Avusturya İktisat Okulu, Carl Menger’in 1871 yılında yayınlanan Ekonomi Biliminin Temelleri (Grundsatze der Volkwirthcaftslehre) isimli kitabı ile doğmuştur. Bu eseri ile Menger, Viyana Üniversitesi’nde öğretim üyesi olmuş, bir süre sonra aynı üniversitede profesörlüğe atanmıştır. Daha sonra Menger’in öğrencisi olmamakla birlikte iki genç iktisatçı olan Böhm Bawerk ve Friedrich von Wieser, Menger’in fikirlerinin ateşli savunucusu oldular. 1880’lerde bu iktisatçıların yaptığı araştırmalar ile Menger’in düşünceleri diğer ülkelerde de bilinmeye başlandı. Böhm-Bawerk ve Wieser’in birkaç makalesi İngilizce’ye tercüme edilmiş ve 1890 yılında ABD’nde yayınlanan Annals of the American Acadamy of Political and Social Science dergisinin editörleri Böhm-Bawerk’den Avusturya İktisat Okulunun öğretilerini açıklayan bir yazı yazmasını istemişlerdi. Avusturya İktisat Okulu konusunda bilinmek istenenler başlıca şunlardı:
Avusturya okulunun temsilcileri,
(b) Okulun temel görüşleri,
Diğer iktisat okulları ile arasındaki benzerlik ve farklılıklar,
(d) Avusturya iktisat okulunun günümüzdeki yeri ve önemi.
Avusturya İktisat Okulunun Kurucuları
Menger’in 1871’de yayınlanan kitabı iktisadi düşünceler tarihinde “marjinal devrim”in temeli olarak kabul edilir. Jevons’un 1871’de yayınlanan Politik İktisat Teorisi ve Walras’ın 1874’de yayınlanan Pür İktisat Politikasının Elementleri adlı eserleri de bu alanda önemli yapıtlar olarak bilinir. İktisadi düşünceler tarihi ile ilgilenen yazarlar Jovons’un ve Walras’ın eserlerindeki düşüncelere paralel olarak Menger’in çalışmalarındaki görüşlerinii ortaya koymuşlardır. W. Jaffe (1976)’nin eserinin yayınlanmasını müteakiben Menger’in düşünceleri ile o dönemde yaşamış olan iktisatçıların düşünceleri arasındaki farklılıklar ortaya konulmaya çalışıldı. Son yıllarda yayınlanan birkaç çalışma (Grass ve Smith, 1986) da aynı şekilde Menger’in kendine özgü düşüncelerini ön plana çıkarmıştır.
Menger, Ekonomi Biliminin Temelleri adlı eserini klasik tekniklerin ve öğretilerin tersine, değer ve fiyat teorilerine dayalı olarak kaleme aldı. Klasik iktisatçılar değeri, üretim faktörlerinin faaliyetleri sonucunda elde edilen karşılık olarak görmekteydiler. Menger ise bir malın değerini, tüketici isteklerini ve arzularını karşılamadaki tatmin özelliği ile açıklamıştır. O yıllarda Menger’in eseri Almanya’da yazılmış ekonomi kitaplarından yaklaşım ve metod açısından tamamen farklıydı. Klasik iktisadın bir eleştirisi olarak kabul edilebilecek olan bu eser yayınlandığı andan itibaren tarihsel başarıya aday olarak gösteriliyordu. Menger’in kitabının yayınlandığı sıralarda Eski Alman Tarihçi Okulu, “Genç Tarihçi Okulu” ile yeni bir gelişme içerisindeydi. Genç Tarihçi okulun lideri Gustav Schmoller’di. O yıllarda 31 yaşında olan Menger, Schmoller’in düşüncelerine karşıt olarak eserini sunmayacak kadar dikkatliydi. Menger, İngiliz klasik ortodoks ekonomi anlayışının yerini yeni bir anlayışa bırakacağını ümit ederek Alman öğretim üyelerinin tarihi çalışmalarından destek görmek istemiştir.
Ancak Menger, büyük bir hayal kırıklığına uğramıştır. Alman iktisatçılar Menger’in kitabına tamamen karşı çıkmışlardır. Menger, kitabını yayınlamasından sonraki on yıl içerisinde düşünceleri ile başbaşa kalmıştır. Çünkü o dönemde henüz bir Avusturya İktisat Okulu mevcut değildi. 1880’li yıllarda Böhm-Bawerk ve Wieser’in çalışmaları ile Avusturya iktisat okulu ile ilgili olarak bir literatür oluşmaya başladı ve “Avusturyalılar” kavramı yer edinmeye başladı. Ancak o dönemde “Avusturyalılar” kavramı bazı iktisatçılarca aşağılayıcı bağlamda kullanılmaktaydı. (Mises, 1969: 40) İleriki yıllarda Avusturyalı ve Alman öğretim üyeleri arasında oldukça sert metodolojik tartışmalar ortaya çıkmış ve bu tartışmalar sayesinde Avusturya İktisat Okulu kendini uluslararası alanda tanıtma imkanı bulmuştur. Bulmuştur. Böhm-Bawerk (1883), ve Wieser (1884, 1889) tarafından yayınlanan eserler Menger’in subjektif değer teorisini ve fiyat ve maliyet hakkındaki düşüncelerini ortaya koymuştur. Mataja (1884), Gross (1887) ve R. Meyer (1887) pür kar teorisi ve kamu maliyesi ile ilgili eserler yayınlamışlardır. Viyana Üniversitesinde profesör olan Philippovic yayınladığı ders kitabı ile Avusturya iktisat okulunun marjinal fayda teorisi ile ilgili düşüncelerinin Almanya’da yayılmasına katkıda bulunmuştur.
İki Avusturyalı iktisatçı olan Jevons ve Walras’ın değer ve fiyat teorilerine katkıları marjinalizm ve fayda üzerinde odaklanmıştır. Walras ve onu takiben diğer mikro iktisat teorisyenlerine göre bir değişkenin marjinal değeri, toplam değişkenin ana değişim oranına dayanır. Avusturyalı iktisatçılara göre marjinal fayda kavramı sadece psikolojik zevklere ve tatminlere dayandırılamaz, zevklerin marjinal değerlendirilmesine de dayandırılır (McCulloch, 1977). Menger, teorisinde ekonomik değerin belirlenmesinde subjektif fayda yaklaşımının önem taşıdığını belirtmiştir. Menger’in teorisinde değerler, esas olarak tüketicilerin istek ve arzularına bağlı olarak belirlenir.
Avusturya iktisat okulunun temsilcilerinden Bohm Bawerk ise meslek hayatının ilk yıllarında faiz konusundaki klasik görüşlere ve teorilere eleştiriler yöneltmiştir. Daha sonra bu konu ile ilgili olarak bir kitap yayınlamıştır (Böhm_Bawerk 1989). İleriki yıllarda çeşitli yazarlar tarafından (Hicks, 1973; Faber, 1979; Hausman, 1981) Böhm-Bawerk’in sermaye ve faiz teorisinin Menger’in yaklaşımından farklı ve özü itibarıyla tutarsız olduğunu savunmuşlardır (Lachmann, 1977; 22). Şüphesiz Böhm-Bawerk sermaye ve faiz teorisini subjektif değer teorisinden bağımsız olarak ele almıştır. Böhm Bawerk’e göre üretim zaman içinde gerçekleştiği için ve Ekonomik İnsan sistematik olarak daha önceki tercihleri ile sonrakilerini birlikte değerlendirdiğinden sermaye yoğun üretim faaliyetleri başarısız olmayacaktır.
Böhm-Bawerk yaptığı çalışmalarla Avusturya iktisat okulunun birinci dünya savaşı öncesindeki en önemli temsilcisi durumuna gelmiştir. Marksistler, Avusturyalı iktisatçıları Marksist ekonominin düşmanı olarak görmeye başlamışlardır (Bukharin, 1914). Böhm-Bawerk eserlerinde Marksist teorinin artık-değer kavramını sert bir şekilde eleştirmiştir. Böhm-Bawerk ileriki yıllarda Avusturya iktisat okulunun subjektif değer teorisini sistematik bir şekilde yaymıştır. Daha sonra üçüncü kuşak Avusturya iktisat okulu temsilcileri olarak kabul edilen Mises ve Hayek tarafından da bu alanda çalışmalar sürdürülmüştür.
Menger 1903’de Viyana Üniversitesi ekonomi profesörlüğünden emekliye ayrılmış ve kürsüsü Wieser’e devredilmiştir. Wieser, Avusturya iktisat okulunun önemli kişilerinden biri olarak kabul edilmiştir (Streisler, 1986). Wieser, Menger’in değer teorisini geliştirerek yayınlayan ilk kişilerdendir. Öte yandan Birinci Dünya Savaşından önceki on yıl içerisinde Avusturya Okulunun bir iktisadi ve siyasi düşünce merkezi olarak ün kazanmasını sağlayan Böhm-Bawerk semineridir. Seminere katılan diğer ünlü iktisatçılar arasında Joseph A. Schumpeter ve Ludvig von Mises vardı (Schumpeter, 1908, 1902; Mises, 1912).
Birinci Dünya Savaşı Sonrasında Avusturya İktisat Okulunun Gelişimi
Avusturya’nın ekonomisindeki durum savaş öncesinden daha farklıydı. Böhm-Bawerk 1914’de, Menger ise 1921’de ölmüştür. Wieser ise, öldüğü tarih olan 1926 yılına kadar öğretim üyeliğine devam etmişse de ağırlık esasen genç öğretim üyelerine doğru kaymıştır. Bu genç öğretim üyeleri arasında Böhm-Bawerk’in öğrencisi Mises ve Wieser’in kürsüsünü devam ettiren Mayer vardı. Mises üniversitesinde kadrolu öğretim üyesi olmaması dolayısıyla profesörlük kürsüsü almamıştır. Mises’in entelektüel çabaları daha ziyade üniversite dışında olmuştur (Mises, 1978). Savaş öncesi kayda değer diğer bilim adamları Richard Strigl, Ewald Schams ve Leo Schonfeld olmuştur. Bu saydığımız isimlerle Avusturya iktisat okulu gelişimini sürdürmüştür. Yeni bir çok kitap yayınlanmış ve yeni öğrenciler ortaya çıkmıştır. Bu genç bilim adamları arasında Friedrich von Hayek, Gottfried Haberler, Fritz Machlup, Oskar Morganstern ve Paul N. Rosenstein-Radon bulunmaktadır.
Avusturyalı iktisatçılar arasındaki tartışmalar 1920’lerle 1930’ların başlarında iki grup arasında devam etmiştir. Bu gruplardan birisi Hans Mayer’in liderliğindeki üniversite grubu, diğeri de Mises etrafında toplanmış olan gruptur. Mises’in Ticaret Odasında verdiği seminerlerle Avusturya iktisat okuluna Felix Kaufman, Alfred Schutz ve Erik Voegelin gibi bir çok değerli sosyolog ve siyaset bilimci kazandırılmıştır. İngiliz iktisatçı Lionel Robins’in Viyana’daki entelektüel akımın etkisi altında kalması da bu döneme rastlamaktadır. Bunun en iyi kanıtı da Robins’in büyük yankılar uyandıran kitabını yayınlamasıdır (Robins, 1932). Avusturya iktisat okulunun düşüncelerinin Anglo-Amerikan iktisat literatürüne girmesi de büyük ölçüde bu eser aracılığı ile olmuştur. 1931’de Robins, Hayek’i Londra İktisat Okulu’nda ders vermeye davet etmiştir.
Hayek’in İngiltere’ye gitmesi Avusturya İktisat okulunun “konjonktür hareketleri teorisi”nin yayılmasını sağlamıştır. Mises bu teoriyi 1912’de şekillendirmiştir (Mises, 1912; 396-404). Mises, konjonktür hareketleri teorisinin temellerini isveçli iktisatçı Knut Wicksell’in görüşlerinden yararlanarak ortaya koymuştur. Bütün bu gelişmelerle 1930’lu yıllar Avusturya iktisat okulu için bir dönüm noktası olmuştur. Hans Mayer, İkinci Dünya Savaşı sonuna kadar Viyana Üniversitesindeki kürsüsünde görevini sürdürürken, Mises etrafında toplanan genç iktisatçılar grubu kısa süre içerisinde dağılmışlar ve bunların çoğu ABD’nde değişik üniversitelere gitmişlerdir. Mises’in 1934’de Cenevre’ye ve daha sonra New York’a; Hayek’in de Londro’ya gitmesiyle birlikte Viyana, Avusturya İktisat Okulunun merkezi olma özelliğini kaybetmiştir.
Avusturya iktisat okulunun ikinci kuşak temsilcilerinden Mises, iktisadi düşünce okullarını başlıca üç şekilde sınıflandırmıştır. Bunlar Avusturya Okulu, Anglo-Amerikan Okulları ve Lozan Okulu’dur. Mises, bu iktisadi düşünce okullarının esasen aynı temel düşünceyi savunmakla birlikte sadece metodolojilerinin farklı olduğunu belirtmiştir (Mises, 1933; 214). Avusturya iktisat okulu geleneğinin özellikle Mises’in eserleri ve Hayek’in çalışmaları ile İkinci Dünya Savaşı ve sonrasında yaşatılması ve geliştirilmesi dikkat edilmesi gereken bir noktadır.
Fritz Machlup İkinci Dünya Savaşı öncesinde Avusturya İktisat Okulu’nun temel düşüncelerini teşkil eden başlıca altı ilkeden sözetmiştir. (Machlup, 1981, 1982). Bu ilkeler şunlardır:
Metodolojik bireycilik; ekonomik olayların, karar ve tercihlerin açıklanmasında birey davranışlarına bakılması gerektiğini savunan görüş.
Metodolojik subjektivizm; bu ilke bireylerin davranışlarının ancak bireylerin bilgi, inanç, kabul veya reddettikleri değerlere bakılarak anlaşılabileceğini kabul eder.
Marjinalizm; bu ilke karar verme durumunda olan bireylerin tüketiminde yapacakları göreceli değişikliklerin önemi üzerinde duracaklarını ifade eder;
(d) azalan marjinal fayda etkisi,
(e) fırsat maliyeti,
(f) üretim ve tüketimin zaman yapısı.
Bu ilkeleri biraz daha açmak yararlı olacaktır:
Modern mikro-ekonomi teorileri esasen bu altı ilkeyi kapsamaktadır.
Mises’in Morgenstern’e dayanarak belirttiği üzere iktisadi düşünce okulları temelde aynı görüşü savunurlar.
Mises ve Hayek’in yaptığı çalışmalar da esasen yukarıda belirtilen ilkeler üzerinde durur.
(4) Mises ve Hayek’in çalışmaları ile Avusturya İktisadı önemli gelişmeler göstermiştir.
Avusturya İktisat Okulunda Sonraki Gelişmeler
Avusturya iktisat okulunun yaklaşımı ile diğer iktisadi düşünce okullarının yaklaşımları arasındaki arasındaki farklılıklar ilk kez sistemli bir şekilde Hans Mayer tarafından ortaya konulmuştur (Mayer, 1932). Mayer, çalışmasında piyasa fiyatının belirlenmesinde ihmal edilen fiyat denge teorisini eliştirmiştir. Mises ve Hayek’in yaptığı çalışmalar da merkezi planlamaya dayalı ekonomiler ile ilgili yeni fikirleri gündeme getirmiştir. Mises, merkezi olarak planlanan ekonomilerde verimliliğin sözkonusu olamayacağını açıklamaya çalışmıştır. Mises’in fikirlerine karşıt olarak Oskar Lange ve diğer bazı iktisatçılar çalışmalar yapmışlardır. Bu çerçevede Hayek’in rekabet piyasasına ilişkin önemli görüşleri yayınlanmıştır (Hayek, 1949). Hayek’in rekabet konusundaki düşüncelerinden farklı olarak Machlup, piyasa ve rekabet konusunda iki temel ilkeden sözetmiştir:öğrenme ve keşif süresi olarak piyasa ve rekabet; (b) bireysel karar ve tercih özgürlüğü alanı olarak piyasa ve rekabet.
Avusturya İktisat Okulunun Bugünü
1930’lu yıllardan itibaren Avusturya İktisat Okulundaki gelişmeler iktisat bilimine yeni kavramlar kazandırmıştır. Avusturya iktisat okulunun temel kavramları ve görüşleri kısmen bazı tutarsızlıklar göstermektedir. Bugün bazılarına göre Avusturya iktisat okulu kesinlikle bir tarihi anlam taşımaktadır. Bu anlayışa göre Avusturya İktisat okulunun varlığı, 1930’lu yıllardan daha öteye gitmez. Avusturya İktisadı kısmen mikro ekonomi teorisine doğru yönelmiş, kısmen de yerini Keynezyen Makro-ekonomi teorisine bırakmıştır. Bu gün son yıllarda Avusturya’da düzenlenen bir çok konferansta ve yayınlanan bir çok eserde (Hicks ve Weber, 1973 Leser, 1986) belirtildiği üzere Avusturya iktisat okulunun ilk temsilcilerinin görüşleri büyük bir tarihi değer taşımaktadır. Bu gün Menger, Wieser ve Mayer’in bir zamanlar sahip olduğu kürsüde bulunan Erik Streizler, Avusturya İktisat okulunun temel görüşleri ile ilgili olarak yoğun çalışmalar yapmaktadır. (Streisler, 1969, 1972, 1973, 1986).
Bugün Avusturyalı iktisatçıların bir kısmı Böhm-Bawerk’in geliştirdiği sermaye ve faiz teorisi konusunda çalışmalar yapmaktadırlar. Bu teorinin tekrar ortaya çıkarılması üretimdeki zaman boyutunu gündeme getirmiştir. Bu alanda çalışma yapan iktisatçılar arasında Hicks (1971). Bernholz (1971, 1973), Faber (1979) ve Orasel (1981) sayılabilir.
Bugün bir çok iktisatçı Avusturya İktisat okulunu savunmanın serbest piyasa ekonomisi taraftarı olmak ile aynı anlama geldiğini belirtmektedirler. Machlup (1982) da çalışmalarında “avusturyalı iktisatçı” kavramının serbest piyasa ekonomisini savunan birisi olduğunu sık sık vurgulamaktadır. Avusturya okulunun ilk temsilcileri marksist düşünceye şiddetle karşı olmalarına rağmen Avusturya okulunun politik ve ideolojik temeller üzerine kurulmaması gereği üzerinde durmuşlardır (Myrdal, 1929, 128).
Avusturya okulunun bugünü ile ilgili olarak yapılabilecek olan diğer bir tesbit de şudur: Bu gün Avusturya İktisadı terimi çoğunlukla Carl Menger ve ilk Avusturya Okulu temsilcilerinin fikirlerine dayandırılmaktadır. Özellikle Mises ve Hayek’in çalışmalarından sıkça sözedilmektedir. Avusturya iktisat okulunun görüşleri günümüzde özellikle Amerikalı bazı iktisatçıların çalışmaları ile geliştirilmiştir. ABD’nde Avusturya iktisat okulu ile ilgili olarak çalışma yapan iktisatçılar arasında Murray N. Rothbard (1962), Israel Kirzner (1973), Gerald P. O’Driscoll (1977, 1985), Mario J. Rizzo (O’driscoll ve Rizzo, 1985) ve Roger W. Garrison (1978, 1982, 1985) sayılabilir. Bu iktisatçılar kendilerini genellikle Avusturya iktisat okulunun ilk temsilcilerinin devamı olarak görürler. Bunlar Neo-Avusturyalılar olarak da bilinmektedir. Bu iktisatçıların katkıları ile ilk Avusturya iktisat okulu geleneğinin devamı için pek çok klasik eser İngilizce’ye tercüme edilmiş ve yeniden basımları yapılmıştır.
Bugünkü Avusturya iktisat okulu ile ilgili olarak belirtilmesi gereken bir diğer husus da şudur: Neo-Avusturyalı iktisatçılardan Ludwig Lachmann (1976), G. L. S. Shackle’in eserinin Avusturya iktisat okulunun Subjektivizm yaklaşımının temelini teşkil ettiğini belirtmektedir. Lachmann (1973), eserinde bireysel tercihler ve piyasa sonuçlarının belirsizliği üzerinde durmuştur.
Avusturya iktisat okulu ile ilgili olarak bir tarihsel araştırma, Avusturya geleneği içerisinde çok önemli bir yeri olan Nobel Ekonomi ödülü sahibi Friedrich A. Von Hayek tarafından başlatılmış, ancak bitirilememiş ve taslak halinde kalmıştır. Kirzner, Hayek’in yaşamında iken tamamlayamadığı makaledeki gerçeklerin değerini ve önemini bilmekte ve aynı zamanda Profesör Hayek’in Avusturya okulu tarihi ile ilgili bir çok eserini tüm inancı ile desteklemektedir.
kaynak


LinkBack URL
About LinkBacks
öğrenme ve keşif süresi olarak piyasa ve rekabet; (b) bireysel karar ve tercih özgürlüğü alanı olarak piyasa ve rekabet.
Alıntı Yaparak Cevapla