• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
9 sonuçtan 1 --- 9 arası gösteriliyor
  1. #1
    encyclopedia adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-04-2006
    Mesajlar
    2,529
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7

    Geleceğin Hastalığı "DEPRESYON"...

    İşsiz sayısının 9.4 milyona ulaştığı (70 milyonluk nüfusta toplam istihdam 21 milyon) bir önceki yıla oranla insanların yüzde 30 yoksullaştığı, açlık sınırının altında yaşayan 17 milyon insan olduğu düşünülünce verilen depresyon oranları az bile görünüyor. "Fakirlik, gelecek belirsizliği önümüzdeki yıllarda depresyon olarak karşımıza çıkacak", "depresyon geleceğin hastalığı" tespitleri de bunun üzerinden yapılıyor olsa gerek. Mükemmel bir gelecek hayali!

    Toplumun her kesiminde görülebilir. Psikiyatrik hastalıklar arasında en sık rastlanan bir tablodur.

    Yaşam boyunca her 100 erkekten 10´unun ve her 100 kadından 20´sinin Depresyon geçirdiği araştırmalarla saptanmıştır.

    Depresyondaki bir insanda en dikkati çeken özellikler şunlardır; Elem, keder, karamsarlık umutsuzluk duyguları ile; daha önceden zevk aldığı ilgi duyduğu nesnelere, uğraşılara ilgi duymaması ve hiçbir şeyden zevk alamama halidir.

    Depresyondaki bir hasta çevresine ve hekime "çok üzgünüm, sanki daha önceki kişiliğimi yapımı kaybettim. Hiçbir şeyden zevk almıyorum. Bu sıkıntı, keder bitmeyecek. Hayat bana ağır geliyor. Canım hiçbirşey yapmak istemiyor. Kendimi yorgun ve bitkin hissediyorum. Sabırsız, tahammülsüz bir insan oldum. Kimse gelsin -gitsin istemiyorum. Sessiz - sedasız bir odada yanlız başıma kalmak istiyorum. Çocuklarıma bakamıyorum; bazen onları boğasım bile geliyor. Bazende artık yaşamanın bir anlamı kalmadı diye düşünüyorum. Bir şey öğrenemiyorum, her şeyi unutuyorum... Zaman zaman sebepsiz ağlıyorum. Çok sıkılıyorum, daralıyorum, baş ağrılarım sıklaştı. İştahdan kesildim, kilo verdim. Uykuya dalmakta güçlük çekiyorum, bazen erkenden sıkıntı ile uyanıyorum. Ne yapacağımı bilemiyorum. Karar veremiyorum... " şeklinde yakınmada bulunur.

    Uluslararası Depresyonları önleme ve tedavi komitesinin depresyonlu hastaların tanınması amacıyla hazırladığı tanı ölçütlerinden yola çıkarak hazırlanan maddelerin 4-5 tanesine evet diyorsanız Depresyonda olabilirsiniz.

    • Hayattan eskisi kadar zevk almıyorum, hiçbir şey ilgimi çekmiyor.
    • Son zamanlarda karamsar, ümitsiz, kötümser düşünüyorum.
    • Kendimi yorgun, bitkin, halsiz hissediyorum.
    • Uyku düzenim bozuldu.
    • İştahım azaldı kilo kaybettim.
    • Bedenimde ağrılar, sızılar başladı, göğsüme baskı oluyor, miğdeme kramplar giriyor.
    • Son zamanlarda cinsel ilgimi kaybettim.
    • Hafızam zayıfladı, birşeyi aklımda tutamıyor, öğrenemiyorum.
    • Zaman zaman intihar etmek istiyorum. Kimseyi görmek istemiyorum.
    • Depresyon geçiren bir insandan; düşünce ve duygu, davranış, motor faaliyetlerde, biyolojik yaşamsal foksiyonlarda değişiklikler olur.

    Duygu durumundaki değişiklikler.
    • Keder, elem, üzüntü, sıkıntı, karamsarlık
    • Olağan faaliyetlere karşı ilgisizlik,
    • Hiç bir şeyin zevk vermemesi, hayatın anlamsız gelmesi
    • Ağlama isteği veya ağlama,
    • Konuşmaya dahi isteksiz olma.

    Düşünce içeriğindeki değişiklikler:
    • En başta umutsuzluk, karamsarlık düşünceleri ( Kendisini değersiz, günahkar, suçlu kabul etme, ciddi depresyonlarda kişi bu düşüncelerle intihar eder...)
    • İntihar fikirleri
    • Ağır depresyonlarda bazen gerçeği değerlendirme, muhakemede kısmi bozukluklar görülebilir. Şahıs organlarının olmadığını, çürüdüğünü, bu nedenle yeme-içmesinin anlamsız olduğunu söyler ve kötülük göreceği şeklinde hezeyanları olabilir.

    Depresyonda Hafıza
    • Dikkat toparlanamaz
    • Konsantrasyon bozulur.
    • Unutkanlık başlar
    • Yeni şeyler öğrenilemez
    • Bu nedenle bir iş performansı ciddi şekilde düşer.

    Depresyonda Biyolojik-Vital fonksiyonlar
    • Uykuya dalmada güçlük
    • Sık sık uyanma, sabahları erken uyanma
    • İştahsızlık ( Perhizde değilken 1 ayda kilosunun %5´inden fazlasını kaybetme)
    • Cinsel istekte azalma
    • Hareketlerde faaliyetlerde yavaşlama, halsizlik, yorgunluk, bitkinlik.

    DEPRESYON TÜRLERİ

    Maskeli Depresyon
    Sınıflamalarda yer almamakla birlikte klasik kitapların çoğunda yer alır.
    Bu durumda klasik depresyon belirtileri yerine: Bedenin değişik yerlerinde ağrılar, sızılar, uyuşma, karıcalanmalar, hissiyet azlığı, karakter bozuklukları, Sexsüel alanda ve beslenme ile ilgili davranışlarda bozukluklar, alkolizm, madde bağımlılığı gibi sorunlar ön plandadır. Yani temeldeki depresyon bu şekilde dışa yansımıştır.
    A tipik depresyon
    Hastada deprestif duygu durum dikkati çekmekle beraber, diğer belirtiler "tipik" depresyon belirtilerine uymaz.
    • Gün içi değişmeler görülür.
    • Kişilik yapısı takıntılara saplantıları yatkın insanlarda takıntılar, saplantıar, kuruntular ön plana çıkar. Örneğin; su muslukları, tüpün düğmesi, ütü fişi sürekli kontrol edilir. Bazen yoldan dönülüp tekrar tekrar bakılır.
    • Bedendeki fizyolojik değişiklikler organlardaki bozukluğun habercisi gibi değerlendirilir ve bedensel uğraşlar artar.
    • Çeşitli korkular gelişir.
    • Dışarıdan gösteri, rol gibi algılanacak davranışlar görülebilir.
    • A tipik depresyonlu insanlar her zamankinden fazla uyur ve fazla yemek yerler. Aşırı kilo alırlar.
    • Kollarda ve bacaklarda aşırı güçsüzlük vardır.
    • Beklenmedik bir şekilde alkole, maddeye, kumara düşkünlük.
    • Aile ve iş yaşamından uzaklaşma
    • Açıklanması güç cinsel uyumsuzluklar dikkati çeker.
    Çocuklarda ve gençlerde depresyon
    Çocuklarda ve gençlerde tipik depresyon belirtileri olmayabilir. Daha çok davranış ve tutum değişiklikleri belirgindir. Aşırı ağlama, hırçınlık, asi davranışlar, çabuk sinirlenme, alkol ve uyuşturucu kullanımına başlamanın temelinde depresyon olabilir.

    Yaşlılarda ve Menapoz Sonrası depresyon
    • Kadınlarda daha sık görülür.
    • Depresyonun tipik belirtileri olmakla beraber; ağır bunaltı (anksiyete), sıkıntı, özellikle sabah sıkıntısı, uyku bozukluğu ön plandadır.
    • Aşırı telaş ve tedirginlik vardır.
    • Sıkıntıdan dolayı sürekli eller oğuşturulur ve yerinde duramama, dolaşma hali vardır.
    • Bedensel uğraşılar daha fazladır.
    • İntihar düşünceleri yoğundur.
    Doğum Sonrası depresyonları
    Doğumdan sonra annelerde görülen depresif tabloya "puerperal depresyon" denmektedir.
    Bazı anneler doğumdan sonra : Gelip geçici ağlama nöbetleri, güçsüzlük , halsizlik, sıkıntı, üzüntü, bebeğe karşı ilgisizlikle karakterize "Bebek hüznü " denen bir durum yaşar. Destekleyici tedavilerle olumlu yanıt verir.
    Doğum sonrası bir ila 3 ay içinde gelişen karamsarlık , üzüntü, yetersizlik , hiçbir şeyden zevk alamama, çocuğa, ev işlerine bakmamak gibi hallerinde tam bir depresyon geçiriyor denmektedir. Ciddi tedavi gerekmektedir. Hastaların çoğu tedavi ile düzelir. Bazılarında depresyonun belirtileri uzun süre üzerinde kalabilir.

    Distimik Bozukluk

    Eskiden nörotik depresyon, depresif kişilik, nevrasteni diye nitelendirilirdi. Hastalarda en az iki yıl süren ve çok ağır olmayan depresyon belirtileri vardır. Uyku bozuklukları, hiçbir şeyden mutlu olamama, müzmin karamsarlık hali, yogunluk, istek ve ilgi azlığı, güvensizlik hissi, bedensel yakınmalar dile getirilir. Bu bozuklukta bir kaç gün , bir kaç hafta iyilik dönemleri görülebilir. Ancak bu iyilik dönemleri iki ayı geçmez.

    Postpsikotik depresyonlar
    Şizofreni gibi gerçeği değerlendirme yeteneğinin bozulduğu, "akıl hastalıklarında da zamanla depresyon gelişebilir.
    Organik nedenlere bağlı depresyon
    Bir çok fiziksel bozukluğa bağlı depresyonlar görülebilmektedir. Örneğin;
    Hormonal sistemdeki bozukluklar, Nörolojik bazı hastalıklarda ( Örneğin Parkinson, Multipl skleroz) kan hastalıklarında, kanserde, enfeksiyon hastalıklarının bazılarında, kaza ve ameliyetlardan sonra depresyon gelişebilmektedir. Uzun süre kullanılan tansiyon düşürücü, ülser giderici bazı ilaçlar bağımlılık yapan uyarıcı ve uyuşturucular, kortizollü ilaçlarda depresyon yapabilirler.

    Depresyon nedenleri
    Depresyona yol açan çok neden vardır.
    • Kalıtımsal nedenler
    • Biokimyasal değişiklikler
    • Hormonal bozukluklar
    • Tedavide kullanılan bazı ilaçlar
    • Bazı organik nedenler
    • Psiko-sosyal olaylar
    • Sosyo-kültürel etkenler
    • Bazı yaşam olayları depresyona neden olabilir.
    Birçok insanın aynı şartlarda yaşamasına rağmen bazılarının depresyona girdiği, bazılarının girmediği araştırılıp, tartışılmıştır.
    Biyolojik-genetik alt yapının depresyona yatkınlık gösterdiği kişilerin dış faktörlerle daha kolay depresyona girdiği ileri sürülmektedir.

    Depresyon tedavi edilebilen bir hastalıktır
    Depresyon belirtileri 2 haftadan fazla sürüyorsa mutlaka bir psikiyatrise gidip tedavi olmak gerekir. Günümüzde depresyon giderici çok güçlü ilaçlar geliştirilmiştir. Psikiyatrislerin tedavide bir çok seçenekleri vardır. 2-3 aylık bir tedavi ile ciddi düzelmeler sağlanabilmektedir. Tedavinin süresi hastalığın ciddiyeti, süresi tekrar edip etmediğine göre ayarlanır. Psikoterapi ile birleştirilen ve sosyal düzenlemeler ile desteklenen tedaviler daha iyi sonuçlar vermektedir.
    DEPRESYON BİR HASTALIKTIR TANIYIN YENİN
    • Depresyon ruhsal bir hastalıktır.
    • Depresyon çok yaygın bir sağlık sorunudur. Ülkemizde yaklaşık her on kişiden birinde depresyon görülmektedir.
    • Ancak halk ve doktorlar tarafından yeterince tanınmamaktadır.
    • Depresyonlu kişinin iş verimi düşer, çalışamaz, insanlar ile olan ilişkileri bozulur.
    • Aileye ve topluma getirdiği ekonomik yük çok büyüktür.
    • Depresyon tedavi edilebilen ve tam olarak düzeltilebilen bir hastalıktır.
    • Depresyon tedavi edilmezse intahar ile sonuçlanabilir. İntihar olgularının büyük bir bölümü depresyon geçiren hastalardır.
    • Depresyonun tanınmamasının ve yeterince tedavi edilmemesinin hastaya ve topluma maliyeti çok yüksektir.
    Tanınması ve tedavi edilmesi halkın ve doktorların eğitimi ile mümkün olabilir.

    Kaynak: Medicana Genel Sağlık Ansiklopedisi

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    13-06-2005
    Mesajlar
    2,625
    Karizma Gücü
    0
    Ben ortaokulda iken, bir gazetenin ekinde kocaman yazmislardi; "GELECEGIN HASTALIGI DEPRESYON" diye.. yani bundan 16-17 yil once. Bugun hala ayni sey soyleniyor.. Allah askina, bu gelecek dedikleri ne zaman oluyor acaba?


    Paylasim icin cok sag ol ansiklopedi :A
    herkes icin gecerli, herkesin her an icine dusebilecegi bir sorun gercektende depresyon.
    Yukarida yazilanlar mutlaka cok iyi anlasilmali.


  3. #3
    encyclopedia adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-04-2006
    Mesajlar
    2,529
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Sayın altay keşke 16 -17 yıl öncesinde kalsaydık . 15 sene önce ki gençliğe bakın birde yaşadığımız Türkiye gençliğine. 15 sene önceki gençliği düşünüyorum 80'ler, 70'ler kendilerine güvenle doğdular. Şİmdi 30 yaşındaysan 25 yaşındaysan şanslı olanlardansın. Gelecek 25-30'lar için üzülmeye başlıyalım. Cep telefonu, bilgisayar ve türlü teknoloji yokken kendini geliştirmiş ve her soruna dayanmış o gençlik harkülade büyüdü. Gerçekten üzülüyorum ki gelecek nesil türlü teknolojiye hazır olmadan (tv, pc, cep tel) bir anda hepsini kulllanmaya başladı. Asosyal bir nesille. Sigara 15 yaşında ki çocuğun sakızı oldu. Üniversite günlerinde bira içmezsem bana erkek demiyorlar abi diyen arkadaşlarımız oluştu. Eskiden içerdik ama neden içtiğimizi bilerek. Şimdi gösteriş ve erkek olmak için içiyoruz. Tv izliyor, nasıl daha iyi delikanlı olunur öğrenmeye çalışıyoruz. Lise'ye giden çocuk yanındaki bıçakla en yakınarkadaşına saldırıyor. Başka bir program da mini giyen bayan'ı gören genç kız arkadaşımız alışverişe çıkıp aynı eteği alıyor ya da ona benzeriyle caddelere çıkıyor nasılım diyor. Reklamcılıkta dünyanın önde gelen ülkelerinden biriyiz, acaba neden ?

    Eskiden arkadaşlarımızla, kardeş olabiliyorduk. Bir kız arkadaşımızı eve bıraktığımızda "işte şu dizide de böyle olmuştu" deyip, dedikoduya başlamıyorduk. Biz evliliğe hazır olmayan bir çift gibi hiç bir şeye hazır olmadan hepsini kabul ettik ve şimdi...

    Playstation, X boxes, Dijitürk, Cep telefonumuz, Bilgisayarımız, Internet de Chat odalarımız YOKTU, bunlar yerine akşamları saatlerce sohbet edebildiğimiz kız/erkek arkadaşlarıız vardı.

    Hepimizin sorunları vardı ama bu kadar fazla psikolog yoktu peki 15 sene önce insanlar ne yapıyordu ?

    Bir 15 sene daha yaşarsam göreceklerimin beni çok şaşırtacağından eminim. Sevgilerle...
    Bu mesaj en son " 29.04.06 " tarihinde saat 03:06 itibariyle encyclopedia tarafından düzenlenmiştir...

  4. #4
    endonezya adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-11-2005
    Mesajlar
    4,485
    Karizma Gücü
    7
    depresyon geleceğin değil, artık TÜM ZAMANLARIN hastalığıdır.

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    13-06-2005
    Mesajlar
    2,625
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı encyclopedia tarafından gönderildi.
    Sayın altay keşke 16 -17 yıl öncesinde kalsaydık . 15 sene önce ki gençliğe bakın birde yaşadığımız Türkiye gençliğine. 15 sene önceki gençliği düşünüyorum 80'ler, 70'ler kendilerine güvenle doğdular. Şİmdi 30 yaşındaysan 25 yaşındaysan şanslı olanlardansın. Gelecek 25-30'lar için üzülmeye başlıyalım. Cep telefonu, bilgisayar ve türlü teknoloji yokken kendini geliştirmiş ve her soruna dayanmış o gençlik harkülade büyüdü. Gerçekten üzülüyorum ki gelecek nesil türlü teknolojiye hazır olmadan (tv, pc, cep tel) bir anda hepsini kulllanmaya başladı. Asosyal bir nesille. Sigara 15 yaşında ki çocuğun sakızı oldu. Üniversite günlerinde bira içmezsem bana erkek demiyorlar abi diyen arkadaşlarımız oluştu. Eskiden içerdik ama neden içtiğimizi bilerek. Şimdi gösteriş ve erkek olmak için içiyoruz. Tv izliyor, nasıl daha iyi delikanlı olunur öğrenmeye çalışıyoruz. Lise'ye giden çocuk yanındaki bıçakla en yakınarkadaşına saldırıyor. Başka bir program da mini giyen bayan'ı gören genç kız arkadaşımız alışverişe çıkıp aynı eteği alıyor ya da ona benzeriyle caddelere çıkıyor nasılım diyor. Reklamcılıkta dünyanın önde gelen ülkelerinden biriyiz, acaba neden ?

    Eskiden arkadaşlarımızla, kardeş olabiliyorduk. Bir kız arkadaşımızı eve bıraktığımızda "işte şu dizide de böyle olmuştu" deyip, dedikoduya başlamıyorduk. Biz evliliğe hazır olmayan bir çift gibi hiç bir şeye hazır olmadan hepsini kabul ettik ve şimdi...

    Playstation, X boxes, Dijitürk, Cep telefonumuz, Bilgisayarımız, Internet de Chat odalarımız YOKTU, bunlar yerine akşamları saatlerce sohbet edebildiğimiz kız/erkek arkadaşlarıız vardı.

    Hepimizin sorunları vardı ama bu kadar fazla psikolog yoktu peki 15 sene önce insanlar ne yapıyordu ?

    Bir 15 sene daha yaşarsam göreceklerimin beni çok şaşırtacağından eminim. Sevgilerle...
    cok dogrus eyler soyluyorsun.. katilmamak elde degil.

    aklima sey geldi; cocuklugumda oynadigim tum oyunlar paylasimli idi.. yani tek basima oynacagaim bir oyun yoktu. Ayrica hepside eglenceli, tatli mucadelelerde doluydu, hic oyle birbirimizi yememiz gerek oyunlar felan yoktu.
    simdi bakiyorum bs de her bir cocugun elinde silah (pyunlarda yan) boyuna ya olduruyorlar, yada ne idugu belirsiz yaratiklarla bir dunya kurmaya calisiyorlar. hep bir yalnizlik ve insani huzursuz eden gerginlik veren siddet egilimli yasamlari var.
    bence bizim koydeki cocuklar hala cok sansli. en ezindan depresyona daha gec girecekler, cunku yalniz degiller.


  6. #6
    ŞAHSUVAR adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-04-2005
    Mesajlar
    1,822
    Karizma Gücü
    8
    gelecekte bırgun gelecek (reklamdan (ç)alıntı)

    sen kendı gelecegını yasadın ve her an yasamaya devam edıyorsun...halbukı ne gecmıs var nede gelecek..her sey o an......
    tekbir,tekliftir...secde ise ilanı aşktır.

    Birligin kederi, ayrılıgın safasından daha hayırlıdır. (yayhabin Muaz)

    " YÜKSEK RUHLAR"

  7. #7
    abdullahbirisi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-10-2005
    Mesajlar
    1,775
    Karizma Gücü
    7
    Başlıklar: DEPRESYON, Duygu Durumundaki Değişiklikler. İntihar fikirleri, Depresyonda Hafıza, DEPRESYON TÜRLERİ, Maskeli Depresyon, A tipik depresyon, Çocuklarda Ve Gençlerde Depresyon, Yaşlılarda Ve Menapoz Sonrası, Depresyon, Doğum Sonrası Depresyonları, Distimik Bozukluk, Postpsikotik Depresyonlar, Organik Nedenlere Bağlı Depresyon, DEPRESYON NEDENLERİ, DEPRESYON BİR HASTALIKTIR TANIYIN YENİN,

    DEPRESYON (Ruhsal çöküntü)


    Depresyon kelimesi günlük dilde sık sık kullanılır. Bir çok duygunun bir araya gelişini o anda varolan istenmeyen psikolojik ruh halini betimlemek için kullanılır.
    Depresyon her yaşta görülebilen bir hastalıktır. Majör Depresyon ( büyük depresyon) nöbetlerle gelen ve tam düzelen bir özelliğe sahiptir.Toplumun her kesiminde görülebilir. Psikiyatrik hastalıklar arasında en sık rastlanan bir tablodur. Yaşam boyunca her 100 erkekten 10'unun ve her 100 kadından 20'sinin Depresyon geçirdiği araştırmalarla saptanmıştır.

    Depresyondaki bir insanda en dikkati çeken özellikler şunlardır; Elem, keder, karamsarlık umutsuzluk duyguları ile; daha önceden zevk aldığı ilgi duyduğu nesnelere, uğraşılara ilgi duymaması ve hiçbir şeyden zevk alamama halidir.

    Depresyondaki bir hasta çevresine ve hekime "çok üzgünüm, sanki daha önceki kişiliğimi yapımı kaybettim. Hiçbir şeyden zevk almıyorum. Bu sıkıntı, keder bitmeyecek. Hayat bana ağır geliyor. Canım hiçbir şey yapmak istemiyor. Kendimi yorgun ve bitkin hissediyorum. Sabırsız, tahammülsüz bir insan oldum. Kimse gelsin -gitsin istemiyorum. Sessiz - sedasız bir odada yalnız başıma kalmak istiyorum. Çocuklarıma bakamıyorum; bazen onları boğasım bile geliyor. Bazen de artık yaşamanın bir anlamı kalmadı diye düşünüyorum. Bir şey öğrenemiyorum, her şeyi unutuyorum... Zaman zaman sebepsiz ağlıyorum. Çok sıkılıyorum, daralıyorum, baş ağrılarım sıklaştı. İştahtan kesildim, kilo verdim. Uykuya dalmakta güçlük çekiyorum, bazen erkenden sıkıntı ile uyanıyorum. Ne yapacağımı bilemiyorum. Karar veremiyorum... " şeklinde yakınmada bulunur.

    Uluslararası Depresyonları önleme ve tedavi komitesinin depresyonlu hastaların tanınması amacıyla hazırladığı tanı ölçütlerinden yola çıkarak hazırlanan maddelerin 4-5 tanesine evet diyorsanız Depresyonda olabilirsiniz.



    Hayattan eskisi kadar zevk almıyorum, hiçbir şey ilgimi çekmiyor.

    Son zamanlarda karamsar, ümitsiz, kötümser düşünüyorum.

    Kendimi yorgun, bitkin, halsiz hissediyorum.

    Uyku düzenim bozuldu.

    İştahım azaldı kilo kaybettim.

    Bedenimde ağrılar, sızılar başladı, göğsüme baskı oluyor, mideme kramplar giriyor.

    Son zamanlarda cinsel ilgimi kaybettim.

    Hafızam zayıfladı, birşeyi aklımda tutamıyor, öğrenemiyorum.

    Zaman zaman intihar etmek istiyorum. Kimseyi görmek istemiyorum.

    Depresyon geçiren bir insandan; düşünce ve duygu, davranış, motor faaliyetlerde, biyolojik yaşamsal fonksiyonlarda değişiklikler olur.



    Duygu Durumundaki Değişiklikler.


    Keder, elem, üzüntü, sıkıntı, karamsarlık
    Olağan faaliyetlere karşı ilgisizlik,
    Hiç bir şeyin zevk vermemesi, hayatın anlamsız gelmesi
    Ağlama isteği veya ağlama,
    Konuşmaya dahi isteksiz olma.
    Düşünce içeriğindeki değişiklikler:

    En başta umutsuzluk, karamsarlık düşünceleri ( Kendisini değersiz, günahkar, suçlu kabul etme, ciddi depresyonlarda kişi bu düşüncelerle intihar eder...)



    İntihar fikirleri
    Ağır depresyonlarda bazen gerçeği değerlendirme, muhakemede kısmi bozukluklar görülebilir. Şahıs organlarının olmadığını, çürüdüğünü, bu nedenle yeme-içmesinin anlamsız olduğunu söyler ve kötülük göreceği şeklinde hezeyanları olabilir.



    Depresyonda Hafıza
    Dikkat toparlanamaz
    Konsantrasyon bozulur.
    Unutkanlık başlar
    Yeni şeyler öğrenilemez
    Bu nedenle bir iş performansı ciddi şekilde düşer.



    Depresyonda Biyolojik-Vital fonksiyonlar
    Uykuya dalmada güçlük
    Sık sık uyanma, sabahları erken uyanma
    İştahsızlık ( Perhizde değilken 1 ayda kilosunun %5'inden fazlasını kaybetme)
    Cinsel istekte azalma
    Hareketlerde faaliyetlerde yavaşlama, halsizlik, yorgunluk, bitkinlik.



    DEPRESYON TÜRLERİ


    Maskeli Depresyon
    Sınıflamalarda yer almamakla birlikte klasik kitapların çoğunda yer alır. Bu durumda klasik depresyon belirtileri yerine: Bedenin değişik yerlerinde ağrılar, sızılar, uyuşma, karıncalanmalar, hissiyat azlığı, karakter bozuklukları, Sexsüel alanda ve beslenme ile ilgili davranışlarda bozukluklar, alkolizm, madde bağımlılığı gibi sorunlar ön plandadır. Yani temeldeki depresyon bu şekilde dışa yansımıştır.



    A tipik depresyon
    Hastada depresif duygu durum dikkati çekmekle beraber, diğer belirtiler "tipik" depresyon belirtilerine uymaz. Gün içi değişmeler görülür. Kişilik yapısı takıntılara saplantıları yatkın insanlarda takıntılar, saplantılar, kuruntular ön plana çıkar. Örneğin; su muslukları, tüpün düğmesi, ütü fişi sürekli kontrol edilir. Bazen yoldan dönülüp tekrar tekrar bakılır. Bedendeki fizyolojik değişiklikler organlardaki bozukluğun habercisi gibi değerlendirilir ve bedensel uğraşlar artar. Çeşitli korkular gelişir. Dışarıdan gösteri, rol gibi algılanacak davranışlar görülebilir.

    A tipik depresyonlu insanlar her zamankinden fazla uyur ve fazla yemek yerler. Aşırı kilo alırlar. Kollarda ve bacaklarda aşırı güçsüzlük vardır. Beklenmedik bir şekilde alkole, maddeye, kumara düşkünlük. Aile ve iş yaşamından uzaklaşma Açıklanması güç cinsel uyumsuzluklar dikkati çeker.



    Çocuklarda Ve Gençlerde Depresyon


    Çocuklarda ve gençlerde tipik depresyon belirtileri olmayabilir. Daha çok davranış ve tutum değişiklikleri belirgindir. Aşırı ağlama, hırçınlık, asi davranışlar, çabuk sinirlenme, alkol ve uyuşturucu kullanımına başlamanın temelinde depresyon olabilir.

    Yaşlılarda Ve Menapoz Sonrası Depresyon Kadınlarda daha sık görülür.

    Depresyonun tipik belirtileri olmakla beraber; ağır bunaltı (anksiyete), sıkıntı, özellikle sabah sıkıntısı, uyku bozukluğu ön plandadır.

    Aşırı telaş ve tedirginlik vardır.

    Sıkıntıdan dolayı sürekli eller oğuşturulur ve yerinde duramama, dolaşma hali vardır.

    Bedensel uğraşılar daha fazladır.

    İntihar düşünceleri yoğundur.



    Doğum Sonrası Depresyonları
    Doğumdan sonra annelerde görülen depresif tabloya "puerperal depresyon" denmektedir. Bazı anneler doğumdan sonra : Gelip geçici ağlama nöbetleri, güçsüzlük , halsizlik, sıkıntı, üzüntü, bebeğe karşı ilgisizlikle karakterize "Bebek hüznü " denen bir durum yaşar. Destekleyici tedavilerle olumlu yanıt verir. Doğum sonrası bir ila 3 ay içinde gelişen karamsarlık , üzüntü, yetersizlik , hiçbir şeyden zevk alamama, çocuğa, ev işlerine bakmamak gibi hallerinde tam bir depresyon geçiriyor denmektedir. Ciddi tedavi gerekmektedir. Hastaların çoğu tedavi ile düzelir. Bazılarında depresyonun belirtileri uzun süre üzerinde kalabilir.



    Distimik Bozukluk
    Eskiden nörotik depresyon, depresif kişilik, nevrasteni diye nitelendirilirdi. Hastalarda en az iki yıl süren ve çok ağır olmayan depresyon belirtileri vardır. Uyku bozuklukları, hiçbir şeyden mutlu olamama, müzmin karamsarlık hali, yoğunluk, istek ve ilgi azlığı, güvensizlik hissi, bedensel yakınmalar dile getirilir. Bu bozuklukta bir kaç gün , bir kaç hafta iyilik dönemleri görülebilir. Ancak bu iyilik dönemleri iki ayı geçmez.



    Postpsikotik Depresyonlar
    Şizofreni gibi gerçeği değerlendirme yeteneğinin bozulduğu, "akıl hastalıklarında da zamanla depresyon gelişebilir.



    Organik Nedenlere Bağlı Depresyon
    Bir çok fiziksel bozukluğa bağlı depresyonlar görülebilmektedir. Örneğinormonal sistemdeki bozukluklar, Nörolojik bazı hastalıklarda ( Örneğin Parkinson, Multipl skleroz) kan hastalıklarında, kanserde, enfeksiyon hastalıklarının bazılarında, kaza ve ameliyetlardan sonra depresyon gelişebilmektedir. Uzun süre kullanılan tansiyon düşürücü, ülser giderici bazı ilaçlar bağımlılık yapan uyarıcı ve uyuşturucular, kortizollü ilaçlarda depresyon yapabilirler.



    DEPRESYON NEDENLERİ
    Depresyona yol açan çok neden vardır.

    Kalıtımsal nedenler

    Biokimyasal değişiklikler

    Hormonal bozukluklar

    Tedavide kullanılan bazı ilaçlar

    Bazı organik nedenler

    Psiko-sosyal olaylar

    Sosyo-kültürel etkenler

    Bazı yaşam olayları depresyona neden olabilir.

    Birçok insanın aynı şartlarda yaşamasına rağmen bazılarının depresyona girdiği, bazılarının girmediği araştırılıp, tartışılmıştır.



    Biyolojik-genetik alt yapının depresyona yatkınlık gösterdiği kişilerin dış faktörlerle daha kolay depresyona girdiği ileri sürülmektedir.Depresyon tedavi edilebilen bir hastalıktır

    Depresyon belirtileri 2 haftadan fazla sürüyorsa mutlaka bir psikiyatrise gidip tedavi olmak gerekir. Günümüzde depresyon giderici çok güçlü ilaçlar geliştirilmiştir. Psikiyatrislerin tedavide bir çok seçenekleri vardır. 2-3 aylık bir tedavi ile ciddi düzelmeler sağlanabilmektedir. Tedavinin süresi hastalığın ciddiyeti, süresi tekrar edip etmediğine göre ayarlanır. Psikoterapi ile birleştirilen ve sosyal düzenlemeler ile desteklenen tedaviler daha iyi sonuçlar vermektedir.



    DEPRESYON BİR HASTALIKTIR TANIYIN YENİN

    Depresyon ruhsal bir hastalıktır. Depresyon çok yaygın bir sağlık sorunudur. Ülkemizde yaklaşık her on kişiden birinde depresyon görülmektedir. Ancak halk ve doktorlar tarafından yeterince tanınmamaktadır. Depresyonlu kişinin iş verimi düşer, çalışamaz, insanlar ile olan ilişkileri bozulur. Aileye ve topluma getirdiği ekonomik yük çok büyüktür. Depresyon tedavi edilebilen ve tam olarak düzeltilebilen bir hastalıktır. Depresyon tedavi edilmezse intihar ile sonuçlanabilir. İntihar olgularının büyük bir bölümü depresyon geçiren hastalardır.

    Depresyonun tanınmamasının ve yeterince tedavi edilmemesinin hastaya ve topluma maliyeti çok yüksektir. Tanınması ve tedavi edilmesi halkın ve doktorların eğitimi ile mümkün olabilir.
    kaynak
    -----------
    yoğun hayat temposu daha da bir deprosyona sokuyor insanı
    1970’li yıllardan itibaren yükselen bir trend izleyen dünya altın madenciliğinde,
    epitermal, porfiri ve listvenit tipi yataklardan yapılan üretim çok büyük önem
    kazanmıştır. Batı Anadolu’nun epitermal cevherleşmeler açısından önem taşıyan
    jeotermal sistemler bakımından zengin olması, ayrıca, epitermal altın yataklarının iz
    elementi olarak önem taşıyan Sb-As-Hg cevherleşmelerinin yaygın olması; Doğu
    Karadeniz
    bölgesindeyse, altın yatakları açısından önemli olan masif sülfit ve porfiri
    yataklarının bulunması; Orta ve Doğu Anadolu’da listvenitlerle yakından ilgili
    ofiyolitlerin geniş alanlar kaplaması, topraklarımızın, altın oluşumlarının yerleşmesi
    için jeolojik açıdan çok elverişli olduğunu göstermektedir.

  8. #8
    VAK VAK Özlem adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-04-2006
    Mesajlar
    5,251
    Karizma Gücü
    8
    işsizlik,açlık vb evrensel sorunlar adı üstünde evrensel..artık yer edinmiş bunları yok etmek cidden çok zor.(gerçekte öyle mi tartışılır ya)zaten bu sorunların çözümleride öyle birkaç kurum ve kuruluşun bir araya gelmesi ile çözümlenecek şeyler değil ne yazık ki
    ancak kendimizi akışına bıraktığımız (bu evrensel sorunlar grubu başta olmak üzere) sorunların üstesinden gelmek değil de artık çağımızda sorunlarımızın üstüne gitmemek ve kendimizi pelte gibi onlara teslim etmek,çarelerinide orda burda ,laf olsun dıye doktorlara gıderek,kafamıza göre ilaç kullanarak çözmek daha bir moda oldu sanki.
    bakıyorum da birisi başım ağrıyor dediği zaman diğerinin önerebileceği tek şey ''ilaç iç'' oluyor.kısacası vur beynini zehire.bağımlı et kendini küçük tabletlere.mutlu kal bir kaç saat sonra yine aynı yine aynı..
    bizi depresyona sokacak nedenleri ben burda saysam bitmez.eminim ki herkesinde kendine göre çok haklı nedeni vardır.ancak bazı şeylerinde elimizde olduğunu unutmamak gerek.bunu öylesine olsun diye,yada tozpembe bir bakış açısına sahibim diye yazmıyorum.ama elimizde olan ne kadar çok fırsatın avuçlarımızdan kayıp gittiğini göremeden kaybediyoruz her günü.günler için ''kaybediyoruz'' dıyorum çünkü onları gerçekten kaybedıyoruz.
    hatalardan ders cıkarmalı,kötü şeylerden de yeri geldiğinde başımıza gelen felaketleri kendimize öğreti kabul etmelıyız.ille de biri gelip size birşey öğretecek değil ya.biraz da siz dinleyin iç sesinizi,çevrenizi,yanı başınızdaki rüzgarın uğultusunu.depresyona girmek kolay artık vede moda..ama kurtulmakta bir o kadar kolay(çünkü bir insanoğulları omzumuzda taşıdığımız yüklerden çok daha kuvvetliyiz,bunu biliyoruz)

    herşeyi kendinize yük etmeyin.hayatı çekilmez etmeyin.her güne bir tebessümler uyanmak o kadar mı zor??trilyonlarca atom parçasını bir tek harekette ayağa kaldırabiliyoruz..tek bir tebessümle...
    gün güzel geçsin dilerim ve de depresyondan uzak..



    -kaç yıldır bu sokaktan geçiyorsun, başka yol bulamadın mı ?
    -demek sen de kaç yıldır bu sokaktasın. hala çıkamadın mı ?...

  9. #9
    encyclopedia adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-04-2006
    Mesajlar
    2,529
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Merhaba osslem,

    tek bir tebessümle...
    gün güzel geçsin dilerim ve de depresyondan uzak..
    Her bir sorun için tek bir tebessüm diyelim. Gün içersinde tebessüm dolu nefesler ve enerjiler. Ağlayan bir insan vücudundan ne kadar sıvı kaybediyor ? Kaç litre kaç gram ? Neden günü kahkaha atmak ve enerjinizi böyle harcamak varken depresyona girelim değilmi. Osslem'in de dediği gibi tek bir tebessüm. Sevgilerimle..
    Böyle gençliği sömüren ve kültürünü geçmişini unutturan bir misyonerliği üstlenen medyanın terör'den binlerce kat daha tehlikeli olduğunu düşünüyorum.

    Lütfen terörün katlettiği şehitlerimizi düşündüğümüz kadar, televizyonun yok ettiği gençliğimizi de düşünelim..


    Herşeyi benden iyi biliyor olabilirsin ama senin hiç bilmediğin birşeyi biliyorum...

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •