• Reklam
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    controldenied® adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-10-2005
    Mesajlar
    7,685
    Karizma Gücü
    0

    Zengin-yoksul uçurumu 17 kata çıktı

    Türkiye’de en zengin kesimle en yoksul kesim arasındaki gelir farkı 17 kata kadar yükseldi. Dünya Bankası’nın verilerine göre Türkiye’deki gelirin yüzde 34.1’ini en zengin kesim alırken, en yoksul kesim ise yüzde 2’de kaldı.

    Dünya Bankası’nın, dünyadaki ülkelerin gelir dağılımıyla ilgili verileri Türkiye’deki zengin ve yoksul kesimler arasındaki gelir farkının bilenenden oldukça yüksek düzeyde bulunduğunu ortaya çıkardı. Türkiye İstatistik Kurumu, artık her yıl yapmaya başladığı gelir dağılımı araştırmasının sonuçlarını yüzde 20’lik gelir dilimlerini esas alarak açıklıyor. Bu açıklama yöntemi de en zengin kesimle en yoksul kesim arasındaki gelir farkının daha düşük gözükmesine yol açıyor.

    Ancak Türkiye’de kamu oyuna açıklanmayan yüzde 10’luk dilimlere ilişkin gelir dağılımı Dünya Bankası’na veriliyor. Dünya Bankası’nın "Dünya Ekonomik Göstergeleri 2006" isimli yayınında yer alan verilere göre Türkiye’de en zengin yüzde 10’luk kesim (yaklaşık 7 milyon kişi) toplam gelirin yüzde 34.1’ini alırken, en yoksul yüzde 10’luk kesimin payı (yaklaşık 7 milyon kişi) ise yüzde 2 düzeyinde kalıyor. Buna göre en zengin yüzde 10 ile en yoksul yüzde 10 arasında tam olarak 17 katlık bir fark bulunuyor. Gelir dağılımı araştırmasının sonuçlarının yüzde 5’lik dilimlere göre açıklanması halinde ise en zenginle en yoksul arasındaki farkın daha da açık olduğunun ortaya çıkacağı belirtiliyor.
    TÜİK’in Türkiye’de de açıkladığı ve Dünya Bankası istatistikleri içerisinde de yer alan yüzde 20’lik dilimlere göre ise en zengin yüzde 20’lik dilimin (yaklaşık 14 milyon kişi) gelirden yüzde 49.7 pay alırken, en yoksul kesimin aldığı pay ise yüzde 5.3 düzeyinde kalıyor. En zengin ve yoksul yüzde 20’lik kesimler arasındaki gelir farkı 9.4 katta kalıyor.

    FARK AÇILIYOR

    Dünya Bankası’nın geçen yıl açıkladığı ve 2000 yılı gelir dağılımı esas alınan verilerde ise Türkiye’deki en yoksul yüzde 10’luk kesimin gelirden aldığı payın yüzde 2.3 düzeyinde bulunduğu bildirilmişti. En yoksul en zengin yüzde 20’lik kesimin payının ise yüzde 30.7 olduğu hesaplanmıştı. En zengin ve en yoksul yüzde 10’luk dilimler arasında 13.3 katlık bir fark bulunuyordu. Buna göre 2000 yılından sonra Türkiye’de zenginlerin milli gelirden aldığı pay artmaya devam ederken yoksulların payı azaldı.

    GİNİ KATSAYISI

    100’e yaklaştıkça gelir dağılımındaki adaletsizliğin arttığını, sıfıra yaklaştıkça da azaldığını gösteren gini katsayısı da Türkiye için 43.6 olarak hesaplandı. Bu gini katsayısıyla Türkiye yaklaşık 180 ülke arasında gelir dağılımı en bozuk 34’üncü ülke oldu. Geri kalan yaklaşık 140 ülkede gelir dağılımının Türkiye’ye göre daha adil olduğu belirlendi.

    Gelir dağılımı Türkiye’den daha bozuk ülkeler arasında Peru, Paraguay, Papua Yeni Gine, Panama, Nepal, Namibya, Meksika, Mali, Malezya, Malavi, Madagaskar, Lesotho, Honduras, Bostwana, Brezilya, Merkezi Afrika Cumhuriyeti, Şili, Arjantin, Kolombiya Zimbabve, El Salvador, Guetamala, Haiti, Uruguay, Sierra Leone, Güney Afrika gibi ülkeler bulunuyor. Türkiye’nin üye olmaya hazırlandığı AB ülkelerinin tümünde gelir dağılımı Türkiye’den daha iyi bir konumda bulunuyor.

    YOKSULLUK ORANLARI
    Dünya Bankası verilerine göre Türkiye’de 2000 yılında yüzde 2’den düşük olan günde 1 dolarla geçirmek zorunda bulunan nüfusun oranı 2003 yılında yüzde 3.4’e yükseldi. Günde 2 doların altındaki nüfusun oranı yüzde 10.3’ten yüzde 18.7’ye çıktı. 1994 yılında yüzde 28.3 olan yoksulluk sınırının altındaki nüfusun oranı ise 2002 yılında yüzde 27 oldu. Dünya Bankası’na göre Türkiye’de kent nüfusunun yüzde 34.5’i, kırsal kesim nüfusunun ise yüzde 22’si yoksulluk sınırının altında yaşıyor.

    kaynak

  2. #2
    abdullahbirisi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-10-2005
    Mesajlar
    1,775
    Karizma Gücü
    7
    Tabii ki bu avrupalılar gini katsayısını kendi içlerinde uyguluyorlar.Sömürdükleri ülkenin vatandaşlarınıda kendilerinden sayarak hesaplasınlar.O zaman oranları görürüz.
    1970’li yıllardan itibaren yükselen bir trend izleyen dünya altın madenciliğinde,
    epitermal, porfiri ve listvenit tipi yataklardan yapılan üretim çok büyük önem
    kazanmıştır. Batı Anadolu’nun epitermal cevherleşmeler açısından önem taşıyan
    jeotermal sistemler bakımından zengin olması, ayrıca, epitermal altın yataklarının iz
    elementi olarak önem taşıyan Sb-As-Hg cevherleşmelerinin yaygın olması; Doğu
    Karadeniz
    bölgesindeyse, altın yatakları açısından önemli olan masif sülfit ve porfiri
    yataklarının bulunması; Orta ve Doğu Anadolu’da listvenitlerle yakından ilgili
    ofiyolitlerin geniş alanlar kaplaması, topraklarımızın, altın oluşumlarının yerleşmesi
    için jeolojik açıdan çok elverişli olduğunu göstermektedir.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Türkiye'de 19 milyon 458 bin yoksul
    2005 Konuları bölümünde dalyan tarafından açılmış
    Yanıt: 4
    Son Mesaj: 26.05.05, 13:03
  2. Bush Doğu ile Batı arasındaki uçurumu derinleştirdi
    2003 - 2004 Konuları bölümünde NoiaN tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 01.09.04, 19:09

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •