OBJEKTİVİZM NEDİR?
MEMET FARUK
Objektivizmin kıstası: AKIL ve REALİTEDİR
Objektif Şeyler: İnsanın " duygu-düşünce-hülya ve kişisel çıkarlarından " bağımsız olarak, yani " neyse o olarak " var olan şeylerdir. Fiziksel bilimler, işte bu nedenle " Objektif Kriterleri " temel alır. Bu nedenle felsefe de " Objektif Kriterleri " temel alan bir bilimdir.Bu anlamda OBJEKTİVİZM: Objektif kıstasları temel alan, " DOĞRU'dan yana - YANLIŞ'a karşı TARAF " olan bir felsefedir.
Bireyi temel almayan hiçbir sistem kalıcı, verimli ve doğru olamaz.Kolektivizm ve toplumculuk,subjektif bencilliğin maskesidir.Din-devlet-milliyet-sağ-sol, hangi kılıkta olursa olsun, kolektivizm:Bunlar adına bireyden “çıkarlarından fedakarlık” beklerken, “akıl-emek ve riski” inkar ederek, bireyi sömürmekten öte bir amaç taşımaz. Bireyi itaat etmesi gereken bir kul-köle olarak görür. Haydut-bürokrat-partili yamyamlar işte böylesi sistemlerde ön plandadırlar. Bunlar fırsatları değil, “insanları” eşitlemeye çalışırlar. Amaçları sefaletin kalkması değil,sefaletin felsefesini yaparak, aklımızı felç etmektir. Hiçliği-kulluğu-itaati-kamusal,dinsel v.s fedakarlıkları-zorbalığı öne çıkararak bireyin aklını felç ederek onun tercih haklarını gaspeden böylesi felsefeciklerin tuzağına düşmekten, ancak objektif bir felsefeye sahip olarak korunabiliriz.
Yoksa bu yavuz hırsızlar her zaman ev sahibini bastırırlar.!!!
Mesela “sosyal devlet” edebiyatı ile 30 milyar dolarlık telekomu sattırmayı engelleyip devleti yüzde yüz zarara sokar; bol keseden dağıtıp kamu açıkları oluşturur,yerli-yabancı sermayeyi kaçırtır, böylece devleti borç batağına sokup, yüksek faizle borç alma mecburiyetine sokar, sonrada “rantiyeciler” edebiyatına yatarak, devletin çamura yatmasını yani konsilidosyon yapmasını isterler. Sebeplerin değil sonuçların peşinde koşarak milleti kör kendilerini alim sanan bu aklıevvel budalalar, ne yazık ki egemendirler. Hepsi “devleti kurtarma” edebiyatı ile başa gelip onu yeme peşindedirler. Öyle ya “ya devlet başa, ya kuzgun leşe ..!”...
İNSAN BİLGİSİNİN TEK ARACI “MANTIK” dır.
Objektivizm insanın gerçekliği algılamak ve eylemlerine yol göstermek için tek aracın MANTIK olduğunu savunur. Mantık, insanın duyularıyla elde ettiği bilgileri tanımlayan ve düzene sokan işlemdir. Mevcudiyet duygu,his, dilek, umut ve korkularımızdan, bağımsız olarak vardır.MANTIK insanın hayatta kalmak için en temel aracı,AKILCILIK ise en yüksek erdemidir. Aklını kullanarak gerçekliği algılamak ve ona göre eylemlerde bulunmak insanın en ahlaki zorunluluğudur. Bu anlamda kendine yakışır bir şekilde hayatta kalması için gerekli herşey, insan için etik değer standartıdır.Ne kendisini nede başkalarını feda etmeyen insan,eylemlerinin tercihinde sorumluluk sahibi olduğunun da bilincinde olur. İnsanı tercih hakkı olmayan,“yaradılıştan” suçlu kabul edenlerin kavramsal çelişkisi ,insanı suçluluk duygusu içine hapseder.Tercihlerini ahlaka uygun kullanan insan ise hak etmediği bir suçluluk duygusunu kabullenmez. “Yaratıcı inancı” ile süre giden ahlaksızlık,soygun,jenosit ve savaşların önlenemediği gün gibi aşikardır. Rasyonel delillere rağmen ve rasyonel yollarla ispatlanmayan, yalnızca “iman” yoluyla kabul edilen inançlar bütünü olan “dogmatizm” , MANTIĞIN bastırılmasını ve bireyi kollektif bir bütünün kurbanı olarak gösterir.
Böylesi dogmatik, kollektivist felsefe ve dinlerin bir sefalet imkansızlık ve umutsuzluk kültüründen başka bir şey yaratamamış olması da gün gibi ortadadır. İnsanın çaresiz, kaderine mahkum bir mahlukat olduğunu öne sürerek onun aklını ve mantığını inkar eden böylesi mistiklere verilecek en güzel cevap: “En yüce değerlerimizin: Mantık, Üretici amaç ve Kendine saygı”olduğunu söylemektir.
Alıntı:bencil.org
Saygılar
#findnewdreams#


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla