“İnsanlar günü gelince bu dünyadan, görevlerinden veya makamlarından ayrıldıklarında bilmelidirler ki geride onurlu, şerefli bir isim bırakmanın en önemli şartı güçlünün değil haklının yanında yer almaktır. Ezilenlerin, haksızlığa ve zulme uğrayanların yanında saf tutabilmektir.”

Bazı insanlar ; Yetiştiriliş tarzı, ailesi, çevresinden gördüğü, büyüklerinden izlediği yaşantı şekli ile kendisini, isteklerini ve düşüncelerini dürüstçe ifade etmekten korkarlar.

Bunun en büyük sebebi ise çocukluğumuzda kendimizi dürüstçe ifade ettiğimiz, zaman cezalandırılıp, anne babamızın, öğretmenlerimizin, büyüklerimizin istediği doğrultuda sahte bir kimlikle davrandığımızda ise tebrik edilmemizdir.

Çoğu zaman toplumumuzda görülen güce karşı eziklik, dalkavukluk ve dürüst olmayan tavırlar genellikle bu gibi yetiştiriliş defektleri sebebi ile ortaya çıkmaktadır. Kendisinden güçlü gördüğü insanların karşısında bir türlü dürüst olamama, doğruları söyleyememe, el-etek öpme ve en kötüsü de arkasından çok daha farklı tavır takınma aynı sebeplerle ortaya çıkmaktadır.

En basit şekilde hemen herkesin yaşadığı bir olaydır; Çocuk babasına, babasının taraftarı olduğu takımı desteklediğini söylemektedir, dayısına da onun taraftarı olduğu takımı desteklediğini söylemektedir. Bu tip çifte karakter sergileme durumunu aile kurnazlık ve akıllılık olarak nitelendirmektedir. Ayrıca çocuk yalan söylediği bilindiği halde her iki büyüğü tarafından da ödüllendirilmektedir. Çocuklarımıza en çok yalanı sevgi hususunda söyletiriz. Kızım, oğlum bu amcayı seviyor musun ? Çocuk dürüstçe hayır dese önceki tecrübelerinden biliyor ki azarlanacak, bu durumda ne cevap verecek tabii ki nefret bile etse evet diyecek. Böylesi çözümlerle yetiştirilen ve zorla yalana itilen çocuk büyüdüğü zaman ne yapacaktır; Aynı kurnazlık ve akıllılık taktiğini yaşamına geçirecek ve nabza göre şerbet veren, dürüst davranmaya korkan, bol bol riyakarlık yapan padişahım çok yaşa, hem de kim olursan ol, ne yaparsan yap tavırlı insanlar türeyecektir. Bu insanlar için kişiler ve fikirler önemli değildir, kim güçlü ise ona yanaşır ve o kişi üzerinden rant elde etmeye çalışırlar. Bu kişilerde vefa duygusu hiç yoktur, olamaz da. Çünkü gelen ağam, giden paşam uyguladıkları yaşam felsefeleridir.

Bu korkaklığın, kendini gizlemenin veya sahteciliğin çaresi de yoktur ve ne yazık ki bu sistemde gereği de yoktur. Çünkü yapan kazandığını sanır yapılan da her nedense büyük zevk alır. Her makam sahibi, her yetkili böylesi tavırlara bayılır ve bu gibi insanların dalkavukluğundan duydukları haz ile mutlu olurlar.

Bu gibi korkak ve sahte tavırlı insanlar da asla ve asla cesur ve dürüst insanları sevemezler. Çünkü dürüst ve cesur insanlar onlara kaybettikleri ve bir daha sahip olamayacakları hasletleri hatırlatırlar, kendi eksiklerini görmek de kimsenin işine gelmez.

İnsanlar günü gelince bu dünyadan, görevlerinden veya makamlarından ayrıldıklarında bilmelidirler ki geride onurlu, şerefli bir isim bırakmanın en önemli şartı güçlünün değil haklının yanında yer almaktır. Ezilenlerin, haksızlığa ve zulme uğrayanların yanında saf tutabilmektir. Olaylara ideolojik ve menfaatperestçe müdahale etmek yerine adil davranabilmektir. Erdem de budur, samimiyet de budur, insanlık da budur.

Eskiden beri para, makam daha doğrusu güç sahiplerine yakın olmak, onların ilgisini kazanmak için birbirlerini karalayan, yaralayan, rekabet içinde olan ve çifte karakterli korkak insanlar vardır ve her zaman var olacaktır.

Fakat bilinmelidir ki bu vatan ve bu millet böylesi insanların oyun sahası olmaktan çok büyük bir zarar görmektedir ve bu çıkmazdan hemen kurtulmalıdır.

Artık vatanımızda “padişahım çok yaşa” diyenler yerine, “kral çıplak” diyebilenler de olmalıdır. Daha önemlisi gerçeği, hatalarını, eksikliklerini bile bile, kendisine methiye dizenlere karşı zevkten dört köşe olanlar gitmeli, dürüst ve cesur insanları da dinleyebilen, anlayabilen insanlar gelmelidir. Bu ülkemizin her yönüyle hakkettiği günlere gelebilmesi için en önemli adım olacaktır.

Saygı, selam ve sevgilerimle."



Alıntı: PROF.DR.A. BERHAN YILMAZ
ATATURK UNIVERSITESI