• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
7 sonuçtan 1 --- 7 arası gösteriliyor
  1. #1
    Mustafa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-08-2005
    Mesajlar
    9,477
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8

    İçinden Çıkamadığım Konu öLçüTLenDirMe ....

    Merhaba Dostlar ....

    İçinden Çıkamadığım düşündükçe Çıldıracak gibi olduğum fakat Bir türlü erişemediğim noktadır ÖLÇÜTLENDİRME.

    Mesela Diyeceksiniz ...

    Meselası : Doğru nedir Neye göre doğrudur (sana göre doğruyken bana göre yanlış, Bana göre doğruyken sana göre yanlış ...) Doğrunun ölçütü ve çizgisi nedir ?

    Gibisinden ...

    Bu en basit öRnek bunu

    Yanlış,Ahlak,Erdem,Güzel v.s Bi çok şeyle örnekleyebilirsiniz ....

    Önemli olan bakış açısını yakalayabilmek ve Bakış açısını yakalarkenki izlediğimiz yolu vurgulamak (bu yol Dini açıdan'mı Mantıksal Açıdan'mı toplumsal kurallar açısındanmı?)

    Sizden fikirlerinizi ve görüşlerinizi bekliyorum

    saygılarla dorleon

    Şehir ESKİŞEHİR'dir !



    YİNE BİR KEMAL, YENİ BİR KEMAL !


  2. #2
    endonezya adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-11-2005
    Mesajlar
    4,485
    Karizma Gücü
    7
    sözü edilen kavramlar, kişilerin kültürlerine göre, yaşam koşullarına, eğitim durumlarına, aile yapısına, ekonomik durumuna.. vs. göre anlam bulan dolayısıylada, anlamı kişiye göre değişen kavramlardır.

    önemli olan dedğin gibi, kişinin kendi bakışaçısını oluşturabilmesi sağlam bir temele oturtabilmesidir.

    bu bakış açısını oluştururken, toplumsal kurallar, dini kurallar.. vs elbette etkili olacaktır. ama kimde hangisi ağır basar bilemeyiz ve karar veremeyiz...

    örneğin benim güzellik, doğruluk, ahlak vs. anlayışımın oluşmasında spirütüel bilgiler çok etkilidir.

  3. #3
    Mustafa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-08-2005
    Mesajlar
    9,477
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    teşekkür ederim endonezya ...
    Benim düşünsel üretilerimde senin çizginde ..

    Şehir ESKİŞEHİR'dir !



    YİNE BİR KEMAL, YENİ BİR KEMAL !


  4. #4
    VAK VAK Özlem adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-04-2006
    Mesajlar
    5,251
    Karizma Gücü
    8
    zaten doğru dediğimiz kavramı asla bir zümreye veya sınıfa göre sınırlandıramayız ki..

    kendi doğrularımızı kimse için zoraki meşrulaştıramayız..yerleşmiş ahlak kuralları vardır,toplumsal yaşayışın üzerinde bir ince örtüdür ahlak..ama asla sıkmamalı,boğmamalı,tamamen kapamamalı toplumun üstünü..ve değerler vardır..kültürünün,geleneklerinin,geçmişinin olmadığı bir toplum zaten kaybolmuş bir toplumdur,tarihini reddetmektedir..işte doğrular da bunları kaynaklar olarak kabul etmektedir

    sevgili endonezyanında dediği gibi sanırım en önemlisi kişinin kendi bakış açısını oluşturmasıdır..o zaman sağlam temeller üzerinde daha sağlam kararlar alınabilir ve sanırım doğrular bir daha bölünmesi olanaksız sağlam bir temele bağlanabilir...en azından düşünceye saygı denilen şey olur..keza doğru biraz da bu değil midir zaten



    -kaç yıldır bu sokaktan geçiyorsun, başka yol bulamadın mı ?
    -demek sen de kaç yıldır bu sokaktasın. hala çıkamadın mı ?...

  5. #5
    ramsis_mısır237 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-03-2006
    Mesajlar
    586
    Karizma Gücü
    0
    duyguların aklının önüne geçtigi zaman kavramlar sana uzak görünür akli uygunluk aranır genele dem vurulur iyi konu açmışın
    Adresime yazılmış bir mektup gibi
    Açmadan açılmadan anlamış gibi
    Cevabı önceden verilmiş gibi
    Onu beklediğimden haberi vardı

    Uzakta olsa da içimde gibi
    Bir katri çiçeği koklamış gibi
    Yağmurda dudağı dudağım gibi
    Öylesi sıcacık bir kalbi vardı

  6. #6
    border adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-02-2006
    Mesajlar
    759
    Karizma Gücü
    7
    Daha farklı bir yönden bakıcam; günümüzde özellikle"doğru"kavramları yerle bir oldu. Sanki önceleri doğru bildiğimiz ne varsa, şimdi yanlış.Ya da neyin doğru neyin yanlış olduğunu takip edemez durumdayız.
    Hayatın tüm alanına yaysakta çok küçük bir örnek vereceğim.Eskiden flört, bir kızın bir erkekle alenen birlikteliği yanlıştı şimdi ise gezmeyen, flört etmeyen yok anlayışı ile daha makul bulunur oldu.Eskiden oğlu suçlanarak ceza almış bir baba utancından sokakta başı dik gezemezdi,şimdi ise nerdeyse normal.Bu örnekleri çok uzatmak mümkün..
    Bazı düşünüyorum galiba doğru kimi zaman da annemizin babamızın bize öğrettikleri, (Her zaman demiyorum, kimi zaman)
    Saygı ve sevgiyle
    RAMMSTEIN


    tezekten terazinin boktan olur dirhemi

  7. #7
    GİTTİ GELMEZ Damien Thorn adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-06-2006
    Mesajlar
    671
    Karizma Gücü
    0
    Asıl "doğru" kavramını görecelilikten maksimum uzaklaştırmak lazımdır. Tarafsız, objektif olma gayretinde samimiysen zaten sorun yok. (Nesnel gerçeklikler dayanameyor bana ahaha ) Önemli olan da bu zaten, yani kişinin yapması gereken. Tarafsız ve nesnel olabilme kavramlarını sorgulamak da gerekli bu noktada, mesela dini inançları doğrultusunda yaşayan birini sorgularken elbette o dinin niteliğini de hesaba katmak gerekir. Aynı şekilde ateist birini sorgularken dini zorunluluklara uyup uymayışını hesaba katmazsın ama bu sefer de o toplumda atesitlerin hangi psikolojik koşullarda yaşadığına - yaşatıldığına bakarsın. Gerisi düman çıkıyo zaten.

    T Ü R K İ Y E C U M H U R İ Y E T İ S E K S E N Ü Ç Y A Ş I N D A


    Varsın çamur atsınlar sana, ben senin çamurlu ellerinden de öperim Ata'm...


    Avatarımın hikayesi için bu linke bakabilirsiniz:
    http://www.turkyasam.com/showthread.php?t=469757

    :x Kalın sağlıcakla... Yokum buralarda.

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •