• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
17 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    QUEEN mernes adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-02-2005
    Mesajlar
    44,524
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    25

    Kadınlar neden cinsellik isterken utanırlar?

    Kadınlar neden cinsellik isterken utanırlar?

    evet neden biz bayanlar bunu açıklamaktan utanırız... sadece yaşadığımız yerden mi ektileniyoruz. geleneklerimiz göreneklerimiz mi bizi bunu istemekten kısıtlıyor bizi. gelin tartışalım bunu ama seviyeli bir biçimde:4


    TÜRKYAŞAM
    FENERBAHÇELİLE

    Hep DESTEK
    Tam DESTEK!!



    Benimle onun arasında kaldıysan, onu seç!
    Çünkü beni gerçekten sevseydin, beni seçenek yapmazdın.

  2. #2
    encyclopedia adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-04-2006
    Mesajlar
    2,529
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Merhabalar Sevgili Mernes,

    Gelenek ve göreneklerimiz sizinde bahsettiğiniz gibi buna en büyük engeldir. Türk toplumunda bir erkeğin cinsel ilişkiye girmesi kıvançla anlatılırken kadının ki kötü karşılanmaktadır. Siz her şeyin en iyisine en güzeline layiksiniz ! Tüm arzularınız gerçek olsun, hep mutlu kalın.

    ÖZGÜR İRADE

    ‘’KADIN DOĞULMAZ, OLUNUR’’

    Bu söz Simone de Beauvoir’in meşhur bir sözü, benim değil, keşke benim olsaydı.

    İlk okuduğumda başlangıçta birinin bu kadar güzel bir sözü söylemiş olmasını biraz kıskandım ama kısa bir süre sonra içimi bir sevinç kapladı.

    Yıllardır etrafında döndüğüm dolaştığım konuyu netçe açıklayacak bir söz bulduğum için mutlu oldum. Demek ki herkes olayın farkındaydı, dişi olmak kadın olmak demek değildi. Nasıl ki penisle doğmak erkek olmaya yetmiyorsa, vajenle doğmakta sadece dişilik, doğurganlık sağlıyor, kadın olmaya yetmiyor gerçeği ortadaydı.

    Peki nasıl kadın olunur? İnsan dişisinin kadın olmaya şansı , gücü varmıydı ? İmkan verilmişte onlar mı olamamıştı?Yoksa bizler erkekler mi bunu engelliyorduk? Veya aslında döngünün başında kadınlar kendilerinin olduklarının farkında olmadan kendi kendilerini mi ezip, kadınlıklarını yok etmeye çalışıyorlar, yalnızca dişi, doğuran insan olmaya mı çalışıyorlardı?

    Ya da biz onların bunun farkına varmaması için mi devamlı çalışıp aslında tek üstünlük olan adele gücünü mü zeka, beceri, yetenek ve akıl olarak gösterip onlara kendilerini yeteneksiz ve sadece vajina olarak mı hissetmelerini mi sağlıyorduk?Ya da gücü olan gücünü göstermeye ihtiyaç duymaz gerçeği ile onlar bunun farkında ama biz erkekler değil miydik. Güç ve kontrol gösterme, bastırma çabalarımıza içlerinden gülüp sadece kabul ediyormuş gibimi gösteriyorlardı? Tavuk mu yumurtadan çıkar, yumurtamı tavuktan çıkar gibi bir felsefi karmaşa mı?

    Bu gün cinsel problemlerde tedavi veya kadın-doğumla ilgili bir şeyler yazmayı planlarken bu yazıyı yazmayı istedim.



    Geçen ay içinde Discovery kanalında Afganistan’la ilgili bir belgeselde yönetiminin kadınların bütün haklarını elinden aldığını, yanında erkek olmadan sokağa çıkamadıklarını, ülkedeki bütün kız okullarının kapatıldığını anlatıyordu.Bunları zaten duymuş, okumuş ve biliyorduk.Ve Taliban’ın yönetiminde olmayan başkentte sadece bir kız okulunun bulunduğunu , tüm ülkeden 3000 e yakın kızın okumak için bu okula geldiği gösteriliyordu.Okul terk edilmiş virane bir gibi yapıydı, yerler toprak,sıra yok, ayaklar çıplak.

    Okul müdiresi hanım ise röportajda içinde bulundukları durumun kötülüğü, kadın haklarının yokluğundan bahsediyor, bu sistemin değiştirilmesi için dünyaya çağrıda bulunuyordu.

    O an içimde bir sıkıntı oluştu.Ne orada nede başka yerlerde KADIN Kadının gücünü bilmiyordu.Görmüyor, göremiyorlardı.Kendi kendilerini yok etmeye ezmeye çalışıyorlardı.

    Tüm dünyada kendilerine ve varlıklarına ihanet eden bir kadın nesli oluşmuştu, oluşturulmuştu.Biz erkeklerde onları ezip kontrol altına alıp kendimize ve neslimize ihanet edip sağlıksız ve mutsuz insanlar-kadınlar,erkekler,çocuklar yetiştiriyorduk. Ruhsal sıkıntılar ve bunların sonucunda sağlıksız, düzensiz vede güvensiz bir yaşam tarzı ve bunlarında sonucunda aslında çok güçlü olan insan bedenini yıpratıp sağlıksız ,hastalığa zayıf ve yatkın insanlar geliştiriyoruz. Bedensel ve ruhsal hastalıklarda nesillerden nesillere taşınıyor, gittikçe yanlışlar batağına giriyor, ruhsal sıkıntılarımızı yanlış şeylerle doyurmaya çalışırken içinde bulunduğumuz batağa daha fazla battığımızı görmüyoruz.



    İNSANIN İNSANDAN BAŞKA BİR DÜŞMANI YOKTUR.

    Dünyaya baktığımızda kendi nesline bu kadar zarar veren başka bir canlı türü yoktur.Allah her şeyi mükemmel bir düzen içinde yaratmış, bu mükemmelliğin içinde bize yaşam hakkı ve seçim şansı vermiş.ÖZGÜR İRADE!!



    Kadınların hayatlarında erkekler, erkeklerin hayatlarında ise kadınlar; anne, baba, kardeş, eş, çocuk, iş arkadaşı binlerce farklı konumda yer alır.İç içeyiz.

    Belki erkek olarak annem, iş arkadaşlarım,ve özel yaşantımın dışında bir kadın doğum doktoru olarak, kadın ve erkekte cinsel problemlerle ilgilenen bir psikolog-terapist olarak biraz daha farklı ve daha çok iletişimim var.

    Buda özellikle mesleki alanımda her günümün çok sayıda ve farklı insanla ve kadınla tanışmama olanak sağlıyor.Onların çok çok özel, gizli ve bazen eşlerine, annelerine veya arkadaşlarına açamadıkları mahrem konuları ,hatta bazen kendilerine bile söyleyemedikleri bazı konuları benimle paylaşmalarına olanak sağlıyor. İşimi seviyorum, gurur duyuyorum ama bu bazen anlatılanların gelen problemlerin kişide yaratığı sıkıntı ve olumsuz koşulları hissetmememi engellemiyor.Üzülüyorum, hayat kızıyorum,çözüyoruz seviniyorum,çözümü göremiyorlar daralıyorum.

    Hep düşünüyorum, hep düşünüyorum.

    Varlığından utanmak, kadınlığından utanmak, kendini pis, erkeklerin kontrolünde hissetmek, onların yönetiminde görmek veya öyle olmak gereklimi?

    Neden bir erkek penisinin varlığı ile övünürken, ona ayrı bir kimlik yükler hatta bizimkisi,kocaoğlan vs isimler takarken kadın vajinasından ve doğurganlığa giden olaylardan,süreçten ,kadınsal kimliğinden sıkıntı duyar?

    Bu demek değilki ahlakı,dini bir yana bırakalım.Kimi sıkılıp utanıp dişi kimliğini gizleyip,kara çarşaflar örtünüp,kapanırken, kimi neredeyse yarı çıplak gezip,dişiliğini pervasızca sergileyip bu şekilde yaşayıp bu şekilde var olmaya çalışıyor.



    KADIN GÜCÜNÜN FARKINDA DEĞİL.

    Uzun süredir psikoterapi yapıyorum.Benim ilgilendiğim vakalar genelde cinsel sorunlar, ama bunların çok çok az bir kısmı yanlış bilgi ve alışkanlıklardan kaynaklansa da büyük bir kısmı yetiştirilirken öğrendiklerimiz,aldıklarımızdan, kalıplarımızdan oluşuyor.Aslında yanlış bilgi ve yanlış alışkanlıkları da değiştirip değiştirmemeyi, doğrusunu öğrenip öğrenmemeyi de bize sağlatan bu kalıp ve şemalar.Doğar,büyür ve ölürüz.Bu süreci bir hamurun şekillendirilmesi ve malzemeleri olarakta alabiliriz.Peki her şey bilgilere ve kalıplara göre ise yeni şeyleri görmemiz ve algılamamızda bu şemalara göre olacak yani?

    İşte insanın yaratılırkenki mükemmelliği buradan geliyor, burada özgür irade var.Her şey benim seçimim mi? Yazıya kadın olmak la başlamıştık buralara mı geldik? Buralar aslında oraların ta kendisi çünkü süreç kadınla başlıyor, kadınla bitiyor.

    İnsanı bir bilgisayara benzetebiliriz, bilgisayar sistemide insan düşünce sistematiği örnek alınarak düzenlendi. Bilgisayardan farkımız duyguların ve fiziksel koşulların bizi etkilemesi.Bilgisarlarda sıcak,rutubet,çarpma gibi fiziksel koşullardan etkileniyor bizse daha çok ve daha fazla bunların etkisi altındayız.



    Pc nize -Harddisk’e hangi işletim sistemini yüklerseniz,hangi programlar yüklerseniz ona göre çalışır, ilave ettiğiniz programlar ve cihazlar ana yapı ile uyumlu ise düzgün çalışır, uyumsuzsa çalışmaz, bazen bozuk çalışır, bazende bilgisayarın kitlenmesine veya bozulmasına yol açar.Hatta bu sistemi genişletirsek işletim sisteminden başka pc nizin modeli,ekran kartı ,ses kartı,geçici bellek dediğimiz mevcut işlemi yapabilme kapasitesi ,soğutması vs yüzlerce faktör uyum ve ihtiyaca cevap verecek şekilde olmalıdır.



    Doğduğunda bebeği modeli belirli bir boş bir hard diske benzetebilirsiniz.Bu hard disk doldurulur, peki kim doldurur.Herkes,her şey; anne, baba, kardeşler, akrabalar, okul, kanun, din, tv çevremizde ne varsa.Sistemle yakından ilgilenen ,her şeyin ana ve alt yapısını oluşturan esas bir bilgisayar operatörü ardır ki buda ANNE dir.

    Sonuçta tavuk-yumurta gibi değiliz.Bugün kendimize ve nesillerimize yaşattıklarımız kendi kendimize yaptıklarımızdır.

    Burada terapilerde gelen klasik soruya sadece cevabını yazarak sizi yönlendirirsem soruyu da sormaya ihtiyaç kalmayacak.

    BAŞARI; kim ve ne olarak doğduysanız sizin gerçeğiniz olan mevcut halde sağlıklı ve mutlu yaşamaktır.Bunu başarılı yönetici örneği ile açıklamak isterim.Üretim ve satışlar iyi giderken, personelde,cihazlarda,devlette sorun yokken, doğal koşullar uygunken herkes bir fabrikayı yönetir, başarılı yönetici ise sorun çıktığında ,üretim durduğunda,yangın,deprem,grev, veya başka sorunlarda durumu çözebilen ,üretimi devam ettiren,personelini koruyup, duruma hakim olan kişidir.



    İnsanın fiziksel ve ruhsal gelişimi daha sonrada hayatını sürdürmedeki sistematiği içinde annenin yeri herkesten daha büyük ve önemlidir, ana yapıyı, düzeni anne oluşturur.

    Anneler bu kadar güçle kendilerini ezen bir erkek topluluğu yetiştiriken veya onları yetiştirirken kendilerine ihanet eden anneler yetiştiriken kendilerinemi ihanet ediyorlar veya kadınları ezerek sağlıksız nesil ve çocuklara vede eşlere sahip olan biz erkeler mi kendimize ihanet ediyoruz? Tavuk-yumurta?






    Siz dünyayı büyük bir otluğa döndüren erkeklerin yanında harika duran güllersiniz. Lütfen kendinizi tanıyın... Bu çiçekler kendini kadın hissedebilen ve bu dünyada dişi olupda kadınlığını hissedemeyen herkese...

  3. #3
    QUEEN mernes adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-02-2005
    Mesajlar
    44,524
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    25
    işte keşke herkes bunun farkına varabilse ama ole olmuyo işte günümüzde hala bayanların regl olduğunu bile gizleyen bu durumdan utanan aileler varken toplumumuzda bayanların bu tarz isteklerini anlatması çok güç anlatsalar bile halk tarafından çeşitli sıfatlara maruz kalabiliyor ne yazıkki


    TÜRKYAŞAM
    FENERBAHÇELİLE

    Hep DESTEK
    Tam DESTEK!!



    Benimle onun arasında kaldıysan, onu seç!
    Çünkü beni gerçekten sevseydin, beni seçenek yapmazdın.

  4. #4
    TY'den Suresiz Uzaklastirildi prosinecki adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-01-2006
    Mesajlar
    1,696
    Karizma Gücü
    7
    yoo bence utanmıyorlar.kendi aralarında herbişeyi en ince ayrıntısına kadar konuşuyorlar.yok böyle utanma sıkılma falan.eger hemcislerinin yanında bile böle seyleri konuşmaya utanan kız varsa beri gelsin.kaldı öle tipler ya inşallah kalmıştır

  5. #5
    Misafir _Marx_ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-03-2006
    Mesajlar
    980
    Karizma Gücü
    0
    Utanmak...Ne Kadar Garip ...Herkesin Bildiğini Kendinde Saklamak...Kendinden Utanmak...Bunu Açıklarken Başkalarının Size Bakış Açısının Değişceğinden Korkuyosunuzdur Belkide...Ama Haklısınız Erkekler Dahi Konuşmaktan Utanıyorsa Sizde Haklısınız...Yaşanılan Toplumun Oluşturduğu Bir Takım Kurallar Kilit Vurur Duygulara...Oysa Düşünceleri Engelleyemediklerinin Farkında Değildirler...Önemli Olan Kendini Bilmektir...Birileri Ne Düşünür Hakkımda... Yanlış Mı Anlaşılırım Düşüncesinden Uzak Kendi Hayatını Yaşamaktır En Güzelinden...
    Ne Demişler İki Kişinin Bildiği Sır Değildir...Milyarlarca Kişinin Bildiğide ...Neyse Odur İşte...

  6. #6
    dilayemre2006 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-03-2006
    Mesajlar
    3,503
    Karizma Gücü
    0
    biz çok yahşiyiz hocam ondandır

  7. #7
    QUEEN mernes adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-02-2005
    Mesajlar
    44,524
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    25
    yaa bayanlar arasında konuşabilir en yakın arkadaşları ile ama bunun dışına çıkamaz o anlattıkları ülkemizde acı ama gerçek ülkemizde erkek çocuklarının afedersiniz cinsel organları çok rahat sergilenebilirken kız çocukları sürekli düzgün otur şöle dur denilen bi ülkede yaşıyoruz dikkatinizi çekerim burda bu tarz şeyleri açıkca konuşabilmek için türk toplumunun karakterini değiştirmek lazım..
    ayrıca siz beylerde cinsellik isterken açıkca belirtebiliyormusunuz isteklerinizi.. yani o tarafı da düşünmek lazım


    TÜRKYAŞAM
    FENERBAHÇELİLE

    Hep DESTEK
    Tam DESTEK!!



    Benimle onun arasında kaldıysan, onu seç!
    Çünkü beni gerçekten sevseydin, beni seçenek yapmazdın.

  8. #8
    FENERBAHCE GOL11 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-01-2005
    Mesajlar
    6,189
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    bence hiçde utanmıyosunuz
    sadece öle görünüyosunuz..

  9. #9
    QUEEN mernes adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-02-2005
    Mesajlar
    44,524
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    25
    yaa ger bayan ole olmak zorunda bi kural yok ama genele bakarsak bu bole ne yazıkki keşke her bayan onlar kadar cesaretli olsa


    TÜRKYAŞAM
    FENERBAHÇELİLE

    Hep DESTEK
    Tam DESTEK!!



    Benimle onun arasında kaldıysan, onu seç!
    Çünkü beni gerçekten sevseydin, beni seçenek yapmazdın.

  10. #10
    TY'den Suresiz Uzaklastirildi prosinecki adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-01-2006
    Mesajlar
    1,696
    Karizma Gücü
    7
    ya kime karşı neye karsı onu anlamadım ben.karsı cinse karsımı.ayrıca feministliğin sınırlarını zorlayan mesajlar çok dikkati çekiyo burda.kız cocukların cinsel organlarını göstermeleri halindemi bişeyler değişmiş olacak.abesle iştigal buna derim işte

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •