Bu forum da kendi hikayemizi yaratabiliriz diye düşünüyorum yeni bir aşk hikayesi, ya da ne bir efsane, ya da hiç bilinmeyen bir mitoloji. Yalnız kalmayı seven biri olduğum için böyle oyunları severim. Defterime birşeyler karalar hikayemi oluşturmaya çalışırım. Herkes hikayeye eklemeler yaparsa deneme hikayelerimiz bizim olabilir..
3 günde bir hikayemizin bütün halini gün sonuna yazar ve böylece işte "turkyasamın üyelerinin hikayesi" diyebileceğimiz bir yazımız olmuş olur...
Deneyelim..
Her zaman düşündüğümüz ce çevremizde en fazla duyduğumuz konu sanırım AŞK ilk konumuz aşk olsun.
AŞK
Üniversiteye gitmeli ama hangi bölümü düşünmeli diyordu Cem.
İnsanlar birbirlerine ağacın dibinden bakıyor ve hep aynı şekilde görüyor birbirlerine koydukları kurallar, devletin onlara koyduğu kuralllar arasında güçsüzleşen ve değişen ülkem için ben hukuk'u seçmeliyim diyordu. İstanbul Üniversitesinin Hukuk bölümünü kazanmış ve annesine verdiği sözü tutmuştu. Hep iyi şeyler yapıyordu ve annesi onunla gurur duyuyordu. Üniversitenin ilk yılını birincilikle bitirmişti. Üniversite de herkes Cem'i tanıyor. Güzel konuşmasını, insanlara olan saygısını, sevgisini ve ona özel olan konuşma tarzıyla Cem'i dinlemeyi seviyorlardı.
Cem, üniversitenin ikinci yılında sınıflarına yeni kayıt olan kıza aşık olmuştu. Sürekli onu düşünüyordu. Üniversiteye yeni gelen Zeynep'in bu durumdan haberi yoktu. Nereye gitse Cem'den bahsediyorlardı ama bir türlü Cem'le konuşma fırsatı bulamadığı için çok üzgündü. Cem hep geleceğini denizi, gökyüzünü ve annesini düşündüğü için hayatında aşk'a yer vermiyordu. Ama artık bu duyguyu engelliyemiyordu bununla mücadele etmek yerine ona olan aşkını anlatmaya karar verdi. İlk konuşmanın etkileyici olması gerektiğini düşünüyordu.
O gün ki ders çıkışı için çok iyi bir plan yapmıştı. Ders çıkışı Zeynep'in masasına sınıf arkadaşları tarafından kağıtlar bırakıldı. Bunlardan biride Cem'in kağıdıydı. Her bir kağıtda başka bir şey yazıyordu. Zeynep şaşkınlıkla kağıtları açıyor okuyordu. "Zeynep senin çok zeki olduğunu düşünüyorum", " Zeynep sen çok güzelsin", " Zeynep gözlerinin bir okyanus gibi olduğunu düşünüyorum bana her baktığında nefesim kesiliyor ve boğuluyorum", " Zeynep konuştuğunda dudaklarına bakıyorum aynı annemin dudakları gibiler samimi, içten, nazik ve bir anne gibi seven." bir çok kağıt vardı Zeynep bir kaçını okuduktan sonra devamını yürürken okumaya karar vermişti. Zeynep'in eve gidiş yolunu bilen Cem yol üzerine de bazı mesajlar bırakmıştı. Zeynep okudu bir kağıtda " Seninle evlenmek istiyorum sen aşık olabileceğim tek kişisin" yazısını gördü ve bir anda elinde ki diğer kağıtları düşürdü. Okuyamadığı bir çok kağıt vardı ve rüzgarla birlikte hepsi uçmuştu.
Arkadan bir ses ısrarla Zeynep diye bağırıyordu. Zeynep dönüp baktığında ona seslenen kişiye yaşadığı duygusallıkla birlikte aşık olmuştu. Zeynep, her düşüncesiyle Cem gibiydi. O uzağa bakar ve uzaktaki güzelliği görmeye çalışır. Uzakta ki denizin dibine dalar ve boğulmamaya çalışırdı. Gördüğü yakışıklı kişi sınıf arkadaşı umut'du. Umut yanına gelip Zeynep'e,
"Ders çıkışı ağlamaklı gibi oldun seni merak ettim iyi misin ?." dedi. Zeynep ilk bakışta hoşlandığı adamın onunla ilgilenmesi karşısında çok heyecanlandı ve konuşamadı. Umut, "Seninle yürüyebilit miyim?" diye sordu. Zeynep onaylarmışcasına kafa salladı ve evine kadar beraber yürüdüler. Bu sırada Cem hazırlıklarını tamamlamış birşekilde çay bahçesinde bekliyordu. Ancak Zeynep kağıtları okuyamamıştı ve Cem'in planladığı gibi yol üzerinde ki yazılarıda görmemişti. Gece sonuna kadar Zeynep'i beklerken ona olan aşkının bu bekleyişle daha da arttığını düşünüyordu. Eve dönerken kağıtları ve mesajları görmediğini düşünerek içinde ki aşkı daha da ateşliyordu.
Benim yazdıkça yazasım geldiBu hikayeye siz de yaratıcı zekanızla eklemeler yapın.. Eğleneceğinize eminim..Hepimiz bir yazarız sanırım...


LinkBack URL
About LinkBacks
Bu hikayeye siz de yaratıcı zekanızla eklemeler yapın.. Eğleneceğinize eminim..Hepimiz bir yazarız sanırım...
Alıntı Yaparak Cevapla