• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    (fıstık ile tomy) shadow2569 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-01-2006
    Mesajlar
    810
    Karizma Gücü
    0

    Bir Sanal Mektup

    Kandırma kendini; okudukların sadece soğuk harfler.

    Baktığın şey kağıt değil, yazılarsa eski, güzel kalemlerden çıkmış satırlar
    değil. Hayat artık daha kolay; masanın üstünde biriken kağıt yığınları yok,
    kaleminin mürekkebi bitmiyor, gömlek cebinde ise lekeler oluşmuyor artık...

    Dayanmaya çalışıyoruz, ama kolaylık her zamanki gibi ezip geçiyor. Düşünceleri,
    duyguları okumak için para ödemek zorunda değiliz aldığımız bir kitap ardından.
    Hatta bu satırları yazarken arka planda çalan "mp3" melodileri dinlerken ben de
    o melodilere emek harcayanları hiçe sayabiliyorum...

    Orta yaşı çoktan geçmiş biri olarak nostaljinin "kızıl" renginden kopmamaya
    çalışıyorsam, benden daha "büyükler" olarak aranızdan birkaç kişinin işi çok
    daha zor. Kitap kokusunu alamamanın burukluğu ve elinde "somut" bir şey tutmadan
    fikirlere ulaşmanın "garip"liği dolaşıyor etrafımızda...

    Kitaplar da gidecek, biliyorsunuz değil mi? Yavaş yavaş ağırlıksız ve bedensiz
    düşünceleri okuyacağız. Okurken de yazanın el yazısından kişiliğini anlama
    lüksünü kaybettiğimizi fark edeceğiz.

    Önümde "17 inch" bir "kağıt" ve ellerimin altında 106 tuşun 30 - 35 tanesinin
    dışındakilerini pek kullanmadığım bir kalem var. Arkamda duran "eski" ve "güzel"
    kitaplara sırtımı dönmüş yazıyorum. Her şey daha kolay ve çabasız…

    Gözlerimi hafif sağa kıpırdattığım zaman kimlerin bu "sanal" dünyanın içinde
    gezindiğini görebiliyorum. Onlar bir sandalyede otursalar da artık orada
    değiller. Yumuşak hatlı nesnenin üzerindeki tuşlara dokunarak dünyanın başka bir
    ucundaki, nerede, nasıl durduğunu bile bilmedikleri ve hatta düşünmedikleri bir
    bilgisayarın "HardDisk" ini çalıştırıp oradaki "birler" ve "sıfırlar"dan
    nasiplerini alıyorlar...

    1024 "çarpı" 768 pikselden oluşan dünyanın içerisinde varolmaya çabalarken,
    bunun bir eğlence ve zaman geçirme aracı olduğuna kendimi inandırmaya
    çalışıyorum galiba. Düşününce "Matrix" fena fikir değilmiş gibi gelmiyor ara
    sıra...

    Kaçıyoruz galiba "her şey" den buralarda. Somut olamayan insanlar ve somutlaşmak
    istemeyen düşünceler uçuşuyor etrafta. İletişim yanıp sönen "imleç" anlamına
    geliyor aslında ama ne çok duygular yüklüyoruz sınırlı harflere ve silikçe duran
    satır sahiplerine. Yaratmanın uzağında dolaşırken, diğer yandan da yarattığımızı
    sanıp "ASCII" güllerle ilan-ı aşk ediyoruz sanal güzelliklere...


    ...
    ...
    ...
    Korkuyorum evet;
    seni kaybetmekten ve seni daha fazla üzmekten...
    Bir çiçek misali ne ellemeye nede koparmaya kiyamiyorum uzaktan seyrediyorum çünkü;
    Seni daha fazla incitmekten korkuyorum.
    Ömründe yasadigin mutlulugu huzuru sana yasatamamaktan korkuyorum.
    Sana kalbimden fazlasini verememekten korkuyorum.
    Sonunda sana gözyasindan baska bir sey birakamamaktan korkuyorum.
    Seni sevmekten degil;
    dostlugunu suiistimal etmekten,
    Seni kaybetmekten ve degerini bilememekten ve Yüce Rabbime hesap verememekten korkuyorum.
    Belki de çok fazla korkuyorum ...

    ÇÜNKÜ; BEN iLK DEFA SEViYORUM...

  2. #2
    Profesör paskalya adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-07-2004
    Mesajlar
    3,189
    Karizma Gücü
    0
    eline sağlik...
    TFBeşiktAŞK


    İMZAM YOK PARMAK BASSAM OLURMU ?

    BENİ ESKİLER TANIR, YENİLER TANIMAYA ÇALIŞIR, TANIYANLAR ANLATIR...

    SuSKunLuĞuM aSaLeTiMDeNDiR ...
    HeR LaFa VeReCeK CeVaBım Var ...AmA... Bir LaFa BaKaRım LaF Mı DiYe...
    BiR De SöyLeyeNe BaKaRım aDaM Mı DiYe...

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •