• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
11 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    encyclopedia adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-04-2006
    Mesajlar
    2,529
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7

    İnsan'ın büyümesi yeteli midir ?

    Merhabalar....

    Dün "aile içi iletişim" adlı konuda Medid arkadaşımızla tartışıyorduk ve Sevgili Medid şöyle dedi;

    "İnsan olgunlaşmaz büyür"...

    Sizce sadece büyümek yeterli midir ? Hızlı geçen yıllar mıdır insanı büyüten ? yoksa Yavaş geçen bir geçmişi anlamak mıdır insanı olgunlaştıran ?

    Her yeni yıla girişte birşey yapmasakda büyüyoruz. Peki her yeni yılda yaptıklarımızla olgunlaşmış olur muyuz ?

    Hayatımızın acı tatlı deneyimleri olmasada yaşımız ilerliyor, ama anılar olmadan olgunlaşma oluyor mu ?

    Bunlar gibi bir çok soru sorulabilir sanırım bu konu üzerine. Sizlerin cevabını merak ediyor ve mümkünse hayatınızdan kesitler yazmanızı rica ediyorum. Anlam veremediğiniz olaylara karşı olgunlaştığınız anlar gibi. Sevgiler...
    Böyle gençliği sömüren ve kültürünü geçmişini unutturan bir misyonerliği üstlenen medyanın terör'den binlerce kat daha tehlikeli olduğunu düşünüyorum.

    Lütfen terörün katlettiği şehitlerimizi düşündüğümüz kadar, televizyonun yok ettiği gençliğimizi de düşünelim..


    Herşeyi benden iyi biliyor olabilirsin ama senin hiç bilmediğin birşeyi biliyorum...

  2. #2
    tekila_idil adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-01-2006
    Mesajlar
    802
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı encyclopedia tarafından gönderildi.
    Merhabalar....

    Dün "aile içi iletişim" adlı konuda Medid arkadaşımızla tartışıyorduk ve Sevgili Medid şöyle dedi;

    "İnsan olgunlaşmaz büyür"...

    Sizce sadece büyümek yeterli midir ? Hızlı geçen yıllar mıdır insanı büyüten ? yoksa Yavaş geçen bir geçmişi anlamak mıdır insanı olgunlaştıran ?



    Her yeni yıla girişte birşey yapmasakda büyüyoruz. Peki her yeni yılda yaptıklarımızla olgunlaşmış olur muyuz ?



    Hayatımızın acı tatlı deneyimleri olmasada yaşımız ilerliyor, ama anılar olmadan olgunlaşma oluyor mu ?


    Bunlar gibi bir çok soru sorulabilir sanırım bu konu üzerine. Sizlerin cevabını merak ediyor ve mümkünse hayatınızdan kesitler yazmanızı rica ediyorum. Anlam veremediğiniz olaylara karşı olgunlaştığınız anlar gibi. Sevgiler...


    Sizce sadece büyümek yeterli midir ? Hızlı geçen yıllar mıdır insanı büyüten ? yoksa Yavaş geçen bir geçmişi anlamak mıdır insanı olgunlaştıran ?

    ne olursa olsun insan büyümeye mecburdur... tabi bunun yanın da insanın yaşadıkları büyüme karşısında olgunlaşmasını da sağlıyor... insanı büyüten yıllar değildir bence insanı büyüten yaşadıklarıdır. daha doğrusu büyüten değil de olgunlaştıran diyebiliriz buna.


    Her yeni yıla girişte birşey yapmasakda büyüyoruz. Peki her yeni yılda yaptıklarımızla olgunlaşmış olur muyuz ?

    tabiki de oluruz... her yaşın ayrı bir güzelliği vardır diye boşuna dememişler.



    Hayatımızın acı tatlı deneyimleri olmasada yaşımız ilerliyor, ama anılar olmadan olgunlaşma oluyor mu ?

    böyle birilerinin oluğunu sanmıyorum iyilikler ve güzellikler biizm için var.. eger herşeyi yaşayabilseydik anılarımıza gerek kalmazdı böyle bir durumda olgunlaşmayı bile sağlayan bence anıların yani geçmişin ta kendisi.
    Tutucu değilim,piyasada değilim, prensiplerim yoktur ama seviyesiz değilim...Kuralları sevmem ama yersiz yere çiğnediğim görülmemistir. İçe kapanık değilim ama gerekmezse konusmam, kinci degilim ama unutmam... Şefkat gösteririm ama şımartmam... Şüpheciyim ama kuruntu yapmam... Kendimle çelisebilirim ama kafama takmam... Dalga geçerim ama kırmam... Ciddiye alırım ama kapılmam...Huzur veririm ama söz vermem... Sahip olurum ama ait olmam...Cesaretsizligi ’gurur’la
    örtmem

  3. #3
    encyclopedia adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-04-2006
    Mesajlar
    2,529
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Yorumlarınız için teşekkürler idil.. Sevgiler...
    Böyle gençliği sömüren ve kültürünü geçmişini unutturan bir misyonerliği üstlenen medyanın terör'den binlerce kat daha tehlikeli olduğunu düşünüyorum.

    Lütfen terörün katlettiği şehitlerimizi düşündüğümüz kadar, televizyonun yok ettiği gençliğimizi de düşünelim..


    Herşeyi benden iyi biliyor olabilirsin ama senin hiç bilmediğin birşeyi biliyorum...

  4. #4

    Kayıt Tarihi
    13-06-2005
    Mesajlar
    2,625
    Karizma Gücü
    0
    kucukken anamizin babamizin sunu yap- bunu yapma kurallarina nicin boyle oluyor deyip isyan ederken, simdi neyin ne oldugunu daha iyi ogrenince isyan etmiyoruz, aksina iyi etmisler diyoruz cogu zaman.

    simdi bu buyumenin mi yoksa olgunlasmanin mi bir gostergesi?


  5. #5
    Yeliz yLz` adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-06-2005
    Mesajlar
    2,326
    Karizma Gücü
    0
    Büyümek için 40 yıl yaşamaya gerek yok, insanın bir beden bir de beyin yaşı vardır. ( Uzman olanlar daha iyi bilirler terimlerini ) Bazen 50 yıla yayarak yaşayacağın olayları 1 yılda yaşarsın ve bu sana 50 yıllık tecrübe kazandırır.

    10 yaşında bir çocuk bile bazen 30 yaşından daha büyükmüş gibi düşünebilir.

    Bu yaşadığın tecrübeler de ileride seni yaşıtlarından farklı olmaya iter. Bu da yaş küçük olsa da büyük düşünmeye sevk eder seni, olgunlaşmak konusu bana göre çok farklı, karakterle ilgili .. Eğer yaşadıklarından öğrendiğin birşey yoksa ne kadar çok olay yaşarsan yaşa olgunlaşamazsın ..
    Kendini sürekli tekrar eden, yumurta gibi tokuşmaktan da zevk alan halkıma seslenmek geldi içimden: "Gelin bir On Kasım'da şunu anlayın; hayatı bir dakikalığına durdurabiliyorsanız, bir gün topyekün değiştirebilirsiniz de"


    Büyük lidere saygılarımla...

    Zamanın ötesinde sevinç duymalıyım...,
    insanlar sevincimden tiksinse bile,
    söylemek istediğimi anlamalarına
    kabalıkları elvermese bile.

    Rusbrock L’ Admirable

  6. #6
    encyclopedia adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-04-2006
    Mesajlar
    2,529
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Merhaba Altayk hoşgeldiniz yorumunuz için teşekkürler.

    kucukken anamizin babamizin sunu yap- bunu yapma kurallarina nicin boyle oluyor deyip isyan ederken, simdi neyin ne oldugunu daha iyi ogrenince isyan etmiyoruz, aksina iyi etmisler diyoruz cogu zaman.

    simdi bu buyumenin mi yoksa olgunlasmanin mi bir gostergesi?
    Öncelikle kadınlar bölümünde, Sevgili Mernes'in "anneler hakkında yazılar" konusuna annemizin bize şunu yap bunu yap demesi hakkında bir yazı ekledim okumanızı isterim. Sorunuza ise şöyle bir cevap yazmak istiyorum, çocukken ailemizin bize söyledikleriyle BÜYÜRÜZ, yetişkin olunca öğrendiklerimizle ve anladıklarımızla OLGUNLAŞIRIZ.

    Merhaba ylz,

    Bazen 50 yıla yayarak yaşayacağın olayları 1 yılda yaşarsın ve bu sana 50 yıllık tecrübe kazandırır.
    olgunlaşmak konusu bana göre çok farklı, karakterle ilgili .. Eğer yaşadıklarından öğrendiğin birşey yoksa ne kadar çok olay yaşarsan yaşa olgunlaşamazsın
    Olgunluğu iki tanımla birleştirmişsiniz benim fikrimce. Birinci tanımınız, olgunluğun ilk aşamasını oluşturuyor. Tecrübe kazanmak. İkinci tanımınız, yaşadıklarından yani tecrübelerinden brşeyler öğrenmek bu da olgunluğu tamamlıyor diye düşünüyorum. Karakter demişsiniz ancak karakter insanın ahlaki yönüdür, sizce insanı olgunlaştıran ahlak mıdır ?
    Böyle gençliği sömüren ve kültürünü geçmişini unutturan bir misyonerliği üstlenen medyanın terör'den binlerce kat daha tehlikeli olduğunu düşünüyorum.

    Lütfen terörün katlettiği şehitlerimizi düşündüğümüz kadar, televizyonun yok ettiği gençliğimizi de düşünelim..


    Herşeyi benden iyi biliyor olabilirsin ama senin hiç bilmediğin birşeyi biliyorum...

  7. #7
    Yeliz yLz` adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-06-2005
    Mesajlar
    2,326
    Karizma Gücü
    0
    Ama eğer karakterinde herşeyi reddetme gibi bir yön varsa yaşadıklarından hiçbirşey öğrenemezsin, Demek istemiştim ama yanlış kelime kullanıp, eksik ifade etmiş olabilirim
    Kendini sürekli tekrar eden, yumurta gibi tokuşmaktan da zevk alan halkıma seslenmek geldi içimden: "Gelin bir On Kasım'da şunu anlayın; hayatı bir dakikalığına durdurabiliyorsanız, bir gün topyekün değiştirebilirsiniz de"


    Büyük lidere saygılarımla...

    Zamanın ötesinde sevinç duymalıyım...,
    insanlar sevincimden tiksinse bile,
    söylemek istediğimi anlamalarına
    kabalıkları elvermese bile.

    Rusbrock L’ Admirable

  8. #8
    encyclopedia adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-04-2006
    Mesajlar
    2,529
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Eksik belirtmediniz sadece daha açık söylemenizi istemiştim teşekkürler. Söylediklerinize katılıyorum, ancak karakter ve kişilik ne kadar çoğu kez aynı şeydir denilip karıştırılsada. ASlında çok farklı iki anlamı ifade etmektedir.

    Kişiliğin olgunlaşmasını tanımladık. Eğer karakter'in olgunlaşmasınıda eklersek, karakter kişiliği oluşturan temel öğlerden irade ve düşünce ile birlikte ruhu oluşturur. Karakteristik düşünce, yaşadıklarımızı anlamamıza sağlayan ruhsal etkinlik olarak açıklanabilir. Karakteristik bir olgunlaşmadan söz edersek. İnsanın yalnız kalması gerektiğini düşünüyorum. Ruhu olgunlaştıran yalnızlıktır. Şimdi şöyle birleştirelim;

    İnsan yaşadığı deneyimlerini, öğrendikleri ile anlamaya çalışır ve kendiyle yalnız kalabilirse hem kişisel hemde karakteristik olgunluğa kavuşabilir. Sevgiler..
    Böyle gençliği sömüren ve kültürünü geçmişini unutturan bir misyonerliği üstlenen medyanın terör'den binlerce kat daha tehlikeli olduğunu düşünüyorum.

    Lütfen terörün katlettiği şehitlerimizi düşündüğümüz kadar, televizyonun yok ettiği gençliğimizi de düşünelim..


    Herşeyi benden iyi biliyor olabilirsin ama senin hiç bilmediğin birşeyi biliyorum...

  9. #9
    espriler adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-07-2004
    Mesajlar
    14,832
    Karizma Gücü
    10
    Alıntı encyclopedia tarafından gönderildi.
    ....İnsan yaşadığı deneyimlerini, öğrendikleri ile anlamaya çalışır ve kendiyle yalnız kalabilirse hem kişisel hemde karakteristik olgunluğa kavuşabilir. Sevgiler..

    Senin bu yazın üstüne biraz araştırma yapayım dedim dostum...


    Bence bu çok iyi tanımlıyor olgunluğu:
    Bilindiği gibi, insanlara ait olgunluk halleri başlıca iki kısımdır. Bir kısmı insanın iradesine bağlı olmayıp doğuştan sahib oldugu emallerdir! Asalet, güzel biçim, akıl ve zeka üstünlükleri gibi. Diğer kısmı da, insanların tamamen istekleri ve çalışıp kazanmaları ile elde edilen kemallerdir. Ilim ve irfan sahibi olmak, doğruluk, emanet, tevazu, ve takva gibi güzel huylar edinmek bu kısımdandır.
    Bu iki kısım kemallerden yalnız biri veya birkaçı bir insanda bulunursa,
    ona büyük bir şeref verir, onun için bir öğünme sebebi olur. Ya bu kemallerin
    hepsi bir insanda toplanırsa, artık onun ne kadar büyük bir şerefe ve yüksek bir mertebeye ulaşmış olduğunu düşünmelidir.


    Ve Hz. Muhammed'in olgunlaşma sürecinde neler yaşadığı(yalnızlık) :::

    Geçim sikintisi çeken amcasi Ebû Tâlib'e yardimci olmak için gençlik yillarinda Mekkelilere ücretle çobanlik yapan Hz. Muhammed, çobanligi sirasinda Mekke'nin dagdagali, debdebeli, sirkin hâkim oldugu havasindan uzaklasarak tabiatla karsi karsiya gelmis, bu anlarda muhakeme ve idrâk gücü geliserek herseyin yaraticisi olan Cenab-i Allah'in varligi ve birligini, O'na eşler kosmanin sapiklik oldugunu iyice kavramis, karsilastigi bir takim sikinti ve mesakkatler O'nu rûhen olgunlastirmisti. Çobanlik yaptigi günlerden birisinde sürüsünü bir çoban arkadasina emanet ederek Mekke'de tertiplenen gece eglencelerini seyretmek için kirdan sehire inen Hz. Peygamber, eglence yerine gelip oturur oturmaz Cenâb-i Hakk'in kendisine verdigi bir uyku ile, içkilerin içildigi, oyunlarin oynandigi, ahlâksizliklarin yapildigi bu isret âlemini seyretmekten dahi alikonulmustu. Bir baska sefer yine böyle bir eglenceyi seyretme arzusu ayni sekilde engellenmis; artik bir daha da Hz. Peygamber böyle bir seye tesebbüs etmemis, istek de duymamisti.
    ve
    ...Bir de buna toplum içinde islenen haksizliklar, zulümler, ahlâksizliklar, din adina icrâ edilen sapiklik ve akilsizliklar eklenecek olursa, Hz. Muhammed'in böylesi câhilî bir toplumdan kendisini uzak tutarak yalniz, sessiz, sakin bir magarada bir süre uzlete çekilmesinin sebebi daha iyi anlasilir. Artik otuz bes yasindan itibâren Hz. Peygamber, belli zamanlarda özellikle Ramazan ayi boyunca Mekke'den uzaklasiyor, uzlet yeri olarak kendisine seçtigi Hira dagindaki bir magarada günlerini geçirerek Cenâb-i Hakk'in varligini, birligini, kudret ve azametini, O'nun gücü karsisinda mahlûkatin aczini ve zayifligini düsünüyor; Rab Teâlâ'nin insanlara sonsuz nimetlerini, buna karsi insanoglunun nankörlügünü, onlarin dinî, siyasî, ictimâi, ahlâkî vs. yönlerden içerisine düstükleri kötü durumlari hatirliyordu. Iste bu uzlet,günleri Hz. Peygamber'i rûhi, ahlâkî bir olgunluga götürdügü gibi tefekkür ve istidlâl melekelerini gelistirerek aklî ve ilmî bir yücelige de eristirdi.
    Son olarak düşüncem:
    Bence de bir insan yalnız kalabildiği sürece olgunlaşma sürecini hızlandırır.Aklıma gelen bir örnek var.Eğer olgunlaşmayı netten çektiğimiz bir dosyaya benzetirsek.Yalnız kalmadığımız zamanlardaki yaptıklarımızı da birine yolladığımız dosyaya benzetecek olusak daha iyi anlaşılabilir belki de.Bizim ******** edebileceğimiz maksimum miktar 25kb/s iken, upload yaptığımızda bu miktar düşmekte yani olgunlaşma sürecimiz uzamaktadır.Önemli olan sanıyorum bu ikisi arasındaki dengeyi çok iyi sağlamaya çalışmaktır.Hz.Muhammed de dağa çıkıp yalnızlığı tercih etmiştir ancak olgunluğa ulaştıktan sonra yalnızlığını insanlarla birlikte olup onlara bilgi aktarmaya bırakmıştır...

    ________________________

  10. #10
    encyclopedia adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-04-2006
    Mesajlar
    2,529
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Emeğine Sağlık espriler, yazın için çok teşekkürler Sevgili Dostum.
    Böyle gençliği sömüren ve kültürünü geçmişini unutturan bir misyonerliği üstlenen medyanın terör'den binlerce kat daha tehlikeli olduğunu düşünüyorum.

    Lütfen terörün katlettiği şehitlerimizi düşündüğümüz kadar, televizyonun yok ettiği gençliğimizi de düşünelim..


    Herşeyi benden iyi biliyor olabilirsin ama senin hiç bilmediğin birşeyi biliyorum...

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. saftorik veya saftiriklik bir hastalik midir bulasici midir
    2008 Konuları bölümünde sadrina tarafından açılmış
    Yanıt: 6
    Son Mesaj: 03.10.11, 22:26
  2. Din bir ideoloji midir ?
    Soru Sor, Cevap Ver - Ne? Nasıl? Niçin? Nerde? Ne Zaman? Kim? bölümünde mezarkabul39 tarafından açılmış
    Yanıt: 14
    Son Mesaj: 15.09.11, 18:09

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •