sizce hangisi arkadaşlar.
yani burada demek istediğim::hani gençlerele aileleri arasında çoğunluka problemler olur ya.
sizce bu problenlerde kim,neden suçludur?
veya bir suçlu varmıdır??:A :A:Q
sizce hangisi arkadaşlar.
yani burada demek istediğim::hani gençlerele aileleri arasında çoğunluka problemler olur ya.
sizce bu problenlerde kim,neden suçludur?
veya bir suçlu varmıdır??:A :A:Q
bence iki tarafta birbirine ılımlı yaklaşmalı izafi bir soru gerçi
mazeretim var
sorun ailelerde veya gençlerde değil
sorun sorunda zaten
50 yıl öncemize yabancı bir gençlik olarak yetiştik. bizden 30 yıl öncekilerde 50 yıl öncelerine yabancıydılar.
bunun sorumlusu yok.
sorumlu aramak yerine sorunu çözmek için ne yapmamız lazım
gençsek genç olduğumuzu empoze etmek yerine onların anlamaları için gereken davranışlarda bulunmalıyız
sorun şu aslında
gençsin ve sorunsun..
çünkü bu ikisi birden dayatılıyor sana
aslında sorunsuz genç olmak pirim yapmıyor gençler arasında
genç kalın ...
Herkes anlayabildiği kadar yaşar, ve anlayamadığı şeyleri umursamadan ölüp gider
suçlu bence genelde ailedir. iyi eğitim verse idiler tepkilerde one göre olurdu. ailem bana çok iyi davrandı ve ben onları hiç üzmemeye çalışıyorum. bazılarımız şimdi çevreden kaynaklanan nedenlerde çocuğuda suçlayabilir ama en büyük etken hatta %99.9 etken ailedeki eğitim sisteminden kaynaklanır.
Melüsünün kuzusuu
"Beklemekte olduğun şey, ancak onu beklemeyi unuttuğunda gerçekleşir.. Bu, evrenin 'Sen bakarken soyunamıyorum' deme şeklidir.."
Bir söz vardır;
"Hayatımızın ilk yarısını ailelerimiz mahveder, ikinci yarısınıda çocuklarımız"
Ne ben ailemi anlayabilirim ne de onlar beni.Aileler hoşgörülü bizler anlaışlı olursak sorun ortadan kalkar.
Depresyon ya da ergenlik sorunları bundan öncede vardı. Ancak bundan önce böylesine toplumsal bir sorun değildi. Çünkü gençler içine kapanık büyümezdi. Şimdi 1970 doğumlulara sorun ve size nasıl büyüdüklerini anlatsınlar. Sonra 1960'a gidin ve 1950 işte dinledikçe niçin sorunluyuz anlamaya başlıyoruz.
Ben konuya şu açıdan farklılık getirmek istiyorum. Mısır piramitleri nasıl inşa edildi ?
O zamanın genci çok mu güçlüydü? O zamanın genci hafta da 3 kez et yiyormuydu ? Ya da her öğünde sebze meyve yiyebiliyor muydu ? Nasıl bu kadar güçlüydüler?
Eski çağ insanlarından zamanımıza doğru gelirsek. Gerçek bir güç farkı var. Zamanla işler kolaylaşmaya başlamış. O zamanlar piramit taşlarını kaldıranlar. Bu işin kolayını bulmuş. Yanlış mı yapmış hayır. Ancak işte zamanla bu teknloji öyle farklılaşmışki...
Bir bebek şimdi nasıl büyüyor ?
Ayh canım benim, dur dokunma oraya, ay düştü düşecek. İlk okul'a annesi götürüp getiriyor. Ortaokulda konuşamıyan bir çocuk. Lisede aşık olduğunu ifade edemeyen bir genç. Ve üniversitede dersleri ile arakdaşlık ilişkilerini ayırt edemeyen eğlenceye dalan bir öğrenci. Bunun suçlusu kim ?
Hepimiz suçluyuz. Ama bu suçluluk oranına karşın. Yapmamız gereken, yapabileceğimiz ve inandığımız herşeyi tek başımıza yapmak ve gerektiğinde yardım almayı bilmek. Bırakalım gençler yine 70'li yıllarda ki gibi büyüsün. İçinde 12 vitamin içeren tanesi 25 ytl olan mamaları yemesin. Bırakalım altında çocuk bezi olmasın, idrarını sızdırsın. Yaşadığı toplumu öğrenmeden önce geçmişteki toplumları öğrensin ve bu topluma nasıl ayak uyduracağı konusunda kendi karar versin. Zaten böyle olmadığında, ben içerim kimse beni tutamaz, bak üstüme gelme döverim, ben küfür ederim hocam kimsede karışamaz. Heeyytt çekilin delikanlıyım ben diyen gençlerimiz oluyor. Toplum yozlaşması bu kadar hızlı bir biçimde devam ettikçe sorun gençlerimizin olmayacak. Artık sadece gençlerimizin değil orta yaşlı insanlarımızında ergenlik sorunları var.Sevgiler...
Böyle gençliği sömüren ve kültürünü geçmişini unutturan bir misyonerliği üstlenen medyanın terör'den binlerce kat daha tehlikeli olduğunu düşünüyorum.
Lütfen terörün katlettiği şehitlerimizi düşündüğümüz kadar, televizyonun yok ettiği gençliğimizi de düşünelim..
Herşeyi benden iyi biliyor olabilirsin ama senin hiç bilmediğin birşeyi biliyorum...
aileler hoşgörülü çocuklar ise aklını kullanarak zekilik yapmalıdırlar. ki aileyi gereksiz bazı tedirginliklerden temizleyebilsinler. aileye güven ve sevgi vermelidirler ki bunun faydasını ilerde görücekler. aile çocuğa sıkı eğitim vermelidir askeri eğitim değil. aksi halde çocuk tipik bir yaratık haline gelebilir.
Melüsünün kuzusuu
"Beklemekte olduğun şey, ancak onu beklemeyi unuttuğunda gerçekleşir.. Bu, evrenin 'Sen bakarken soyunamıyorum' deme şeklidir.."