tuna başar 23 nisana dair yazmış.çokta güzel yapmış
Bilimsel olarak her insan 18 yaşına kadar çocuktur.
Ama bizim ülkemizde 13-14 yaşına gelmiş çocukların büyümüş olmaları istenir.
Artık onlar çocuk sayılmazlar
ve yaptıkları çocukça hareketler tepki alır.
"Artık büyümelisin," derler,
"Bu hala çocuk!" diye aşağılayıcı bir tepki gösterirler.
İstemezler; çocukların istedikleri gibi çocukluklarını yaşamalarını istemezler.
Engellerler.
Kendilerinin yıllar sonra özledikleri çocukluk günlerini, başkalarının yaşamasını kıskanırlar.
"Ben yaşayamadım, o da yaşayamasın!" mantığıyla hareket ederler.
Tabii böyle tepki alan çocuklar,
çocuk kalmanın, hayata çocuk gözüyle bakmanın yanlış olduğunu düşünürler.
Onlar da bir an önce büyümek isterler.
Kendilerine "çocuk" denilmesini hakaret kabul ederler.
Hatta "Ben çocuk değilim!" diye itiraz bile ederler.
Ama bilim 18 yaşına kadar bütün insanları "çocuk" olarak niteler.
17-18 yaşına kadar ben de hayata "çocuk" gözüyle bakardım.
Üniversiteye başladığım yıllardı.
Bilmezdim insanların ne kadar kötü düşüncelere sahip olabileceklerini.
Acımasız insan sayısının çok az olduğunu sanırdım.
Ama üniversiteye başlayınca büyük bir şaşkınlık yaşadım.
İnsanların ne kadar acımasız olabileceğini gördüm.
Hayata çocuk gözüyle bakanların nasıl da kullanıldığını fark ettim.
Sırf çocuk kalpli oldukları için,
saf oldukları için, insanlara güvendikleri için bir çok insanın, bu insanlara aptal
muamelesi yaptığına tanık oldum.
Hatta birebir yaşadım.
Dünyanın sedece bir ülkesinde çocuklara hediye edilmiş bir bayram var.
Ve bu bayram Atatürk gibi büyük bir kahramanın kurduğu ülkede kutlanıyor
ve bütün dünya çocukları bu bayramı kutlamak için Türkiye’ye geliyor.
Her gelen çocuk da Atatürk’ün büyüklüğünü görerek,
böyle bir bayramı tüm çocuklara armağan ettiği için minnet duyarak
ülkesine dönüyor.
Ama bu ülkede hala Atatürk tartışılıyor.
Hala Atatürk’e küfür eden insanlar yaşıyor bu ülkede.
Çocuklara bu kadar önem veren bir insana sırf bu yüzden bile büyük saygı duyulması gerekirken,
niyeyse dünyanın tek çocuk bayramı kutlanan ülkesinde,
dünya çocuklarına bu bayramı armağan eden kişi yok sayılıyor.
Üniversiteye başlayana kadar Atatürk'ün bu ülkedeki herkes tarafından sevildiğini düşünürdüm.
Tam bir çocukça düşünce yapısı.
Kimsenin Atatürk'ü tartışacağını, onu yok sayacağını, ondan nefret edeceğini düşünmezdim.
Ama o kadar çok Atatürk düşmanıyla karşılaştım ki neye uğradığımı şaşırdım. Galiba bu benim kabahatimdi.
Çünkü bizler Atatürk düşmanlarının bu ülkeyi yönettiğini de görmüştük.
Hatta şu an Çanakkale Zaferinin yıldönümünde ve Ulusal Egemenlik bayramında
Atatürk'ün adını anmayanlar tarafından yönetilmiyor muyuz?
Bu yöneticiler "Değiştik!" diyerek hayata çocuk gözüyle bakanları kandırmadılar mı?
Hayata çocuk gözüyle bakanları kullanmadılar mı?
İşte bu tür olayları gören çocuk kalpli insanlar,
kendilerinden utanıyorlar. Çocuk gözlerinden utanıyorlar.
Bu durumu gören 13-14 yaşındaki çocuklar, kendilerine "çocuk" denilmesinden utanıyorlar
ve çocukluktan kurtulmak istiyorlar. Ne kadar yazık, değil mi?
Bugün Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramı.
Sadece çocukların değil,
hala hayata çocuk gözüyle bakabilen herkesin bayramı…
Ve bu bayramı tüm dünya çocuklarına hediye ettiği için Atatürk’e minnet duyarak,
bütün çocukların ve hala hayata çocuk gözüyle bakmayı başarabilenlerin
bayramını kutluyorum.
Tuna Başar


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla