• Reklam
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    didedar adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-04-2006
    Mesajlar
    70
    Karizma Gücü
    0

    Yer Altından Gelen İnilti





    Yer Altından Gelen İnilti


    Ben Rıza Dedemin dördüncü göbekten torunuyum.
    Hanımı dördüncü çocuğunu dünyaya getirirken vefat etmiş. Hanımı vefat ederken en büyük çocuğu on iki yaşında, en küçüğü ise bir haftalık bebekmiş.
    Savaş ve kıtlık Osmanlı yı kasıp kavurduğu dönem köyümüz de bu fakirlikten nasibini almış. Herkes çaresizlik içindeymiş.
    Çuvalda un, fıçıda yağ, keletede bulgur yokmuş. Ahırda ineklerin yiyeceği saman ve yem yokmuş.
    Ülke gibi Gecek köyü de perişanmış. Bütün bu olumsuzluklar içinde hanımını da kaybedip dört çocuğu ile kalıveren Rıza dedem çaresiz kalmış; zira çocuklarına hem baba hem de anne olmak zorundaymış.
    Bir gün köye gelen jandarma Rıza dedemi bularak eline bir pusula uzatmış.dedemin rengi atmış. Vatan için ölüme davetiye çıkmışken gidemem denir mi? Vatan tehlikede, Kuran tehlikede, namus tehlikede; gidemem demek olur muydu hiç.
    Daha öncekiler de gitmişlerdi ve dönmemişlerdi.
    Şimdi sıra ondaydı.Köy halkı yeni askerleri köyden yolcu etmek için meydana toplanmışlar. Asker çağındaki bütün erkekler cephede olduğu için meydandaki erkeklerin en genci elli yaşındaymış. Genç, ihtiyar kucaklarında çocuklarıyla yiğitlerinden haber bekleyen anneler
    Bir yiğidi daha şahadet yoluna uğurlamak üzere toplanmıştır. Dualar yapılır, aminler dilenir, gözyaşları akıtılır. Şehit adayı Rıza dede de uğurlanır.
    Uğurlanmadan önce köyün ihtiyarlarından nur yüzlü mübarek imam, Rıza dedemin kulağına eğilerek:
    - Molla Rıza, dört tane çocuğu kime bıraktın, deyince dedem titrek sesiyle ancak:
    - Allah a diyebilmiş.
    Başka kime bırakabilirdi ki? Ondan daha emin kim olabilirdi ki?
    Gözlerde yaş, dudaklarda titremeyle dedem, arkasına bakmadan gözden kaybolup gitmiş. Gidiş o gidiştir. Dönmez bir daha köyüne. O da öncekiler gibi toprağın bağrına düşmüş, şehit olmuştur.
    Ömer dedem, kalan dört çocuktan birisi. Dört kardeşin çektiği çileleri ağlayarak anlatırdı. Çocukluğuma rağmen anlatılanları dinlerken dayanamaz ağlardım. Onlara, şehit Rıza dedemin kız kardeşi Ümmühan hala annelik yapmış.
    Bu sebeple çocukluğumdan beri ne zaman Çanakkale dense boğazıma bir şeyler düğümlenir. Kolay değil dedemle birlikte iki yüz elli bin vatan evladı toprağın bağrına düşmüş. On beş yaşındaki tüyü bitmemiş bahadırla, elli yaşındaki bahadırın mezarı yan yana duruyor. Tarihte eşi görülmemiş bir destan
    Bir gün, Yalova İmam Hatip Lisesi öğrencileriyle öğretmenleri Çanakkale ye gezi yapacaklarını söyleyerek benim de katılmamı istediler, bu bulunmaz fırsatı değerlendirmek istedim.
    Çanakkale ye gidip, binlerce şehidimizin izine düşüp, gül kokularını arayacaktım. Rabbim bana büyük bir nimet bahşetmişti.
    Gün geldi yola çıktık, yollar uzadıkça uzuyordu. Sonuçta Çanakkale ye varıp feribot saatini beklemeye başladık. Feribot hareket etmişti, artık yol alıyorduk.
    Feribotta Çanakkale Merkez Ortaokulu öğrencileri de vardı. Öğretmenlerinin onları karşıya pikniğe götürdüğünü öğrendik. Öğretmenleriyle tanıştık.
    Hal hatır sorduktan sonra o yörenin insanı oldukları için kendilerinden savaş bölgesi hakkında bilgi istedik. Öğretmenlerden biri bilgi verirken sözünün bir yerinde rengi değişti. Anlattığı şeyler bizi de dünyamızdan başka diyarlara alıp götürmüştü. Tek başıma olsam rüya derdim, ama yanımda Selahaddin Güven Bey de anlatılanlara şahit olmuştu.
    Öğretmen arkadaş, bazı kutsal gecelerde savaş bölgesinde yerin altından acı acı iniltiler geldiğini ve yöre halkının da o iniltileri hep duyduğunu söyledi.
    Mübarek dedeciğim, seksen yıl olmuş, toprağın bağrına düşeli; bu inilti, bu figan nedendir. Niçin inleyip ağlıyorsun. Biliyorum canlarınızı vererek bıraktığınız emanete sahip çıkamadık.
    Ne olur dedeciğim mahşerde yakamdan tutup da Rabbime benden şikâyette bulunma. Ben perişan halimle gelecek o günlerin korku ve endişesi işe zaten bizarım. Sen ölüme Allahuekber diyerek koştun; ben ise ölümden konuşturmaz oldum.



    (Hey Gidi Günler kitabından alıntı

    Şakir Öztürk

    Kaynak Kitaplığı)

    ALLAH RAZI OLSUN...!
    بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

    VUR TEKMEYİ DÜNYAYA KAVUŞURSUN MEVLAYA




    ?tatlis?tatlis HAYATA GÜLÜMSE?tatlis ?tatlis


    :mkoro: YILDIZ TİLBE HASTALARI BURAYA:mkoro:









    Sınırsız İlahi İndir







    :ty7::ty7: Nurcu Gençlik Burada :ty7::ty7:

  2. #2
    AlpeR adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-07-2004
    Mesajlar
    8,269
    Karizma Gücü
    9
    Şehit neden acı acı inlesin? Böyle saçmalık olur mu? Daha ciddi paylaşımlar bekliyorum.

    Beni övme sözlerini bırakınız. Gelecek için neler yapacağız, onları söyleyiniz !
    MUSTAFA KEMAL



 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Her taşın altından Akit çıkıyor
    SİYASET ve POLİTİKA ARENASI bölümünde mezarkabul39 tarafından açılmış
    Yanıt: 32
    Son Mesaj: 21.11.11, 13:54
  2. Dört kişinin enkaz altından mucizevi kurtuluşu..!!
    2005 Konuları bölümünde -ExTrEmE- tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 12.10.05, 03:31
  3. Yıldızların altından yıldızlar geçecek
    2005 Konuları bölümünde dj-existent tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 20.07.05, 15:26

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •