Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu Başkanı ve İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, ipotekli konut finansman sisteminin, gayrimenkulun menkulleşmesini getirmesini arzu ettiklerini belirtirken, ''bu çok ciddi potansiyelin, ülkemiz sermaye piyasalarında menkulleşmesi sağlanabilmeli'' dedi.
Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYODER) tarafından düzenlenen ''6.
Gayrimenkul Zirvesi''nde konuşan Özince, Türkiye'de son dönemde
gözlemlenen ekonomik istikrar ve AB standartları doğrultusunda
yapılmakta olan reformların yarattığı olumlu beklentiler sayesinde,
hemen her sektörde hareketlenme gördüklerini, bunlardan en fazla payı
da gayrimenkulun aldığını söyledi.
Özince, uzun bir durgunluk döneminden çıkan sektörde talebe ve
buna bağlı olarak arzın yoğun bir gelişme gösterdiğini ifade ederek,
talebin yoğunlaşmasında makro ekonomik göstergelerin iyileşmesinin
yanı sıra piyasada oluşan güven ortamı, gayrimenkul finansmanının
gelişmesi ve çeşitlenmesi ile ipotekli konut finansman sisteminin
yaratacağı olumlu beklentilerin etkili olduğunu vurguladı.
İpotekli konut finansman sisteminin yasallaşması ile konut sahibi
olmanın kolaylaşacağını ve gayrimenkul sektöründe önemli bir sorun
olan kayıt dışılık konusunda gelişmeler sağlanacağını belirten Özince,
sistemin, özellikle nakit tasarrufları kayıtlı hale getirmesini,
gayrimenkul yatırımların daha fazla kayıt altına alınmasını ve
gayrimenkulun menkulleşmesini getirmesini arzu ettiklerini ifade etti.
Özince, ''Bu çok ciddi potansiyelin ülkemiz sermaye piyasalarında
menkulleşmesi sağlanabilmelidir. Şu anda konut finansmanı daha ziyade
yurt dışı kaynaklarla finanse edilmektedir. Ancak gayrimenkullerin
önümüzdeki dönemlerde tahvil ve benzeri araçlarla Türk sermaye
piyasasında menkulleşmesini sağlayabilirsek piyasamızın çok çabuk ve
ciddi bir derinlik sağlayacağı da açık'' diye konuştu.
-SİSTEMLE DAHA YAYGIN BİR KESİM HEDEFLENİYOR-
Ersin Özince, ipotekli konut finansmanı sisteminin tüm
kurumlarıyla oturması durumunda, sadece üst gelir grubu değil,
toplumun daha yaygın bir kesiminin de sisteme dahil olmasını
beklediklerini vurgularken, ''bu, şimdiden kendini göstermeye
başladı'' dedi.
Nitelikli konut sunumu ile alt ve orta gelir grubuna yönelik konut
üretimi ve kentsel dönüşüme konu olan arazi geliştirmenin her zaman
önemini koruyacağını dile getiren Özince, sektörün etkin bir şekilde
faaliyet göstermesinin üretimde süreklilik ve istikrar sağlayacağını
vurguladı.
Özince, ''böylelikle arz ve talep dengesinin kurulmasını takiben
konut fiyatları da daha makul seviyelerde beklenmektedir. Gayrimenkul
sektörünün doğru fiyatlanması için zamanında ve eksiksiz bilgi
edinilmesini sağlayan mekanizmaları da kurmalıyız'' diye konuştu.
İyi işleyen bir gayrimenkul pazarının yanı sıra, uzun vadeli
fonların dolaşımını hızlandıracak aktif bir ikincil piyasanın
oluşmasına da ihtiyaçları bulunduğunu dile getiren Özince, konuşmasını
şöyle sürdürdü:
''Son dönemde yabancı sermayenin belli başlı sektörlere ilgi
duyduğunu gözlemlemekteyiz. Türkiye, yakalamış olduğu ekonomik ve
politik istikrar ile, en az risk ve en yüksek getiriyi bekleyen
yatırımcılara önemli fırsatlar sunmaktadır. Yabancı yatırımcılar
gayrimenkul sektörüne gerek doğrudan, gerekse GYO'lar gibi kurumsal
şirketlerin hisselerine yatırım yapmak suretiyle ciddi ölçüde ilgi
gösteriyorlar. Azalan faiz randımanı, GYO'ların ve diğer doğrudan
yatırımların yerli yatırımcılar açısından da cazibesini artırıyor.
GYO'larımızın mümkün olduğunca küçük yatırımcıya hitap edebilmesinin
tekrar sağlanmasının zamanı geldiği düşüncesindeyim.''
Gayrimenkul sektöründe olduğu gibi, finans sektöründe de özellikle
Türkiye'nin içinde bulunduğu coğrafyada ciddi işbirlikleri ve sermaye
hareketleri gözlemlediklerini ve bunun giderek artacağını belirten
Özince, her iki sektörün hızla ve güvenli adımlarla büyüdüğünü
kaydetti.
kaynak


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla