"... TÜRKİYE'NİN EN AKILLI KADINI: HÜLYA AVŞAR.. Peşin peşin söyleyeyim; gündem yaratmak ve yarattığı gündeme sonuna kadar sahip çıkmak konusunda hiç kimse Hülya Avşar'ın eline su dökemez. Hülya Avşar'ı paragöz olduğu için eleştiririm, yuvasının dağılmasına göz yumduğu için kınayabilirim, plansız hareket ettiği için yerebilirim ama gündem yaratmak konusundaki ustalığına her zaman şapka çıkartırım". MAGAZİN MEDYASININ GÜÇLÜ KALEMİ BİLAL ÖZCAN YAZDI:
CİN GİBİ KADIN
Size bir şey söyliyeyim mi değerli okurlar; Gülben Ergen ve Petek Dinçöz kendilerini akıllı sanıyorlar değil mi? Kabul ediyorum ikisi de cin gibi kadındır, çok hesaplı davranırlar, kılı kırk yararlar. Ancak inanın bana, Hülya Avyar her ikisinden de ikişer misli daha akıllıdır.
Bir kere Hülya Avşar 22 yıldır zirvede olmanın, Türk halkı tarafından tam 22 yıldır benimsenmiş olmanın avantajlarına sahiptir. Hülya Avşar bir adım atacağı zaman halktan, hayranlarından nasıl tepki alacağını çok iyi bilir. Çünkü, 1984 yılından bugüne kadar uzanan şöhret yaşamında defalarca bunun provasını yapmıştır. Bir sanatçı için, söyleyeceği bir cümlenin nasıl algılanacağını, medyada nasıl yer alacağını önceden tahmin edebilmek çok önemli bir avantajdır. Hiç unutmam, rahmetli Zeki Müren bir gün bana, "Bilalciğim ben bir demeç verdiğim zaman, hangi gazetede ne şekilde, kaç sütun yayınlanacağını, başlığın nasıl atılacağını bilirim" demişti. Demek ki hem sanatını, hem de aklını kullanarak bir yere gelenler, zamanla benzer özelliklere sahip olabiliyorlar.
Şimdi bütün bunları niçin yazıyorum:
Geçen hafta, Emine Erdoğan'ın 'Dünya İş Kadınları Zirvesi'ne katılan lider eşleri onuruna verdiği akşam yemeğine, Hülya Avşar'ın önden modern türban görüntüsü veren siyah saç bandıyla katılması olay olmuştu. Çırağan Sarayı'ndaki bu davetin fotoğrafları tüm gazetelerin yazıişleri yöneticileri tarafından ilginç bulunmuştu. Türkiye'nin muhafazakar Başbakanı'nın eşi Emine Erdoğan hanımefendi ve yanında türban takmış bir star; Hülya Avşar...
YİNE ŞOV YAPTI
Doğrusu Avşar'ınki son derece akıllı bir aksesuar seçimiydi. Hiç kimse ünlü kadını, yağcılık olsun diye türban takmakla eleştiremezdi. Çünkü, başındaki türban değildi ki; saç bandıydı.
Aynı Avşar üç gün sonra, İTÜ Denizcilik Fakültesi Vakfı (DEFAV) yararına Conrad Otel'de düzenlenen geceye bu kez, gerdanını açıkta bırakan bir tuvalet üzerine taktığı beyaz saç bandıyla katılıyordu. Öylesine ilginç bir kostüm seçmişti ki, sahnede şarkılarını söylerken binlerce kare fotoğrafı çekildi.
Avşar'ın, başında türban görüntüsü veren bantı ile neredeyse gögüslerini ortaya çıkartacak dekoltesi mükemmel bir zıtlık oluşturuyordu. Yani, Avşar çok iyi tanıdğı magazin medyasına, 'kaymaklı ekmek kadayıfı' misali haber malzemesi sunuyordu.
Kaymaklı ekmek kadafını kim sevmez. Kimse geri çevirmedi ve her gazete bu cömert ikramı okuyucusuyla paylaştı. Hem de kocaman kocaman fotoğraflar yayınlayarak.
TATLIYI KENDİNE SAKLADI
Üstelik sanatçı o gece neden türban taktığını soran muhabirlere görüntüsüyle ilgili açıklama da yapıyordu: "Bu bant bir aksesuvar. Türban böyle olmaz. Hadi saçı geçtik, diğer açık yerler ne olacak?"
Tabii ki Avşar ekmek kadayıfından en iri dilimi yine kendisine saklamıştı.
Ertesi sabah gazeteleri okurken ağzını şapırdata şapırdata keyifle yedi tatlısını.
Şöyle bir düşünüyorum da son bir yılda ne kadar çok Hülya Avşar haberi yapmışız. Tenis oynuyor, tekneyle açılıyor, sahneye çıkıyor, protokol yemeğine katılıyor, dizi çekiyor, kocasından boşanıyor, başandığı kocasıyla Amerika'ya gidiyor, boşandığı kocasının sevgilisiyle ilgili konuşuyor ve ne yaparsa yapsın mutlaka haber oluyor.
İnanın, boşanmanın ardından hiç konuşmadığı günlerde bile, "Avşar neden suskun" diye haberler yayınlanmıştı.
Sevgili Hülya, biliyorum yapmadan duramazsın ama artık, "Ne yapsam da şu magazincileri biraz heyecandı rsam" diye düşünmesen de olur. Bunca yıldan sonra bizim tarafta da iş otomatiğe bağlandı zaten. Yanaklarından öpüyorum. (bugün)
http://www.magazinturk.com/main/habe...y.dvl?id=27775


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla