Her gün yalanlaşan bir ömrü tüketiyoruz kibrit kutularında...
Şehrin filtreli yalnızlığında dumanaltı oluyoruz...
Vesaitten vesaite atlayıp geliyoruz tabutumuzun huzuruna...
Ve huzurlarınızda kara toprak...
Yalnız son vesaitin bileti indirimli ! Öğrenciyiz zira... !
Her sabah başka bir güne uyanıp, en yorgun gecelerimize sarılıyoruz rahatsız yataklarımızda....
Yorgunluk zannediyoruz tükenişleri...
Tükenecek olmasına rağmen yine de ileri ileri sayıyoruz tarihlerimizi.Aslında belli bir vakitten geriye doğru geliyoruz...
Yine de gidiş diyoruz Dönüşlerimize inat her şeride....
Tükeniyoruz.. Tükendikçe eğleniyoruz. Eğlendikçe umutlanıyoruz.
Umutlarımızda kaybolmak üzere yürüyoruz gecenin efkarında.
Gecenin efkarında çulsuz bir ayyaşın hayalleri oluyoruz...Ve çulsuz oluyoruz
bazı hayallerde.Ama yine de o çulsuzlaştığımız hayallerimizde hayat buluyoruz...
Yaşlandıkça aksileşiyoruz.Aksileştikçe asi bir ömür beliriyor suratımızda..Yorulmuşluğun ve eskimişliğin sureti beliriyor dikiz aynalarında. Ve açık açık bakamıyoruz sadece dikizliyoruz....
eskiyoruz ama vakit geçtiği için değil vakit geldiği için. Yani aslında yaşlanmak, ilk halimize dönmek...Yaşlanıyoruz.Güle güle gitlerde hoşgeldinler oluyoruz.
Son bir cigara yakıp bekliyoruz... Vaktin GELMESİNİ
Ve o sırada işte ;
Her gün yalanlaşan bir ömrü tüketiyoruz kibrit kutularında...
Şehrin filtreli yalnızlığında dumanaltı oluyoruz...
Yalanlaşıyoruz...
alperkaya....


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla