• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
8 sonuçtan 1 --- 8 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    27-11-2005
    Mesajlar
    9,261
    Karizma Gücü
    8

    Mutlu Başlık bulamadım sadece çok güzel bir hikaye...

    AYAKKABICI, yeni getirdiği malları vitrine yerleştirirken, sokaktaki bir çocuk onu izlemekteydi. ,

    Okullar kapanmak üzere olduğundan, spor ayakkabılara rağbet fazlaydı.

    Gerçi mallar lüks sayılmazdı ama, küçük bir dükkan için yeterliydi. Onların en güzelini ön tarafa koyunca, çocuk vitrine doğru biraz daha yaklaştı. Fakat bir koltuk değneği kullanmaktaydı. Hem de güçlükle..

    Adam ona bir kez daha göz attı. Üstündeki pantolonun sol kısmı, dizinin alt kısmından sonra boştu. Bu yüzden de sağa sola uçuşuyordu.

    Çocuğun baktığı ayakkabılar, sanki onu kendinden geçirmişti. Bir müddet öyle durdu. Daldığı hülyadan çıkıp yola koyulduğunda, adam dükkandan dışarı fırlayıp:

    — Küçükk!. diye seslendi. Ayakkabı almayı düşündün mü? Bu seneki modeller bir harika!.

    Çocuk, ona dönerek:

    — Gerçekten çok güzeller!. diye tebessüm etti. Ama benim bir bacağım doğuştan eksik.

    — Bence önemli değil!. diye, atıldı adam. Bu dünyada her şeyiyle tam insan yok ki!. Kiminin eli eksik, kiminin de bacağı. Kiminin de aklı ya da imânı.

    Küçük çocuk, bir şey söylemiyordu. Adam ise konuşmayı sürdürdü:

    — Keşke imanımız eksik olacağına, ayaklarımız eksik olsa idi.

    Çocuğun kafası iyice karışmıştı. Bu sefer adama doğru yaklaşıp:

    — Anlayamadım!. dedi. Neden öyle olsun ki?

    — Çok basit!. dedi, adam. Eğer imanımız yoksa, cennete giremeyiz. Ama ayaklar yoksa, problem değil. Zaten orda tüm eksikler tamamlanacak. Hatta sakat insanlar, sağlamlara oranla, daha fazla mükafat görecekler...

    Küçük çocuk, bir kez daha tebessüm etti. O güne kadar çektiği acılar, hafiflemiş gibiydi. Adam, vitrine işaret ederek:

    — Baktığın ayakkabı, sana yakışır!. dedi. Denemek ister misin?

    Çocuk, başını yanlara sallayıp:

    — Üzerinde 30 lira yazıyor, dedi. Almam mümkün değil ki!.

    — İndirim sezonunu, senin için biraz öne alırım!. dedi adam. Bu durumda 20 liraya düşer. Zaten sen bir tekini alacaksın, o da 10 lira eder.

    Çocuk biraz düşünüp:

    — Ayakkabının diğer teki işe yaramaz!. dedi. Onu kim alacak ki?

    — Amma yaptın ha!. diye güldü adam. Onu da, sağ ayağı eksik olan bir çocuğa satarım.

    Küçük çocuğun aklı, bu sözlere yatmıştı. Adam, devam ederek:

    — Üstelik de öğrencisin değil mi? diye sordu.

    — İkiye gidiyorum!. diye atıldı çocuk. Üçe geçtim sayılır.

    — Tamam işte!. dedi adam. 5 Lira da öğrenci indirimi yapsak, geri kalır 5 lira. O da zaten pazarlık payı olur. Bu durumda ayakkabı senindir, sattım gitti!.

    Ayakkabıcı, çocuğun şaşkın bakışları arasında dükkana girdi. İçerdeki raflar, onun beğendiği modelin aynısıyla doluydu. Ama adam, vitrinde olanı çıkarttı. Bir tabure alıp döndükten sonra, çocuğu oturtup yeni ayakkabısını giydirdi. Ve çıkarttığı eskiyi göstererek

    — Benim satış işlemim bitti!. dedi. Sen de bana, bunu satsan memnun olurum.

    — Şaka mı yapıyorsunuz? diye kekeledi çocuk. Onun tabanı delinmek üzere. Eski bir ayakkabı, para eder mi?

    — Sen çok câhil kalmışsın be arkadaş.. dedi, adam. Antika eşyalardan haberin yok her halde. Bir antika ne kadar eski ise, o kadar para tutar. Bu yüzden ayakkabın, bence en az 30- 40 lira eder.

    Küçük çocuk, art arda yaşadığı şokları, üzerinden atabilmiş değildi. Mutlaka bir rüyada olmalıydı. Hem de hayatındaki en güzel rüya. Adamın, heyecandan terleyen avuçlarına sıkıştırdığı kağıt paralara göz gezdirdikten sonra, 10 liralık banknotu geri vererek:

    — Bana göre 20 lira yeterli.. dedi. İndirim mevsimini başlattınız ya!..

    Adam onu kıramayıp parayı aldı. Ve bu arada yanağına bir öpücük kondurdu. Her nedense içi içine sığmıyordu. Eğer bütün mallarını bir günde satsa, böyle bir mutluluğu bulamazdı.

    Çocuk, yavaşça yerinden doğruldu. Sanki koltuk değneğine ihtiyaç duymuyordu. Sımsıcak bir tebessümle teşekkür edip:

    — Babam haklıymış!. dedi. “Sakat olduğum için, üzülmeme hiç gerek yok!.” demişti.

    kaynak: c. suavi
    (daha önce verildiyse özür dilerim)
    ....

  2. #2
    TrY_Think_Me adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-03-2006
    Mesajlar
    31
    Karizma Gücü
    0
    Cok guzel gercektende keske boyle ınsanlar gunumuzde sadece hıkayelerde olmasa hersey daha guzel olurdu.
    Düşüncelerinize dikkat edin
    onlar sözleriniz olacak


    Sözlerinize dikkat edin
    onlar hareketleriniz olacak


    Hareketlerinize dikkat edin
    onlar alışkanlıklarınız olacak


    Alışkanlıklarınıza dikkat edin
    onlar karakteriniz olacak.......

    Do you ever wonder why you were left alone ???

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    24-08-2005
    Mesajlar
    153
    Karizma Gücü
    0
    Bu yazı Olsa olsa Türkiye'den bir anektot olur bana göre.... gerçekten çok güzel paylaştığın için gerçekten teşekkürler...
    ''Sevdiğiniz insanları düşünüyorsunuz, ama daha derine inin, sonunda sevdiğinizin onlar olmadığını göreceksiniz, siz bu sevginin içinizde yarattığı duyguları seviyorsunuz..!"
    FRIEDRICH NIETZSCHE

  4. #4
    Misafir _Marx_ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-03-2006
    Mesajlar
    980
    Karizma Gücü
    0
    Hikaye Çok Güzel Yazılmış..Amaç Belli ...Bende şöyle düşündüm çocuğun tek bacağı yokya...sakat ya...5 katlı bir binada yangın çıktı herkes kaçtı bir o sakat olduğu için kaçamadı...sakatlığın avantajı burda bitti...öldü...veya ölmedi...vücudunun büyük bölümü yandı...sakatlığın üstüne birdeyanık eklendi...doğru diğer tarafta mükafatı fazla olacak...

    yazılan hikayeler yazan kişinin neyi vurgulamak istediğine bağlı olarak değişebiliyor...O yüzden yazıma başlarken çok güzel yazılmış lafımı geri alıp beğenmedim demek istiyorum..

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    27-11-2005
    Mesajlar
    9,261
    Karizma Gücü
    8
    Alıntı _Marx_ tarafından gönderildi.
    Hikaye Çok Güzel Yazılmış..Amaç Belli ...Bende şöyle düşündüm çocuğun tek bacağı yokya...sakat ya...5 katlı bir binada yangın çıktı herkes kaçtı bir o sakat olduğu için kaçamadı...sakatlığın avantajı burda bitti...öldü...veya ölmedi...vücudunun büyük bölümü yandı...sakatlığın üstüne birdeyanık eklendi...doğru diğer tarafta mükafatı fazla olacak...

    yazılan hikayeler yazan kişinin neyi vurgulamak istediğine bağlı olarak değişebiliyor...O yüzden yazıma başlarken çok güzel yazılmış lafımı geri alıp beğenmedim demek istiyorum..
    Ya da...5 katlı binada çıkan bu yangında sakat bir çocuk olduğu öğrenildi ve vicdanlı ve sorumlu bir insan kendi canından önce onun canına değer vererek onu kurtarmak için o sakat çocuğun yardımına koştu ve çocuğu kurtardı..
    Çocuk hayatta iyi insanlar olabileceğininde farkına varmış oldu..

    Olaylara ve insanlara nasıl bakarsanız öyle görürsünüz..
    ....

  6. #6
    Misafir _Marx_ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-03-2006
    Mesajlar
    980
    Karizma Gücü
    0
    yangın söndürülmüştür...Aynı Çocuk o eve bir daha girdiğinde ya bir daha yangın çıkarsa ya evde kimse olmazsa ..ben nasıl çıkacağım...yada ben her zaman iyi insanlarımı bekleyeceğim...ben kendi başıma birşeyler yapamayacağım diye isyan ederse...
    Olaylara ve insanlara nasıl bakarsanız öyle görürsünüz..
    herkes ayakkabıcı gibi değil...herşey o hikayede yazılanlar gibi değil...kendinizi ordaki hikayeye şartlandırırsanız...ev yanarken gözünüz kapıda olur iyi bir insan gelsin kurtarsın diye...gelmezse yanarsınız...sonra...

    birilerine bağımlı yaşamak zordur...şimdi konuşması kolay....

  7. #7
    K_U_M adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-11-2005
    Mesajlar
    1,004
    Karizma Gücü
    7
    Umudu kalmamış olanların görebildikleri karanlıklarda ne ışıklar vardır ki milyarlarcası onları takip eder. Bir mum yakmayıpta karanlıktan şikayet etmek sadece ölülerin yapabileceği davranıştır. Ölüler birşey hissedemezler. Öldüysen bu dünyada işin ne?
    Ticaret adamın kesesini doldururken kalbini boşaltıyor. Haberiniz ola arkadaşlar.

  8. #8
    Misafir _Marx_ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-03-2006
    Mesajlar
    980
    Karizma Gücü
    0
    Her zaman aydınlıkta gezenler karanlık nedir bilmeyenler...bir gün karanlığa düşerlerse..anlam veremeyip o okaranlıkta kaybolabilirler...

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. başlık bulamadım
    2006 Konuları bölümünde sıyahgandalf tarafından açılmış
    Yanıt: 15
    Son Mesaj: 29.01.06, 14:41
  2. "Ağlayarak" Bu Yazı için başlık bulamadım
    2005 Konuları bölümünde PaMukOgLu tarafından açılmış
    Yanıt: 5
    Son Mesaj: 30.12.05, 19:32

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •