakından ilgili
    ofiyolitlerin geniş alanlar kaplaması, topraklarımızın, altın oluşumlarının yerleşmesi
    için jeolojik açıdan çok elverişli olduğunu göstermektedir.

  3. #3
    vedatt19 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-11-2005
    Mesajlar
    1,714
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    nazar belki çoğu kimse tarafından ciddiye alınmaz ama bu çok açık bir gerçektir. ve inanın arkadaşlar bazı insanların nazarı bir kurşun gibi çok etkilidir!!
    size ufak bir örnek vermek istiyorum... benim halam köyde yaşıyor. birgün ineği sağarken kapı açık kalmış ve komşusu halamı görmüş. baya süt veriyor hemde besili falan demiş inanın ertesi gün hayvan sütten kesilmiş. 1 ay süt vermeyince hayvanı kestiler. ve o olaydan sonra halam içeride ayrı bir baraka yaptırdı kimse görmesin diye.
    allah bizi nazarlardan saklasın

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •