Ermenistan'dan "ilerde Türkiye'den toprak talep edebileceklerine" dair sesler çıkarken Avrupa'da da Ermeni Soykırımı iddiasının "gerçek" olarak kabul ettirilmesi yönündeki gelişmeler sürüyor.

Bu iddiayı kabul eden ve hatta Türkiye'yi tarih kitaplarında Hitler'in Yahudi soykırımının yanına "soykırımcı ülke" olarak yazan ülkelerin sayısının artması büyük önem taşıyor... Ermenistan ve Ermeni diasporası için "Ne kadar çok ülkeyi yanlarına alırlarsa, ilerde Türkiye'ye yapacakları baskının o kadar kolaylaşması" açısından önemli, böyle bir amacın diasporayı birbirine bağlayan ve motivasyon veren bir güç oluşturması açısından önemli... Bizim için ise bu ülkelerin sayısı arttıkça ve konu yasalarında yer aldıkça gelecekte çok daha büyük bir sorun, bir baskı olarak karşımıza dikilmesi açısından...

Kitaplar toplatıldı!
Son 10 yıldan bu yana bunların olacağını, geç kalındığını, sorun kapımıza dayandığında çözümün daha zorlaşacağını yazdım durdum. Hepsini toplasam çok kalın bir kitap olur. Rahmetli Kâmuran Gürün gibi olayın iç yüzünü bilen ve gerçekleri yansıtan kitapları Avrupa'da Ermeniler tarafından bütün kitapçılardan tek tek toplatılan çok değerli bir diplomatımız da anlatmaya çalıştı ama zamanında anlayan ve harekete geçen tek bir hükümet çıkmadı.

Şu anda ise Fransa 18 Mayıs'ta meclis de görüşülecek olan yasa teklifini tartışıyor:

"Ermeni soykırımını inkâr etmeyi suç sayan" yasa teklifini... Ve Fransa'nın, aralarında ünlü bilim adamları bulunan çok sayıda tarihçisi Sosyalist Parti'nin hazırladığı ve meclise verilen yasa teklifinden şok olduklarını, "parlamentoların tarih yazamayacağını" söylemişler.

Hiç şüphemiz olmasın ki diaspora Fransa'da işini bitirdikten sonra (aynen Edinburgh'ta yaptıkları ve kabul ettirdikleri gibi) başka ülkelere geçecektir. Amerikan eyaletlerinde tek tek ilerlediler, aynı taktiği şimdi Avrupa'da uyguluyorlar.

Tarihi susturmak!
İşin ilginç tarafı Türkiye'de yapacakları "taraflı konferans" bir üniversite yönetimi tarafından iptal edildiği için "Türkiye'de düşünce ve ifade özgürlüğü yok, devlet özgür düşünceye, tarihçiye, edebiyatçıya baskı yapıyor" diye dünya basınına çıkıp ülkesini şikayet eden gazeteciler, yazarlar ve diğerleri nedense Fransa'da çıkacak bu çağdışı, baskıcı, demokrasiyle asla bağdaşmayan yasayı hiç eleştirmiyorlar.

Duyan var mı, ben duymadım.

Oysa bırakın Fransa'da yaşayan, oraya seyahat yapan Türklere uygulanan baskıyı bir yana, bundan sonra o ülkede konu üzerine araştırma yapmak isteyen herkesin, tarihçilerin de çalışması engellenmiş olacak.

Şimdi Türkiye'nin derhal Birleşmiş Milletler e, Avrupa Konseyi'ne, AİHM'ye ve gerekli her yere başvurarak ve sesini yükselterek "Hiçbir ulusal veya uluslararası mahkemede kabul edilmemiş" bir suç iddiasının gerçek gibi kabul edilmesi ve yasalara konması hakkının parlamentolara verilemeyeceğini, koca bir topluma haksız yere yargısız infaz yapılamayacağını acilen anlatması gerekir.

Tabii Avrupa medyasında boy gösteren, Amerika'da kendi devletlerini hakaretlerle suçlayan açıklamalar yapan bir grup Türk akademisyen ve yazardan da bu konuda yardım istemek mümkün.

Kimbilir, belki Fransız tarihçilerden daha Fransız kalmaktan utanırlar

kaynak : vatan





ne kadarda doğru şeyler yazmış vatanın sevgili köşe yazarı. burdada bas bas bağırıyoruz hükümetimizin derhal ayaklanması lazım bu fransız kararlarına