Her şeyi kolaylıkla üretebilirsiniz. Dedikodu, acımasızlık, eğitim safsataları, akıldışılıklar, hürafeler, rivayetler, yiyecek tapınmaları ve tiksinçleri……
Toplum çıldırmış olmalı. Nasıl çıldırmasın ki? Derin bir illüzyon içinde bunu yaratarak ve çürüterek ve yeniden yaratarak girilmiş bir kısır döngüye ‘hayat’ adını takmışlar.
Don Kişot’u yeldeğirmenlerine saldırtan ruh hali, hatalı idrak, yani illüzyondu. Bir yapyanlış algılama durumu!
Yüzleşmek de cabası… Katı olan hr şey buharlaşırken, kutsal denilen her şey de birdenbire dünyevileşiyor. “İnsanlar akılları başlarına gelmiş olarak hayatlarının gerçek koşullarıyla ve diğer insanlarla olan ilişkilerinin iç yüzüyle yüzleşmek zorunda kalıyorlar.”
Artık eğitim öğretimden değil, bürokrasiden geçiyor. Testler, sınavlar, koşuşturmalar.. Bir delirme silsilesi. Bir şeyin moda olması için anlaşılması değil, anlaşılmaması şart ise, kusturan kurslar, eğitim çılgınlıklarını da anlamak mümkün olabiliyor. Modadır.Çünkü anlayamıyorlar.
Eskiden veya şimdi açlıktan ölmek mümkün. Değişen ise, şimdi bozulmuş gıda yenildiği için de ölünebilmektedir.Mitolojinin ‘Gorgon’ döneminde yaşıyoruz. Açlık, yokluk, savaş, vahşet… Neye bakarsak taş kesiliyoruz. Donmuşuz.
Hiç kimsenin aşkında şiddet, ilgisinde tenkit bulunmuyor. Dahası aşkı da bulunmuyor, ilgisi de… Bir nevi sperm havuzuna geri dönme sendromu. En içine en dibine gömülme isteği. Rahim bile geniş kalıyor…
Bugünkü siyasî hizmetkârlar, iyi kötü kazanılmış birçok hakkın kendilerine yakıcı gelen lavlarını, eski, o bildik süpürgeyle süpürürlerken birbirlerine de giriyorlar olmasın? En iyi ben süpürürüm egoizminin yol açtığı yoğunluğu düşük veya yüksek bir iç savaşı çağırdığı bu kadar açık seçik görülürken…Gericiliğin kendisi, çağın görüntüsüne bürünüp, yatıştırmaktan çok kışkırtıyor iken, insandan insan olarak ne kalıyor geriye…
Bilim fobi haline, giderek hastalık haline geliyor. Cehalet cehaletle besleniyor çünkü. İrrasyonel bir yapı içindeyseniz korkmayınız, etrafınız benzerlerinizle doludur. Bilgisizseniz iyi bir niyetiniz de varsa o da artık kötüleşir ne yazık ki…
Baskı bir doygunluğa eriştiğinde, herkes ezenlere ‘aşık’ olmaya başlar. Boyunsunmanın dışında yapacak bir şey kalmaz. Kelle gider.
Yanlış üretilen ve çürütülen bir hayat da doğru yaşanmaz.
www.hurriyet.com.tr


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla