• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 8 12345678 SonSon
71 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor

Konu: Kütahya

  1. #1
    samarkande adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-11-2005
    Mesajlar
    7,647
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8

    Kütahya

    BU ÇALIŞMA EFELER BİRLİĞİ PAYLAŞIM VE DOSTLUK PLATFORMU'NUN KATKILARI İLE HAZIRLANMIŞTIR



    KÜTAHYA


    Plaka kodu: 43
    Şehirlerarası Telefon kodu: 274


    TARİHÇE


    Ege Bölgesi’nin İç Batı Anadolu Bölümü’nde yer alan Kütahya, bilinen tarihi içinde Hitit, Frig, Roma, Bizans, Selçuklu, Germiyanoğulları ve Osmanlı Dönemi uygarlıklarıyla Türkiye Cumhuriyeti’ne ulaşmıştır. Kütahya ili sınırları içinde kalan topraklarda yerleşen ve adı bilinen en eski halk Hitit’lerdir. Buna rağmen çevredeki Arkeolojik buluntular ilin yerleşim tarihini çok daha eskilere, ilk çağlara değin götürmektedir. Kütahya için kesin bir kuruluş tarihi verilememekle birlikte; Hitit metinlerinde geçen Assuva tarihiyle ilgili IV. Tuthaliya (M.Ö. 1256–1220) yıllıklarına dayanarak M.Ö. II. binin ortalarında kurulduğu söylenebilir. Kütahya, bugün de işletilen zengin maden yatakları dolayısıyla tarihin her devresinde ilgi görmüş, bu sayede geniş ticaret yollarına sahip olmuş, hızla gelişmiştir. Malazgirt Zaferi’nin ardından XI. yüzyılın sonunda Türk uygarlıklarıyla tanışan Kütahya, Germiyanoğlu Beyliği’ne başkentlik yapmış olup Osmanlı Devleti bu topraklar üzerinde kurulmuştur. Ayrıca Kütahya “Türk ve dünya askerlik tarihi” nin en büyük zaferinin kazanıldığı yer olarak zengin bir kültürel mirasa sahiptir.

    Şehre Verilen Adlar

    Eski kaynaklara, sikke ve yazıtlara göre Kütahya’nın antik dönemdeki adı “Kotiaeion”dur. Ünlü Antik Çağ Coğrafyacısı Strabon bu adın, “Kotys’in Kenti” anlamına geldiğini belirtmektedir. Kotys, Trakya’da yaşayan Odrisler’den olup, Romalılar’ın M.S. 38’de Anadolu’ya gönderdiği bir komutanın adıdır. Kütahya Müzesi’nde bulunan bir sikkede bu ad “Koti” olarak geçmektedir. Kütahya adı, eskisine benzetilerek Türkler tarafından verilmiştir.


    Kütahya'nın İlk Kuruluş Yeri

    İlimizin ilk yerleşim yeri Kütahya kalesi ve çevresidir. Germiyanoğulları döneminde de kullanılan şehir merkezinde yapılan kazılarda Roma dönemi nekropol (mezarlık) alanları bulunmuştur. Ancak şehir merkezinde Frigler dönemine ait önemli bir buluntuya rastlanmamıştır. Kütahya’nın antik dönemdeki yerleşim alanı henüz kesin olarak belirlenememiştir. Ne zaman kurulduğu, nerede kurulduğu, ne zaman ve kim tarafından fethedildiği kesin olarak ifade edilemeyen Kütahya, bir sırlar kentidir.

    Yapılan Arkeolojik Kazılar ve Eski Yerleşim Merkezleri :

    Bugüne kadar Kütahya ve çevresinde yapılan sistematik kazı ve araştırma sayısı çok değildir. İngiliz Arkeoloji Enstitüsü adına Clive Foss - Kütahya Kalesi’ni, Epigraf Tomas Drew Bear - Yazıtları, David French - Roma Yolları ve Mil Taşlarını, İstanbul Üniversitesinden Yrd. Doç. Dr. Turan Efe Antik Yerleşimlerden Höyük ve Tümülüsleri araştırmıştır. Alman Arkeoloji Enstitüsü’nün Aizanoi Antik Kentinde başlattığı sistematik kazı ve araştırmalar 1970 yılından beri devam etmektedir. Müze uzmanlarının Kütahya il sınırlarında yaptığı inceleme ve araştırma çalışmalarında yüzü aşkın höyük, tümülüs ve antik yerleşim saptanıp belgelenmiş, yapılan kurtarma kazılarıyla kentin tarihini aydınlatacak önemli arkeolojik malzemelere rastlanmıştır. Kütahya Merkez Seyitömer Höyük’te yapılan kurtarma kazılarında Eski Tunç dönemine uzanan toplu buluntular elde edilmiş olup Kütahya Arkeoloji Müzesi’nde ayrı bir salonda sergilenmektedir. Merkez Ağızören Köyü’nde 2000 yılında yapılan kazılarda Hitit yerleşimine ait nekropol (mezarlık) alanında önemli arkeolojik malzemeler ele geçmiştir. Kütahya’da Eski Tunç Dönemi’ne uzanan toplu buluntu veren en önemli merkez, 1977 yılında kömür çıkartma işlemi sırasında ulaşılan Tavşanlı Tunçbilek, Boyalık ve Gevence mevkileridir. İlin yerleşim tarihine ışık tutan Eski Tunç buluntu merkezleri Seyitömer, Tavşanlı - Kayı Köyü, Altıntaş - Üçhöyük, Domaniç - Elmalı, Simav, Emet ve Çavdarhisar yöreleridir. Buralarda ele geçen buluntular Bitynia dışında tüm Batı Anadolu’da rastlanan tipik Troya çanak - çömleği örneklerindendir. Gaga ağızlılar, üç ayaklı kaplar, depas türü maşrapalar dışında, Balıkesir, Bursa yöresine özgü Yortan kültürünün bezekli kaplarına rastlanması, Kütahya’nın kuzeyinde bu kültürün etkin olduğunu göstermektedir.

    KRONOLOJİK KÜTAHYA TARİHİ


    M.Ö.(1800-1200).................Hitit Dönemi,

    M.Ö.(1460-1200)..................Assuva Konfederasyonu içinde Kütahya,

    M.Ö.(1200-676)....................Frigler Dönemi,

    M.Ö.(607-546)......................Lidya Dönemi

    M.Ö.(546-334)......................Persler Dönemi,

    M.Ö.(334-281)......................İskender Dönemi,

    M.Ö.(281-133)......................Bergama Dönemi,

    M.Ö.(133)-M.S.(395)..............Roma Dönemi,

    M.S. 395...............................Bizans Dönemi’nin başlaması,

    M.S. 8.yy..............................Kütahya Kalesi’nin inşası,

    1078....................................Kütahya’nın Selçuklularca alınması,

    1097....................................Haçlıların Kütahya’yı alıp Bizanslılara bırakması,

    1182....................................Kütahya’nın yeniden Selçuklulara geçmesi,

    1197....................................Kütahya’nın Bizanslılarca geri alınması,

    1233....................................Kentin kesin olarak Selçukluların eline geçmesi ve Kütahya Kalesine ilaveler yapılması,

    1260...................................Germiyanoğlu Aşiretinin Kütahya’ya yerleşmesi,

    1277...................................Kütahya’nın Germiyanoğullarına ikta olarak verilmesi,

    1300...................................Germiyanoğlu Devleti’nin kuruluşu,

    1314...................................Umur-Bin Savcı Medresesi’nin yapılması,

    1381...................................Germiyanlı Devlet Hatun’un Yıldırım Bayezid ile evlenmesi,

    1381-1389...........................Yıldırım Bayezid’ın Kütahya Valiliği,

    1390...................................Yıldırım Bayezid’ın Germiyanoğlu Devletine son vermesi,

    1402....................................Timur’un Germiyanoğlu Devleti’ni tekrar canlandırması,

    1410.....................................Yıldırım Bayezid’ın yapımını başlattığı Ulu Camii’nin tamamlanması,

    1411.....................................II. Yakup İmaret Külliyesi’nin yapılması,

    1429.....................................Germiyanoğlu II. Yakup’un ölümü ve vasiyetiyle topraklarının Osmanlılara geçmesi,

    1451.................................Anadolu Beylerbeyliği Merkezi’nin Kütahya’ya taşınması,

    1511..................................Şahkulu Ayaklanması,

    1542-1558...........................Şehzade Bayezid’ın Kütahya Valiliği,

    1558-1566...........................Sultan II. Selim’in Kütahya Valiliği,

    1766..................................Fincancılar Esnafı Anlaşması,

    1833..................................Mısır ordusunun Kütahya’yı işgali,

    1850-1851..........................Lajoss Kossuth’un Kütahya’da misafir edilmesi,

    10.09.1885..........................İlk telgrafın çekilmesi,

    1892...................................Demiryolunun gelmesi,

    1905...................................Kütahya eski Hükümet Konağı’nın yapılışı,

    20.09.1919...........................Kütahya Kuva-i Milliye Teşkilatının kurulması,

    21.07.1920...........................Kütahya Milli Alayı’nın Kuruluşu,

    06.08.1920...........................Atatürk’ün Kütahya’ya İlk Gelişi,

    03.09.1920...........................Simav’ın işgali,

    05.09.1920...........................Gediz’in işgali,

    05.01.1921...........................Gediz’in Çerkez Ethem’den alınması,

    13.07.1921...........................Altıntaş’ın işgali,

    14.07.1921............................Tavşanlı’nın işgali,

    17.07.1921.............................Kütahya’nın işgali,

    28.07.1921............................Yunan Kralı Konstantin’in Kütahya’ya gelmesi,

    30.08.1922............................Dumlupınar Meydan Muharebesi Kütahya’nın Kurtuluşu s:18.00,

    01.09.1922.............................Gediz’in Kurtuluşu,

    03.09.1922.............................Emet ve Tavşanlı’nın kurtuluşu,

    24.03.1923............................Atatürk ve Latife Hanımın Kütahya’yı ziyaretleri,

    08.10.1923.............................Kütahya’nın il olması,

    30.08.1922............................Atatürk’ün Dumlupınar’a gelişleri,

    1926.....................................Kütahya’ya ilk elektrik verilmesi,

    1926.....................................Sümerbank Kiremit Fabrikası’nın Açılması,

    23-24.01.1933.........................Atatürk’ün Kütahya’yı ziyaretleri,

    21.06.1934..............................Atatürk ve Şah Rıza Pehlevi’nin Alayunt İstasyonu’nda dinlenmeleri,

    24.11.1954..............................Kütahya Şeker Fabrikası’nın açılması,

    1956......................................Tunçbilek Termik Santralı’nın üretime başlaması,

    1958.....................................SLİ Termik Santralı’nın üretime başlaması Emet Etibor İşletmeleri’nin Açılması,

    27.10.1961.............................TÜGSAŞ (Azot) Fabrikası’nın açılması,

    1976......................................Kütahya Manyezit Fabrikası’nın açılması,

    1981.......................................Gümüş Fabrikası’nın açılması,

    1992.......................................Dumlupınar Üniversitesi’nin kurulması.
    Bu mesaj en son " 05.05.06 " tarihinde saat 14:21 itibariyle finito tarafından düzenlenmiştir...
    EFELER BiRLiĞi
    Paylaşım Ve Dostluk Platformu

    click here to see KÜTAHYA




    "İnan Seni Aramaktan Vazgeçtim Artık, Ama Bulmaktan Geçemedim... "

  2. #2
    samarkande adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-11-2005
    Mesajlar
    7,647
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    BU ÇALIŞMA EFELER BİRLİĞİ PAYLAŞIM VE DOSTLUK PLATFORMU'NUN KATKILARI İLE HAZIRLANMIŞTIR

    COĞRAFİ YAPI


    İlin Konumu

    Kütahya, Ege Bölgesi’nin İç Batı Anadolu Bölümü’nde yer alır. İç Anadolu Bölgesi ile denize kıyısı olan Ege Bölümü arasında geçiş alanıdır. Kütahya ili, 38 derece 70 dakika ve 39 derece 80 dakika kuzey enlemleri ile 29 derece 00 dakika ve 30 derece 30 dakika doğu boylamları arasındadır. İlimiz 11.875 km²’lik yüzölçümüyle Türkiye topraklarının yaklaşık %1,5’nu kaplamaktadır. Kütahya, kuzeyinde Bursa, kuzeydoğusunda Bilecik, doğusunda Eskişehir ve Afyon, güneyinde Uşak, batısında Manisa ve Balıkesir illerimizle çevrilidir

    Jeolojik Yapı

    Kütahya’nın Jeolojik bakımdan oluşumu çok eskilere dayanmaktadır. I.Jeolojik zaman ve III. Jeolojik zamanda bugünkü şeklini almıştır. Bu devirlerde çökmelere, yer yer volkanizmaya ve kıvrılmalara uğramıştır. Kıvrılmaya dayanamayan tabakalar kırılarak fay hatlarını oluşturmuştur. Kütahya il merkezi ve doğusu II.derece deprem kuşağı, merkezin batısında yer alan ilçeler I.derece deprem kuşağı içerisinde yer almaktadır. Bu fay hatlarının sonucu olarak, ilimiz yeraltı sıcak suları bakımından güçlü bir potansiyele sahiptir. Kütahya ilinin arazi yapısında kireç taşı, kil, kum taşı tabakaları oldukça yaygındır. İlimizin jeolojik yapısını oluşturan yer katmanları daha çok yatay ve yataya yakın şekilde sıralanmıştır.

    Yeryüzü Şekilleri

    Kütahya ilinde ortalama yükselti 1.200 metredir. Dağların ve platoların ağırlıkta olduğu ilimizde yeryüzü şekillerinin %57,5‘ini dağlar, %11 ‘ini ovalar, %31,5‘ini platolar oluşturmaktadır. Kütahya tek kütlevi dağlardan ve sıradağlardan oluşan yeryüzü şekillerinden ibaret değildir. Dağların uzanış biçimleri sistematik dağılış göstermez. Kütahya; kuzeydoğusunda Türkmen Dağı, batısında Karlık Tepe, kuzeybatısında Eğrigöz Dağı, güneybatısında Şaphane Dağı, güneyinde Murat Dağı ile çevrilidir. İlin önemli ovaları, Kütahya Ovası, Yoncalı Ovası , Köprüören Ovası, Aslanapa Ovası, Altıntaş Ovası, Tavşanlı Ovası, Örencik Ovası ve Simav Ovasıdır. Akarsuları: Felent Çayı, Porsuk Çayı, Murat Çayı, Kureyşler Deresi, Kokar Çayı, Avşar Deresi, Gediz Çayı, Emet Çayı, Bedir Deresi, Tavşanlı Çayı, Simav Çayı, Kocaçay’dır. İlin tek doğal gölü Simav Gölü; baraj gölleri ise Porsuk, Enne, Kayaboğazı, Söğüt ve Çavdarhisar baraj gölleridir. Göletler; Pazarlar, Çalköy, Belkavak, Sofular, Karagür, Çerte ve Kuruçay göletleridir.


    Tavşanlı KAYABOĞAZI Barajı

    a. Dağlar :

    Akdağ: Simav çöküntü ovasının kuzeybatısında yeralan kütle, Simav çöküntü oluğunun tabanından 1300 m yüksekliktedir. Kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda uzanan Akdağ’ın en yüksek noktası 2089 m’dir. Dağın kuzey kesimlerinde yükselti azalır. Bu kesim akarsularla derin bir biçimde yarılmış bir yayla görünümündedir. Dağın doğu ve güney kesimleri daha yüksek olup, yine akarsularla parçalanmış durumdadır. Bu yamaçlarda yükselti, kademeli olarak düşer ve kademeler Simav çöküntü oluğuna doğru eğimlidir.

    Eğrigöz Dağı: Dağın güney uzantılarını oluşturan Katran ve Gölcük Dağları, Simav çöküntü oluğunu, kuzey-güney doğrultusunda uzanan Emet çöküntü oluğundan ayırır. Akdağ kütlesinde Kocadere Vadisi’yle ayrılan kütlenin doruğu 2181 m’ye ulaşmaktadır. Kuzey-güney doğrultusunda olan Akdağ’ın kuzeyden güneye doğru, özellikle Simav çöküntü oluğuna dönük olan, batı ve güney-batı yamaçları derin vadilerle parçalanmıştır. Eğrigöz Dağı akarsularca derince yarılmış yanlarıyla bir plato özelliği gösterir.


    Emet Eğrigöz Dağı

    Yellice Dağı: Merkez ilçenin hemen güneyinden geçen fay çizgisinin gerisinde bulunan 1100 m. ortalama yükseltili dar plato alanının kıyısında yükselir. Dağın en yüksek noktası İncebel Tepesi’dir (1764 m). Genel görünümü ile üst kesimi hayli düz olan Yellice kütlesinin üzerinde, doğu-batı doğrultusunda dizilmiş bir takım tepeler mevcuttur. Bunlar, İncebel Tepesi’nin doğusundaki İminicik Tepesi (1699 m), batısındaki Bakırtepe (1758 m) dir.

    Gümüşdağ: Yellice Dağı’ndan bir plato alanını oluşturduğu boyun noktası ile ayrılan Gümüşdağ’ın en yüksek noktası Nalbant Tepesi’dir (1872 m). Dağın diğer önemli yükseltileri Karlıktepe (1890 m), Arapdede Tepesi (1872 m), Çayırgöztepe (1796 m), Almaalan Tepe (1731 m) ve Çalkıran Tepe (1762 m) dir. Doğu-batı doğrultusunda sıralanan bu tepeler, Kirazlı Köyü doğrultusundan başlayarak daha alçak ikinci bir tepeler dizisi ile güneydoğu-kuzeybatı doğrultusunda uzanır. Böylece, Gümüşdağ kütlesinin asıl yönü olan kuzeybatı-güneydoğu doğrultusu ortaya çıkar. İkinci diziyi oluşturan bu tepelerin başlıcaları, Gölgeliktepe (1760 m) Çatalçamtepe (1758 m),Böğülcektepe (1749 m) ve Oyuktepe (1774 m) dir.

    Yeşildağ: Kütahya, Köprüören ve Tavşanlı ovalarının kuzeyindeki en önemli yükselti Yeşildağ kütlesidir. Bu dağın yükseltisi olan Tepelcetepe 1533 m.dir. Diğer önemli tepeler doğudan batıya doğru; Sarıtaştepe (1346 m), Çıplaktepe (1430 m), Kocaeyrektepe(1426 m) ve Küçükhasantepe (1342 m.) dir. Yeşildağ, batıya doğru yükseltisi daha az tepelik bir alana dönüşür. Yeşildağ kütlesi, Porsuk Çayı’nın kuzey ve güneyden gelen kollarınca parçalanmıştır. Kuzey yamacında bu parçalanma daha belirgindir.

    Türkmen Dağı: İlin doğu kesiminde olan Türkmen Dağı’nın en yüksek noktası 1826 m dir. Kütlede kuzey-güney doğrultusunda dizilen tepelerin en önemlileri; Tekketepe (1429 m), Kocataştepe (1519 m), Tokmaklıtepe (1395 m), Sansartepe (1669 m), Kalegüneytepe (1693 m), Damlakale Tepesi (1631 m), Deliksınırtepe (1694 m), Yongalıgeyik Tepesi (1682 m), Ardıçlıktepe (1673 m) ve Kızılsivritepe’dir.

    Simav Dağları: Simav çöküntü ovasını güneyden sınırlayan bu dağlar, Saruhan-Menteşe eski kütlesinin kuzeyindedir. Bu dağların batı kesimleri Sındırgı’ya kadar uzanmakta ve burada Demirci dağları adını almaktadır. Simav dağları, kütlesel ve yüksek görünümdedir. Dağın Simav çöküntü alanının tabanına göre yükseltisi 800 m’yi bulur. Simav dağlarının doruğu olan Ziyaret Tepesi (1800 m) bu kesimdedir. Eteklerinde çöküntü alanına adını veren Simav ilçesi kurulmuştur. Simav kütlesinin yükseltisi doğudan batıya ve kuzeyden güneye doğru azalır. Bu eğimlere uyan akarsular kuzey yönünde akar. Simav Drenaj Kanalı ve Simav Çayı’nı besleyen bu akarsular dar ve derin vadiler açmıştır.

    Murat Dağı: Kütahya İlinin güneyinde, Gediz ve Altıntaş ilçeleri ile Uşak ili arasında doğu-batı yönünde uzanır. İlin en yüksek dağıdır (2309 m). İlin önemli kaplıcalarından olan Murat Dağı Kaplıcaları, dağın batı yamaçlarında ve 1550-1570 m. yüksekliklerinde bulunmaktadır

    Murat dağı


    b. Ovalar ve Vadiler :

    Kütahya ili toprakları, çok sayıda akarsu vadisiyle parçalanmıştır. İl alanının %11’ni kaplayan ovalar ise geniş tabanlı çöküntü alanları özelliğindedir. Ovalar; Porsuk Çayı Vadisi, Kocasu Vadisi ve Simav Çayı Vadisi içinde değerlendirilebilir.

    Kütahya Ovası: İlin kuzeydoğusunda geniş bir çöküntü alanının tabanında yeralan ova, 93 km2 lik bir alan kaplamaktadır. Deniz seviyesinden yüksekliği 930 m’dir. Yer yer genişleyen ve daralan Kütahya Ovası’nın en geniş yeri Merkez İlçenin yer aldığı Plato kıyısı ve Porsuk Çayı’nın ova dışına çıktığı kesim arası olup, yaklaşık 5.5 km’dir. Doğuya doğru gittikçe daralan ovanın genişliği İkizhöyük ve Siner köyleri arasında 1 km’ye iner. Ova ve çevresinde geçim kaynağı tahıl tarımı ve bir ölçüde hayvancılıktır. Ova ve çevresi yağış rejimi ve kurak dönem süresi açısından Marmara Bölgesi, bitki örtüsü bakımından ise Ege, Marmara ve İç Anadolu Bölgesi özelliklerini taşır.

    Yoncalı Ovası: Kütahya Ovası’ndan alçak tepelerle ayrılan Yoncalı Ovası’nın ortalama yükseltisi 1000 m’dir. Ovadaki sıcak su kaynakları, orta kesimlerdeki kuzey ve güney doğrultulu kırık hat boyunca sıralanmıştır. Ova düzlüğü, Felent Çayı ve kolları tarafından önce doğu-batı, sonra kuzey-güney doğrultusunda aşındırılmıştır.

    prüören Ovası: Kütahya Ovası’nın kuzeybatısında ve yine bu ova gibi kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda uzanan, buna karşılık daha küçük ve genişliği ile uzunluğu arasındaki fark daha az olan (uzunluğu 6 km, genişliği 4 km) Köprüören Ovası’nın yükseltisi 1000 m civarındadır. Felent Çayı ile sulanan ova, çayın güneyden gelen kollarının oluşturduğu birikinti konileri nedeniyle kuzeye doğru hafifçe meyillidir.

    Aslanapa ve Altıntaş Ovaları: Porsuk Çayı tarafından sulanan bu ovalar, kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda uzanır. Aslanapa ve Altıntaş ovaları geniş bir çöküntü alanının tabanında gelişmiştir. Altıntaş Ovası’nın ortasını kaplayan bataklık sonradan kurutulmuştur.

    Tavşanlı Ovası: Kütahya’nın kuzeyindeki Tavşanlı Ovası, Köprüören ve Kütahya ovalarından daha alçaktır. Ovanın denizden yüksekliği 840 m’dir. Akarsu ağının sıklığı, Tavşanlı Ovası’nın doğu kesiminin fazla girintili çıkıntılı olmasına yol açmıştır.

    Örencik Ovası: İlin orta kesimindeki bir çöküntü alanına yayılan bu ova, Aslanapa Ovası’ndan bir eşikle ayrılır. Kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda uzanan bu ovadan Kocasu kaynaklanır.

    Simav Ovası: Kütahya’nın güneybatısında yer alan Simav Ovası, bir çöküntü alanının tabanında oluşmuştur. Ova; kuzeyden Akdağ, doğudan Eğrigöz, güneyden ise Simav dağları ile çevrilidir. Uzunluğu 90 km olan ovanın Çaysimav - Kalkan köyleri arasındaki uzunluğu 15.5 km, bu kesimdeki genişliği ise 8.5-9 km’yi bulmaktadır. Ovanın en dar yeri 3 km ile Yeşilköy - Gökçeler köyleri arasındadır. Yükseltisi yaklaşık 800 m olan Simav Ovası’nın en çukur kesimini Simav Gölü’nün tabanı oluşturur.

    Platolar

    Yeryüzü şekilleri bakımından çeşitlilik arz eden Kütahya yöresinde, üç tane plato vardır.

    Sabuncupınar Platosu: Kütahya Ovası ile Eskişehir Ovası arasında bulunur. Bu plato üzerinde Frig Vadisi yer alır.

    Yazılıkaya Platosu: Kütahya ile Afyon illeri arasında yer alır. Sabuncupınar ve Yazılıkaya platoları Porsuk Çayı kolları tarafından parçalanıp meydana gelmişlerdir.

    Özbek (Sazak) Platosu: Merkez ilçenin güneyinde bulunan Yellice Dağı’nın eteklerinden itibaren başlayan Aslanapa Ovası’na kadar devam eden platodur. Yapısı kalkerli yapıdan meydana gelmiştir.

    c. Akarsular:

    Kütahya il alanı, Susurluk, Sakarya ve Gediz havzalarında kalmaktadır. Su toplama alanı 22.399 km2 olan Susurluk Havzası’nın yıllık ortalama su hacmi 4.16 milyar m3 dür. 529.455 hektardır. Ovalık alanı bulunan Susurluk Havzası’nda sulanabilecek alan miktarı 396.073 hektardır. Su toplama alanı 58.160 km2 olan Sakarya Havzası’nın yıllık ortalama su hacmi 4.09 milyar m3 tür. Havzanın ovalık alanı 2.075.100 hektar civarındadır. Gediz Havzası’nın su toplama alanı 18.000 km2, yıllık ortalama su hacmi 2.22 milyar m3 tür. 521.172 hektar ovalık alan bulunan havzada 386.013 hektar Sulanabilecek alan bulunmaktadır.

    Felent Çayıöprüören Havzası’nın kuzeybatısından Şahmelek yöresinde doğar, Enne Baraj Gölü’ne ulaşır. Daha sonra Kütahya’nın kuzeyinden Porsuk Çayı’na ulaşır. Uzunluğu 35 km, ortalama debisi 0.56 m3/s’dir.

    Porsuk Çayı: Porsuk Ovası’nın en önemli akarsuyu Porsuk Çayı’dır. Havza dışından doğan ve Çat Tepenin güneyinde havzaya giren Porsuk Çayı havza dahilinde Güvezdere, Çaydere ve Değirmendere’yi alarak Porsuk Baraj Gölü sahasına ulaşır. Porsuk Barajından çıktıktan sonra Kargın Deresi, Uludere ve Musaözü Deresini de alarak havzayı terk eder. Kuzeybatıda bulunan Koca Dere, Güvernaz Dere ve Kapaklı Dere, Yeniköy’de birleşir ve baraj gölü sahasına girer.

    Murat Çayı (Oysu): Murat Dağı’nın kuzeyinden doğar. Gediz Çayı’na ulaşır. Uzunluğu 35 km, ortalama debisi 2.5 m3/s’dir.

    Kureyşler Deresi: Yellice Dağı’nın batı eteklerinden doğan küçük debili kaynaklardan oluşur. Kuzeyden gelen Mantarlık, Kuruçayır, Oluklu, Eyrek ve Güvem derelerini içine alarak, Kureyşler Köyü’ne ulaşır. Bu noktadan sonra Çukurcaadaköy Boğazından Altıntaş Ovası’na ulaşır. Debisi 0.178 m3/s’dir.

    Kokar Çay: Dumlupınar ilçesi civarından başlar, Kızılca, Selkisaray ve Yıldırım Kemal İstasyonuna kadar batı-doğu yönünde akar. Daha sonra yön değiştirerek güneyden kuzeye akmaya başlar ve Beşkarış Köyü’nden ovaya ulaşır. Debisi 0.423 m3/s’dir.

    Avşar Deresi: Allıören Köyünün 3 km güneyindeki Karapınar ve Gökpınar kaynaklarından doğar. Zafertepeçalköy’ün doğusunda ani bir dirsek çizerek kuzeye doğru akmaya başlar. Bu noktada Çatak Deresi ismini alır, Karakaya ve Ürkmez Dere ile birleşerek Avşar Deresi ismini alır. Genişler Köyü ve Altıntaş ilçesinin 2 km kuzeybatısından Altıntaş Ovası’na ulaşır. Debisi 0.026 m3/s’dir.

    Gediz Çayı: Akkaya Köyü civarından doğar ve Akyarmadenoğlu ve Dereoğlu dereleri ile birleşerek Ege Denizi’ne ulaşır. İl sınırları içersindeki uzunluğu 45 km, ortalama debisi 82.5 m3/s’dir.

    Emet Çayı: Saruhanlar ve Aşıkpaşa köyleri yakınındaki kaynaklardan oluşup Kocadere adını alır. Doğanyakası Deresi ile Kayaköy altında birleşip Emet Çayı adını alır. Hisarcık, Emet ilçelerinden geçerek Uluçam Köyü yakınlarından il topraklarını terk eder. Uzunluğu 90 km, ortalama debisi 130 m3/s’dir.

    Bedir Deresi: Bedir Deresi güneybatı-kuzeydoğu yönünde akar. Yenisusuz’un 1 km kuzeyinden Çavdarhisar’dan geçerek, Zobu’nun 1 km güneydoğusundan akar. Barağı Deresi, İmam Deresi ve Çat Deresi ile birleşir. Ortalama debisi 0.178 m3/s’dir.

    Tavşanlı Çayı: Esatlar Köyü yakınındaki kaynaklardan doğar. Gökler Köyü’nün 2 km batısında Bedir Deresi ile birleşir, buradan kuzeye doğru akarak Tavşanlı Ovası’na ulaşır. İl sınırları içindeki uzunluğu 65 km, ortalama debisi 8 m3/s’dir.

    Simav Çayı: Gökçeler ve Muradınlar köylerinin güneyinde Kalkan Çayının bittiği yerden başlar, Beciler Köyünden sonra il sınırlarını terk eder. İl sınırları içindeki uzunluğu 40 km, ortalama debisi ise 68 m3/s’dir.

    Hamzabey Çayı (Kocaçay): Naşa kasabasının 5 km güneyinden doğar. Bedirler Köyü yakınlarında il sınırını terk eder, daha sonra Emet Çayı’na dökülür. Uzunluğu 45 km, ortalama debisi 31.46 m3/s’dir.


    İklimi

    Kütahya ili; Ege Bölgesi’nde yer almasına rağmen, denizden uzaklık ve yükseltiye bağlı olarak iklimi kıyı Ege’den daha farklıdır. Kütahya ve çevresinin iklimi Ege, Marmara ve İç Anadolu Bölgeleri arasında bir geçiş tipidir. İklim ve sıcaklık şartları bakımından, her üç bölgenin özelliklerini taşır. Sıcaklık şartları İç Anadolu, yağış şartları Marmara Bölgesi tesiri altındadır.

    a. Sıcaklık : İlde yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve yağışlı geçer. Kütahya ‘da yıllık sıcaklık ortalaması 10,5º dir. En sıcak aylar, temmuz ve ağustos, en soğuk aylar ocak ve şubattır. İlimizde ölçülen en yüksek sıcaklık, 38,6º dir. En düşük ölçülen sıcaklık ise –28,1º dir. Buradan da anlaşılacağı gibi, yıllık sıcaklık 66,7º ile büyük bir fark gösterir.

    b. Yağışlar: Kütahya’da yağışlar, karasal iklime bağlı olarak, kış, ilkbahar ve sonbaharda görülür. Yazları genellikle kuraktır. Yıllık ortalama yağış miktarı 565 mm.dir. En yağışlı ay aralık, en kurak ay ağustostur. Yağışların %38,8 i kış, %29,4 ‘ü İlkbahar, %12,5 ‘i yaz, %19,3 ‘ü sonbahar aylarında düşer. Kış aylarında, sıcaklığın düşük ve yükseltinin fazla olması nedeniyle yağışlar, genellikle kar şeklinde, diğer mevsimlerde yağmur şeklindedir. Kar yağışlı günlerin, yıllık ortalama sayısı 19 gündür. Kar kalınlığı ortalama 12 cm civarındadır.

    c. Basınç ve Rüzgarlar: Kütahya çevresinde ortalama hava basıncı, 904,7 milibardır. En düşük hava basıncı 873 milibar, en yüksek hava basıncı 928,4 milibardır. Kütahya, yaz aylarında bir alçak basınç merkezi olduğu için, özellikle kuzey sektörlü rüzgarlara açıktır. Kütahya’da hakim rüzgâr yönü, kuzeydir. Yıldız adlı kuzey rüzgârı, her yıl ortalama 2944 kez eser. Bunu kuzeybatıdan esen karayel izler. Daha sonra güneybatıdan esen lodos rüzgârı görülür. İlimizde ortalama rüzgar hızı 1,7 m/sn dir. Ölçülen en yüksek rüzgâr hızı değeri, kuzeybatıdan esen karayele ait olup 27,6 m/sn.dir.

    d. Göller ve Baraj Gölleri :

    Simav Gölü: İlimizin tek doğal gölüdür. İlçenin kuzeybatısında 5 km2 lik bir alana sahip olan gölün bir kısmı sazlık ve bataklıktır.

    Porsuk Baraj Gölü: Sulama ve taşkınları önleme amacı ile Porsuk Çayı üzerine kurulmuştur. Bir bölümü Eskişehir il sınırları içerisinde kalır. Yüksekliği 49,70 m. ve su depolama hacmi 525.000.000 m3 tür.

    Enne Baraj Gölü: Porsuk Çayı’nın bir kolu olan, Felent Çayı üzerinde kurulan Enne Barajından içme suyu olarak yararlanılmakta olup, Seyitömer Termik Santrali’nin soğutma ünitelerinde de kullanılmaktadır. Yüksekliği 24,50 m. olup, su depolama hacmi, 7.000.000 m3 tür.

    Kayaboğazı Baraj Gölü: İçme ve sulama amaçlı kullanılan baraj göldür.

    Söğüt Baraj Gölü: İçme ve sulama amaçlı kullanılan baraj göldür.

    Çavdarhisar Baraj Gölü: İçme ve sulama amaçlı kullanılan baraj göldür.

    Yukarıda sözü edilen baraj göllerinin kapladığı alanlar iklime bağlı, yağışlar ve kar erimeleri miktarı ile orantılı olarak yıldan yıla değişmektedir.

    Bitki Örtüsü :

    İlimizde yer alan doğal bitki örtüsü Akdeniz, Karadeniz ve İç Anadolu bölgelerinin özelliklerini taşır. Kütahya’da kuru ormanlar çoğunluktadır. Bunu bozkır bitki toplulukları takip etmektedir. İlimiz ormanları, daha çok dağ eteklerindeki platolarda yer alır. Yerleşim birimlerine yakın ormanlık alanlar çeşitli amaçlarla bilinçsizce tahrip edilmiştir. Bu oran %2-3 civarındadır. Kütahya 1.279.000.000 hektarlık yüzölçümüne sahip olup bu alanın 611.592.000 hektarlık bölümü, orman sahasıdır. Sevinerek söyleyebiliriz ki, ilimizin %52,97‘sini ormanlık alanlar oluşturmaktadır. Orman alanlarımızın 296.464.000 ‘lik hektarı, %48’lik ekonomik değeri olan verimli ormanları oluşturur. Geri kalan kısmı ise, bozuk orman özelliği taşır.

    Kütahya’da Yer alan Ağaç Türleri

    %48 karaçam, %5 kızılçam, %1 kayın %14 meşe (Baltalık), %6 ardıç, %25 karışık orman, %1 sedir, kızılağaç, kestane, Kavak, köknardan ibarettir. Kütahya’da orman altı alanlarında toprak şartlarından dolayı bozkır bitki örtüsü hakimdir. Bozkır bitkileri içerisinde gelincik, yavşan, kuzukulağı, çoban çantası, aslanağzı gibi doğal bitkiler yer almaktadır.

    İlimizde Yetişen TOPÇAM
    Bu mesaj en son " 05.05.06 " tarihinde saat 14:22 itibariyle finito tarafından düzenlenmiştir...
    EFELER BiRLiĞi
    Paylaşım Ve Dostluk Platformu

    click here to see KÜTAHYA




    "İnan Seni Aramaktan Vazgeçtim Artık, Ama Bulmaktan Geçemedim... "

  3. #3
    samarkande adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-11-2005
    Mesajlar
    7,647
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    İLÇELERİMİZ


    MERKEZ


    Kütahya Vazo


    Yerleşim tarihi yedi bin yıl önceye giden Kütahya, geçmişte bir çok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. İlin, Geç Miyosen dönemden başlayarak Neolitik, Kalkolitik, İlk Tunç Çağı, Hitit, Frig,Helenistik,Roma,Bizans,Selçuklu,Germiyan,Osmanlı ve ilelebet sonsuza kadar yaşayacak olan Türkiye Cumhuriyetine kadar zengin bir kültürel mirası vardır.

    Kütahya’nın Roma Döneminde adının KOTIAEON olduğu yazılı kaynaklarda ve sikkelerde görülmektedir. Kütahya Bölgesinde yapılan arkeolojik kazı ve araştırmalarda tespit edilen höyük (eski köy yerleşimi) ve anıtsal mezar yapı ve kalıntılardan oldukça yoğun bir yerleşime sahne olduğu anlaşılmaktadır.

    İlimiz topraklarına yerleşen en eski halk Hititler ve sonrasında Friglerdir. Küçük Asya olarak bilinen Anadolu’nun Frigya bölgesinin önemli kenti Kütahya, merkez, Ağızören’de yapılan kurtarma kazılarında, Hitit dönemine ait (M.S.17.y.y) mezarlığa rastlanmıştır. Frigya bölgesinde; Sabuncupınar, İnli, Söğüt, Sökmen, Fındık, Ahmetoluğu çiftliği, Ovacık- İnli gibi kaya yerleşim ve sığınaklarında Roma ve Bizans dönemlerine ait kalıntılar vardır. Tavşanlı- Harmancık karayolunun sağında Deliktaş’ta ise Friglerin işlediği anıtsal kaya anıtı (M.Ö.8.y.y) bulunmaktadır.

    Kütahya ili sınırları dahilinde kendi adına sikke basan şehir devletleri başta Kütahya olmak üzere, TİBERİOPLİS (Emet), SYNAUS(Simav), KADI (Gediz), ANKYRA Simav-Kiliseköy), ABYA (Altıntaş-Pınarcık), SOA (Altıntaş) gibi Roma kentleridir. KOTIAEION’un bu diğer şehir devletleri ile sıkı bir ticari ve ekonomik ilişkisi bulunmaktaydı. Kütahya kent merkezinde yapılan arkeolojik kazılarda Roma ve Bizans dönemlerinden mezarlık alanına rastlandıysa da, kentin mimarisine ait kalıntılara henüz rast gelinmemiştir. Hitit Devletinin yıkılmasından sonra, bölge Friglerin hakimiyetine geçmiştir

    Alyattes’in Lydia kralı olduğu dönemde, Kimmer egemenliğini yıkan Lydya’lılar yönetimi ele geçirdiler. M.Ö.546 da Anadolu’yu istila eden Persler, Lidya ordusunu yenilgiye uğrattılar M.Ö.334 yılında Biga çayı civarında Makedonyalı İskender, Persleri yenerek bölgede üstünlük kurmuş,onun ölümüyle Kütahya ve çevresi komutanlarından Antigonas’a geçmiştir. M.Ö.133 yılında ise Roma hakimiyeti altına girmiştir

    1078 yılında Anadolu Selçuklu devletini kuran, sanatsal değeri yüksek kaliteli seramikleriyle ünlü Hititlerin, barışçı bir toplum oldukları ve sanatçıları korudukları bilinen Friglerin, heykeltıraşlıklarıyla ünlü Roma ve Bizanslıların, anıtsal mimaride ileri gitmiş, edibi, şairi, mutasavvıfı bol Selçuklu, Germiyanlı ve Osmanlıların birikimini yansıtan Kütahya, tarihinin her döneminde önemli bir ilim ve kültür merkezi olma özelliğini sürdürmüştür.

    Masallar babası olarak bilinen Ezop'un doğum yeri olarak bilinir Kütahya. 14.y.y da Germiyanoğulları Beyliğinin başkenti, Anadolu Beylerbeyliğinin merkezi ve şehzadelerin (Yıldırım Bayezid ve II.Selim) valilik yaptığı kent olarak Osmanlı tahtının staj yerlerindendir. Ünlü seyyah Evliya Çelebi'nin de memleketi olan Kütahya, Osmanlı sarayına gelin verdiği II.Yakup beyin kız kardeşi Devlet Hatun'un sayesinde sürekli İmparatorluğun himayesini görmüştür. Kütahya'dan yetişen çok sayıda bilim adamı ve sanatkar, şehzadelere hocalık yapmıştır. Bu durum, saray kültürünün Kütahya'da da yaşanmasını sağlamıştır.

    17 Temmuz 1921 tarihinde Yunan işgaline uğrayan Kütahya, Türk ordularının 26 Ağustos’ta başlattığı Büyük Taarruzla kesin zafer elde etmiş, sonsuza kadar yaşayacak Türkiye Cumhuriyetinin temelleri burada atılmıştır. Büyük önder Gazi Mustafa Kemal ‘’Ordular İlk Hedefiniz Akdeniz’dir İleri’’ emrini Dumlupınar İlçesinde vermiştir

    Döner Gazino


    ALTINTAŞ



    Coğrafi Durum ve Doğal Yapı :

    Altıntaş ilçesi Kütahya il merkezinin güney doğusunda ve 49 Km. uzaklığındadır. Yüzölçümü itibariyle 905 Km2 lik bir alanı kapsar. Batı yönü Murat Dağları, Doğu-Kuzey-Güney yönlerini geniş bir düzlük olarak Altıntaş ovası teşkil eder. Akarsu olarak Porsuk çayını besleyen Beşkarış ve Yeşilyurt çayları vardır. İklimi yazları sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve yağışlıdır. İlçe Kuzeyden Kütahya-Merkez, Güneyden Dumlu-pınar İlçesi, Doğudan Afyon ve bağlı İhsaniye İlçesi, Batıdan, Aslanapa ve Gediz İlçeleri ile çevrilidir. Oysu-Saraycık Köyleri civarında önemli bir orman varlığı da mevcuttur

    Tarihçe :

    Altıntaş yöresinde Kalkolitik buluntuların yanı sıra İlk Tunç Çağ’ına tarihlenen yerleşim yerlerine rastlanmıştır. Antik dönemde adı SOA olarak sikke ve yazılı kaynaklarda geçmektedir.Bu bölge arkeolojik açıdan en zengin bölgemizdir.Antik yerleşim tespit edilen yerler; Akçaköy, Çayırbaşı, Gecek, Yayla, Gökçeler, Üçhöyük, Altıntaş, Alibeyköy, Yalnızsaray, Oysu, Pınarcık, Aykırıkçı, Osmaniye, Beşkarış, Çakırsaz, Erenköy, Sevdiğin, Genişler,Yenikaraağaç köylerindedir. Bu antik yerleşim yerlerinin İlk Tunç çağından bu yana iskan gördüğü anlaşılmaktadır.

    Ayrıca bölgede zengin mermer yatakları rezervlerinin bulunması nedeniyle, antik dönemde de bu mermer ocaklarının işletildiği, yakınındaki AIZANOI antik kentinin tüm mermerlerinin buradan getirildiği bilinmektedir.Arkeoloji dünyasında bilinen kapı tipi mezar taşları ile ünlüdür. Pınarcık (antik adı Abya) bir Roma şehir devleti olup kendi adına sikke basmıştır. Osmaniye köyünde Müze Müdürlüğü tarafından yapılan arkeolojik kurtarma kazısında Roma dönemine (M.S.II-III.y.y) ait bir anıtsal mezar ortaya çıkarılmıştır.

    Sultan II.Bayezid zamanında çıkan Şah kulu ayaklanması sırasında, Osmanlı güçleri isyancılarla burada karşılaşmış ve ayaklanma bastırılmıştır. Germiyanoğlu II.Yakup’un yaptırdığı İmaretin (1411712) (halen Çini Müzesi) girişindeki taş vakfiyede Altıntaş’tan da bahsedilmekte, burada satın aldığı yerleri belirtmektedir.

    Kurtuluş Savaşı sırasında ‘’Başkumandan Meydan Muharebesi’’ savaş idare merkezi olarak kullanılan ve en şiddetli çarpışmaların geçtiği yer Çalköy’dedir. Milli Park sınırları içinde, Tarihi sit alanı olarak ilan edilmiştir


    İdari Yapı ve Nüfus :

    2000 Yılı Genel Nüfus Sayımı resmi olmayan geçici sonuçlara göre, ilçe nüfusu 25.262 dir. Nüfusun 6.418’ i İlçe merkezinde, 18.844’ ü ise belde ve köylerde yaşamaktadır. İlçe merkezi, 5 mahalleden ibaret olup, ayrıca 33 köy, 2 belde ve 1 köy bağlısı bulunmaktadır.

    Kültür,Turizm ve Spor :

    İllçede tarihi ve kültürel özelliği bulunan anıtlar ve yapılar şunlardır : Başkomutan Meydan Savaşının yapılıp kazanıldığı gerçek mekan olan Zafertepeçalköyde Zafer Anıtı, Şehit Sancaktar (Meçhul Asker) Anıtı, Yüzbaşı Şekip Efendi Anıtı.

    Selçuklu Eserleri :
    Çakırsaz Hanı,
    Altıntaş Köyü Kemerli Köprü,

    Germiyan Beyliği eserleri :
    Alıncık ve Işıklar Türbesi,

    Tarihi Bilinmeyenler :
    Akçaköy Aziz Dede Türbesi
    İlçe merkezinde Seyit Hamza Türbesi

    İlçenin doğusunda yer alan Çal Tepesi’nde Romalılardan kalma antik bir tiyatro ile harabe haline gelmiş yerleşim merkezi bulunmaktadır.İlçede sayısız höyük ve çok eski devirlerde kullanılmış antik mermer ocakları bulunmaktadır.

    Altyapı ve Ulaşım :

    İlçe merkezi Kütahya’ya 49 km. mesafede olup Eskişehir-İzmir, Denizli-İstanbul yol güzergahın-dadır. İlçenin tüm köyleri elektrik, su, yol ve telefon gibi hizmetlerden yararlanmaktadır.

    ASLANAPA



    Coğrafi Durum ve Doğal Yapı :

    Kütahya’nın güney batısında yer alan, İl merkezine 40 Km. uzaklıktaki İlçenin yüzölçümü 659 Km2 dir. Rakımı 980 metredir. Yeryüzü şekilleri bakımından dağlar Ovalar ve yaylalarla kaplıdır. Bitki örtüsü Makilik ve ormanlıktır. Ormanlarda çam ve meşe ağaçları hakimdir. İklimi karasal iklim karakteri taşır. Ayrıca Ege bölgesi ile İç Anadolu bölgesi arasında geçiş bölgesi olduğundan geçiş iklimi özelliği de gösterir.

    Tarihçe :

    Aslanapa en eski yerleşim yerlerindendir. Merkez, Örenköy, Ortaca, Aslıhanlar, Kureyşler, Göynükören, Karadiğin köylerinde tespit edilen yerleşim yerleri ve Tümülüsler (anıtsal mezar yapıları) bulunmaktadır. Bu yerleşin yerlerinden en eskisinin İlk Tunç Çağına (M.Ö.300-2500 yılları) kadar gittiği tespit edilmiştir.

    İlçeye bağlı Karadiğin ve Ortaca köylerinde tespit edilen ve Müze Müdürlüğünce yapılan kurtarma kazılarında altı adet tümülüsün M.Ö.6.y.y’a ait olduğu buluntulardan anlaşılmıştır. Göynükören’deki taş ocaklarının Roma döneminde işletildiği ve buradan taş kesildiği izlerden anlaşılmaktadır. Altıntaş, Bizans döneminden sonra Türklerin eline geçmiş, Germiyan ve daha sonra da Osmanlının egemenliğine girmiştir.

    İdari Yapı ve Nüfus :

    2000 Yılı Genel Nüfus Sayımı resmi olmayan geçici sonuçlara göre İlçe nüfusu 13.066’dır. Nüfusun 2352’si İlçe Merkezinde, 10.714’ü ise köylerde yaşamaktadır. İlçe Merkezi, 2 mahalleden ibaret olup, ayrıca 32 köy ve 1 köy bağlısı bulunmaktadır.

    Kültür,Turizm ve Spor :

    Aslanapa Belediyesine ait Halk Kütüphanesi okuyuculara hizmet sunmaktadır. Aslanapa Spor Kulübü amatör ligde faaliyet göstermektedir.

    Altyapı ve Ulaşım :

    İl merkezine 40 km uzaklıkta bulunan Aslanapa İlçesi Kütahya - Gediz Devlet Karayoluna 5 Km mesafededir. Yol, su, elektrik, kanalizasyon ve telefon hizmetlerinden yararlanmayan beldemiz kalmamıştır.

    ÇAVDARHİSAR

    AIZONAI - ZEUS TAPINAGI


    ANTiK BORSA


    Coğrafi Durum ve Doğal Yapı :

    Kütahya’nın güney batısında yer alan İlçenin yüzölçümü 298 Km2, rakımı ise 1004 metredir. Arazi genellikle ovalık ve bazı kesimleri de ormanlardan oluşmaktadır. İlçede Ege ile İç Anadolu’ nun karasal iklimi hakimdir.

    Tarihçe :

    Penkalas ırmağının yukarı kesiminde tanrıça Meter Steunene’nin kutsal mağarası civarında yaşayan Frigya’lıların öncülü olarak antik kaynaklarda adı geçen Azan adlı mitoloji kahramanının, su perisi Erato ile efsanevi kral Arkas’ın birleşmesinden ortaya çıktığı sanılmaktadır. İşte bu mitoloji kahramanından adından, Aızanoı kentinin adı kaynaklanmış olabilir.Aızanoı antik Frigya’ya bağlı olarak yaşayan Aizinitis’lerin ana yerleşmeleriydi.

    Kentin yüksek platosu üzerinde Zeus tapınağı çevresinde yapılan arkeolojik kazılarda M.Ö.3.Bin yıllarından yerleşme tabakaları ortaya çıkmıştır. Yakın zamanda ovanın birçok yerinde saptanan yerleşme tepeciklerinden biride, Anadolu’nun en erken dönemlerinde bu ana kutsal alanın yerindeydi. Helenistik dönemde bu bölge değişimli olarak Bergama’ya ve Bithinya’ya bağlı iken M.Ö.133 tarihinde Roma hakimiyeti altına girmiştir.

    M.Ö.2/1.y.y.dan ilk sikkeler bilinmekte AIZANEITON olarak adı geçmektedir. Roma İmparatorluk döneminde , tahıl ekimi, şarap ve yün üretimi sayesinde zenginleşmiş ve ünü bölge sınırlarını aşmış olan Aızanoı’de kesin kentleşme bulgularına ancak 1.y.y. sonlarına doğru rastlanmaktadır. Erken Bizans döneminde piskoposluk merkezi iken 7.y.y dan itibaren önemini yitirmiştir. Tapınak düzlüğü Ortaçağ’da hisara dönüştürülmüştür.Selçuk Beyliği döneminde Çavdar Tatarları boyu tarafından üs olarak kullanılmıştır.(13.y.y) Bu yüzden buraya Çavdarhisar adı verilmiştir.1970 yılından bu yana sistematik Arkeolojik kazı çalışmaları sürdürülmektedir.

    İdari Yapı ve Nüfus :

    2000 yılı Genel Nüfus Sayımı resmi olmayan geçici sonuçlarına göre İlçe nüfusu 15.218 dir. Nüfusun 5.162 si İlçe merkezinde, 10.056 sı ise belde ve köylerde yaşamaktadır. İlçe merkezi, 4 mahalleden ibaret olup, ayrıca 22 köy ve 1 belde bulunmaktadır.

    Kültür,Turizm ve Spor :

    Kütahya’ya 58 km uzaklıkta bulunan Çavdarhisar, Uşak-İzmir Devlet Karayolu üzerinde kurulmuş bulunmaktadır.

    İlçeye bağlı 1 Belde ve 20 Köy mevcut olup, bu köylerden Efeler, Gökler, Çat ve Çakmak Köyleri hariç diğer köylerin yollarının tamamı asfalt kaplamadır. İlçeye bağlı köylerin ulaşım, içme suyu, elektrik ve haberleşme hizmetleri açısından önemli bir problemi bulunmamaktadır. Çamköy, Doğancılar ve Yeşildere köylerinde kanalizasyon şebekesi mevcut olup, diğer köylerde çalışmalar devam etmektedir

    Altyapı ve Ulaşım :

    Tahmini olarak İlçeye yılda 3000 civarında yerli ve yabancı turist gelmektedir. İlçeye Turistlerin konaklayabileceği otel, motel gibi tesisler olmadığından turizm hareketi günü birlik yaşanmaktadır.

    DOMANİÇ



    Tarihi Mizik Çamı


    Tarihi

    Ilçenin yerlesim tarihi M.Ö. 5500-3500 yillarina kadar uzanmakta olup, merkez ve köylerinde Bizans dönemine ait mezar tasi vb. kalintilar bulunmaktadir. Ilçeye ait ilk kesin bilgiler 13.yy. aittir. Bu dönemde Bizans hakimiyeti altinda bulunan Domaniç I.Alaattin Keykubat tarafindan 13. yüzyilin son çeyreginde Sögüt ile birlikte Ertugrul Gazi liderligindeki Kayi Boyu'na yayla olarak verilmistir. Bu dönemden sonra Ilçe topraklari Kayi Asireti Yörükleri tarafindan yayla olarak kullanilmistir.

    Domaniç'in ilk adi Hisarköy'dür. Sürmeliçukur'dan Anadolu'ya gelen Ertugrul Gaziye yaylak olarak verildiginde yöreyi gören Ertugrul Gazinin; �Bu yayla duman içinde Duman-içi yaylalari bizim yurdumuzdur.� dedigi Duman-içi ifadesinin zamanla Domaniç halini aldigi ilçenin isminin de buradan geldigi söylenmektedir.

    15 Temmuz 1921 tarihinde Yunan isgaline ugrayan Ilçe, 5 Eylül 1922'de isgalden kurtulmustur.1926 yilinda meydana gelen büyük bir yanginla Ilçe Merkezi tamamen yanmistir.

    Domaniç; Osmanli Imparator-lugu ve Cumhuriyet döneminde uzun yillar nahiye olarak Bilecik Ili-Sögüt Ilçesine, Bursa Ili-Inegöl Ilçesine ve 1932 yilinda da Kütahya Ili-Tavsanli Ilçesine bagli kalmis, 1 Nisan 1960 tarihinde Kütahya Ili'nin 6. Ilçesi olmustur.

    Osmanli Devleti'nin kurucusu olan Osmanli Ailesi, Oguzlar'in Kayi Boyu'na mensuptu. Oguz Türkleri, Türk Dünyasinin en önemli gruplarindan birisidir. Yirmidört boydan meydana gelir. Bu yirmidört Oguz Boyu'ndan biri de Kayi Boyu idi.

    Kayilarin bir kismi Türkiye Selçuklu Sultani I. Alâeddin Keykubat döneminde Anadolu'ya geldi. Selçuklu Sultani bunlari önce Ankara'ya yakin Karacadag yöresine yerlestirdi. Daha sonraki yillarda (XIII.YY. ortalari) buraya yerlesenlerin bir kismina Sögüt ve Domaniç bölgeleri yaylak ve kislak olarak verildi. Sögüt ve Domaniç'teki Kayi Boyu'nun basina XIII.YY. sonlarina dogru Ertugrul Bey geçti.

    Kayilarin, Bizans surlarina yakin bir bölge olan Domaniç'e yerlestirilmesinin sebebi; Selçuklu sinirlarini Bizans akinlarina karsi korumada basarili olmalaridir. Ertugrul Bey ve oglu Osman Bey burada zamanla güçlenmis ve giderek zayiflayan, Ilhanli Devleti'nin esaretinde kalan, Selçuklu Devleti'ne karsi bagimsizlik ilan ederek Osmanli Devleti'ni kurmustur.

    Domaniç'te Çarsamba Köyü'nde, Osman Gazi'nin Annesi'ne ait oldugu tahmin edilen Hayme Hatun Türbesi bulunmaktadir. Bu türbenin varligi da Osmanlilarin ilk Yerlesim yerlerinden oldugunu kanitlamaktadir.

    Coğrafi Durum ve Doğal Yapısı

    Kütahya'nin kuzeyinde yer alan ilçenin yüzölçümü 1.240 km2 rakimi 870 metredir. Yeryüzü sekilleri bakimindan daglar ve ormanlarla kaplidir. Bitki örtüsü çam ve kayin ormanlarindan olusmaktadir. Iklim bakimindan karasal iklim kusagindadir.

    İdari Yapı ve Nüfus

    Ilçe nüfusu 19.560 dır. Nüfusun 4.673'ü Ilçe merkezinde, 14.887'si köylerde yasamaktadir. Ilçe merkezinde 4 mahalle olup, ayrica 32 köy, 1 belde ve 8 köy baglisi bulunmaktadir.

    Ekonomik ve Sosyal Yapı

    Ilçe halkinin büyük çogunlugu SSK emeklisidir. Halen Tunçbilek linyit madenlerinde çalisanlar olup, gençlerin büyük bir çogunlugu Bursa Inegöl Ilçesindeki fabrikalarda mobilya isçisi olarak çalismaktadir.

    Ilçe topraklarinin yaridan fazlasi ormanlar ile kapli olup, geriye kalan arazi de tarima elverisli degildir. Tarimdan gelir elde edilememekte, halk, tarimi genellikle kendi ihtiyaçlarini karsilamak üzere yapmaktadir. Son yillarda süt ve besi sigirciligi, koyun ve alabalik üretimine ilgi artmistir.

    Eğitim ve Sağlık

    1 Imam Hatip Lisesi, 1 lise olmak üzere 23 egitim kurumunda 2.474 ögrenci ve 132 ögretmenle egitim ögretim devam etmektedir. Ilçemizde 1994 yilinda açilmis olan Dumlupinar Üniversitesi'ne bagli Domaniç Meslek Yüksek Okulunda 385 ögrenci ögretim görmektedir.

    1 SSK dispanseri, 9 saglik ocagi ve 3 saglikevi'nde toplam 4 hekim, 1 diş hekimi 1 Sosyal Hizmet uzmanı 6 saglik memuru, 2 çevre sagligi teknisyeni, 2 hemsire, 2 ebe, 1 soför ve 2 hizmetli ile saglik hizmetleri yürütülmektedir

    Kültür, Turizm ve Spor

    Ilçede Ilçe Halk Kütüphanesi mevcut olup; okuyuculara hizmet sunmaktadir. Ormanlarimiz piknik ve kamp alani olarak Turistik kullanmaya uygundur. Ilçe merkezinde 1 adet spor kulübü ve 1 adet de turizm ve folklor arastirma dernegi faaliyette bulunmaktadir.

    Altyapı ve Ulaşım

    Il merkezine 90 km. uzaklikta bulunan Ilçemizi ile baglayan yolun Domaniç-Tavsanli arasi dar ve bozuk olup yolun yapilmasi gerekmektedir. Ilçeyi Bursa Inegöl'e baglayan yolun Domaniç-Kocayayla arasi bakimsiz ve bozuk olup bu yolda da islah ve karla mücadele çalismalari yapilmasi gerekmektedir.

    Devletin temel altyapi hizmetlerinden; yol, su, elektrik ve telefondan tüm ilçe halki faydalanmaktadir.

    SARI KIZ EFSANESi

    Sefa köy üstündeki Dikili Kayi'ya çikanlar, dogu yönüne baktiklarinda Domaniç'i ve köylerini daglarin sinirlari içinde görürler.Destani bilenler bu cografi duruma dikkatle baktiklarinda Ergenekon'u hatirlayabilirler. Su, agaç, yesillik... Domaniç'te her an görülen unsurlardir. Bunlarla içiçe yasarsiniz.Tabii tarihle de.

    Kutlu Kayi boyunun fidani bu topraklarda dikilmis, suyunu buradaki pinarlardan alarak beslenmis, çinar dualarla büyümüs ve dünyanin dört bir yanina dallarini uzatmistir.

    Hayme Ana, Ertugrul Gazi, Osman Bey... Domaniç'in her kösesinde canli hatiralarla yasiyor. Halk, bu hatiralari kutsal emanetler gibi nesilden nesile aktariyor. Düzenlenen kültürel faaliyetlerde yüzyillardan beri her yil birkaç defa tekrarlaniyor.Domaniç ve çevre halki kendi topraklarinda yasayan ve yasatilan ulu-kisilerle övünç duyuyor.

    Kayi Boyu, Domaniç'e 1235 yilinda geldi. Buraya yerlestirmelerinin temel sebebi Domaniç'in uç olmasi, Çarsamba'da baspiskoposlugun bulunmasi idi. Domaniç, karis karis, tepe tepe fethedildi. Fetih Türk'e özgüdür. Neticesinde toprak, vatan olur. Daga tasa Türkçe isimler verildi.

    Ve menkibeler, efsaneler yer isimleri ile iliskilendirildi

    Sari Kiz Efsanesi Domaniç'te, Tavsanli'da Senlik Köyünde, Kütahya'da, Eskisehir'de, Afyon'da, Balikesir'de, degisik varyantlari ile anlatilir. Ama hepsinde Sari Kiz'in güzelligi, su, ermislik... ortak özelliklerdir.

    Sari Kiz'in babasi; bazen Kral Midas veya Alaaddin Keykubat, bazen bir hoca veya yoksul bir köylüdür.

    Sari Kiz; Karakeçili Türkmenleri arasinda yaygin bir efsanedir. Sari Kiz; güzelligi, iffeti, temizligi ifade eder. Bu durum O'nu ermislige kadar yükseltmistir.
    Efsanenin sonu bazen masallarda oldugu gibi mutlulukla sonuçlanir. Bazi efsanelerde ise sonuç hüsrandir.

    Ama sonu ne olursa olsun, bu efsane insanlarla beraber sonsuzluga kadar yasayacaktir.

    Simdi bu efsaneleri görelim:

    DOMANIÇ SARIKIZ EFSANESI

    Bursa-Keles taraflarinda bes erkek kardesin bacisi olan Sari Kiz güzelligi ile çevrede dillere destandir. Sari Kiz'in yüz güzelligi, endami yaninda iyilikseverligi de herkeste hayranlik uyarmaktadir. Delikanlilar onunla evlenmek için can atmaktadir.

    Ama Sari Kiz'in evlenmek gibi bir düsüncesi yoktur. O'nun bu düsüncesi yanlis yorumlanarak dedi-kodu yapmaya sebep olur. Yalan ve kötülük insanin cevherinde yok ise dedi-kodu yapilmasi ne gam. Ancak bes civanmert delikanli, kiz kardesleri hakkinda ileri-geri konusulmasina dayanamazlar. Çevreden kulaklarini doldururcasina; - sunlara bakin bir de adam gibi geziyorlar, diye söylenirler. Sari Kiz'in kötülügünü gören yoktur. Evlenmemesi ve ara-sira ortadan kaybolmasi dedikoducu insanlarin konusmalarina sebep olmaktadir.

    Güzeller güzeli Sari Kiz en çok agabeylerinin, anne ve babasinin üzülmesine dayanamamaktadir. Bir günahi ve suçu yoktur ki onu telafi etsin. Insanlarin agzi torba degildir ki büzsün.

    Aile meclisi toplanir. Agabeyleri, ruhunun da yüzü gibi temiz ve güzel olduguna inandiklari Sari Kiz'i Domaniç Ilicaksu'daki hocaya göndermeye karar verirler. Böylece dedi-kodu belli bir müddet sonra bitince bacilarini geri getireceklerdir.

    Sari saçli, gül endamli Sari Kiz, gecenin en karanlik vaktinde agabeyleri tarafindan yola çikarilir. Sari Kiz bagri kaba çalili tepelere bakar, göremez. Her gün su doldurdugu çesmeye bakar, göremez. Gördügü koyu bir karanliktir. Gittigi yer gibidir. Karanlik, binbir mechuliyeti içinde saklamaktadir. Geçmis ve gelecek türlü suallerle birbirine karisir. Ama O ., kaderine razidir.

    Agabeyleri dogruluguna ve dürüstlügüne inandiklari hocaya bacilarini emanet ederler. Sari Kiz, bilmedigi bir çevrede, tahmin edemeyecegi gelecegine teslim edilmistir.

    Saatler gün, günler ay olur. Ilicaksu'yun üzerine günes dogar ve batar. Her dogus binbir umutla baslar. Her batis bir muhasebeyi, kâr-zarar durumunu düsündürür. Birbirini tanima zamani geçince, ruh hallerini tahlil etme vakti baslar.

    Sari Kiz'in bazi davranislarina anlam veremezler. Hele aradiklarinda bulamayinca akillarindan yüzlerce yorum geçer. Sonunda Hoca ve esi, dedikodu yapilacagindan korkarak Sari Kiz'in agabeylerine Ilicaksu'ya çok acele gelmeleri için haber gönderirler.

    Hoca ve esi Sari Kiz'in ara-sira kayboldugunu belirterek �Bacinizi alip götürün derler.

    Agabeyleri alelacele Sari Kiz'in odasina girerler. Sari Kiz, kirk kiz ile beraber Husu içinde namaz kilmaktadirlar. Sari Kiz ile beraber kirk kiz sirlarinin ortaya çikmasinin telasi ile disari firlarlar.

    Simdiki suyun basinda bulunan kayanini içine girerek kaybolurlar. Tam bu sirada kayanini dibinden su çikmaya baslar. Kisa sürede su Ilicaksu derelerini doldurur. Suyun içinden her an çikan su kabarciklari Sari Kiz ile kirk kiz'in soluklaridir. Zira onlar ermislere karismislardir

    Ahmet URFALI - Tavsanli Anadolu Ögretmen Lisesi Müdürü

    DUMLUPINAR




    DUMLUPINAR’DA ŞEHİT ASKERİN MEZARI BAŞINDA

    Bu kabarmış toprağa yüzünü sür, kucakla;
    Elbette bağı vardır “olmuş”un “olacak”la.
    Dudağa değer gibi şimdi alnı her erin,
    Bu havada ruhları dolaşır şehitlerin.
    Biz, bu kutsi havanın içinde var olmuşuz,
    Biz bununla yoğrulmuş, biz bununla dolmuşuz.
    Sadece dövünmedik “Vatan! İstiklâl!” diye
    Sakarya boylarından çıktık Kocatepe’ye;
    Bu yol ki hürriyetin, kurtuluşun yoludur,
    Zincirsiz yaşamanın tek çıkar yolu budur.
    Bir daha nikah kıydık sevgili hürriyete;
    Kahramanlık Tanrıdan vergidir bu millete..

    Bir damla asil kanda bin mucize saklıdır,
    Bu topraklar Türklüğe inanmakla haklıdır.
    Akdeniz’e tank gibi koştu bütün kağnılar,

    Ey sevgili istiklâl, ey güzel Dumlupınar!
    Elbet yiğit olanlar layık böyle toprağa;
    Selam şanlı orduya, selam şanlı8 bayrağa.
    Selam istiklal için çarpışana, ölene,
    Selam toprağa düşüp ölürken de gülene...

    Selam ey Başkumandan Mustafa Kemal selam;
    Emanetin yaşıyor, güven, imanımız tam:
    Omuzlarımız hisar, başlarımız burç yurda,
    Can vermeye ant içtik hepimiz tek uğurda....

    Bir tarihten gelinir, bir tarihe gidilir;
    Yaşamak isteyenler savaşmasını bilir.
    Zamanın, kahramanlar gelebilir hakkından,
    Bize sesler geliyor uzaklardan, yakından.
    Duyuldu mu bir kere –Haydi silah başına!-
    Yeniden girişiriz istiklâl savaşına...

    Ödü varsa düşmanın, meydan açık, hazırız:
    Bu toprakta biz doğduk, biz yaşadık, biz varız!
    Kından sıyrılmış kılıç, top ağzında mermiyiz,
    Dumlu çocuklarıyız, hiç yoldan döner miyiz?

    Söz verip baş koymuşuz: İstiklâl bize haktır,
    Buna göz diken düşman, çıksın: Kahrolacaktır!

    Osman ATİLLA

    Coğrafi Durum ve Doğal Yapı :

    Dumlupınar ilçesi, Ege Bölgesi'nin doğusunda, Kütahya ilinin güney doğu bölümünde yer alır. Kütahya-Uşak-İzmir karayolu ile Afyon-Uşak-İzmir demiryolu üzerinde bir platoda kurulmuştur. Denizden yüksekliği 1222 m.'dir. Yüzölçümü 305 km. karedir.
    İç Batı Anadolu eşiğinde yer alan Dumlupınar'ın, iklimi geçiş iklimi karakteri gösterir. Yazları serin ve kurak, kışları soğuk ve yağışlıdır. (özellikle kar) Gece ile gündüz arasındaki ısı farkı oldukça fazladır.

    Tarihçe :

    Yerleşim tarihi çok eskiye giden Dumlupınar’da tespit edilen en eski yerleşim yerleri arasında; Kızılcaköy, Merkez,Ulualan, Yörük, Allıören, Ağaçköy, Arpalı gibi yerler bulunmaktadır. Allıören Höyüğün İlk Tunç çağında (M.Ö.3.000-2500) yerleşim olarak kullanıldığı tespit edilmiştir. Yine bu bölgede Roma döneminden kalma Nekropol alanları bulunmaktadır.

    Selçuklu devletinin akıncı beylerinden Cafer Gazinin Bizans üzerine akınlar yaptığı sırada şehit düştüğü, şu andaki Dumlupınar’daki Şehitliğin bulunduğu tepede yakın zamana kadar mezarının olduğu bilinmektedir. Kaçak kazılar sırasında bu mezar tahrip edilmiştir. Kurtuluş savaşında önemli bir merkez olmuş ve tarih sayfalarına Afyon-Dumlupınar Muharebeleri olarak geçmiştir. Halen Mili Park sınırları içinde yer alan bu bölge aynı zamanda Tarihi sit alanı olarak tescillidir

    İdari Yapı ve Nüfus :

    2000 yılı Genel Nüfus Sayımı resmi olmayan geçici sonuçlara göre, İlçe nüfusu 5490 dır. Nüfusun 3.301 'i İlçe merkezinde 2.189' u ise köylerde yaşamaktadır. İlçe merkezinde, 4 mahalle olup, ayrıca 10 köy ve 1 köy bağlısı bulunmaktadır.

    Kültür,Turizm ve Spor :

    Dumlupınar'ın , Kurtuluş Savaşı-mızda çok büyük bir yeri vardır. Bu nedenle, Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunun gelecek kuşaklara aktarılmasında çok büyük bir öneme sahiptir. İlçenin tamamına yakını "Tarihi Sit Alanı" olarak tescil edilmiştir.

    Büyük Taarruzun 70. yıldönümü olan 26 Ağustos 1992 yılında " Dumlupınar Şehitliği" büyük bir törenle hizmete açılmıştır. Ayrıca İlçe merkezinde "Atatürk Evi", " Dumlupınar Anıtı" ve " Başkomutan Tarihi Milli Park Müzesi" vardır.

    Altyapı ve Ulaşım :

    İlçenin elektrik şebekesi 1970 yılında yapılmıştır. İlçe merkezinin içme suyu Murat Dağı'ndan getirilmiş, köylerinin tamamı da içme suyu şebekesine kavuşturulmuştur.

    İlçe merkezini il merkezine bağlayan yol asfalt olup, 83 km.dir. Yolun çok dar ve virajlı olması nedeniyle özellikle kışın ulaşımda güçlük çekilmektedir. Toplam 142 km. köy yolu ağı olup,bunun büyük bir bölümü asfalttır. Ayrıca ilçenin demiryolu ulaşımı da mevcuttur

    EMET



    Emet Kaplıcaları

    Coğrafi Durum ve Doğal Yapı :

    Ülkemizin İçbatı Anadolu bölgesinde yer alan Emet İlçesinin yüzölçümü 1046 km2' dir. Doğusunda Çavdarhisar, batısında Simav, güneyinde Hisarcık ve kuzeyinde Tavşanlı İlçeleri yer almaktadır. Rakımı 888 metredir. İlçenin belli başlı yükseltileri Emet-Simav doğal sınırını meydana getiren 2072 metre yüksekliğinde Eğrigöz dağı, 1850 metre yüksekliğindeki Gölcük dağı ve 1800 metre yüksekliğindeki Düşecek dağıdır. İlçe sınırları içerisindeki Örencik Ovası, İlimizin de önemli ovalarındandır. Şaphane dağından çıkan Emet Çayı ilçenin en büyük akarsuyudur. İlçenin iklim yapısı çeşitlilik gösterir. Ege, Marmara ve İç Anadolu Bölgesi iklim tipleri arasında bir geçiş iklimine sahiptir

    Tarihçe :

    Emet’in ilk yerleşim tarihi Kalkolitik (M.Ö 5000) dönem sonrası Tunç çağından bu yana sürmektedir.Bu yörede Bithinya dışında tüm Anadolu’da rastlanan tipik Troya pişmiş toprak kap örnekleri tespit edilmiştir.Eğrigöz’de bulunan Roma dönemi kalesi Bizans döneminde de kullanılmış olup sarp bir yerdedir. Emet’in antik dönemlerde isminin TİBERİOPOLİS (Tiberius’un şehri) olduğu yazılı kaynaklarda ve sikkelerde belirtilmektedir.

    Selçuklu ve Osmanlı döneminde önemini korumuş bir ilçemizdir. Osmanlı döneminde voyvodalık olan Emet, bir ara Simav’a bağlanmıştır. Emet 1921 yılında Yunan işgaline uğramış acı ve zulüm dolu günlerden sonra 27 Nisan 1922’de Emet’te saldırıya uğrayan Yunanlılar intikam için geri gelmişler ve Cevizdere’de tekrar bozguna uğramışlardır.Bu olaydan bir hafta sonra Yunan birlikleri yeniden gelmişler ve Emet’i yakıp yıkmışlardır. Emet 3 Eylül 1922 de özgürlüğüne kavuşmuştur.

    İdari Yapı ve Nüfus :

    2000 yılı Genel Nüfus Sayımı resmi olmayan geçici sonuçlara göre, İlçe nüfusu 45.059 dur. Nüfusun, 19.350 'si ilçe merkezinde, 25.079 'u ise belde ve köylerde yaşamaktadır. İlçe merkezinde 7 mahalle olup, ayrıca 33 köy, 1 bucak, 6 belde, 21 belde ve köy bağlısı bulunmaktadır.

    Kültür,Turizm ve Spor :

    İlçenin en önemli kültür faaliyeti, "3 EYLÜL" kurtuluş ve bağımsızlık günüdür. Bu organizasyon 1940 yılından beri devamlı olarak yapılmaktadır. İlçede yer alan kültürel ve tarihi eserler arasında Kazıklı Voyvodanın bir süre zindanda tutulduğu rivayet edilen Eğrigöz kalesi, miladi 1905 yılında Osmanlılarca yapılan Merkez Ulu Cami sayılabilir.

    İlçede 1 Halk Kütüphanesi, 1 Gülten - Cevdet Dayıoğlu Çocuk Kütüphanesi, 500 kişilik modern bir kapalı spor salonu, futbol sahası ve halı saha Emet halkına hizmet vermektedir.

    Altyapı ve Ulaşım :

    Emet ilçesi, İl Merkezine 93 km. mesafededir. Köy yollarının 178 km' si asfalt, 98 km' si stabilize kaplamadır. 33 köyde kapalı şebeke içme suyu, 19 köyde kanalizasyon şebekesi mevcuttur.

    İlçe Merkezinin alt yapı sorunu bulunmamaktadır.

    GEDİZ


    Coğrafi Durum ve Doğal Yapı :

    İlçenin yüzölçümü 1733 Km2, Denizden yüksekliği 736 metredir. Kütahya - Uşak - İzmir karayolu güzergahında bir transit merkezidir. Kütahya İline 98, Uşak İline 57 Km. mesafededir. İlçenin en yüksek yeri Murat Dağıdır. Gediz Nehri ve Porsuk Çayı bu dağın eteklerinden doğarlar. İlçenin iklimi İç Anadolu - Ege iklimi karakterini taşır.

    Tarihçe :

    Gediz en eski yerleşim yerlerindendir. İlk Tunç Çağ ve Hitit (M.Ö.1800-1200) dönemlerinde iskan gördüğü höyüklerde yapılan yüzey araştırmasından anlaşılmaktadır. Çavdarhisar’daki AIZANOI antik kentinde yaşayan halk ile ticari ve ekonomik bağı bulunmaktaydı. Kendi adına sikke basan ve sikkeler üzerinde KADOHNON olarak (KADI) adı geçen Gediz, Roma döneminde (M.S.II.-III.y.y) Aızanoı gibi bir şehir devletiydi. Atina Olimpiyatlarının küçük bir benzeri burada yapılıyordu. Sikkeler üzerinde SEBASTA OMOBOMIA olarak bu oyunlar yazılmıştır.

    Murat dağları eteğinde olması nedeniyle antik kaynaklarda bu dağın adı DİNDAMOS olarak geçmektedir. Afrodit’in buraya geldiğinden bahsedilmektedir.Gediz’de tespit edilen eski yerleşim yerleri ve mezarlık alanları olarak ; Eski Gediz, Fırdan,Gökler, Yenikent, Ece, Altıntaş,Gümüşlü, Yağmurlar, Çeltikçi, bulunmaktadır. Bizans döneminde piskoposluk merkezi olmuş,Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde sancak olarak yönetilmiştir.

    1429 tarihinde Osmanlı’ya geçmiştir.1911 yılında önemli bir yangın geçirmiştir.5 Ağustos 1920 de Yunan işgaline uğramıştır. Abide olarak biline Kocahan’da çarpışmalar olmuş Yunan kuvvetleri bozguna uğratılmıştır. Bu savaşta şehit olanlar için bir abide dikilmiş ve Kocahan adı ‘’ABİDE’’ olarak değiştirilmiştir. 1Eylül 1922 de düşman işgalinden kurtarılmıştır.

    İdari Yapı ve Nüfus :

    2000 Yılı Genel Nüfus Sayımı resmi olmayan geçici sonuçlara göre, İlçe nüfusu 95.869 dur. Nüfusun 27.503' ü İlçe merkezinde, 68.366' sı ise, belde ve köylerde yaşamaktadır. İlçe merkezinde 9 mahalle olup, ayrıca 51 köy, 14 belde ve 36 mahalle ve köy bağlısı bulunmaktadır

    Kültür,Turizm ve Spor :

    Kültür Varlıkları olarak İlçenin Eskigediz Beldesinde tarihi hamam, su kemeri ve köprü bulunmaktadır. Yine Abide Köyünde Abide Şehitliği adı altında şehitlik bulunmaktadır.

    Gediz İlçesinde Merkez Belediyesine ait Ilıca Kaplıcası ile Turizm Bakanlığına ait Murat Dağı Kaplıcaları bulunmaktadır. Ilıca Kaplıcasından dört mevsim, Murat Dağı kaplıcasından yaz sezonunda yararlanılmaktadır. Yine Murat Dağı'nda Kızılay'a ait dinlenme ve gençlik kampı bulunmaktadır.

    İlçede şehir stadı, semt spor sahası, halı saha, Eskigediz spor sahası ve Yeşilçay futbol sahası olmak üzere dört adet tel örgü ihatalı spor sahası ve 250 kişilik bir adet kapalı spor salonu bulunmaktadır. Gediz İlçesini 1.Amatör kümede 9 takım, 2'nci amatör kümede ise 6 takım temsil etmektedir. 15 klüpte toplam 715 lisanslı oyuncu mevcuttur.

    Altyapı ve Ulaşım :

    İlçe Merkezi Kütahya-Uşak-İzmir karayolu güzergahında bir transit merkezidir. Kütahya İl merkezine 98 Km.dir. Bu yolun tamamı asfaltla kaplıdır. İlçenin altyapı sorunu bulunmamaktadır. Kasaba ve köylerinin 30 adedinin yolu asfalt kaplama olup, 21'inin stabile kaplamadır. 16 adet köyde kanalizasyon olup, 35 köyde kanalizasyon bulunmamaktadır. Ayrıca köylerin tamamında içme suyu mevcuttur.


    HİSARCIK



    Coğrafi Durum ve Doğal Yapı :

    Hisarcık ilçesi İç batı Anadolu bölgesinde (İç Ege) yer almakta olup yüzölçümü yaklaşık 329 KM2 dir. Doğu ve Kuzeyinde Emet İlçesi, Güneyinde Gediz ve Simav İlçeleri, Batısında Simav İlçesi bulunmaktadır. Arazi yapısı dağlık ve engebeli bir karakterde olup, denizden ortalama yüksekliği 825 M. dir. İlçede toplam 31.819 Ha. Orman alanı bulunmaktadır. Şaphane Dağından doğan Emet çayı İlçe sınırları içinden geçmektedir. Ege ve İç Anadolu iklimlerinin (geçiş iklimi) özelliklerini taşıyan Hisarcık'ta yazlar sıcak ve kurak kışlar soğuk ve yağışlıdır.

    Tarihçe :

    Hisarcık adını buradaki Kale’den almaktadır. Bölgede yapılan yüzey araştırmalarında Hasanlar Beldesinde Roma dönemi yerleşimi tespit edilmiştir.Yenipınar köyünde bir sur duvarı ile çevrili yerleşim alanı bulunmaktadır.Yüzey buluntularına göre Frig( M.Ö.850) dönemindendir. Hisarcık İlçesi, Kocaçay yakınlarında Osmanlı dönemi mezarları tespit edilmiştir. Hisarcık yakınlarında Tiberiopolis antik kentinin olduğu kaynaklarda ve sikkelerde yer almaktadır.

    İdari Yapı ve Nüfus :

    2000 yılı Genel Nüfus sayımı resmi olmayan geçici sonuçlara göre İlçe nüfusu 23.412 dir. Nüfusun 7.388'i İlçe merkezinde, 16.024'ü ise belde ve köylerde yaşamaktadır. İlçe merkezinde 5 mahalle olup, ayrıca 21 köy, 4 belde ve 5 mahalle ve köy bağlısı bulunmaktadır.

    Kültür,Turizm ve Spor :

    İlçeye bağlı Hamam köy de bulunan Termal Sular bir çok hastalığa iyi gelmektedir.

    Yine ilçede Hisarcık Belediye Spor kulübü bulunmakta olup Birinci amatör kümede mücadele etmektedir.

    Altyapı ve Ulaşım :

    Hisarcık ilçesi Kütahya'ya 110 Km. mesafede olup, ilçenin komşu ilçelere bağlantı yolları asfalttır. İlçede Telefonsuz, elektriksiz köy bulunmamaktadır.


    PAZARLAR


    Coğrafi Durum ve Doğal Yapı :

    Coğrafi ve doğal yönden güzel bir görünüm ve yerleşim alanına sahip Pazarlar ilçenin, deniz seviyesinden yüksekliği 900 m, yüzölçümü ise 182 km2 dir. Arazi bakımından engebeli bir görünüm arz etse de arazinin % 85'i ekilip dikilmeye elverişlidir.

    Bölgede Ege, İç Marmara ve Batı Anadolu iklimlerinin ettikleri görülmektedir. En düşük ısı Ocak ayı içerisinde -8, en yüksek ısı ise 34 derece ile Temmuz ayı sonlarındadır. Yıllık yağış ortalaması 380 mm'dir.

    Pazarlar ilçesi, Kütahya il merkezine 135 km. mesafe olup, Kütahya'nın Güneybatısında yer almaktadır. Doğusunda Şaphane İlçesi, Güneyinde Manisa İli Selendi İlçesi, Kuzeybatısında ise Simav İlçesi ile komşudur.

    Tarihçe :

    Simav ilçesine çok yakın olması nedeniyle Simav tarihi ile yakın ilgisi vardır. Önceleri Simav İlçesine bağlı idi. Antik dönemlerde Synaus ile yakın ticari ve ekonomik ilişkisi olduğu tahmin edilmektedir. Roma ve Bizans dönemine ait kalıntılar bulunmaktadır. Pazarlar çevresindeki Ekitçe, Derinceöz, Pazarcık ve Çelce yerleşim yerlerinde yaşayan halkın bugünkü yerleşim yeri Pazarlar’a gelmesi oluşmuştur. 1429 dan önce Germiyanoğullarına ve daha sonra Osmanlı İmparatorluğuna bağlanmıştır.

    İdari Yapı ve Nüfus :

    2000 yılı Genel Nüfus Sayımı resmi olmayan geçici sonuçlara göre ilçe nüfusu 14.448 dir. Nüfusun 6.606 'sı İlçe merkezinde, 7.842'si ise belde ve köylerde yaşamaktadır. İlçe merkezinde 6 mahalle olup, ayrıca 6 köy, 2 belde ve 3 mahalle ve köy bağlısı bulunmaktadır.

    Kültür,Turizm ve Spor :

    Pazarlar İlçesinde 1994 yılından beri, her yıl Haziran ayında Altın Kiraz ve Vişne Festivali düzenlenmektedir.


    Altyapı ve Ulaşım :

    Simav-Kütahya karayoluna 5 Km yol ile bağlanmaktadır. Pazarlar halkı, Telefon, Yol, Su ve Elektrik gibi temel alt yapı hizmetlerinden faydalanmaktadırlar.

    SİMAV



    Coğrafi Durum ve Doğal Yapı :

    Kütahya ilinin batısında yer alan Simav ilçesinin yüzölçümü 1557 km2 rakımı 800 m.dir. Simav, Ege ve Marmara Bölgeleri arasında bir sınır konumundadır.

    Tarihçe :

    Simav yöresinde Kalkolitik Çağ ve İlk Tunç çağından kalma buluntular ele geçmiştir. Şimdiki Boğazköy yakınında Ankyra (Kiliseköy) ve Simav’ın adını aldığı Synaus antik kenti bu ilçemizdedir. Kendi adına sikke basan bir şehir devleti idi. Simav hem bir dağ eteğinde yamaçta kurulmuş hem de göl kenarındadır.. Boğazköy’ün bulunduğu göl arazisi sonradan kurutulmuş olup şimdilerde tarım arazisi olarak kullanılmaktadır

    Roma ve Bizans yerleşimlerinin olduğu höyükler yüzey araştırmalarında tespit edilmiştir.

    Süleyman Şah zamanında Germiyanoğlu topraklarına katılmış ve sonra dan II.Yakup’un vasiyetiyle 1429 yılında Osmanlı topraklarına katılmıştır. Simav kurtuluş savaşı döneminde işgalcilerle milli güçler arasında iki kez el değiştirmiştir. 4 Eylül 1922 de İlçe işgalcilerden kurtarılmıştır.

    İdari Yapı ve Nüfus :

    2000 yılı Genel Nüfus sayımı resmi olmayan sonuçlara göre, İlçe nüfusu 124.152 dir. Nüfusun 37.279'u İlçe merkezinde 86.873' ü ise, bucak, belde ve köylerde yaşamaktadır. İlçe merkezinde 16 mahalle olup, 71 köy, 1 bucak, 21 belde ve 42 mahalle ve köy bağlısı bulunmaktadır.

    Kültür,Turizm ve Spor :

    Simav ilçesinde kaplıca turizmi gelişmiştir. Toplam 700 yatak kapasiteli oteller ve apart şeklinde konaklama tesisleri mevcuttur. Ayrıca ilçe merkezinde 2200 konut jeotermal kaynaklı ısıtma sistemi ile ısıtılmaktadır. Eynal Kaplıcaları sağlık turizmi açısından ülkemizin sayılı tesislerinden biri olarak kabul edilmektedir. Eynal kaplıcaları suyunun muhtelif hastalıklara iyi geldiği ifade edilmektedir

    Altyapı ve Ulaşım :

    İlçenin eşya ve yolcu taşımacılığı karayolu ile yapılmaktadır. İlçe ekonomisinin canlanmasını engelleyen en önemli faktör karayollarının yetersiz olmasıdır.

    İlçe içinde bulunan cadde ve sokaklar asfalt ve beton parke ile döşenmiştir.


    ŞAPHANE



    COĞRAFİ DURUM VE DOĞAL YAPI

    Kütahya’nın Güney batısında yer alan İlçenin yüz ölçümü 251 km2 dir. 2120 m. Yüksekliğindeki adını aldığı Şaphane dağının batı eteklerine kurulmuştur. Engebeli bir araziye sahiptir. Akdeniz iklimiyle, karasal iklim arasında geçiş özelliği gösteren bir iklime sahiptir.

    TARİHÇE

    Simav yakınlarında olması nedeniyle antik dönemde Synaus şehir devleti egemenliği altında bulunduğu tahmin edilmektedir. Dolayısıyla Roma ve Bizans dönemlerinde yerleşim yeri olduğu, kalıntılardan bilinmektedir.13.-14.yy da Germiyanoğulları beyliği egemenliği altındaydı.1429 yılında Osmanlıya geçmiştir.

    Şaphane bugünkü şap sitesi yerinde Kayran mevkiinde Boncuktaş adı ile kurulmuştur. Osmanlı İmparatorluğu döneminde Şap deve kervanları ile Balkan devletlerine ve Fransa’ya gönderilerek yerine şeker ve ipekli kumaş getiriliyordu.Bu dönemde İstanbul’a bağlı Şaphane-i Amire Müdürlüğünce işletiliyordu.

    İDARİ YAPI VE NÜFUS

    2000 Yılı Genel Nüfus Sayımı resmi olmayan geçici sonuçlara göre ilçe nüfusu 12.761 dir. Nüfusun 5.456 sı ilçe merkezinde, 7.305’i ise belde ve köy bağlısı bulunmaktadır.

    EKONOMİK VE SOSYAL YAPI

    İlçe ekonomisi büyük ölçüde tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. İlçe merkezinde bulunan Dostel A.Ş adındaki şap fabrikasının da ilçe ekonomisine büyük katkısı bulunmaktadır.

    İlçeye bağlı belde ve köylerde besicilik ve özellikle süt hayvancılığı önemli ölçüde yapılmaktadır. İlçe merkezi belde ve köylerde özellikle vişne kiraz ve elma büyük miktarda üretilmektedir. Özellikle.

    KÜLTÜR TURİZM SPOR

    İlçe merkezinde Kültür Bakanlığına bağlı 1 Halk Kütüphanesi ile Meslek Yüksek Okulu ve Çok Programlı Cumhuriyet Lisesi bünyesinde 1’er adet kütüphane bulunmaktadır.

    İlçe merkezinde yapım tarihi tam olarak bilinmeyen tarihi Kocaseyfullah Camisi bulunmaktadır.

    İlçe merkezinde 1 adet futbol sahası ile voleybol ve basketbol sahaları mevcuttur

    TAVŞANLI



    Coğrafi Durum ve Doğal Yapı :

    Kütahya'nın Kuzey Batısında yer alan Tavşanlı İçesi Marmara ve Ege Bölgelerinin birleşim yerindedir. İlçenin yüzölçümü 1804 km2 rakımı 86 mt.dir. İlçe alanının %56.9 una tekabül eden 102 hektarlık kısmı ormanlık, ve bitki örtüsü olarak da oldukça zengindir. Bölgede karasal ve kısmen Ege ikliminin etkisi görülmektedir.

    Tarihçe :

    Adranos çayı yakınlarında kurulan Tavşanlı İlçe merkezinde bölgenin en büyük höyüklerinden birisi olan Tavşanlı Höyük yer almaktadır. Ayrıca bölgede eski yerleşim yerlerinden Başköy,Tepecik, Kuruçay, Gazelyakup, Köprücek, Moymul, Karacakaş, Kayı, Örenköy, Beyköy, Göbel’de antik köy yerleşimleri ve buralarda yaşayanların anıt mezarlarına ait buluntuları vardır. Tunçbilek beldesinde kömür ocaklarında Kalkolitik döneme (M.Ö 5000) ait kalıntılara rastlanmıştır. Bizans egemenliğinden sonra Germiyanoğullarına geçen Tavşanlı, daha sonra Osmanlı hakimiyeti altına girmiştir. Tavşanlı merkezde sivil mimarlık örneği evlerin özgün ve güzel örneklerini görmek mümkündür.

    İdari Yapı ve Nüfus :

    2000 yılı Genel Nüfus Sayımı,resmi olmayan geçici sonuçlara göre, ilçe nüfusu 100.539 dur. Nüfusun 47.174 'ü İlçe merkezinde, 53.365'i ise belde ve köylerde yaşamaktadır. İlçe merkezinde 14 mahalle olup, ayrıca 96 köy, 7 belde ve 23 belde ve köy bağlısı bulunmaktadır.

    Kültür,Turizm ve Spor :

    Tavşanlı, çok eskiye dayanan zengin bir kültürel yapıya sahiptir, İlçenin çeşitli yörelerinde yapılan araştırmalarda yerleşimlerin tarihin ilk çağlarda başladığı, neolitik ve eski tunç dönemlerine ait buluntulara rastlanılmıştır.

    İlçe Merkezine 5 km mesafede frig kaya mezarı, henüz kazı yapılmamış Tavşanlı höyüğü ve yakın çevredeki üç höyük mevcut bulunmaktadır.

    İlçe merkezi yerleşim alanı içerisinde mevcut tarihi binalar, Tavşanlı evleri kültür ve tabiat varlıkları olarak tespit ve tescilleri yapılarak korumaya alınmış kültürel değerlerdir.

    Ülkemizin kültür ve tabiat varlıkları arasında önemli bir yere sahip olan Orman kaynakları içerisinde, Vakıf köyü ve civarında EHRAMİ KARAÇAM (Pinus Nigra Pyramidata - Pinus Nigra Şeneryana) ağaçları ile kaplı 685 Hektar miktarındaki Ormanlık alan 28.05.1993 tarih ve 2873 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Milli Parklar Kanunun 3.maddesinin 2. paragrafına göre Tabiat Koruma Alanı olarak korumaya alınmış zaman zaman yurt içi ve yurt dışından gelen ziyaretçiler tarafından gezilmektedir.

    İlçe merkezine 6 km mesafede çıkan ve Tavşanlı Belediyesince işletilen Göbel Kaplıcası muhtelif hastalıklara şifa vermektedir.
    İlçemizde Şehir Stadyumu, Semt sahası, kapalı spor salonu ve dört adet halı saha bulunmaktadır, 1. ve 2. Amatör Kümeye ait 29 spor kulübü faaliyet göstermektedir.

    Altyapı ve Ulaşım :

    İlçe İl merkezine 48 km. uzaklıkta bulunmaktadır, Toplam 96 köyden 42 sinin yolu asfalt, 54 ünün yolu stabilize kaplamadır. Köylerde altyapı hizmetleri iyi düzeydedir.

    22 köyde tek hatlı telefon acenteliği olup diğer köylerin tamamında telefon görüşmeleri otomatik santral ile yapılmaktadır.
    İlçe'den İzmir'i Kütahya üzerinden Ankara'ya bağlayan demiryolu geçmektedir
    Bu mesaj en son " 02.05.06 " tarihinde saat 23:07 itibariyle samarkande tarafından düzenlenmiştir...
    EFELER BiRLiĞi
    Paylaşım Ve Dostluk Platformu

    click here to see KÜTAHYA




    "İnan Seni Aramaktan Vazgeçtim Artık, Ama Bulmaktan Geçemedim... "

  4. #4

    Kayıt Tarihi
    11-03-2006
    Mesajlar
    721
    Karizma Gücü
    0
    paylaşım için teşekkürler
    gitmedenn görmüşş oldumm

  5. #5
    samarkande adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-11-2005
    Mesajlar
    7,647
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8

    Alışveriş

    KÜTAHYA'DA ALIŞVERİŞ


    İlimize girerken yada ayrılırken, Eskişehir yolu veya Afyon yolu güzergahında mola verme ihtiyacı duyduğunuzda uğrayabileceğiniz mekanlar, sevdiklerinize eş ve dostlarınıza almak istediğiniz hediyeler bulabileceğiniz yerler hakkındaki bilgileri bulacaksınız

    ]
    Dünyaca ünlü Porselen ve çinilerimizin bulunduğu satış mağazalarında alışveriş yapabilir, çeyizinizi alabilir yada sevdiklerinizi sevindirebilirsiniz...

    Bu mekanlar arasında Kütahya Porselen mağazamızda bulunan Saklı Dünya restaurant ya da Güral Porselen mağazamızda bulunan Güral Sofram restaurant dakahvenizi yudumlayabilir yada zengin yemek çeşitleri bulunan mönüsünden tadabilirsiniz.


    Yolunuzun üzerinde bulunan Kervansaray Çiniciler Çarşısından alacağınız hediyelerle sevdiklerinizi sevindirebilirsiniz... (Eskişehir Yolu)


    Eskişehir yolunda bulunan Yimpaş Mağazasında alışveriş yapabilirsiniz.

    Bu mekanlar arasında Yimpaş mağazamızda bulunan Yimpaş restaurant da kahvenizi yudumlayabilir yada zengin yemek çeşitleri bulunan mönüsünden tadabilirsiniz.


    1600'lü yıllarda Bozok yaylalarında ağaların sofralarında bulunan Testi Kebabı, odun ateşinde ve pişirilmiş topraktan testilerde sunuluyor.Bu kebabı tadabilirsiniz.

    Aynı zamanda Gözleme Salonu da bulunan Yimpaş restaurant da Kütahya' nın yöresel gözleme çeşitlerini de tadabilirsiniz.


    İlimize Afyon yolu güzergahından geldiğinizde Can Dinlenme Tesislerin de mola verebilirsiniz.

    Bu mekanda bulunan Şark köşesinde Türk kahvesi içmeye ne dersiniz.?


    Mekanın üst katında bulunan restoran da yemek ve dinlenme imkanı bulabilirsiniz.

    El emeği, göz nuru, duyguların desenlere taşındığı çinilerimizden zengin çeşitleri burada bulabilirsiniz. İster hediye, ister evinizin bir köşesini süsleyip gezi anılarınızı tazelesin istemez misiniz?
    EFELER BiRLiĞi
    Paylaşım Ve Dostluk Platformu

    click here to see KÜTAHYA




    "İnan Seni Aramaktan Vazgeçtim Artık, Ama Bulmaktan Geçemedim... "

  6. #6
    samarkande adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-11-2005
    Mesajlar
    7,647
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8

    Sanatçı gözüyle Kütahya

    buyrun bunlarda bir fotoğraf sanatçısının çektiği KÜTAHYA fotoğrafları

    bu fotoları başka yerden indiremezsiniz (sadece bakabiliosunuz:4) ona göre:4 bi kıyağım olsun hadi KÜTAHYA severlere

    Bu mesaj en son " 18.05.06 " tarihinde saat 22:34 itibariyle samarkande tarafından düzenlenmiştir...
    EFELER BiRLiĞi
    Paylaşım Ve Dostluk Platformu

    click here to see KÜTAHYA




    "İnan Seni Aramaktan Vazgeçtim Artık, Ama Bulmaktan Geçemedim... "

  7. #7
    finito adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-06-2005
    Mesajlar
    15,172
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10
    wayy efe bir solukta yakıp yıkmışın ortalığı

    bu başlık altında tüm yönleriyle kütahyayı tanıyabileceğiz. mührümüzü de ekleyelim hemen teşekkürler.

    selam olsun egeye.
    EFELER BiRLiĞi
    Paylaşım Ve Dostluk Platformu
    ©º° SKYMOON EFE toprağın bol mekanın Cennet olsun °º©


    Türkforum'a bugüne kadar gönderilen her 58 mesajdan birinin Efeler Birliği başlığına gönderildiğini biliyor muydunuz?

  8. #8
    samarkande adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-11-2005
    Mesajlar
    7,647
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    eyvallah finito kardesim daha devamı gelecek tüm yönleriyle anlatacam Kütahyamızı:4 vakit buldukça bu başlık altından devam edecem paylaşıma:4
    EFELER BiRLiĞi
    Paylaşım Ve Dostluk Platformu

    click here to see KÜTAHYA




    "İnan Seni Aramaktan Vazgeçtim Artık, Ama Bulmaktan Geçemedim... "

  9. #9
    1asen adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-10-2005
    Mesajlar
    362
    Karizma Gücü
    0
    Güzelmiş Kütahya,emeğine sağlık..
    :hz kadimdostlar :hz




  10. #10
    Misafir MAN_SOUD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-02-2006
    Mesajlar
    728
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı 1asen tarafından gönderildi.
    Güzelmiş Kütahya,emeğine sağlık..
    sen bir yaşada gör kütahya yı.güzel mi çirkin mi ? ben 2 senedir kütahya da öğrenciyim.son derece şikayetçiyim bu ilden.kütahya dakileri allah kurtarsın.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Kütahya’da maden ocağında göçük
    2005 Konuları bölümünde VELET tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 21.04.05, 16:10

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •