Türk bankacılık sektörüne yoğun yabancı ilgisinin olduğunu belirten Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, "Dünya Türkiye’ye geliyor, Türkiye’deki bankalara talip oluyor. Türk bankacıların aynı şekilde, diğer AB ülkelerine olduğu gibi Yunan bankalarına da ilgisi görülmelidir" dedi.

DEVLET Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, Türkiye’de bankalara gösterilen yoğun yabancı sermaye ilgisinin sektörün sağlıklı bir zeminde olduğunu gösterdiğini belirterek, "Finansbank’ın ardından Tekfenbank’ın yüzde 70’inin satılacak olması çok önemli bir gelişmedir. Ancak AB süreci tek taraflı bir ilişki demek değildir. İki taraflı mütekabil ilişkiler demektir. Tabii Türk bankacıların aynı şekilde, diğer AB ülkelerine olduğu gibi Yunan bankalarına da ilgisi görülmelidir" dedi.

Şener, Finansbank’ın Yunanistan Ulusal Bankası’na (NBG) ve Tekfenbank’ın EFG Eurobank’a satılmasına ilişkin henüz BDDK’ya başvuru yapılmadığını da bildirdi.

TÜRKİYE ALGILANIYOR: Doğan Yayın Holding’in (DYH) düzenlediği ’Kurumsal Yönetimde Trendleri Konuşmak’ konulu Kurumsal Yönetim Konferansı 2006’nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Şener, Türk bankacılık sektöründe yabancı sermayenin payının henüz yüzde 20’nin altında olduğunu dile getirerek, sektörde yabancı sermayenin payının belli bir sınırın altında olması konusunda bir sınırlama bulunmadığını kaydetti. Şener, Türkiye’ye ve İMKB’ye doğrudan yabancı ilgisinin bulunduğunu aktararak, AB sürecinin Türkiye ekonomisi üzerindeki en olumlu etkisinin Türkiye’nin dış piyasalarda algılanması olduğunu vurguladı. Yabancı sermaye trendini olumlu karşıladığını ifade eden Bakan Şener, "Doğrudan yabancı sermaye yatırımı tek taraflı değil. Yabancı sermaye yatırım yapar. Sizin sermaye gruplarınız yabancı ülkelerde yatırım yapıp işbirlikleri geliştirebilir. Türkiye’den dış ülkelere yapılan yatırımların tutarı 2005’de 1 milyar doları geçti" diye konuştu.

KURUMSAL YÖNETİM ÖNEMLİ: Şener, kurumsal yönetim konusunda ise şunları söyledi: "Kurumsal yönetim, ABD ve Avrupa’da yaşanan şirket skandalları sonrasında gündemde çok fazla yer almaya başladı. Bu nedenle iyi yönetim uygulamaları için yeni düzenlemeler yapılıyor. Toplumun her konuda daha çok demokrasi talep ettiği bir noktada, iyi kurumsal yönetişimin yerleştirilmesi önemli. Kurumsal yönetim ilkeleri siyasetten ticarete, şirket yönetiminden devlet yönetimine kadar vekil-müvekkil ilişkisi olarak her alanı kapsıyor. Bu ilkeler her alanda profesyonelliği, güçlü sosyal sorumluluk ve adalet duygusunu, dürüstlüğü, disiplini, şeffaflığı, eşitliği, bağımsızlığı ve hesap verilebilirliği esas yapıyor."

Son trend sürdürülebilir şirket raporları

DOĞAN Yayın Holding’in (DYH) Kurumsal Yönetim Konferansı 2006’da konuşan Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Doğan Cansızlar, artık yatırımcıların sadece finansal tablolara bakmadığını, şirketlerin yönetim kalitesi ve sosyal sorumluluğunu da dikkate aldığını söyledi. Cansızlar, şöyle devam etti: "Son trendlerde artık şirket sürdürülebilir raporlarında hem finansal tablolar, hem de finansal olmayan raporlamalar isteniyor."

Kurumsal yönetim rekabette önemli

DOĞAN Yayın Holding (DYH) CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mehmet Ali Yalçındağ, kurumsal yönetimin hem yabancı sermayede, hem de rekabet etmede önemli olduğunu belirterek, "Dünyada kurumsal yönetim, şirket skandallarından sonra çok daha önemli hale geldi. Ülkelerde de bunun yansımaları oldu. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) da bu konuda düzenleme ve inceleme hazırlığı içinde" diye konuştu.

kaynak