En inatçı benim!
En çok savaşan benim!
En doğrucu benim!
Dolayısıyla, en yalnız benim…
Yalnızlıkta devriliyor cümlelerim. Desteği yok sözlerimin… Şarkıların sesi kısılıyor, trajedik sessizliğimde. Oysa ne kadar sestin, nefestin bende…
Uzak bir şehirdesin şimdi! Zaten her zaman uzak bir şehirdeydin, şimdi sadece adı değişti şehrinin… Ama sen yanımdayken bile hep uzaktın bana!
Saate bile bakmaya çekindirecek bir zaman şimdi! Akrep ve yelkovanın ilişkisini düşündürecek kadar felsefik, bir o kadar da manasız bir zaman şimdi. Şimdiyi zamanla aynı cümlede kullanınca mide ağrıları başlatan andır yaşadığım…
Yaşadığımsa meçhuldür aslında! Biyolojik olarak belki ama… Amadan sonra büyük bir sessizlik başlıyor damarlarımda. Kalbim duruyor, kan akmıyor…
Annem demişti aslında ‘’oğlum, sakın sakın yalnızlıkla yatma, güvenme gençliğine, üşütür hasta olursun’’ diye… Anne, artık merak etme, gençliğim kalmadı yani güvenebileceğim bir şey kalmadı! Artık üşümeyeceğim anne!
Hiçbir şeyin nedenini bulamıyorum, bu soğuk kışımsı son!bahar akşamında… Tıpkı yalnızlığımınkini bulamadığım gibi! Eskiden de yalnızdım ama böyle değildim! İşte anlamadığım şey bu! Nedir yalnızlığı yaşanmaz kılan? Nedir, uzuvlarımdaki canı alan? Nedir, aynaya bakmaya korkutan, o çirkinlik düşüncesi! Yalnızlık yaşlanmadı dolayısıyla çirkinleşmedi! Peki çirkinleşen ne aynaya bakınca gördüğüm? Ben çirkin değilim, çünkü aynaya baktığımda gördüğüm ben değilim! Nedir insanı aynada bile göstermeyecek kadar gizleyen? Yerlerin dibine saklayan! Nedir, insanda saklanma ihtiyacı hissettiren…Nedir insanı kendi kendinin katili yapıp, cesedini, kendine bile göstermeyecek kadar cani olup, onu derinlere gömen!
Aşk mıdır insanın elini kolunu böyle bağlayıp süründüren? O her baharda, gemilere özenip en uzak okyanuslara açılma isteği midir? Ya da bir çiçek gibi yeni bir hayata açma isteği midir? Bu kadar çiçekli böcekli mavili tanımı olan aşk neden beni karanlıklara boğar? Neden aşk; insanı kendini kendine, bırak hayata küstürür?
Hayata küsmek nedir bilir misin? Ölmeyi istemek değildir! Kimse ölmeyi istemez, en azından ben! Ölmek kolaydır ama ya yaşamak? Ben zoru severim, o yüzden seni istiyorum ya! Hayata küsmek; hiçbir şey yapmamaktır! Yapamamaktır! Yine ölüme tekabül eder ama ölüm değildir!
Bir sigara daha yaktım! İçimdeki seni boğmaya çalışıyorum… Her şey karşılıklı olmalı değil mi? Sen beni kısmen öldürdün, ben de seni öldürmeliyim…
YAŞASAK olmaz mı! Bak! Hala 1. çoğul şahıs eki kullanabiliyorum! Her şeye rağmen… Sana rağmen yaşasak olmaz mı?
İstemiyorsan, sesim çıkmaz! İstemiyor olsaydın bunları yazmazdım…
Sevgili, bir şeylerin tanımlarını yapmaya çalışıyorum! Bir şeyleri anlamaya çalışıyorum! Seni! Anlat bana kendini! Anlat bana bizi! Eğer yoksa sözün, ben de yokum…


by Gazoz_Kapagi