1970’li yıllardan itibaren yükselen bir trend izleyen dünya altın madenciliğinde,
epitermal, porfiri ve listvenit tipi yataklardan yapılan üretim çok büyük önem
kazanmıştır. Batı Anadolu’nun epitermal cevherleşmeler açısından önem taşıyan
jeotermal sistemler bakımından zengin olması, ayrıca, epitermal altın yataklarının iz
elementi olarak önem taşıyan Sb-As-Hg cevherleşmelerinin yaygın olması; Doğu
Karadeniz bölgesindeyse, altın yatakları açısından önemli olan masif sülfit ve porfiri
yataklarının bulunması; Orta ve Doğu Anadolu’da listvenitlerle yakından ilgili
ofiyolitlerin geniş alanlar kaplaması, topraklarımızın, altın oluşumlarının yerleşmesi
için jeolojik açıdan çok elverişli olduğunu göstermektedir.