Kurumsal iktisat, Neo-Klasik ve Marksist iktisadın görüşlerine alternatif fikirler üretme üzerinde yoğunlaşmış bir iktisadi düşüncedir. Bu düşünceye göre iktisat bilimi interdisipliner bir bilim dalıdır. İktisadi olayları incelerken sosyoloji, psikoloji, siyaset, maliye, yönetim, tarih gibi bilim dallarından yararlanılmalıdır. İktisadi olayların ve faaliyetlerin gelişiminde kurumların önemi büyüktür. Özellikle mülkiyet, piyasa yapısı gibi kurumlar ekonomik gelişme açısından oldukça önemlidir. Ekonomide istikrar için devletin ekonomiyi sürekli olarak izlemesi ve yönlendirmesi gerekli olup gelir dağılımının düzeltilmesi için de devlet müdahalesine ihtiyaç vardır. Teknoloji ve sanayileşme ekonomik refah için önemlidir.
Kurumsalcılar, pragmatik felsefeye uygun bir yöntemle «deneme»yi esas kabul eder, gelenekleri eleştirir, reformu desteklerler. Çalışmalarında sistemli teoriler kurmak yerine gelenekleri, kurumları, davranışları incelerler. Bu incelemelerinde tümevarımcı bir yaklaşım, pragmatik yaklaşım, bütünsel ve sistematik analizler kullanırlar.
Amaçları; gelişmenin temel dinamiklerini araştırmak, ekonomik olayları tüm yönleriyle ve interdisipliner bir yaklaşımla incelemek (ekonomi sadece piyasadan ibaret değildir görüşü çerçevesinde), ekonomik örgütlenme (organizasyon) yapısını ve kurumları incelemektir.
Kurumsalcılara göre; evrimsel bir gelişme söz konusudur ve insanlar evreni bilinmeyen bir yöne doğru götürmektedir. Evrimsel gelişme sonunda elde edilen bilgi ve tecrübe önemlidir. Amaç, kurumları incelemek olduğuna göre kurumlar ve kurallar dönemlidir. Kurumsalcılar, günümüzde kapitalizmin ve sanayi toplumunun ortaya çıkardığı olumsuz sonuçların nasıl çözümlenebileceği konusu üzerinde araştırmalarını sürdürmektedirler.
Sonuç olarak Kurumsalcılara göre;
- Ekonomik olaylar, mutlaka neden-sonuç ve etkileriyle birlikte «bütünsel» bir yaklaşımla ele alınmalıdır.
- «Bütün», onu oluşturan parçaların toplamından daha büyüktür.
- Devletin ekonomide gözetim, denetim ve müdahalesi kaçınılmazdır.
Yöntem eleştirisinden Kapitalizm eleştirisine geçen Weblen, istatistiği kullanılarak konjonktür dalgalanmalarını araştıran W. C. Mitchell, iktisadı insancıllaştırma yolundaki çalışmalarıyla tanınan J. K. Galbraith bu görüşün önemli temsilcileridir.
Thorstein WEBLEN
Kurumsal iktisat'a temel teşkil edecek görüşlere sahip olan Webler;
- «Homo-economicus» kavramını reddetmiş, bireysel davranış güdüsü olarak kişisel çıkarların gösterilmesine karşı çıkmıştır.
- iktisadi kuralların statik olmasının, iktisadi olayların değişmezliğinin mümkün olmadığını savunmuştur.
- Liberalizmi ve Kapitalizmi eleştirmesine rağmen Marxizmi de eleştirmiştir. Toplumsal gelişimin gerekli ve mümkün olduğunu kabul etmiş, Marx' ın kapitalist sistemin yıkılacağı görüşünü paylaşmamıştır.
Wesley C. MITCHELL
Kamusal iktisadın önemli temsilcilerinden Mitchell'in bu iktisadi görüşe şu noktalarda katkısı olmuştur.
- Mitchell'in Liberal öğretiyi, parayı sadece bir mübadele aracı olarak gördüğü için eleştirmiş, Keynes' den çok önce spekülasyon ve ihtiyat güdülerini belirtmiştir.
- Mitchell'in iktisat ilmine gerçek katkısı; konjonktür dalgalanmalarının geniş bir istatistiki tahlilini yapma yoluyla kurduğu konjonktür modelidir. Bu alandaki istatistiki çalışması, gerçekte temeli «para» olan Kapitalizmdeki nicel değişmeleri anlamak için devresel ve uzun dönemli iktisadi hareketleri incelemeye, bu takdirde toplumsal bir denetim uygulanabileceğine olan inancından doğmuştur.
- Konjonktür dalgalanmalarının belli bir düzenle tekrarı, Mitchell' i, banka reformuna, kamu harcamalarının dengeleyici bir etken olarak kullanabileceğine, iktisadi planlama gereğine, yani devlet müdahaleciliğine götürmüştür.
- Mitchell Ücret indirimlerini depresyona karşı bir önlem sayan Klasik Teori' ye karşı çıkmış, ücret indirimlerinin değil depresyonu önlemek, aksine refahı geciktireceğini Keynes' ten önce belirtmiştir.
- Mitchell' in istatistiki çalışmaları, daha sonraki ekonometrik tekniklere öncülük etmiştir.
Kenneth GALBRAITH
Kamusal iktisadın başta gelen isimlerinden Galbraıth'in bazı görüşleri şöyledir:
- Klasik iktisatta kullanılmayan bazı kavramları iktisada getirmiştir. Örneğin «güç» ve «toplumsal denge» gibi Klasiklerde yeri olmayan kavramlar, Galbraith' in modelinde, kamu müdahalesi gereğinin temelinde yatar. «Güç» ifadesini şöyle açıklar: Kapitalizmin ileri aşamalarında piyasalar oligopolleştikçe firmaların güç sahibi olmaları söz konusudur. Buna karşılık alıcıların haklarını koruyan birimler de artmaktadır. Böylece piyasalarda güçlü satıcılar karşısında güçlü alıcılar, sendikalar yer alır. Fakat Kapitalizm bu yapısıyla kendiliğinden optimal şartları sağlayamaz. Devlet müdahalesi gereklidir.
«Toplumsal denge» kavramını ise şöyle açıklar: Özel kesimin malları ile kamu hizmetleri aslında birbirini tamamlayıcı niteliktedir. Bu iki kesimin arzettiği mal ve hizmetlerarası dengesizlik, bir «toplumsal dengesizliğe» yol açar. Toplum, üretim sorununu çözebilmiş olsa da bölüşüm sorununu çözememiş olmasından dolayı bir toplumsal dengesizlik vardır. Bölüşümün düzeltilmesi, dolayısıyla toplumsal dengenin sağlanması, kamu hizmetlerinin arttırılmasıyla mümkündür.
- Galbraith, eşitsizliği tabii bir olay kabul eden Klasik öğretiden ve sınırlı bir milli gelir bölüşümünde sınıflararası çatışmayı öngören Marx' dan çok uzaktır. Üretim sorununu çözen kapitalist toplumun, gerekli müdahalelerle diğer bütün sorunlarını (bölüşüm ve işsizlik) da çözebilecek yeterlilikte olduğuna inanır.
- Galbraith, ücret-fiyat artışlarına karşı kamu müdahalesini, ücret-fiyat kontrollerine kaydırır. Halbuki bu kontroller, ne Kapitalizmin mantığına uygundur, ne de sürekli olabilir. Oysa, Galbraith bu kontroller yoluyla denetimin sürekliliğini savunur.
kaynak


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla