• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    MeDiD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    33,295
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    13

    Özürlülere Yönelik Ayrımcılık



    Yrd. Doç. Dr. Kasım Karataş

    Hacettepe Ünv. S.H.Y.O. Öğretim Görevlisi

    (...)

    Günümüzde insanlık “herkesi içine alan, herkese uygun bir toplum modelinden” yoksundur. İşte bu nedenle insanlık çoğu kez sorunlar karşısında kendisini çaresiz hissetmektedir. (...)Bir toplumun gereksinimlerini karşılayacak hizmetler/çözümler üretirken öncelikle “normal insanlar için” harekete geçiliyor, “ötekiler” için “sonra yaparız” deniliyor. (...) Yaratılan bu eksik modelle toplumun bir bölümü dışlanıyor, sonra da bu dışlamanın yarattığı olumsuzluklarla da pekişen sorunların içinden çıkılamıyor. Dışlanan bu kesimleri toplumla bütünleştirecek (entegre edecek) yollar aranıyor. Ne yazık ki, bir yandan dışlama süreci sürerken, bütünleşme çabaları da başarısız kalıyor. (...) [bu çözümsüzlüğün] nedeni yaklaşımdaki bu yetersizliktir.

    Bir toplum, kendisini oluşturan bileşenleri iyi tanıyor, onlar hakkında gerçekçi, geçerli bilgiler topluyor ve yaşamı, tüm bileşenleri eşit oranda dikkate alan bir anlayışla planlayıp/şekillendiriyorsa özlenen toplum model,ine doğru yol alıyor demektir. İşte “herkesi içine alan toplum anlayışının temel” budur.

    Farklılıklar özünde yadırganacak durumlar değildir. Çünkü farklılık, biz insanların doğasında vardır. Bu fark yalnızca özürlü olmakla değil; pek çok açıdan birbirimizden farklıyız. Hepimizin farklı özellikleri, farklı gereksinimleri var. Güçlerimiz de zayıflıklarımız da farklı. Bu yüzden hepimizin içinde yaşadığı toplum, birkaç kişinin ya da belirli bir kesimin özellikleri temel alınarak şekillendirilemez. Özürlü insanların ihtiyaçları en az özürlü olmayan insanların ihtiyaçları kadar, toplumun düzenlenmesini etkilemeli[dir]. Bu da onların özel bakım isteğinden değil, onlar da herkes gibi toplumun bir parçası olduğundan yapılmalıdır. (...) Herkes, ‘yaptığı hizmetlerden’ özürlülerin de yararlanmasını sağlamaktan sorumludur. Bu sorumluluk herkesindir. Bu sorumluluk doğal ve sürekli bir sorumluluk olarak algılanmadıkça, yerine getirilemez.

    (...)

    Özürlünün karşılaştığı ‘engelin’ temelinde, sahip olunan ‘özür’ değil; özrün yarattığı farklılığı bahane eden toplumun, özürlüye karşı geliştirdiği ‘engelleyici tutumlar’ yatmaktadır.

    Ayrıca özürlülerin kendileri de, sahip oldukları farklılığı, farklı davranmanın ve kendilerine farklı davranılmasının haklı bir gerekçesi sayarak (zaman zaman bunu bir kazanç sayarak) ayrımcı uygulamaları pekiştirecek tutum ve davranışlar içerisinde olabilmektedir. (...) Bu anlamda özürlüyü kendisinden gelecek ayrımcılığa karşı da korumak gerekmektedir.

    (...)

    Özürlüler gündelik yaşamlarında (...) sayısız ayrımcılık örnekleri yaşamaktadır.

    (...)

    Özürlülere yönelik ayrımcılığın önlenmesinde en etkili unsur, onları iş yaşamına sokmak, üretken kılmaktır.

    (...)

    Unutulmamalıdır ki özürlülerin istihdamı önündeki en büyük engel, önyargıdır; önyargıyı aşmanın en etkili yolu da çalışma yaşamında gösterilecek başarıdır.

    (...)

    Farklı olmak “farklı muameleye tabi tutulmanın” haklı gerekçesi olamaz. Engelliler de herkes gibi, başka hiç bir sebeple değil; salt insan oldukları için onurlu bir yaşamı hak etmektedirler. Bunun için toplumsal yaşama tam katılımın önündeki her türlü engel kaldırılmalı ve eşitlik ilkesi gereğince yaşamın tüm alanlarında desteklenmelidirler.

    Oysa engelliler genelde görmezden gelinen, acınan, evde, sokakta, işyerinde, vb. koruma altında bulundurulması gereken kişiler olarak algılanmaktadırlar. Engellilere yaklaşımda dinsel-geleneksel kökenli ‘vicdani yaklaşım’ bireysel, korumacı ve bastırıcı bir tutumdur. Bu yaklaşıma göre iyi bir toplumda, iyi bir insan ‘muhtaç’ kişileri de düşünür. (...) böyle yaptığında engelliler için toplumsal görev yerine getirilmiş olmaktadır. Çağdaş yaklaşım ise insanların bu türden duygu ve düşüncelerini reddetmez; ancak insanların sorunları ve gereksinimleri karşısında sorumluluğu ağırlıklı olarak kamuya (sosyal devlete) yükler. (...) Bu sorumluluk ise tek tek bireylerin, grupların, toplulukların... farklı nedenlerden kaynaklı ve tümüyle kendi inisiyatifler, içerisinde gerçekleşen ‘iyilik yapma’ dürtülerine bırakılamaz. Bunları bir hak olarak tanımlıyorsak [ki böyledir] hakkın yerine getirilmesinde bir de ‘muhatap’ bulunmalıdır; o da devletten başkası değildir.

    Bu anlayışla bakıldığında, devleti sosyal sorumluluklarında uzaklaştırma ve yerine ‘sivil toplumu’ ikame etme yönünde son yıllarda giderek artan çabaların özünde çağdaşlık karşıtı çabalar olduğu hemen fark edilecektir.

    (...)

    “Kimsenin yarın engelli olmayacağının garanti edilemeyeceği” gerçeğinin sık sık anımsatılması üzerine bina edilen, korkuya dayalı davranışlar yerine; başkalarına karşı da sorumlu olduğumuz bilinci konulmalı ve bu bilincin gereği olan kamusal sorumluluklar yerine getirilmelidir.

    Ayrımcılıkla Savaşım

    (...)

    Öncelikle sorunların çözümü için gerekli iradenin varolması gerekir. Odağına insanı alan bir yaklaşımla, çözüm üretme ve uygulama sürecinde, sorunun etkilediği tüm tarafların etkin katılımına başvurulmalıdır.

    (...)

    Ayrımcılıkla savaşımda, öncelikle böyle bir olgunun varlığının kamuoyunca bilinmesi büyük önem taşımaktadır. (...) Günümüzde, burada sözü edilen toplumsal farkındalık olgusunda ‘medyanın’ rolü büyüktür. Ancak özürlülere yönelik ayrımcılık konusunda medyanın soruna daha çok acıma duyguları içinde yaklaştığı, sağlıklı bir ele alış üretmediği bilinmektedir. Bu anlamda öncelikle medyanın yaklaşımı düzeltilmelidir.

    (...)

    Ayrımcılığın önüne geçilebilmesi için eğitime büyük önem verilmelidir. (...) Ayrımcılıkla savaşımda en önemli konu, bakış açımızın genişletilmesidir. Bu amaçla, ayrımcılık karşıtı bir eğitim sistemi kurmak ve özellikle de çocuk yaşta eğitime önem vererek, toplumsal yaşamın her alanında ayrımcı uygulamalara izin vermemek gerekir.

    (...)

    Engellilere yönelik ayrımcılık, toplumun gündemine yerleştirilmeli ve toplumun kendi kendini sorgulaması için bir yol açılmalıdır.

    (...)

    Ayrımcılığı yaratan maddi koşulların olabildiğince ortadan kaldırılması ve doğal kabul edilebilecek farklılıklardan bir ayrımcılık türetilmemesi için ayrımcılık karşıtı bir bilincin geliştirilmesi gerekir. Bu doğrultuda temel kabul, herkesin farklı ve herkesin eşit olduğuna olan inançtır

    ...Kuyruguna basilMAdikca, tirmalaMAyan KeDiGiL...


  2. #2
    MeDiD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    33,295
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    13
    ENGELLİYE YASALAR VE HAKLAR



    BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GENEL KURULU'NUN 9 ARALIK 1975'DEKİ TOPLANTISINDA KABUL EDİLEN 3447 SAYILI ENGELLİ KİŞİLERİN HAKLARI BEYANNAMESİ

    Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Üye ülkelerin vaatlerine uyarak, Birleşmiş Milletler Beyannamesi hükümleri altında gerekli işbirliği tedbirlerini almak için ve sakat kişilerin hayat standartlarını yükseltmek amacıyla;

    İnsan hak ve özgürlüklerinde, Evrensel Beyanname ilan edilen barış esasları çerçevesinde kişinin insan haysiyetine ve sosyal adalete inancını tekrar ederek;

    İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde, İnsan Hakları Uluslar arası Antlaşmasında, Çocuk Hakları Beyannamesinde, Akıl Hakları bildirisinde olduğu gibi Uluslar arası Çalışma Teşkilatı (ILO), Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Teşkilatı (UNESCO), Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO), Birleşmiş Milletler Çocuk Fonu (UNICEF) ve diğer organizasyonların yönetmeliklerinde, tavsiye ve tekliflerinde belirtilen prensipleri hatırlayarak;

    Keza Ekonomik ve Sosyal Konseyin 6 Mayıs 1975'teki "Sakatlığın önlenmesi ve Sakatların Rehabilitasyonu" ile ilgili kararını hatırlayarak;

    Sosyal Kalkınma ve Gelişme Beyannamesinde belirtilen, fiziksel ve zihinsel bozuklukları olan kişilerin bakım ve rehabilitasyonunu güvence altına alan ve hakların korunması lüzum belirtilen hususlara önemle işaret ederek;

    Fiziksel ve zihinsel sakatlıkların önlenmesi, sakat kişilerin çeşitli faaliyet alanlarındaki yeteneklerini geliştirmelerine yardım edilmesi ve normal hayattaki beraberliklerinin geliştirilmesi gereğini daima hatırda tutarak;

    Ve belirli ülkelerin kalkınma çabaları içinde bu konuda çok sınırlı çalışmalarla katkıda bulunabileceklerini bilerek;

    Sakat kişilerin hakları beyannamesini ilan etmekte ve aşağıda belirtilen bu hakların korunması için hem ulusal hem de uluslar arası tedbirlerin alınmasını istemektedir.

    1- "Sakat Kişi" normal bir ferdi , kişisel veya sosyal yaşayışında kendi kendine yapması gereken işleri bedensel veya zihinsel kabiliyetlerinde, kalıtımsal veya sonradan meydana gelen herhangi bir noksanlık sonucu yapamayan kişidir.

    2- Sakat kişiler bu beyannamede belirtilen haklardan tam olarak yararlanacaklardır. Bu haklar, sakat kişinin veya ailesinin sahip olduğu ırk, renk, cinsiyet, lisan, din, siyasal ve diğer fikirler, milliyet veya sosyal orijin, servet ve doğum gibi konularda hiçbir ayrıcalık gözetilmeden dünyadaki bütün sakat kişilere tanınmıştır.

    3- Sakat kişinin insan haysiyetine saygı gösterilmesi onun en doğal hakkıdır. Fakat kişilerin,sakatlık veya noksanlıklarının sebebi ne olursa olsun sahip oldukları düzgün yaşama şartlarına mümkün olduğu kadar normal ölçüde ve çok sahip olmak haklarıdır.

    4- Sakat kişiler de, diğer insanların sahip oldukları medeni ve siyasi haklara sahiptirler.Akıl Hastalarının Hakları Beyannamesinin 7. maddesinde bu hakların sınırlandırılması ya da kaldırılması ile ilgili hükümler belirtilmiştir.

    5- Sakat kişilerin mümkün olduğu kadar kendilerine güvenmelerini sağlayacak tedbirler alınmalıdır.

    6- Sakat kişiler tıbbi, psikolojik ve fonksiyonel tedavi haklarına sahiptirler. Protez ve ortopedik uygulamalar, tıbbi ve sosyal rehabilitasyon çalışmaları, eğitim, mesleki eğitim, staj ve rehabilitasyon, yardım, istişare, plasman hizmetleri, sakat kişinin kabiliyet ve maharetlerini en yüksek düzeye çıkaracak ve onların sosyal beraberliğini hızlandıracak diğer bütün faaliyetler bu maddenin kapsamına girmektedir.

    7- Sakat kişiler ekonomik ve sosyal güvenlik, düzgün hayat standardı haklarına sahiptirler.

    8- Sakat kişilerin özel ihtiyaçları, ekonomik ve sosyal planlamanın her safhasında nazarı dikkate alınmalıdır.

    9- Sakat kişiler aileleriyle veya yakınlarıyla birlikte yaşama ve her türlü sosyal, yaratıcı ve eğlendirici faaliyete katılma haklarına sahiptirler. Hiçbir sakat kişi ikamet ettiği çevre nedeniyle, durumu veya gelişmesi için gerekli isteklerinde ayrıcalığa tabi tutulamaz.

    Eğer bir sakatın muhakkak özel bir müessesede veya çevrede kalması gerekiyorsa o zaman bu çevrenin, kendi normal yaşıtlarının kaldığı ve yaşadığı çevreye mümkün olduğu kadar yakın olması gereklidir.

    10- Sakat kişiler her türlü istismara, ayrılma, kötüye kullanılabilir ve haysiyet kırıcı yasa ve muamelelere karşı korunmalıdır.

    11- Sakat kişiler, şahıslarının ve mallarının korunması elzem olduğu hallerde, yeterli yasal yardımı sağlamaya muktedir olabilmelidirler. Eğer adli durum kendi gelişirse o zaman bu kişinin beden veya zeka durumu tümüyle dikkate alınmalıdır.

    12- Sakat kişiler, haklarıyla ilgili her hususta kendilerine ait kuruluşlarla her zaman istişarede bulunabilmelidirler.

    13- Bu beyannamede yazılı olan haklar, mümkün olan her türlü uygun vasıtayla sakat kişilere ve ailelerine tam olarak duyurulmalıdır.

    Engelli hakları için çıkan yasaların yayınlandığı Resmi Gazeteler
    16.01.1987
    27.07.1983
    *24.02.1999
    19.08.1993
    24.08.1996
    *18.03.1998
    10.07.1999
    12.12.1992
    11.02.1994
    27.01.1999
    *13.08.1998
    06.01.1997
    20.04.1999
    *05.02.1999
    09.10.1998
    24.09.1998
    *06.06.1997
    29.07.2000
    *28.02.2000
    18.02.2000
    *30.05.1997
    *30.12.1999
    *12.12.1999
    *23.03.1999
    *21.03.2000
    *04.11.1999
    *05.02.2000
    *24.10.1998
    *Ml.09.1999
    *19.02.1999
    *02.09.1999
    *M2.ll.1997
    *01.06.2001
    *M3.12.2000
    *30.05.2000
    *07.11.2000
    *13.05.2000
    *18.02.2000 TARIH
    TARIH
    TARIH
    TARIH
    TARIH
    TARIH
    TARIH
    TARIH
    TARIH
    TARIH
    TARIH
    TARIH
    TARJH
    TARIH
    TARIH
    TARIH
    TARIH
    TARIH
    TARIH
    TARIH
    TARIH
    TARIH
    TARIH
    TARIH
    TARIH
    TARIH
    TARIH
    TARIH
    TARIH
    TARIH
    TARIH
    TARIH
    TARIH
    TARIH
    TARIH
    TARIH
    TARIH
    TARIH 19402
    18117
    23621
    21673
    22737
    23290
    23751
    21433
    21846
    23513
    23432
    22869
    23672
    23602
    23488
    23473
    23011
    23417
    23978
    23968
    23004
    23922
    23904
    23648
    23996
    23866
    23995
    23503
    23813
    23616
    23804
    23168
    24415
    24259
    24064
    24223
    24048
    23968 SAYILI
    SAYILI
    SAYILI
    SAYILI
    SAYILI
    SAYILI
    SAYILI
    SAYILI
    SAYILI
    SAYILI
    SAYILI
    SAYILI
    SAYILI
    SAYILI
    SAYILI
    SAYILI
    SAYILI
    SAYILI
    SAYILI
    SAYILI
    SAYILI
    SAYILI
    SAYILI
    SAYILI
    SAYILI
    SAYILI
    SAYILI
    SAYILI
    SAYILI
    SAYILI
    SAYILI
    SAYILI
    SAYILI
    SAYILI
    SAYILI
    SAYILI
    SAYILI
    SAYILI SAKATLARIN ISTIHDAMI
    DEVLET MEMURLUGU
    GELIRVERGiSi
    REHABiLiTASYON
    iSSIZLiGlN ONLENMESI
    SAGLIK KURULU RAPORU
    MESLEKI REHABiLITASYON
    MESLEKi EGiTIM
    CIRAKLIK EGiTiMi
    % 3 ÖZÜRLÜ CALISTIRMA
    ÖZÜRLÜ KiMLIK KARTI
    % 40 CALISMA GUCU
    SAKATLARIN iSTIHDAMI
    SAKATLIK RAP. VEREN KUR.
    DEVLET MEMURLUGU SARTL.
    SAKATLIK DERECESI TESBlTi
    IMAR PLANI VE OZEL EGITIM
    DERNEK VAKIF VERGILERI
    TEKERLEKLI SAN. BAS. YON.
    ARABA iTHALi
    OZ. IDARESl BASK. TES. GOR.
    506 SAYTLI SSK KANUNU
    ORTEZ PROTEZ MUAFIYETi
    TELEVIZYON (SAGIR-DILSiZ)
    ENG. SPORCULAR ODUL YON.
    GUMRUK KANUNU
    SAKATLARA MAHSUS ESYA
    IS YERLERINE CEZA
    OZ. lCIN SINAV YONETMELIGi
    DEVLET MEMURLUGU SART.
    IMAR KANUNU
    OZ.ID.YUK.KUR. GOREVLERI
    ARAC MOTOR SINIRI
    ODUL YONETMELIGi
    SINAV YONETMELIGi
    OZEL TERTIBATLI ARAC
    OZEL TERTIBATLI ARAC
    OZEL TERTIBATLI ARAC

    ...Kuyruguna basilMAdikca, tirmalaMAyan KeDiGiL...


 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. TEV’den, burs isteyen öğrencilere ideolojik ayrımcılık
    2006 Konuları bölümünde Quality tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 24.02.06, 09:22
  2. Zİhİnsel ÖzÜrlÜlere YÖnelİk Özel Cİnsel EĞİtİm Ve Bazi Önerİler
    2005 Konuları bölümünde bacanak tarafından açılmış
    Yanıt: 7
    Son Mesaj: 04.12.05, 02:25
  3. Öpüşen lezbiyenleri kovmak ayrımcılık!
    2003 - 2004 Konuları bölümünde Tesla tarafından açılmış
    Yanıt: 4
    Son Mesaj: 27.07.05, 11:50

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •