• Reklam
5 sonuçtan 1 --- 5 arası gösteriliyor
  1. #1
    endonezya adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-11-2005
    Mesajlar
    4,485
    Karizma Gücü
    7

    Cılız Kurbağa

    Her yıl düzenlenen şatoya tırmanma festivaline o yıl katılım çok fazla olmuştu. Ülkenin dört bir tarafından gelen kurbağalar yiyip içiyor ve ertesi gün düzenlenecek yarışa hazırlanıyorlardı. Ortalık tam bir panayır yeriydi, herkes heyecanlı ve coşkuluydu.
    Nihayet gün ağardı ve bütün kurbağalar büyük şatonun etrafında toplandılar. Yarışmacılar birer çizgi halinde beklerken son hazırlıklarını yapıyorlardı. Gerçi yıllardır düzenlenen bu yarışmada bugüne dek şatonun en tepesine tırmanabilen hiçbir kurbağa görülmemişti fakat adı üstünde bu bir festivaldi ve hepsi yapabileceğine inanıyordu.
    Kurbağalar kralının verdiği işaretle büyük yarış başladı. Bütün kurbağalar büyük bir coşku ve heyecanla şatonun duvarlarından zıplaya zıplaya tırmanmaya başladılar. Başlarda zorlanmayan kurbağalar şatonun surlarının dikliği nedeniyle giderek yorulmaya başladılar.
    Bu sırada aşağıdan büyük uğultular kopuyurdu. “Yuh! Sizi gidi beceriksizler. Hiçbiriniz başaramayacaksınız. Hepiniz yere düşeceksiniz.” diye bağıran diğer kurbağların sesleri bütün şatoda çınlıyordu.
    Yarışma yeni başlamasına rağmen yorulanlar ve yere düşenler olmaya başlamıştı. Kalabalık hem kahkahayla gülmeye devam ediyor hem de gittikçe seslerini yükselterek bağırıyorlardı. ”Yapamayacaksınız, tırmanamayacaksınız, hepiniz düşeceksiniz.” Çünkü biliyorlardı ki kimse bunu yıllardır başaramamıştı.
    Giderek daha çok kurbağa bu dik surlara dayanamayarak yuvarlana yuvarlana aşağıya düşmeye başlamıştı. Yarışa devam eden kurbağaların sayıları gittikçe azalmasına rağmen uğultular ve gülüşmeler daha da artıyordu. “Hiçbirinizde oraya tırmanma gücü yok. Bunu başaramayacaksınız. Hepiniz düşeceksiniz.”
    Nihayet şato surlarının ancak yarısı bittiğinde geride sadece üç dört kurbağa kalmıştı. Bu, bu yılki yarışmanın birazdan biteceğine işaret ediyordu. Sırayla üç kurbağa daha yorgunluğa dayanamayarak yuvarlana yuvarlana yere düştüler.
    Artık tek bir kurbağa kalmıştı ve herkes inanılmaz bir şekilde bağırıyor ve onun da düşmesini bekliyordu. “Seni gidi enayi. Oraya tırmanabileceğini mi sanıyorsun? Sen de düşeceksin. İn artık oradan. Beceriksiz. Birazdan gücün kalmayacak.”
    Fakat inanılmaz bir şey olmuştu ve o kurbağa o zamana kadar kimsenin tırmanamadığı bölgelere kadar tırmanmayı başarabilmişti. Aşağıdakiler dikkatlice ona bakıyordu. Uğultular yavaş yavaş azalmaya başladı. Fakat insanlar hala, onun en yükseğe çıkamayacağını düşünüyordu.
    Ve nihayet, kurbağa şatonun en tepesine kadar tırmanabilmişti. Bu inanılmazdı. En güçlü kurbağlar bile yıllarca şatoya tırmanmayı başaramamıştı. Bu cılız kurbağa bunu nasıl gerçekleştirmişti? Kalabalık şaşkın bir şekilde kuledeki kurbağaya bakıyor ve bunları düşünüyordu.
    Nihayet kurbağa şatonun merdivenlerinden aşağıya indiğinde çevresine dolanan diğer kurbağalar hep bir ağızdan sormaya başladılar: “Bunu nasıl başardın?”
    Fakat kurbağa bir türlü cevap vermiyordu. Çok geçmeden anlaşıldı ki, bizim cılız kurbağımız sağırdı.



  2. #2
    bavyerali adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-08-2005
    Mesajlar
    2,843
    Karizma Gücü
    7
    ben olsam iner o bağıranları zopalardım bi güzel.. ....sağır olmak en iyisi tabii...sağol güzel bi hikaye..

  3. #3
    Misafir _Marx_ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-03-2006
    Mesajlar
    980
    Karizma Gücü
    0
    Çok Güzel Bir Yazıydı tşk...Öyledir İşte İyi Birşeyler Yaomaya Çalışırsınız En Azından yola Çıkarsınzı ama Bunu Başaramayanlar Cesaret edemeynelr Muhalefet olmakta Geçikmelzer..Kıskançlık Varya Bu kıskançlık..Kimseyi Kaala almayacaksın İstisnalar Hariç...Yoluna Bakacaksın...Düşersen Enazından denemiş Olursun Bununlada Mutlu olursun..Şimdi Ben yola Çıktım...Ama Söylenenleri duyuyorum...Ara Sıra Bende Onlara Kıskanıyormusunuz Gelin beraber Tırmanalım diyorum ses Yok...Sanırım Onlar Sağır Ne Konuştuklarını duymuyolrlar...

  4. #4
    abdullahbirisi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-10-2005
    Mesajlar
    1,775
    Karizma Gücü
    7
    Ben sağır olacağıma konuşanlar dilsiz olsa daha güzel olurdu ama neyse bu bir hikaye ve bir iş ile uğraşırken dışarıdan gelen tepkileri duymamamız gerektiğini söylüyor.
    Paylaşımın için sağol
    1970’li yıllardan itibaren yükselen bir trend izleyen dünya altın madenciliğinde,
    epitermal, porfiri ve listvenit tipi yataklardan yapılan üretim çok büyük önem
    kazanmıştır. Batı Anadolu’nun epitermal cevherleşmeler açısından önem taşıyan
    jeotermal sistemler bakımından zengin olması, ayrıca, epitermal altın yataklarının iz
    elementi olarak önem taşıyan Sb-As-Hg cevherleşmelerinin yaygın olması; Doğu
    Karadeniz
    bölgesindeyse, altın yatakları açısından önemli olan masif sülfit ve porfiri
    yataklarının bulunması; Orta ve Doğu Anadolu’da listvenitlerle yakından ilgili
    ofiyolitlerin geniş alanlar kaplaması, topraklarımızın, altın oluşumlarının yerleşmesi
    için jeolojik açıdan çok elverişli olduğunu göstermektedir.

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    27-11-2005
    Mesajlar
    9,261
    Karizma Gücü
    8
    Hikaye çok güzel
    gerçketn öncelikle saol:A
    Bize söylenen herşeyi duymazsak kafamıza takıp bunları knedimiz için büyük sorunlar haline getirmezsek galiba bizim için faydası büyük oluyo..
    Ama bu kurbağanın şansı sağır olması sanırım.O zaten istesede duyamıyo birşeyler ama bu bizim için pekde mümkün değil.Her söylenene kulak assak bizimde önümüzde büyük surlar olur.Bunları duymamak başaramayacağımızı sananları en güzel susturma yolu heralde..
    ....

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •