• Reklam
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    18-04-2006
    Mesajlar
    1,392
    Karizma Gücü
    0

    Ruslarınki can bizimki patlıcan

    Ruslarınki can bizimki patlıcan

    Rusya'ya satılan sebze-meyvede, laboratuvarlara tarım ilacı analizi için '24 saat çalış' emri verildi. İç pazarda ise kontrol sıfır.

    Rusya'ya sebze ve meyve ihracatında, laboratuvarlar tarımsal ilaç kalıntısı analizine yetişemeyince sıkıntı oluştu. Tarım Bakanlığı, il kontrol müdürlüklerini uyararak laboratuvarların gerekirse 24 saat çalıştırılmasını istedi.

    LİMİTLER AŞILDIĞI İÇİN
    İhraç ürünlerde pestisit, nitrit ve nitrat limitleri aşıldığı için analiz zorunluluğu getirilmişti. Türkiye, sebze-meyve üretiminin yüzde 5'ini ihraç ediyor. Bir milyar dolarlık ihracatın üçte biri Rusya'ya yapılıyor.

    TÜRK TÜKETİCİ YESİN
    Üretimin yüzde 95'inin tüketildiği iç pazarda ise birkaç hiper market dışında kalıntı analizi yapılmıyor. Bir ilgilinin ağzından acı gerçek: "Sadece ihracatta sorun yaşanan biber, üzüm ve kirazda üreticinin otokontrolü var."



    Ruslar'a denetim var, bize yok!

    Rusya, Türkiye'den gelen meyve-sebzenin detaylı analiz edilmesini istedi. Tarım Bakanlığı harekete geçti ve laboratuvarlara 'Gerekirse 24 saat çalışın' talimatı verdi Rusya'ya ihraç edilen ürünlere bu denli hassasiyet gösterilirken, Türkiye'de haller ve pazarlarda satılan meyve ve sebzeleri ise ne analiz eden ne de denetleyen var.

    Toplam üretimin yüzde 5'ini oluşturan meyve sebze ihracatının tarım ilacı kalıntısı yüzünden tehlikeye girmemesi için laboratuvarlara '24 saat çalışın' talimatı gönderen Tarım Bakanlığı, 1 milyar dolarlık ihracatın üçte birini oluşturan Rus pazarını kaybetmeme alarmı veriyor. Ancak üretimin yüzde 95'ini oluşturan iç pazardaki tüketim, hâlâ denetimsiz. Bunun üreticinin eğitimsizliği, denetim imkanı olmaması gibi nedenleri yanında, çok da bilinmeyen bir başka nedeni de şu: Türkiye'de tüketilen meyve ve sebzelerin haller yoluyla dağıtılması zorunlu. Ancak meyve sebze halleri Tarım Bakanlığı'na değil, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'na bağlı. Bu durumda Tarım Bakanlığı hallere giremediği için, istese de denetim yapamıyor. Türk tüketicisi, sadece Migros, Carrefour, BİM gibi organize perakende zincirlerinin, son yıllarda kendi inisiyatifleriyle başlattıkları kalıntı

    analizleriyle korunabiliyor. Ama tüketimin yoğun olarak yapıldığı semt pazarları ve hallerde hiçbir analiz yok.

    BAKANLIK ALARMDA
    Rus pazarında önce Akdeniz sineği konusunda sıkıntı yaşayan, ardından tarım ilacı kalıntılarıyla ihracatı tehlikeye uğrayan Türkiye, 1 yıldır mücadele veriyor. Tarım Bakanlığı, tüm üreticileri kalıntı analizleri yapma konusunda uyarırken, son gelişme, laboratuvarların analize yetmemesi konusunda yaşandı. Koruma Kontrol Genel Müdürü Hüseyin Sungur imzasıyla gönderilen yazıda, ihraç edilen ürünlerde maksimum kalıntı limitlerinin üzerinde pestisit, nitrit ve nitrat saptanması üzerine ürünlere analiz zorunluluğu getirildiği hatırlatıldı. Analiz zorunluluğu getirilmesiyle ihracatcıların büyük sıkıntı yaşadığı ifade edilen yazıda, sıkıntının giderilmesi için il kontrol laboratuvar müdürlükleri tarafından önlem alınması ve gerekirse 24 saat çalışılması gerektiği bildirildi.
    ,




    http://www.sabah.com.tr/eko101.html
    Bu mesaj en son " 07.05.06 " tarihinde saat 16:16 itibariyle *Selin* tarafından düzenlenmiştir...

  2. #2
    abdullahbirisi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-10-2005
    Mesajlar
    1,775
    Karizma Gücü
    7
    Evet bende buna benzer bir haberi arena programın da izlemiştim.Avrupaya gönderilen biberler kansorejen madde bulunup türkiyeye geri gönderilmişti.Adamlarda ürünlerini istanbul pazarında harcamışlardı.
    1970’li yıllardan itibaren yükselen bir trend izleyen dünya altın madenciliğinde,
    epitermal, porfiri ve listvenit tipi yataklardan yapılan üretim çok büyük önem
    kazanmıştır. Batı Anadolu’nun epitermal cevherleşmeler açısından önem taşıyan
    jeotermal sistemler bakımından zengin olması, ayrıca, epitermal altın yataklarının iz
    elementi olarak önem taşıyan Sb-As-Hg cevherleşmelerinin yaygın olması; Doğu
    Karadeniz
    bölgesindeyse, altın yatakları açısından önemli olan masif sülfit ve porfiri
    yataklarının bulunması; Orta ve Doğu Anadolu’da listvenitlerle yakından ilgili
    ofiyolitlerin geniş alanlar kaplaması, topraklarımızın, altın oluşumlarının yerleşmesi
    için jeolojik açıdan çok elverişli olduğunu göstermektedir.

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •