Güneşten vazgeçtim Seni unutmak için,
Karanlıklar artık dost, artık yaren.
Tabağımda tadamadığım sevgim masamda,
Menümdeki yaşam artık param parça...!
Ali Fikri Karadeniz
Güneşten vazgeçtim Seni unutmak için,
Karanlıklar artık dost, artık yaren.
Tabağımda tadamadığım sevgim masamda,
Menümdeki yaşam artık param parça...!
Ali Fikri Karadeniz
Biz dost hasretini
yüreğimize kazımışız,
Dostumuz ağladığında
Hiç gülmemişiz,
Dost sesin duymayınca
Yok bilmemişiz.
Dost dostunun dostluğuna hayran.
Bir meltem estiğinde kopuveren
Yüzeye yakın kök müydük,
Biz dostluğumuzu sindirdik
Meşe kökünde büyüttük,
Her mevsim PELİT’imizi
Dost yarene dağıttık.
Dost dostunun dostluğuna kurban.
Dostun dostça dostunadır sitemi
Lakin ne adını unuttuk nede gölgeni,
Hoş muhabbetimiz bitti sanma
Kalbimizdeki tahtın sahibi yareni,
Sarmasınıda biliriz sebebi bizsek
Kalbindeki dosta yanık yaranı.
Dost dostunun yoluna hayran.
Arayıp sormuyorsak unuttuk sanma
Alındı mesaj kendimize geldik,
Ayrı olsa da gözlerimiz sözlerimiz
Biz dost kalbini kalbimizde bildik,
Suya yazdığın yazılar silinmez
Dostluğumuz bakidir, yaren-i REFİK.
Dost dostunun yoluna kurban.
Hakkı Hakan Kaya
Başka özün, başka sözün,
Çok farklı şeylerde gözün,
Görmedim maskeli yüzün,
Sen bir yaren olamazsın....
Ağzından çıkar hep yalan,
zehirlisin aynen yılan,
Nedir ki elinde kalan,
Sen bir yaren olamazsın...
Kimi aşktan, kimi dertten,
Tattığın her haram etten,
Şairlik hanki niyetten,
Sen bir yaren olamazsın...
Bırak yazmayı çizmeyi,
Masum kulları ezmeyi,
Dağda, ormanda gezmeyi,
Sen bir yaren olamazsın...
Herkes gülerken haline,
Biraz sahip ol beline,
Kırmamak için diline,
Sen bir yaren olamazsın...
Gözün hep metaryellerde,
Hiç olmadı helallerde,
Varacağın baki yerde,
Sen bir yaren olamazsın...
Amacın hep para ve pul,
Herkese ediyorsun zul,
Yazık; olmuşsun kula, kul,
Sen bir yaren olamazsın...
Ayser Özbakır
Akan suyun giden zamanın çekilen âhın,
Ardından bakma yaren geçti artık.
Güzel bir gecenin sabahında görülen rüyanın,
Hayalini kurma yaren geçti artık.
Masanın üzerinden düşen kristal vazonun,
Tamirini düşünme yaren geçti artık.
Yerde bulduğun o kalbin, üstüne basmaktan çekinme,
Yerine takamam yaren geçti artık.
Göğe baktığında uzaklara giden bulutların ardından,
Boşa koşma yaren geçti artık.
Musalla limanından son kez kalkan şu gemiden,
Bakma geriye yaren geçti artık.
Mustafa Çekiç
Akan suyun giden zamanın çekilen âhın,
Ardından bakma yaren geçti artık.
Güzel bir gecenin sabahında görülen rüyanın,
Hayalini kurma yaren geçti artık.
Masanın üzerinden düşen kristal vazonun,
Tamirini düşünme yaren geçti artık.
Yerde bulduğun o kalbin, üstüne basmaktan çekinme,
Yerine takamam yaren geçti artık.
Göğe baktığında uzaklara giden bulutların ardından,
Boşa koşma yaren geçti artık.
Musalla limanından son kez kalkan şu gemiden,
Bakma geriye yaren geçti artık.
Mustafa Çekiç
İnce gelin suya gider allanır
Elma yemiş al yanağı ballanır
Siyah perçem ak göğsüne sallanır
Ne olaydım ona yaren olaydım
…………..Olaydım da muradımı alaydım
Keklik gibi yürüyüşü, boyunda
Gözüm kaldı gelir iken suyunda
Bir eşi yok bu gelinin soyunda
Ne olaydım ona yaren olaydım
…………….Olaydım da muradımı alaydım
Taze gelin ak teninde halı var
Mevla vermiş tatlı tatlı dili var
Kemer takmış bir incecik beli var
Ne olaydım ona yaren olaydım
…………….Olaydım da muradımı alaydım
Çok met etsem yalan derler sözüme
Bir ömürdü yüz sürseydim yüzüne
Can dayanmaz işvesine nazına
Ne olaydım ona yaren olaydım
……………Olaydım da muradımı alaydım
Der İlhami herkes duysun sözümü
Ona versem onda kalan gözümü
Yare vermez ben taşırdım közümü
Ne olaydım ona yaren olaydım
……………Olaydım da muradımı alaydım
İlhami Arslantaş
Sevdâ candan yeğdir desem,
Câna sevdâ veren Yardır,
Gönül ruhtan sağdır desem,
Rûh içinde Yaren vardır.
***
Ahrazi
Dünyaya gelmişiz,çaresizlikten.
Dost,düşman ayıramamışız tecrübesizlikten
Gün gelmiş,masallarla avunmuşuz.
Kırkına gelince,bitmiş çoçukluğumuz.
Yalan olsa da dünya,yaşıyoruz.
Dostu,düşmanı biliyoruz.
Bazen,kabullenmiş görünüyoruz
Sadakat denilen kelimeyi unutuyoruz.
Az versen yetmez
Çok versen yetinmez
Bir ortası mı olmalı?
Değer veren değerini bulmalı.
Gün olur,harman döner,
Elinden kaçıranlar ah eder,
Neyleyelim ki kör gözler,sonradan görür,
Bir ötedeki daha iyidir der, ileri yürür.
Gel zaman git zaman,masallar biter.
Dost bildiklerimiz uzaklara göçer.
Gözler görmez,saçlar kalmaz.
Dizler de derman ise hiç olmaz.
Bilelim dostlar,kıymet bilelim
İlerdeki gül daha iyidir demeyelim.
Elimizdeki yaren ile yetinelim.
Ah etmek boşunadır,ey güzelim..
Sevtap Sevim
Sanırdım gündüzdü onlarla gecem
İçimde ümitti dost bildiklerim
Ne zaman yıkılıp yere düştüysem
Bırakıp da gitti dost bildiklerim
Hepsi varken baharımda, yazımda:
Kışın bir burukluk kaldı ağzımda
Seneler senesi oysa gözümde
Cihana eşitti dost bildiklerim
..........
..........
Ümit Yaşar Oğuzcan
Kevser havuzuna dalanlar,Ölmezden öndün ölenler
Nefsini düşman bilenler,Konar tuba dallarına
Alem düşman olur ise,Beni dost'tan ırımaya
Dost kanda ise ben anda,Düşmanlık arımaya
Dost ehli bizim ile hem,Dost burdadır bize ne gam
Yüz bin cehd ederse düşman,Dost mahfili duramaya
Düşman bana nide bile,İşim gücün dost'tan yana
Dost makamı can içinde,düşman eli eremeye
Kime kim dost kapı aça,Düşmanı elinden kaça
Yunus ağzı güher saça,Değme arif değemeye.
Yunus Emre