• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
13 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    encyclopedia adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-04-2006
    Mesajlar
    2,529
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7

    Fikir İletişim Nedir ?

    Birey, insanlık yolculuğuna, toplumu oluşturan kurumların en küçüğü ve en önemlisi olan ailede başlar.

    Anne, baba ve çocuktan oluşan ilk hiyerarşik yapılanma içerisinde yerini aldığı da söylenebilir. Bireye, yolculuğu için gerekli olan bilgi, beceri ve tutumlar öncelikle aile kurumu içerisinde kazandırılmaya çalışılır. Kazandırılan davranış değişikliklerinin en önemlileri arasında, diğer bireylerle yolculuk sırasında nasıl bir iletişim kuracağının öğretilmesi sayılabilir.

    “İlk ağlama” çocuğun, anne ve babasıyla kurmaya çalıştığı ilk iletişim denemesi olarak kabul edilebilir. Ağlamanın nedenlerini çözemeyen anne ve baba, çocuğuyla ilk iletişim çatışmasını ve mutsuzluğunu yaşamaya başlar. Çünkü toplumsal ve bireyler arası ilişkilerde mutluluğun yakalanması, paylaşılması ve anlaşılmasının önemli olduğu herkes tarafından kabul edilmektedir. Çatışmalardan kurtulmanın ve mutluluğu yakalamanın, etkin iletişimle mümkün olacağı görüşü günümüzde artarak değer kazanmaktadır. Mutluluk gerçekten önemli midir? Önemliyse bireylerin performansını ne kadar etkiler? Soruları birey, aile ve kurumlar açısından yeni iddia ve yaklaşımları gündeme getirmektedir.

    Bireyin yaşamında mutluluk önemli bir yer tutmakta ve yaşamını etkilemektedir. Hem ortak deneyimler hem de psikolojik araştırmalar kişisel ilişkilerin önemli bir mutluluk kaynağı olduğunu göstermiştir. Tatminkar ve etkin iletişim yaşayan insanlar, bunu yaşamayanlara oranla daha mutlu ve sağlıklıdırlar. Mutluluğu yakalamış kurumlarda ise verimliliğin arttığı ve bireylerin kendilerini kurumlarının bir parçası olarak gördükleri söylenebilir.

    “Bilgi üretim ve akışının hem bireyler arası hem de kurumlar arası ilişkileri belirlediği, bilginin kütlesel düzeyde üretilip, tüketildiği” bilgi toplumlarında, ilişkilere bilgi ve etkin iletişimin kaynaklık ettiği gözlenmektedir. Kurum içi bireyler arası ilişkilerde, çalışanların mutluluğu ve bu mutluluğun ürüne (mal-hizmet) tercih edilmemesi, toplam kalite yönetiminin de temel değerlerindendir.

    Günümüzde hızlı bir değişim yaşanmaktadır. Bireylerin mutluluğu ve kurumların başarısı kendilerini bu değişime adapte etmeleriyle doğru orantılı olarak görülmektedir. Çünkü değişim zaten hızlı veya yavaş devam ediyor ve insanların işlerini en iyi yapma arayışları (toplam kalite) da bu bağlamda sürüyor. Hem değişim hem de işi en iyi yapma arayışları kurumları yenileşmeye taşımaktadır. Kalitenin günümüzde giderek değer kazanması ise kurumları toplam kalite standartlarını araştırmaya ve uygulamaya yöneltmektedir.

    Bireyler ve kurumlar yenileşme (toplam kalite) arayışlarında “Eylem çelişkisine” yakalanabilmektedirler. Eylem çelişkisi, yaptığınızı daha iyi yapmak için daha çok çalışmanın başarı getirmeyeceği gerçeğidir. Eylem çelişkisini etkin iletişimle ortadan kaldırarak olumlu sonuçlara ulaşmak mümkün görülmektedir.

    Bu makalede, kurum içi hiyerarşik yapılanmadan kaynaklanan ve günümüzde artarak devam eden iletişim çatışmaları, “empatik iletişim” eksenli olarak değerlendirilecektir. Bu bağlamda çalışanların mutluluğunun sağlanması ve buna bağlı olarak da verimliliğinin artırılmasının mümkün olup olmayacağı incelenecektir.

    İletişim Nedir ve Nasıl Gerçekleşir?

    Toplum ve kurumları oluşturan bireylerin birbirlerini etkileme çalışmaları, bireylerin mutluluğuna ve verimliliğine atılan adımlardır. Etkileme faaliyetlerini “bireyler arası ilişkiler” olarak adlandırabiliriz.

    Bireyler arası ilişkiler bağlamında iletişimi kısaca açıklamak gerekirse; “İletişim, bilgi üretme, aktarma ve anlamlandırma süreci” dir. Genel anlamda ise; “Nitelikleri ne olursa olsun, iki sistem arasındaki bilgi alış verişini iletişim” olarak kabul edebiliriz.

    İletişim, iş ve sosyal ilişkilerde başarıya kaynaklık eder. Fikir ve deneyimlerimizi paylaşmak, ilgilendiğimiz alanları geliştirmek ve insanlara isteklerimizi açıklamak için iletişim beceri ve stratejilerine gereksinim duyarız. Duygu ve içgüdülerimizi açıklamak için dil ve vücut diline dayalı iletişim yöntemleri geliştirmemiz gerekir. Etkin bir iletişim kurulabilirse, bireyler hayatlarını olduğu gibi yaşamak yerine, kendi dünyalarını şekillendirebilirler.

    1) İletişim Nasıl Gerçekleşir?

    Yukarıdaki tanımlar irdelendiğinde iletişimi oluşturan dört temel kavramdan bahsedilebilir. Bu kavramlar sırasıyla; birim (kaynak-hedef), birbiriyle bağlantılı olma, mesaj (bilgi) ve alış-veriştir.

    Yaşamımızda kurduğumuz iletişimlerden birini örnekleyecek olursak:

    Ast ağır rahatsızlık geçiren eşini hastaneye götürmek için üstünden izin isteyecektir. Kapıyı çalar, selamını vererek içeriye girer ve “Yarın sabah eşimi doktora götürecem!” der. Üst izin yerine yargı içeren bu istemi “Zaten sen izini almışsın… Niye soruyorsun ki?” der ve reddeder.

    Yukarıdaki örneğimizde, “kapsam çatışması” yaşanmış ve ast-üst arasında bireylerin istediği verimlilikte bir iletişim kurulamamıştır.

    Bu örnek model haline getirildiğinde; ast ile üst arasındaki konuşmada; ast kaynak birimi, üst ise hedef birimi oluşturur. İki birim arasındaki mesajların (izin istemi) gidip gelebileceği bir kanal (alış-veriş) vardır. Bütün bunların bulunduğu iletişim ortamı da bütün kavramlara tek tek tesir eder. Kurulan iletişimi etkileyen faktörler; “öz-imaj, ifade netliği, dinleme becerisi, duyguların yönetimi, öğrenme ve kendini ifade etme” olarak sıralanabilir.

    2) İletişimde Anlayabilmek

    “Bilmek, anlamak ve yaşamak…” eğitimcilerin bireylerde gerçekleştirmek istedikleri davranış değişikliklerinin basamaklarını oluşturmaktadır. İstenilen davranış değişikliğine ulaşmak her basamağın kendi içerisindeki gereklerini de yerine getirmekle sağlanabilir. Bireyin anlamlandıramadığı bilgileri yaşantısında da uygulaması mümkün görülmemektedir.

    İletişim sürecinin dinlemeyi izleyen aşaması, esasen anlamayı hedefler. Gelen iletiyi (mesaji) anlayabilmek, en genel anlamıyla, konuyu “karşı açıdan” görebilmek demektir. Anlayabilmek, bir olayla ilgili yürütülen farklı düşüncelerin her birinin oturdukları mantıkların kendi içlerinde tutarlı oldukları varsayımını temel alır. Buna göre, düşünceler arasında “doğru-yanlış” veya “haklı-haksız” gibi ayrımlar anlamsızdır. Anlamanın temelinde yatan bu varsayımın anlamlı gördüğü tek şey düşüncelerin birbirlerinden olan farklılıklarıdır. Her düşünce, bir bütünü bir kenarından yakalamış, o kesiti anlamış ve anladığını da tutarlı bir mantık silsilesi ile kendi içinde “doğrulaştırmış” bir açıdır, bir penceredir. İletişimde, bütünü anlamak, ona bakan açıları anlamayı gerektirir.

    Örneğimizde ast kendi alt kültüründen kaynaklanan bir söylem hatası yapmıştır. Aslında ast “Sayın üstüm eşim kendi başına hastaneye gidemeyecek şekilde rahatsız, yarınki işlerimi arkadaşlarımın da yardımıyla yaptım ve bekleyen herhangi bir işim yok… Hastane işlemlerinde eşime refakat edebilmek için izin istiyorum…” demek istemiştir. Üst söylem hatasından kaynaklanan bilgiyi, eğitimci yönünü de kullanarak “üstü izin vermeye mecbur bırakacak bir tarzda izin istememelisin… Şöyle, şöyle (yukarıda açıklandığı gibi) izin istemeliydin.” demeli; kendisini anladığını, eşinin tedavisi için neler yapabileceğini sormalı ve geçmiş olsun temennisiyle izin vermelidir. Böylece hem astının hatasını düzeltmiş hem de iletişim çatışmasına girmemiş olacaktır.

    İletişimi anlamlandırmak, iletişim sürecine -alıcı ya da verici olması farketmez- karşımızdakinin gözleriyle bakmakla sağlanabilir.


    İletişim şeklinizi karşı tarafa nasıl bildirirsiniz ? İletişime nasıl başlamalıyız ?

    İletişim Nedir Adlı makalemin bir kısmıdır...
    Böyle gençliği sömüren ve kültürünü geçmişini unutturan bir misyonerliği üstlenen medyanın terör'den binlerce kat daha tehlikeli olduğunu düşünüyorum.

    Lütfen terörün katlettiği şehitlerimizi düşündüğümüz kadar, televizyonun yok ettiği gençliğimizi de düşünelim..


    Herşeyi benden iyi biliyor olabilirsin ama senin hiç bilmediğin birşeyi biliyorum...

  2. #2
    Misafir _Marx_ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-03-2006
    Mesajlar
    980
    Karizma Gücü
    0
    İletişim Kişilerin birbiriyleriyle Anlaşabilmek İçin Seçilmiş Yol Olsa gerek...Yalnız İletişim Kurmak Öyle Kolay değildir Yani ben iletişim kurmada İyi Olabilirm ama Karşımdaki Nasıl Birisidir Bunu Bilmem lazım Gerekmezmi ona Göre Bir Hat çizmeliyim Kendime...Ve Bu sanırım Sadece Konuşmakla Olmaz.Beden diliylede İletişim kurulabilir...Seçimimizi Belirlemede karşı Tarafın büyük Rolu olduğuna İnanıyorum...Şimdilik bunlar Müzik Dinlemekten Başım şişti Bide Çok Sigara İçtim Ölümüm Bu yüzden olacak...

  3. #3
    Misafir
    Ziyaretçi
    yha nelerle iletişim yaparız bunlarıda yazın

  4. #4
    izsiz Fhilosophia adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-09-2007
    Mesajlar
    334
    Karizma Gücü
    5
    İletişim halden anlamadır. Herkez yaşamın getirdiği insani haller çerçevesinde anlaşabiliyor.Milyonlarca hareket,görüntü,ses,koku,tat,his tüm bunların tek vucudu insan ve eylemleri konumuzun baş rolünde oynayanı ve seneryosunu oluşturmakta.

    Ferhan Şensoy'un geçen günlerde bir filmini izlemiştim.Filmin adı son ders.Hayat dersi verir diye bir bölüm geçmişti.Bu herşeyin ana kaynağı.Karmaşık yapısı ile kendine karakter kazanmakta. Ama hayat kimilerine kömür kimilerine elmas olabiliyor. Benim anlayamadığım nokta şurası. İletişim,alfabetik sistemi kullanarak insani halleri tarife getiren bir araçsa neden bu araç yaşamda kendi başına anlam ifade ediyor gibi öğretiliyor ve kullanılıyor ?

    Bu eğitimde sözel açıdan bir sıkıntı oluşturmamakta lakin sayısal açıdan açıklarının olduğu görülmekte.
    Geçen günlerde yeğenim bana şu soruyu sormuştu ;

    Kelimelerin anlamlarından yola çıkarak hayel gücümüzün yardımı ile anlatılanı anlayabiliyorken sayısal açıdan anlatılanların hayelgücümü etkisiz kılması sonucu anlatılanların anlaşılamamasının önüne ne ile geçilebilir. Diye bir soru sormuştu.

    Aslında cevap çok basit yaşatarak. Ama küçük bir cocuğun bunu anlayıp sorması bizlerin nerelerde nasıl bir eğitimden geçtiğimizi kanıtlamakta...
    Bu mesaj en son " 26.10.09 " tarihinde saat 01:24 itibariyle Fhilosophia tarafından düzenlenmiştir...
    Biz bugün ''canlı''nın nerede yaşadığını,neden ibaret olduğunu,adını sanını bile bilmiyoruz.Bizi tek başımıza bırakın,elimizden kitapları alın o saat şaşkına döner,ne yana gideceğimizi,kimden yana çıkacağımızı,kimi sevip,kimden nefret edeceğimizi bilemeyiz.İnsan olmak,yani gerçek,kendi vücuduna sahip,kanlı canlı bir insan olmak dahi bize güç geliyor ; bundan utanıyor,ayıp sayıyor,bildik,genel anlamda insan olmaya çabalıyoruz hep.Aslında biz ölü doğmuş yaratıklarız ; zaten çoktandır canlı olmayan babalardan dünyaya geliyoruz ve bundan da gittikçe daha çok hoşlanıyoruz.Bundan zevk alıyoruz.Yakında bir kolayını bulup doğrudan doğruya fikir dölleri olarak dünyaya geleceğiz.

    Dostoyevski

  5. #5
    ilk
    ilk çevrimdışı
    ilk adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-05-2009
    Mesajlar
    629
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    iletişim sesin eletrik enerjisine çevrilerek binlerce kilometre öteye iletilmesi ve ardından burada eletrik enerjisinden dalga boyutuna geçirilerek tını boyutunun kullanılmasından ibarettir.desibel miktarı frekans algılama boyutuyla eşdeğer tınılardan müteşekkildir
    .

    istanbul sen ne güzelsin , rüyalar şehri güzel istanbulum seni ne çok sevdim

    Emel Sayın - DİYEMEDİM
    http://www.youtube.com/watch?v=CszOd...eature=related

  6. #6

    Kayıt Tarihi
    17-11-2007
    Mesajlar
    9,372
    Karizma Gücü
    6
    Benim size yada insan görünümlü canlılara duygu ve düşüncelerim anlatmam yada anlatmaya çalışmamdır.İlettim aldınız mı..? (:
    ÖzgüRuH (M.M.K)

  7. #7
    Arseniev adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-03-2010
    Mesajlar
    311
    Karizma Gücü
    3
    Alıntı Si¥aH iNC! tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Benim size yada insan görünümlü canlılara duygu ve düşüncelerim anlatmam yada anlatmaya çalışmamdır.İlettim aldınız mı..? (:

    ''insan görünümlü canlılar'' tabirini açar mısın?anlayamadım.

  8. #8
    vAlinOr adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-05-2005
    Mesajlar
    5,712
    Karizma Gücü
    9
    kaynak-kod-mesaj-hedef-kod çözüm-geri dönüş

    bu tarz çeşit çeşit kuramları barındırıran, bir yarıyıl boyunca enformasyon nedirin cevabını aradığınız bir bölümdür iletişim
    Antizopa Farklı Renklerin Dostça Birlikteliği


    Bir özlem yüreğimde
    bir zamanlar bilinen güzel valar diyarı
    ne kadar neşeli olsa da şarkılarım, hepsinin içinde bir keder, özlem vardır valinor'a..

    Belirsizliklerini kırmaya çalışmak için hayatın, bugün gidişlerimiz, yarın gelişlerimiz, bekleyişlerimiz yani ve umut; ilacı yüreğimizin, ne müthiş bir kombinasyon, ne kadar da hayat..

  9. #9
    cevabı rüzgarda saklı devinizm adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-07-2005
    Mesajlar
    4,427
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı vAlinOr tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    kaynak-kod-mesaj-hedef-kod çözüm-geri dönüş
    Evet kısaca iletişim böyle bir şeydir.



    İletişimin belli katmanları vardır.Vermediğini alamazsın, kendini vermen gerekir.Sonuçlar nedenlerden bağımsız olmazlar.İç içe giren bir sürü küme gibi düşünebiliriz.Hepsi birbiriyle kesişiyor.
    "diyelim ki, sadece gerçekliğin sınırlarını deniyordum.neler olacağını merak ettim.hepsi bu."(jim morrison)

    türkforum'da sosyal bir deney başlıyor...
    mesajları rapor etme özelliğinin önemi
    şikayet merkezinin kullanımı




  10. #10

    Kayıt Tarihi
    17-11-2007
    Mesajlar
    9,372
    Karizma Gücü
    6
    Alıntı Arseniev tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    ''insan görünümlü canlılar'' tabirini açar mısın?anlayamadım.
    Oysaki gayet açık ve net yazdığımı düşünmüştüm pardon hemen açıklayayım
    Şöyle ki ; "İnsan görünümlü canlılar"sözünde anlatmak istediğim şu
    Canlılar 3 gruba ayrılır İnsanlar,Hayvanlar,Bitkiler sonra bunlarda kendi arasında mitoza,mayoz birde neydi hıımm amitoz a bölünür bu onların sorunu bizi ilgilendiren kısmı bu değil tabiki
    Bu insan görünümlü canlılar düşünme yetileri olmadıklarından dolayı ıspanak,pırasa yada bir marul olabilir demek isterdim ama bunlar faydalı otlardan olduğu için haksızlık yapmak istemiyorum
    En güzel tarif şöyle olur orda burda büyüyen gereksiz otlar olur ya öyle olsun.Yani olmasada olurlar gibi...
    Hayvanca davranışlarından dolayı da hayvan gibi olabilme özelliğine sahiptirler bu insan görünümlü canlılar ayı,köpek,fare yada yılan gibi...
    Bunlara nerede rastlarız tren,otobüs,vapur yada forumlarda bizim yanıldığımız konu ise onları insan gibi görüp insanca davranış sergilememiz ama sonradan hırlama,havlama yada saçma sapan davranışları, düşünmeden konuşmalarından dolay hemen ayırt ediliyorlarlar insan kategorisinden.İşte bunlara birşeyler anlatma çabasına girmek bile iletişimdir diye düşünüyorum
    Umarım açıklayıcı olmuşumdur

    Saygılarımla
    ÖzgüRuH (M.M.K)

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •