Yastığa koyulan başın, yastığın yumuşaklığı ile oyalanırken, içindeki beynin de vakit geçirmek için oluşturduğu imgeler midir düş? Kalbimiz bu tarifi kabul eder, beynimiz onaylar mı?

Düşler aslında, yaşadıklarımız kadar, yaşamadıklarımızın da bir tarihidir. Yaşattıklarımız kadar, yaşatamadıklarımızın da bir kaydıdır. Gördüğümüz kısımlar, bir büyük kaynaktan rast gele açtığımız sayfalar yada o günün ihtiyacı ile denk düşürdüğümüz yerlerdir. Kaynağını göremeyiz, tıpkı çeşmeden akan su gibi, sadece bize ulaşan kısmını alabiliriz ki o bile çoğu zaman, geçtiği yol ve yapılan işlemler nedeniyle değişime uğramış olur.

peki sizce nedir düş?