encyclopedia tarafından gönderildi.
Her an karşısındakine karşı kötü davranan, küfür eden, kendini kanıtlamaya çalışan her ne olursa olsun, her seferinde yanlışları, doğru yaptığını düşünerek haykıran ve küfür eden insanlar sizi hiç sevmiyorum özür dilerim...
Biz seninle çocukluk arkadaşız oğlum bana anlatmıyacaksın da kime anlatacaksın deyip. Her anlatışımda zevkleri doğrultusunda arkadaşım, dostum olmadığımı kanıtlayan insanlar sizi sevmiyorum özür dilerim...
Başın mı sıkıştı ne kadara ihtiyacın var? Eve ne lazım gelirken alıyorum? Oğlum ne kadar nankörsün sana o kadar para verdim eve hep gelirken birşeyler aldım. Aldıklarını ve verdiklerini rapor halinde tutan insanlar sizi sevmiyorum özür dilerim...
Dostum, kankam, vay kardeşim benim... Kelimelerinde hep samimi olan ama bir kardeşim dostum kadar olamayan. Ben onlara nerdesin dediğimde abi işim vardı kusura bakma. Ya bizim futbol maçında adam eksikti gelemedim gibi nedenlerle benim arkadaşlığımı, dostluğumu hiçe sayan insanlar sizi sevmiyorum özür dilerim...
Bugün şurdayım bir bilsen neler yaptım, ya ahmetler nerde onlarda gelsinde bak kızları nasıl tavladım, sonra otele nasıl gittik hep anlatıcam. Ya ayşe bizim kızlar nerde bugün patrona nasıl laf soktum örnek alsınlar beni anlatim. İletişimi sadece kendini kanıtlamak için ve konuşurken çevresini etkilemek isteyen insanlar sizi sevmiyorum özür dilerim...
Hep mutluyum, ya bugün ne kadar güzeldi anlatamam. Seni çok seviyorum, baksana doğa ne kadar güzel. İnsanlar, ağaçlar... Herşeyi seviyormuş gibi gözüküp özel hayatında arkadaşlarından, ailesinden daha da önemlisi kendinden hoşlanmayan insanlar sizi sevmiyorum özür diliyorum...
16 yaşında sigara içmeyi alışkanlık edinen ve buna sebep olan aileleri, 18 yaşında benim ergenlik sorunum var diyen ve buna sebep olan aileleri, 22 yaşında evden kaçıp evlenen gençleri ve evden kaçmasına sebep olan kişileri, 25 yaşında kaçtığı kişiyle mutlu olamadığını görüp eve dönen ve onu eve kabul etmeyen aileyi, 30 yaşında hiç bir işe yaramadığını düşünüp kaybolan ve kendini mutlu hisseden aileyi sevmiyorum özür diliyorum...
Çevremde delikanlıyım diye dolaşan ve Deli Kanlı olmak ile erkek olmayı karıştıran insanları, yozlaşmış toplumumda adım atmakdan korkan genç bayan arkadaşlarımı, kroyum ama para bende naber deyip buna gülen arkadaşları, arabasıyla 240 km hız yapıp cadde de birini ezip sonra "adrenalin'e" doyamayıp aynı hızı başka yerde yapıp bundan ders alamayan insanlar sizi sevmiyorum özür diliyorum...
Ben anadolu çocuğum, şehirli de kimmiş hepsinin ... Kendi hemşehrisi dışında diğer insanlara uzaylı gibi bakan insanları, benim annem Ayşe deyip, diğer annesi yaşında ki kadınlara kötü davranan hatta yozlaşmış toplumum da o anne'yi fantezisine alacak kadar kopmuş o erkeği sevmiyorum özür diliyorum...
Şimdi bu kadar sevmediğim cümleye bakıp diyorum ki ;
Sevmemek için bu kadar sebebim varken aslında hep sevmeye çalışan benimle derdi nedir toplumun ? Sana cahilsin demedim ? Sana sapıksın demedim ? Sana pisliksin demedim ? Sana senin topluma davrandığın gibi davranmadım ? Seni hiç aldatmadım ve yalan söylemedim ? Daha da önemlisi herşeyi sevdiğimi söyleyip özelimde, sevdiklerimden vazgeçmedim. Kendimi sevmeye çalıştım...
Kardeşim dediğime hep ailemden gibi davrandım.! Dostum dediğim için saatlerce hastahanede kaldım.! Arkadaşım için saatlerce derdini dinledim. Tanımadığım her insana derdimi anlattım. Senin yaptığın gibi aptal-zeki ayrımını yapmadım.
Sen bana küfür ederken ben sana sevgi dolu yaklaşmak istedim ama sen bundan daha çok hırslandım ve daha çok küfür ettin. Sanki ben seni kınadığımda yanlış yapmıştım ve sen küfür ederken doğruyu.
Sen dostum ve sen kardeşim... Kelimelerinle bu terimleri dolduran ama yüreğinde sevgiyi, dostuluğu bilemeyen sen benden özür dilemelisin. Sen delikanlı, sen adım atmaktan korkan bayan. Bu toplumu bu hale yetiren ve yaptığı işle gurur duyan herkes benden özür dilemeyin, çünkü ben sizden daha önce ÖZÜR DİLİYORUM... Özür diliyorum ki bu toplum için de kaybolan her insan için gerçek kişiliklerle ben yerimde durdum ve sizleri izledim. Aynı sizlerin beni izlediği gibi...
Özür dileyebicek kadar kişilik sahibiyseniz durmayın bir adım atın derim...