Çokuluslu şirketlerin ucuz emek cennetine dönüştüğü Asya'da işsizlerin ya da geçici işlerde çok düşük ücretlerle çalışan insanların sayısı hızla artıyor. Kıtanın ekonomik büyümesinin istihdam yaratamaması halinde toplumsal parçalanma yaşanmasından kaygı duyuluyor.
Asya Kalkınma Bankası, Asya kıtasının hızla işsizlik krizine sürüklendiği, bu durumun toplumsal parçalanmaya ve ekonomik büyüme rakamlarında düşüşe yol açabileceği uyarısında bulundu.
Banka'nın baş ekonomistlerinden İfzal Ali, Asya'da işsizlik krizinin yavaş yavaş şekillenmeye başladığını belirterek, güçlü ekonomik büyümenin tek başına bölgenin sorunlarını çözemeyeceğini kaydetti. İstihdam artışındaki yavaşlık doğum oranının yüksek olduğu kıtada 500 milyon kişinin işsiz kalmasına ya da düşük ücretli geçici işlerde çalışmalarına neden oluyor. Kıtadaki toplam iş gücü 1.7 milyar olarak açıklanıyor. Gelecek on yıl içinde bu rakama 245 milyon kişinin daha eklenmesi bekleniyor. Financial Times gazetesine konuşan baş ekonomist Ali, ekonomik faaliyetler daha fazla istihdam yaratmadığı sürece, toplumsal istikrarsızlık, siyasi kargaşa, sermaye kaçışı gibi olumsuzlukların yaşanabileceğine dikkat çekti. Asya Ekonomi Bankası'nın uzmanı, Hindistan'ı örnek vererek, bu ülkenin istihdam yaratmaması halinde ekonomideki büyümenin kolaylıkla yüzde 7 ila 8'lerden, yüzde 3-4'e gerileyebileceği uyarısında bulundu. Asya kıtasında son yirmi yılda yoksulluğu azaltmada önemli adımlar atılmasına rağmen bölgede yaklaşık 1.9 milyar kişi hala günde 2 doların altında bir parayla geçinmeye çalışıyor. Bankanın değerlendirmesine göre, Çin, Hindistan ve Rusya gibi ülkelerin dünya ekonomisiyle bütünleşmesiyle ortaya çıkan emek gücündeki aşırı artış "aşağıya doğru bir rekabet" yarattı.
Çin'de istihdam yaratmak zorlaştı
Asya'da yeni sanayileşmiş Hong Kong, Güney Kore ve Singapur gibi ülkeler yüksek ücretli, nitelikli istihdam gerektiren yeni pek çok "iyi iş" yaratmayı başarırken, bölgedeki diğer ülkeler özellikle Güney Asya'dakiler bu alanda başarılı olamadılar. Dünyanın en büyük ekonomik güçlerinden sayılan Çin'de istihdam yaratmak gittikçe zorlaşıyor. Asya Kalkınma Bankası'nın hesaplarına göre, 1980'lerde Çin'de istihdamda yüzde 1'lik bir artış sağlamak için ekonomide yüzde 3'lük bir büyüme yeterliyken, daha sonraki yıllarda aynı oranda istihdam artışı için ekonomide yüzde 8'lik bir büyüme gerekli olmaya başladı. Çin'de istihdam rakamları özellikle de sermaye yoğunluklu sektörlerde hayal kırıklığı yaratıyor. Asya Kalkınma Bankası'nın istihdam yaratan ekonomik büyüme çağrısı özellikle Hindistan açısından hassas bir döneme rastlıyor. Hint özel sektörü özellikle de toplumun en mağdur kesimine istihdam olanakları yaratması için hükümetin baskısı altında bulunuyor. Ancak hükümetin bu talebine şirketler olumlu gözle bakmıyorlar. Hindistan İnsan Kaynakları Bakanı Arjun Singh, Hindistan'ın elit kesiminin fonlarıyla desteklenen eğitim enstitülerinde toplumun en alt kesimlerinden gelen öğrencilere ayrılan kotanın yüzde 49 civarına çıkarılmasını önerdi. Bu tür bir düzenleme şirketleri yurtdışından daha pahalı işgücü getirmeye zorlayabilir. Hintli şirketler toplumun alt kademelerine daha fazla istihdam imkanı tanınmasının rekabet gücünü ve esnekliği riske sokabileceğini ileri sürüyorlar. Hint iş dünyası, toplumdaki ayrımcılığın bilincinde olduklarını ancak bunun için insanları hak etmedikleri görevlere getiremeyeceklerini kaydediyorlar.
Hatta Asya Kalkınma Bankası baş ekonomisti İfzal Ali bile, şirketlerden bu tür taleplerde bulunmanın üretkenliği olumsuz etkileyeceğini ifade ederek, Asya'da iş dünyasındaki koşulların elverişsiz olması halinde nitelikli işgücü ve sermayenin bölge dışına kaçabileceği uyarısında bulunuyor.
Çin'de kırsal kesimden 200 milyon işçi haklarından habersiz
Çin ve dünya ekonomisinin büyümesinin temel gücü olan Çinli kırsal kökenli 200 milyon işçinin sosyal güvenlik haklarının iyileştirilmesi gerektiğine dikkat çekiliyor. Çinli uzmanlara göre, kentlerde haftanın neredeyse yedi günü, hiçbir sosyal güvencesi olmadan, çok düşük ücretlerle çalışan bu göçmen işçilerin haklarına sahip çıkmaları gerekiyor. Çin'de hükümetin yaptığı bir araştırmaya göre, ülkede imalat sektöründe çalışan işçilerin yüzde 68'i, inşaatta çalışanların ise yüzde 80'i kırsal kökenli. Çin Devlet Konseyi Kalkınma Araştırma Merkezi tarafından kısa süre önce yayımlanan rapora göre, ülkede kırsal kesimden gelen göçmen işçi sayısı bu yıl 200 milyona yükseldi. Çin'de kent nüfusunun 2050 yılına kadar 600 milyon civarında artması bekleniyor.
Kentlerde çalışan bu göçmen işçilerin büyük bir bölümü de haklarının bilincinde değil. Ülkede merkezi hükümet bu insanlara haklarını bildiren kitapçıklar dağıtsa bile, uzmanlara göre yerel yöneticiler daha fazla kar elde etmek için çoğu zaman yasaları göz ardı ediyorlar.
-referansgazetesi-


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla