• Reklam
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    18-04-2006
    Mesajlar
    1,392
    Karizma Gücü
    0

    Kurtulmak Kolay DeĞİl! Imf'ye 'elveda' Demenİn Malİyetİ 3 Mİlyar $

    KURTULMAK KOLAY DEĞİL! IMF'YE 'ELVEDA' DEMENİN MALİYETİ 3 MİLYAR $



    IMF'ye 'elveda' demenin iki yolu var. İlki rezervleri kullanmak, ancak 25 milyar doları aşan cari açık buna imkân vermiyor. İkinci yol ise Hazine'nin uluslararası piyasalardan 13 milyar dolar daha borçlanması.

    Ülkelerindeki genel seçimler öncesinde Brezilya ve Arjantin gibi IMF'ye yüksek borcu olan Latin Amerika ülkeleri borçlarını erken ödeyerek kapattı. Böylece IMF'ye en çok borcu olan ülke Türkiye oldu. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın "İstersek IMF'ye borcumuzu kapatabiliriz" açıklamasının ardından gündeme düşen "IMF'den vazgeçme" tartışması Bakan Abdüllatif Şener'in son açıklamaları ile derinleşti. Ancak IMF'den vazgeçmenin maliyeti sanıldığı kadar düşük değil. Öyle ki borcu bugün kapatmak için Hazine uluslararası piyasalardan 13 milyar dolarlık borçlanma
    gerçekleştirse bunun faiz maliyeti 3 milyar doları aşıyor.

    Türkiye 2 yolla IMF'ye olan borcunu kapatabilir. İlki Merkez Bankası'nın rezervlerini kullanmak. Türkiye'nin 2010 yılı başında IMF'ye olan 13 milyar dolarlık borcunun ödemesi tamamlanacak. Merkez Bankası'nın 62 milyar dolarlık döviz rezervi içinde bu borcu kapatmak için Hazine hesabına 12-13 milyar doları bulunuyor. Ancak bu para uluslararası piyasalardaki ani şoklar için Türkiye'nin adeta bir can simidi olarak tutuluyor. Çünkü Türkiye bu can simidine 25 milyar doları aşan cari açığı nedeniyle adeta muhtaç. Borçları kapatıp IMF'ye "elveda" demenin ikinci yolu ise Hazine'nin 13 milyar doları uluslararası piyasalardan tahvil ihracı ile temin etmesi. Yaptığımız simülasyona göre bunun Türkiye'ye yükü de 3 milyar doları aşıyor. IMF borcunun faizi yüzde 5.5 civarında, tüm borçlar gelecek 3 yıl içinde ödenecek. Bu vade dikkate alındığında Hazine'nin 13 milyar doları üç eşit parçada 3 ayrı vadede tahvil çıkararak toplaması mümkün.

    IMF FAİZİ % 5.5 CİVARINDA

    Bunun için 2009, 2010 ve 2011 vadeli Türkiye tahvillerinden yeni ihraç yapıldığı varsayılırsa, her tahvilden 4 milyar 333 milyon dolarlık satış yapılması gerekiyor. Bu üç tahvilin ortalama faizi ise yüzde 6.1'e denk geliyor. Bu faiz ile Hazine 13 milyar doları toplamaya kalktığında anapara hariç 3.2 milyar dolar ekstradan faiz ödemesi yapması gerekiyor. Bu yolla borcun vadesi 1 yıl uzatılırken, IMF'ye olan borç, tahvil ihracı ile kapatılabiliyor. Ancak uzmanlara göre bu yatırımcının talep faktörü düşünüldüğünde çok akılcı bir yol değil. Üstelik IMF'ye borcun faizi yüzde 5.5 iken tahvillerin ortalama faizi yüzde 6'yı aşıyor.



    habertürk
    Bu mesaj en son " 06.05.06 " tarihinde saat 02:21 itibariyle freya555 tarafından düzenlenmiştir... Neden: link... :)

  2. #2
    abdullahbirisi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-10-2005
    Mesajlar
    1,775
    Karizma Gücü
    7
    Bir gün elbette kurtulacaz bu borçtan.O günden sonra türkiye daha şahlanacak
    1970’li yıllardan itibaren yükselen bir trend izleyen dünya altın madenciliğinde,
    epitermal, porfiri ve listvenit tipi yataklardan yapılan üretim çok büyük önem
    kazanmıştır. Batı Anadolu’nun epitermal cevherleşmeler açısından önem taşıyan
    jeotermal sistemler bakımından zengin olması, ayrıca, epitermal altın yataklarının iz
    elementi olarak önem taşıyan Sb-As-Hg cevherleşmelerinin yaygın olması; Doğu
    Karadeniz
    bölgesindeyse, altın yatakları açısından önemli olan masif sülfit ve porfiri
    yataklarının bulunması; Orta ve Doğu Anadolu’da listvenitlerle yakından ilgili
    ofiyolitlerin geniş alanlar kaplaması, topraklarımızın, altın oluşumlarının yerleşmesi
    için jeolojik açıdan çok elverişli olduğunu göstermektedir.

  3. #3
    ramseyy adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-11-2005
    Mesajlar
    3,518
    Karizma Gücü
    7
    Hazine Müsteşarlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, toplam borç stokunun 209,6 milyar YTL tutarındaki kısmı Türk Lirası cinsinden, 119,9 milyar YTL tutarındaki kısmı döviz cinsinden ve geriye kalan 4,9 milyar YTL tutarındaki kısmı ise dövize endeksli borçlardan oluştu.

    2006 Mart ayı sonu itibariyle toplam borç stokunun yüzde 51,3'ü iç piyasaya, yüzde 22,4'ü ise kamu kesimine olan iç borçlardan oluşurken, dış borçların ağırlığı yüzde 26,3 olarak gerçekleşti.




    elbetteki borcumuz bir anda ödenebilecek bir durumda değildir. ama son yıllarda özellikle yaşamış olduğumuz ekonomik krizlerin ardından borç stoklarımızda gözle görülür bir iyileşme yaşanmıştır.

    Devletin borçlarını en iyi yansıtan gösterge kamu net borcunun milli gelire oranıdır. İç borçlar yanına kamuya ait dış borçların eklenmesiyle bulunan brüt kamu borcundan, Merkez Bankası'ndaki net varlıklar ile kamu mevduatı ve İşsizlik Sigortası net varlıkları düşülerek net kamu borcuna ulaşılıyor. 2001 krizi sonrasında ekonomide sağlanan olumlu üç gelişmeden biri bu. Enflasyon düşüşü, büyüme ve nihayet kamu borcunda kayda değer iyileşme.

    Kamu net borcunun milli gelire oranı yüzde 90.5 ile en yüksek düzeyine kriz yılı 2001'de ulaşmıştır. Bu oran şu anda ie %55,8'dir. bu iyileşmenin nedenlerine baktığımızda;
    * Bunda da rol oynayan en önemli faktör milli gelirde 4 yıldır devam eden yüksek büyüme oldu. GSMH rakamları 2001'de 148 milyar dolardan 360 milyar dolara yükseldi.
    * İkinci sırada ise kamu açıklarının azaltılması ve kamu borçlanmasının düşürülmesi rol oynadı. Burada yüzde 6.5'lik faiz dışı fazla verilmesinin borç stokunun kontrol altına alınmasına katkısı yüksek.
    * Küresel koşulların uygun gitmesiyle reel faizlerin düşürülmesi de kamu borçlarının sürdürülebilir hale gelmesine katkıda bulundu.
    Böylece kamunun borçluluğunda AB normu olan brüt borçların milli gelirin yüzde 60'ını aşamayacağı kuralını yakalamaya sadece 4 puan kaldı. Yılsonu itibariyle brüt kamu borcunun milli gelire oranı yüzde 64 düzeyine kadar inmiş durumda.


    ama geçtiğimiz haftalarda IMFye olan borcumuzun ödenebileceğine yönelik açıklamalar yapılmıştı hala da bazı kişiler tarafından bu konu hakkında açıklama yapılmaktadır. iktidarın görevi devraldığı dönemlerde 27 milyar dolar civarında olan borcumuz 13 milyar dolar seviyeline inmiştir. bu sebepten borcumuzu ödeyebiliriz tarzı söylemler ortaya çıkmıştır.

    sonuç olarak toplam borcumuzu bir anda ödeyebilme gibi bir imkanımız söz konusu değil.
    ---------------------------------------------------------------------------




    daha önce buna benzer bir konu hakkında yukarıdaki mesajda görüşlerimi bildirmiştim.ama eklemek istediğim bir kaç şey daha var.

    evet başlıkta da görüldüğü üzere imf ile yollarımızı ayırmamızın maliyeti 3 milyar dolar. ayrıca bunun ilerki dönemlerde de etkileri devam edecektir.

    borçlanırken dikkat edilen bazı noktalar vardır. borçlanma faiz oranı ve vade gibi. eğer ülke olarak imf'ye olan bocumuzu ödeyip ilişkimizi keseceksek daha iyi şartlarla borçlanablecek bir kuruma ihtiyacımız olacaktır.

    eğer daha düşük faiz oranı ile daha uzun vadede borçlanılabilecek bir yer olsaydı eminim ki bir dakika bile beklemezdik. ama maalesef günümüz koşullarında en uygun borçlanma şartlarını bize imf sağlıyor.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. IMF'ye Ne Kadar Borçluyuz?
    2006 Konuları bölümünde ahmetsayilir tarafından açılmış
    Yanıt: 4
    Son Mesaj: 17.02.06, 20:33
  2. 1 MİLYAR NASIL değerlendirilir?
    2005 Konuları bölümünde damlasakız tarafından açılmış
    Yanıt: 26
    Son Mesaj: 10.04.05, 21:46
  3. Hükümet IMF'ye boyun eğmemeli
    2005 Konuları bölümünde Xtreme-Power tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 08.04.05, 15:33

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •