• Reklam
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    tekila_idil adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-01-2006
    Mesajlar
    802
    Karizma Gücü
    0

    Mutlu Tanrılarımız ve Kurbanları

    Şöyle bir baktığımda; hala Çok Tanrılı bir hayatı yaşadığımızı düşünüyorum. Okuduktan sonra belki siz de hak verirsiniz

    Koca tanrısı: Bir çok kadınımızın kocaya verilme biçimi, tanrılara kurban vermeye benzemektedir. Hiç bir maddi ve entellektüel birikimi olmayan kolu- kanadı kırık kızlarımız ve kadınlarımız, koca için adeta kurban edilmektedir. Çayıra salınmaktadır ve mevlasının da kayırması umulmaktadır. İlginçtir, kadın kocaya kurban edilirken kan çıkmamakta, fakat ilerleyen zaman içinde kan çıkması mümkün olmaktadır. Tipik ritüelleri: Kocanın, "Daha yemek hazır olmadı mı hanım?"; "Gömleklerim gene neden ütülü değil?"; "Şimdi alacam ayağımın altına!";"Bir telefon et de babanlara bize biraz para yollasınlar!" türünden yaklaşımlarıdır. Kadının terennüm ettiği tapınma sözcükleri de şöyledir: Biraz geridir ama evimin eridir!..

    Salonda, oturma odasında, balkonda, banyoda, mutfakta ve dahi yatak odasında her daim koca tanrısının sözü geçer. Kadının tek kozu ise, "bak işte gene beni orgazma ulaştıramadın" diyerek koca tanrısını iktidarı konusunda kuşkuya düşürmektir. Kadın koca tanrısının iltifatlarına ve hediyelerine maruz kalmak istiyorsa şöyle demelidir: "Bravo yiğidim bir oturuşta on kere orgazma ulaştırdın beni!"

    Kurban Olsun Ablan Sana Tanrısı: Her ne kadar malum şahıs böyle hitaplar kullanmaktaysa da, genellikle bu ablamıza genç erkeler kurban edilmektedir. Böylece Ablamızın ömrüne ömür katılmakta ve sanat hayatının devamı sağlanmaktadır. Böyle genç koçların o yaşlarda henüz boynuzları çıkmamakla birlikte, bir zaman sonra yaşını başını almadan bile boynuz olayına girmesi mümkündür.Bu tanrının aslında hiçbir numarası yoktur; sadece iyi bir makam, mevki ve maddi durumda olduğu için mürit sıkıntısı çekmemektedir.

    Öğretmen Tanrısı: Öğretmen, veli ve öğrenci üçgeninde kurban ritüeli, velinin öğretmene öğrenci için 'eti senin kemiği benim' demesiyle başlar. Tabi eti kemiğinden ayırmak, kan akmadan olmaz. Bu yüzden kulak çekme, cetvelle parmak uçlarına vurma, şamarlama eylemleriyle gereken kanın akması sağlanır. Etini öğretmenin, kemiğini velisinin aldığı bir varlığın topluma verecek bir organı kalmadığı için; umumiyetle toplumdışı bir varlık olarak hayatını idame ettirmeye çalışır. Geçer not verme vaadi, tarzı itibarıyla cennet vaatlerine benzer. Devlet okulu tanrılarıyla özel okul öğretmen tanrıları arasında yaş, boy, kilo ve maaş farkı vardır.

    Medya tanrısı: Tanrılar içinde en gözü doymazlardan biridir. Çünküm, verilen kurbanları beğenmez, kendi kurbanını kendi seçer ve afiyetle onu götürür. Hatta çoğunlukla kendi kurbanını kendisi yaratır ve hatta hatta seçtiği kurbana bir süre tapınır ve hevesini aldıktan sonra bıçağı kurbanının gırtlağına dayayıverir. Ne bir garip tanrıdır şu medya tanrısı!.. Medya tanrıları kendi aralarında üçe- beşe ayrılırlar: Bir Kısım Medya tanrısı- Kısım Kısım Medya Tanrısı- 32 kısım Tekmili Birden Medya Tanrısı- Ne Oldum Medyası Tanrısı... Bunlardan yazılı olanları kupon karşılığında çeyizlik eşya verirken; görsel olanları, uykusuz kalmanız karşılığında bol bol gazino programları verir.

    Aşk Tanrısı: Cümle alemin severek kurban verdiği ender tanrılardan birisidir. Atar- Gallup' un yaptığı tüm anketlerde, en çok kurban verilen tanrılar sıralamasında değişmez birincidir. Nasıl ki her üç Türk vatandaşından dördü şairse, her beş türk vatandaşından altısı da aşka kurban vermiştir. Halbuki, aşk tanrısının aldığı kurbanlarla orantılı bir mutluluk verdiği görülmemiştir. Verdiği sadece kan, gözyaşı, acı ve kederdir. Ne kadar çok kurban verilirse o kadar da üzüntü tahsil edilmektedir.Bu tanrıya kurban vermek için uygun ay ilkbahardır. "Yaz bahar ayları gevşer gönül yayları" şeklindeki özgün kalıp, genellikle son pişmanlıklara mazeret olmaktadır. "Asılacaksan ingiliz sicimiyle asıl, basılacaksan rum hatunuyla basıl!" sözü de konuyla doğrudan ilgili olmamakla birlikte güzel bir laftır. Aşk tanrısının meydana gelmesi şu şekil olur: Kovalayıp da tuttun mu bu evliliktir, tutamadığın zaman ise biz buna kısaca aşk diyoruz. İştahın gitmesi, her yeryüzü cisminin maşuğa benzetilmesi, en yakın arkadaşların ekilmeye başlanması, şarkılardan aşk ile olanların ayıklanıp ezberlenmeye çalışılması, telefon faturalarının beşe katlanması tipik ibadet biçimleridir. Hasılı kelam; ateisti olmayan tek dinin tanrısıdır aşk tanrısı!..

    alıntı
    Tutucu değilim,piyasada değilim, prensiplerim yoktur ama seviyesiz değilim...Kuralları sevmem ama yersiz yere çiğnediğim görülmemistir. İçe kapanık değilim ama gerekmezse konusmam, kinci degilim ama unutmam... Şefkat gösteririm ama şımartmam... Şüpheciyim ama kuruntu yapmam... Kendimle çelisebilirim ama kafama takmam... Dalga geçerim ama kırmam... Ciddiye alırım ama kapılmam...Huzur veririm ama söz vermem... Sahip olurum ama ait olmam...Cesaretsizligi ’gurur’la
    örtmem

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    06-08-2005
    Mesajlar
    2,931
    Karizma Gücü
    0
    ben bu tanrıları tanımıyorum...
    aslen kim yazmışsa çok aptal benzetmeler yapmış...

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Sahte rakı kurbanları gerekli önlem alınmadığı gerekçesiyle tazminat davası açtı.
    2005 Konuları bölümünde This-is-me tarafından açılmış
    Yanıt: 7
    Son Mesaj: 09.09.05, 18:59

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •